Özet (TL;DR) @ 2018-02-27T19:02:28.000Z: Başbakan Binali Yıldırım, Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu'nda gerçekleşen ATO Olağan Meclis Toplantısı'nda konuştu. Yıldırım, "Büyüme ilk üç çeyrekte yüzde 7'nin altına inmedi. Türkiye için…



Başbakan Binali Yıldırım şunları soyledi:"Ankara gun geçtikçe hızlı tren hatlarının buluştuğu bir merkez haline geliyor. Biliyorsunuz Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Bilecik, Sakarya ve İstanbul hatları devreye girdi. 2019 sonunda Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas devreye girecek. 2020'de Kayseri-Ankara, devam eden yıllarda da Gaziantep'e kadar Ankara çıkışlı tren seferleri, hızlı tren hatları devrede olacak. Ankara-Afyon-Uşak hattı zaten devam ediyor. 2019'da bunları da tamamlamış olacağız. Edirne'den Ankara'ya otoyol var ama şimdi Niğde-Ankara Otoyolu'nu da tamamladığımızda Edirne'den Gaziantep hatta Şanlıurfa'ya kadar otoyol olacak. Demek ki doğu batı, bir yandan da kuzey guney hattı tamamlanıyor. Boylece Ankara yolların, hızlı tren hatlarının buluştuğu bir merkez haline geliyor"

" DEVLET DÜZENLİ OLARAK TIKIR TIKIR PARASINI ALIYOR"

"Biz 2003'te goreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı koy meydanı gibiydi. Basit, konteyner yapılarda hizmet veren bir havalimanıydı. Burayı yaparken CHP'liler bize ot yoldurdu. 'Devletin, milletin parasını kime peşkeş çekiyorsunuz. Ne luzum var Ankara'ya boylesine devasa bir terminal yapmaya. Devlet şu kadar zarar edecek, yanlış proje...' Neler soylediler. Açtık, ilk yıl verdiğimiz garantinin ustune yolcu oldu, 1 milyon da fazla yolcu geldi, uste de para aldık, para almaya devam ediyoruz. Sure bitti, tekrar uzun vadeli kiraya verdik. Devlet duzenli olarak tıkır tıkır parasını alıyor. Bir de guzel tesislere sahip olduk. Yani cepten beş kuruş harcamadan hem havalimanımızı modern hale getirdik hem de yıllık ilave para alıyoruz. Şimdi Ankara yavaş yavaş dış hatlarda da buyuyor, dolayısıyla yeni bir pist ihtiyacı var. Ona da başladık. İleride yeni bir terminal ihtiyacımız da olacak, onun için de yerimiz ayrıldı, duruyor. Orada Yıldırım Beyazıt Üniversitesi var, Çubuk da gelişiyor. Üniversiteye, Ankara'nın merkezinden raylı sistem projeleri tamamlandı. Yetmedi, ayrıca Keçioren Metrosu Kızılay'ın merkezine geliyor. Onun da inşaatı devam ediyor"

