Özet (TL;DR) @ 2018-03-05T11:32:00.000Z: Dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'in 1953 yılında Sovyet lideri Josef Stalin için yazdığı 'Hatırlıyorum' şiiri ilk kez Türkçe yayımlandı.



Kultur & Sanat

11:32 05.03.2018(Guncellendi 11:34 05.03.2018) URL'yi kısaltın

Dunyaca unlu şair Nazım Hikmet'in 1953 yılında Sovyet lideri Josef Stalin için yazdığı 'Hatırlıyorum' şiiri ilk kez Turkçe yayımlandı.

(C) AA/ Hilal Uştuk

Rus arşivlerinde yuruttuğu çalışmalarla bilinen İstanbul Üniversitesi Ataturk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitusu'nden Dr. Mehmet Perinçek, Toplumsal Tarih dergisinin Mart sayısındaki makalesinde Nazım Hikmet'in Sovyetler Birliği'ne bir sure liderlik yapan İ. V. Stalin için yazdığı 'Hatırlıyorum' şiirine yer verdi.

Stalin'in olumunden 5 gun sonra 10 Mart 1953'te Sovyet Yazarlar Birliği'nin aylık yayın organı 'Literaturnaya Gazeta'da (Edebiyat Gazetesi) yayımlanan ve Turkçe ozgun metnine ulaşılamayan şiir ilk kez Turkçe yayımlandı.

Aydınlık'ın haberine gore, orjinal adı 'Vspominayu…' olan şiir 1953'te Stalin'in olumu uzerine yazılmış şiirlerden derlenen 'Stalin v Serdtse' (Kalpteki Stalin) başlıklı kitapta ve daha sonra yine Rusça olarak 1953 baskısı 'Seçme Eserleri'nde de yer alıyor.

Perinçek, bu baskıda şiirin Nazım Hikmet tarafından gozden geçirildiğini, kimi ekler yapıldığını, bazı ifadelerin değiştirildiğini ve bazı dizelerin de birleştirildiğini, kimilerinin de ayrıldığını belirtti.

' STALİN'İN ÖLÜMÜ ÜZERİNE İKİ ŞİİR YAZDI'

(C) AA/ Okan Özer

Perinçek makalesinde, o donemde Sovyetler Birliği'nde yaşayan Nazım Hikmet'in Stalin'in olumu uzerine iki şiir yazdığını soyledi. Bunlardan biri 6 Mart 1953 gunu kaleme aldığı '5 Mart 1953' başlıklı şiir.

Şiir, ilk kez Rusça çevirisiyle ve 'O Nyom' (Ona Dair) başlığıyla Sovyet Yazarlar Birliği'nin aylık yayın organı 'Novıy Mir' (Yeni Dunya) dergisinin Nisan 1953 tarihli sayısında yayımlanıyor. Daha sonra '5 Marta 1953 Goda' (5 Mart 1953) başlığıyla yine Rusça olarak 1953 yılında Moskova'da basılan 'İzbrannoe' (Seçme Eserler) kitabında okuyucuyla buluşuyor. Turkçe olarak ise ilk kez 1954 yılında Sofya baskısı 'Seçilmiş Şiirler' kitabında yer alıyor. Şiir, Turkiye'de Bulgaristan (Sofya) baskısı uzerinden biliniyor.

Mehmet Perinçek'in Rusça'dan çevirdiği şiir şoyle:

Hat ırlıyorum.

On sekiz ya şımdayım.

Anadolu 'dayım.

Anadolu sava şmakta.

Yol boyunca gidiyoruz.

S ıcak. Golge yok.

Diyor ki yol arkada şım

k oylu Mehmed:

" Yakında acılarımız dinecek,

Bol şevikler yardım ediyor bize,

Lenin ve Stalin.

D okeceğiz

gavuru denize. "

Hat ırlıyorum.

Moskova 'dayım.

Okumaya gelmi şim

u niversiteye,

onun ad ını taşıyan.

O gelir,

otururdu bizimle …

Getirmi şti belki de postallarında

Tsarits ın çarpışmalarının tozunu.

Bu ceketti belki de ustundeki

Petrograd 'ı kurtardığında.

… Aklımda

kapkara b ıyıkları,

sakin, dikkatli bak ışı.

Nas ıl da cesur ve genç!

Ö ğretmenimiz,

arkada şımız,

geliyor,

avu çlarının içinde taşıyarak

Lenin 'in ellerinin sıcaklığını.

Hat ırlıyorum.

K ızıl Meydan. Kar.

Bin dokuz y uz yirmi dort yılı.

Bir adam asker kaputlu

omuzlam ış Lenin'in tabutunu.

Hat ırlıyorum bu kayalaşmış suratı.

Beyazla şmış gibi şakakları.

Kardan olabilir mi?

Hay ır. Ayrılıktan.

Tuttu ğu yastan.

Hat ırlıyorum.

İ stanbul'dayım.

Matbaada.

Gece.

Bas ıyoruz anayasayı.

Dizgicinin parmaklar ı

t urku soyler gibi.

Ertesi g un sabah

T urkiye'nin binlerce insanı

okuyor bu sat ırları.

Ve art ık onlar için,

g un daha aydınlık,

denizin enginli ği daha mavi

ve bir g un

onlar ın topraklarında da

ya şanacak

b oylesi bir bayram.

Hat ırlıyorum.

Bursa 'dayım. Hapishanede.

(Gelmiyor akl ıma,

hangi seneydi)

Yolda şlar gondermişti onun portresini,

bir Frans ız gazetesinden kesilmiş.

O, ula ştı bana kadar.

Buldu yolunu.

Parmakl ıkların ve duvarların arasından

s ızdı.

Beyaz uniforması ustunde,

y ıldızlarıyla goğsunde,

g ulumsuyordu başkomutan.

Belli ki çekilmişti bu fotoğraf,

gri kubbesinde

Reichstag 'ın

belirdikten sonra

u ç Sovyet askeri

ellerinde

asker i

k ızıl sancakları ile.

Ve bir kez daha,

Volga 'da,

birka ç sene sonra,

Stahanovcu şofor Tasya'nın kabininde

g ordum

portrenin birebir ayn ısını;

o, devam ediyordu g ulumsemeye.

K ısa bir sure once de

Pekin 'deyken,

biz, kongre delegeleri,

g orduk

onun son foto ğrafını

XIX. Kongre 'nin kursusunde.

Duruyordu yan ımda --

kolsuz Koreli bir asker,

Frans ız bir dizgici

ve Hintli bir şair.

Dedim ki:

" Babamız genç!"

" Gordum onu Moskova'da, -- dedi Fransız, --

delikanl ı gibi çıkıyordu merdivenleri!"

Ard ından mahcup bir şekilde dedi ki

gen ç Koreli asker:

" O,

insanl ığın hayali.

Hayal dedi ğin

ya şlanır mı hiç?"

Hintliyse dedi ki:

" O, komunizm gibi

u lkesinin çoktandır yol aldığı;

ve kom unizm

sonsuz hayatt ır,

sonsuz gen çliktir,

sonsuz bahard ır."