"46 kilometre metro hattını kısa surede tamamladık, sonra buna 10 kilometre Keçioren de ilave oldu. Daha ihtiyaç var mı? Var. Onların da projeleri yapılıyor, onumuzdeki yıllarda yapılacak. 1-2 ay içinde Ankara'da Sincan-Kayaş arası 'Ankaray' diye tabir ettiğimiz, Başkentray projesi de hayata geçecek. Bu biraz uzadı ama bu projenin yapımından çok mahkemeleri surdu. Yapım suresi diyelim 2,5 yılsa mahkeme suresi 3,5 yıl surdu. Nihayet o da bitmek uzere. Bunlar da tamamlandığında artık 'Hızlı tren geliyor, banliyo hattı dursun. Banliyo geliyor, hızlı tren Sincan'da dursun.' işi ortadan kalkıyor. Birçok hat var, bazı yerlerde 6 tane hat oluyor, rahat bir şekilde çalışacak. Ankara'ya, baş şehrimize 15 yılda yaptığımız yatırım tutarı 90 milyar lira. Helali hoş olsun. Başka Ankara yok, Turkiye'nin baş şehri, geleceği." "Duşunun, insanlar havaalanına geliyor zaten bir hayal kırıklığı yaşıyor. Yola duşuyor, kuzeyden guneye doğru gelirken sağda solda gecekondular, eğri buğru yollar, 'ya bu ne biçim başkent, bu ne biçim şehir.' Şimdi Allah'a şukur yoluyla etrafındaki kentsel donuşumuyle muazzam, modern, ulkemize yakışan bir baş şehir. Ankara'ya gelenler bize hayranlıklarını gizleyemiyorlar. Hakikaten Ankara'nın şehirciliği iyi. Sorunları var mı? Tabii ki var ama muhim olan 'sorun var' deyip sızlanmak değil, sorunları torunlara bırakmak değil, sorunların uzerine kararlılıkla gitmek. Bizim yaptığımız bu. 15 yıldır sorunların uzerine gidiyoruz, çozum uretiyoruz""Lafla değil, 'sağlık olsun' demekle de sağlık olmuyor. Sadece iki tane şehir hastanesi, 7 bin 500'den fazla yatağı var. Tek başına bunların yatırımı 3 milyar liranın uzerinde. Bunları da yakında hizmete alacağız. Bir tanesi hemen hemen bitti, diğeri de bu sene içinde bitmiş olacak"

" SIRADA BEKLEYEN 3-5 TANE DAHA ÜNİVERSİTE TALEBİ VAR"

"Ankara'nın 2003'e kadar 466 kilometre bolunmuş yolu vardı. Biz, bunun uzerine 15 yılda 534 kilometre bolunmuş yol ilave ettik ve Ankara'yı komşu olan butun illerle bolunmuş yollarla bağladık. Şu Elmadağ rampaları bile ne haldeydi hatırlayın. İnsanlar ne kadar azap çekiyordu, o yollarda ne kadar kaza oluyordu. Çok şukur şimdi yaptık, yetmiyor. Biryap-işlet-devret projesi daha yaptık 115 kilometrelik Ankara'dan Kırıkkale uzerine bir otoyol yapıyoruz. Onu da yakın zamanda hayata geçireceğiz. Ankara aynı zamanda eğitimin de başkenti. Şu anda 6'sı devlet, 10'u vakıf, 16 universite var. Sırada bekleyen 3-5 tane daha universite talebi var."

Konuşmasında ATO Başkanı Gursel Baran'ı da işaret eden Başbakan Yıldırım, "Başkan, maşallah 14 aydır gorevde, kocaman bir kitap yapmış, hizmetlerini oraya yazmış. Yetmedi, ondan kalın 3 kiloluk bir de dosya hazırlamış. Onu da bize teslim etti. Hızlı girdi, Allah gayretini artırsın. Şahsına ve butun arkadaşlara, ulkemiz ve Ankara'mız için yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkur ediyorum" dedi.

BA ŞBAKAN YILDIRIM SAVUNMA SANAYİNİ ANLATTI

Yıldırım, sozlerini şoyle surdurdu:"Savunma sanayimizin milli ve yerli katkısını yuzde 23'lerden yuzde 65'e çıkarttık. Yapacak çok işlerimiz var. Bitmiş değil. Butun bunları 15 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yapmanın gayreti içindeyiz. Tabi bunları yaparken rahat durmayanlar var. Hani tabiri caizse, şeytan taşlamaktan vakit bulduğumuz kadar hizmet ettik. Goreve gelir gelmez hemen vesayet odakları piyasaya çıktı. Önce Balyozcular, Ergenekoncular bilmem neciler, onlar peyda oldu. Onları defettik, elektronik muhtıra, demokrasiye ayar, cumhurbaşkanı seçersiniz seçemezsiniz muhabbeti. Onun uzerine, 'Cumhurbaşkanını madem biz seçmeyeceksek vatandaş seçsin.' dedik. Vatandaşa goturduk, vatandaş da bu işi duzeltti. Sonra hızları kesilmedi parti kapatma davası geldi. Onu da defettik, bu sefer FETÖ'culer kafayı gosterdiler. Onlar anayasa değişikliğinden sonra maalesef kirli emelleri uğruna yargıda artık kendilerini açık etmeye başladılar. Baktık ki iş daha derin. Butun alanlarda maalesef bir virus gibi sızmışlar, her tarafta yapılanmışlar. Gezi olayları, olmadı 17/25 yargı darbesi, arkasından başlayan FETÖ mucadelesi. Nihayet 15 Temmuz'da darbe girişimiyle karşımıza çıktılar"

" HESABINI VERECEKLER"

"Ankara, bu destansı mucadelenin aynı zamanda merkezi oldu. O gece hatırlıyorum, ben valiyle emniyet genel muduru ve diğer ilgili arkadaşlarla goruştuğumde bana 'efendim elimizde araç yok, yeterince insan sayısı yok, bunlara karşı nasıl mucadele edeceğiz?' dediler. Baktım ciddi anlamda bir korku ve tedirginlik var. 'Arkadaşlar gerekirse can vereceğiz, kan vereceğiz ama bu ulkeyi bu alçaklara teslim etmeyeceğiz.' dedim. O gece Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı, milletin durumdan vazife çıkartarak sokaklara yığılması, vatansever askerin, polisin gorev alması sonucu... O gece biz mudahale etmek için bir ozel sektorun fabrikasını açtırdık ve oradan zırhlı araçlar aldık. Onları getirdik, onlarla mucadele ettik. Butun bu işler kolay olmadı. Onların arka planında çok olaylar var ama bu alçaklar bunun hesabını verecekler, hiç lamı cimi yok. Hukukun içinde kalarak, intikam duygusuyla değil adalet duygusuyla, sabırla hareket edeceğiz ve bunlara gereken cezanın verilmesini sağlayacağız. Birçok mahkeme zaten cezaları verdi. Bu yıl sonuna kadar da inşallah buyuk oranda birinci derece mahkemeleri çalışmaları tamamlamış olacak.""Özellikle Suriye'deki otorite boşluğu bazılarının iştahını kabarttı. Bolgeden uzaktan gelip yerleşmek isteyen ve kendilerine de teror gruplarını yoldaş alan sozde muttefiklerimiz var. PYD/YPG/PKK ile kol kola terorle mucadele. Bu ne biçim iş? Amerika bunu yapıyor. Diğer yandan 'DEAŞ mucadelesi' diyoruz. Bir bakıyorsunuz DEAŞ'ın onunu açmışlar, yol veriyorlar, silahıyla muhimmatıyla teroristleriyle korumalık yaparak Rakka'dan çıkartıp, başka yerlerden milletin başına bela olsun diye gonderiyorlar. Şimdi onlar Afrin'de. Afrin'de biz onları yok etmek için uğraşıyoruz. PKK kılık değiştirdi, isim değiştirdi şimdi Afrin'e geldi. Afrin'de kim akıl verdiyse o akılla Turkiye'nin hudutları boyunca bir teror devleti kurmaya çalışıyorlar. Turkiye'nin başını ağrıtmak için ileride Turkiye'yi meşgul etmek, enerjisini harcaması için buyuk bir proje var. Bir yandan bu projeyi akamete uğratıyoruz bir yandan da ulkemizi geleceğe taşıyoruz." "Darbe girişimi sonrası felaket tellalları not indirme yarışına girdi. Başarılı da oldular, 2016 uçuncu çeyreğinde Turkiye kuçuldu. Eksi buyume ama dorduncu çeyrekte tekrar ayağa kalktı. Asıl buyuk felaketsenaryolarını 2017'ye sakladılar. '2017'de de Turkiye iflas edecek, derin krize girecek, şoyle olacak, boyle olacak.' Niye? 2017'de referandum var. Amaçları 2017 cumhurbaşkanlığı hukumet sistemine yonelik referandumun geçmemesini sağlamak. Biz referandumu içeride sadece 'hayır' cephesine karşı vermedik, mucadeleyi butun Avrupa'ya karşı verdik. Demokrasi kulturumuz daha da gelişecek, zaman kayıplarımız asgariye inecek ve boylece daha fazla enerjimizi ulke kalkınmasına, ulkemizin refahına harcayacağız. "Bir baktık Turkiye ekonomisi şaha kalktı. Buyume ilk uç çeyrekte yuzde 7'nin altına inmedi. Turkiye için eksi buyume tahmini yapanlar bu sefer duzeltmek için yarışa girdiler" "2018'de Turkiye, dar boğaza girecek, şoyle olacak boyle olacak... Biz, bu hikayeyi daha once de dinledik. Biz, ulkemize guveniyoruz, ozel sektorumuze guveniyoruz, milletimize guveniyoruz, ekonomimize guveniyoruz. Kim hangi silahıyla hangi aracıyla gelecekse buyursun gelsin. Bu ve buna benzer tehditleri Turkiye çok gordu" "Bizim, daha fazla akıl terine yatırım yapmamız lazım. Teknolojisi yuksek, katma değeri yuksek. Tabiri caizse yukte hafif pahada ağır işlere daha çok kafa yormamız lazım. Bu da Araştırma Geliştirme Teknoloji Merkezleri, universiteler, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda yerli otomobilden tutun yerli uyduya varıncaya kadar ve teknoloji katma değeri yuksek urunlere varıncaya kadar ciddi programlar uzerinde çalışıyor. Araştırmacılara imkan sağlayan çok guzel kaynaklarımız, fonlarımız var. Bu alanda en buyuk kaynağımız insan. Petrolu olanlar, gazı olanlar mutlak ustunluğu var ama bunların omru var, geliyor geçiyor. Bizim insan kapasitemiz, bu esasında petrolden daha kıymetli. Önemli olan bunu yerli yerinde kullanmak""Yuzde 50'den fazla destek alamayan ulke yonetimine geçemiyor. Bu da ne demektir? Milli hedefler, ulkemizin geleceği uğrunda bazı şeylerden fedakarlık edip, bir araya gelebilmenin şart olduğunu gosteriyor. Bizi bir araya getirecek olan nedir? Bayrağımızdır, devletimizdir, milletimizdir ve 780 bin kilometrekare vatan toprağımızdır. Bunun dışındakiler bizim zenginliğimiz. Yani Arap, Kurt veya başka bir etnik gruptan olmaya biz karar vermiyoruz ama bizi birleştiren değerlerimiz bu topraklarda bize yuzyıllar boyunca hakimiyet kuran değerlerimizdir. Bugun, bize ders vermeye çalışıyorlar, 'soykırımdan' bize hesap sormaya çalışıyorlar. 'Ermeni soykırımı, 1915 olayları.' Siz bir kere bunu bize soracağınıza donun, utanç dolu tarihinize bir bakın. Somurgecilik, soykırım, katliam sizin geçmişinizde var. Önce geçmişteki o kirli hesapları verin, o kole ticaretinin hesabını verin. Yıllarca somurduğunuz ulkelerin hesabını verin. Gozunuzu kırpmadan katlettiğiniz milyonlarca insanın hesabını verin de ondan sonra gelin bize boyle bir uydurma istinatlarda bulunun""Bu bizim kaderimiz ama biz bu topraklarda dik olursak, sağlam durursak, sadece kendi geleceğimizi değil, bu coğrafyadaki mazlum insanların da geleceğini teminat altına alırız. Yani herkes ulkesini çok sever, bu normaldir ama bizim ulkemizi sevmemiz için daha çok sebebimiz var" "Bazılarının kafası basmıyor. Niye yapıyorlar acaba? Niye yapıyoruz biliyor musunuz? Çunku artık zenginlik batıdan doğuya doğru hareket ediyor. Eskiden doğudan batıya gitti. Şimdi batı tamamladı, doğuya doğru geliyor. Giderken ıskaladık ama gelirken yakalayacağız. Turkiye giderken de gelirken de yol uzerinde. İstanbul, bugun dunyanın en onemli hava transfer merkezlerinden biri haline geldi. 2003 yılında Turkiye'nin dunya havacılığından aldığı pay yuzde 0,45'ti ve İstanbul'daki transit trafik, bir milyonun altındaydı. 2016'nın sonunda dunya havacılığından aldığımız pay yuzde 2'yi geçti ve transit yolcu trafiğimiz 45 milyon oldu. Bu 15 yılda oldu. Avrupa'nın 2. dunyanında 10. buyuk havayolu şirketine sahibiz""Devletin mutlaka ekonomiden çekilmesi lazım. Biz bunu savunuyoruz. Turkiye'de ozel sektor 9 yatırım yapıyorsa devlet bir tane yapıyor. 1 trilyon liralık toplam yıllık yatırımımız var. Bunun sadece 128 milyarını devlet yapıyor. Ticaretten çekileceğiz, ozel sektorun yaptığı her şeyi onlara vereceğiz. Aslında devletin hakim olması gereken iki alan var. Birisi guvenlik, diğeri de adalet. Buna denetimi de ilave edebilirsiniz. Bu uç alanı sağlam tutarsak gerisi artık gozun kapalı gitsin, hiç bir sıkıntı olmaz"

KATMA DE ĞER VERGİSİ (KDV) İLE İLGİLİ YASA TASARISI

Katma Değer Vergisi (KDV) ile ilgili yasa tasarısının TBMM'de olduğunu beltirten Yıldırım, "Esasında bu bir reform, bir yasa değil, buyuk bir reform" ifadesini kullandı. Duzenleme ile belli bir takvime kadar birikmiş butun KDV'lerin odeneceğini, borçlu alacaklı durumunu olmayacağını soyledi. Kuçuk işletmelere 'hasılat esaslı vergilendirme sistemi' getireceklerini açıkladı.Yıldırım, "Bir guzellik daha var. Beyannamenizi verdiniz, devam eden ayda değil, bir sonraki ayda odeyeceksiniz. Ödeme muhletini iki aya çıkarıyoruz... İhracatçılarımız yuklendikleri KDV'nin yanı sıra diğer KDV'den de iade alabilecek. Sadece yeminli mali muşavirler değil, serbest muhasebeciler de KDV raporu duzenleyebilecek. Yani boşu boşuna soğuşlenme yok. Şimdi en mutlu olacağınız şeyi soyleyeyim; iş adamlarımız, hayırseverlerimiz, ister şirket olsun, ister şahıs olsun, okul, kreş, yaşlı bakım evi, eğitime, sağlığa yaptıkları butun hayır hasenatta KDV odemeyecekler. KDV'siz yapacaklar" dedi.Plan Butçe Komisyonunda kabul edilen torba yasaya değinen Yıldırım, işverenin yuklerini hafifletecek, asgari ucret desteğini devam ettirecek duzenlemeler olduğunu belirtti. İlave istihdam sağlayan işletmelere bir yıl sureyle gelir vergisi, stopaj, damga vergisi, sosyal guvenlik primi desteğinin geleceğini açıkladı. 16 yaşından buyuk araçların hurdaya verilmesi halinde 10 bin lira destek vereceklerini soyledi. yıldırım, minibuslerin kanundaki tanımdan oturu fazla vergi vermeyeceğini sozlerine ekledi.