Özet (TL;DR) @ 2018-02-28T09:01:06.000Z: Başbakan Yardımcısı Akdağ, çocuk istismarı ile ilgili, "Böyle kötü bir fiili işlemiş sonra da yavrumuzun hayatına kıymış birisi için doğrusu ağırlaştırılmış müebbet düşünüyoruz" dedi.
Son dakika haberi!
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Anadolu Ajansı (AA) Editor Masası'nda gundeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
"Çocukların cinsel istismarının onlenmesine yonelik bir komisyon kuruldu. Bu komisyonda, Adalet Bakanlığı'nın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, Milli Eğitim Bakanı da var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu uzerine Akdağ, bu tarz konular tartışılırken genelde yasa konusuna odaklanıldığını ancak yasaların dışında da yapılacak birçok uygulamanın bulunduğunu soyledi.
Bu konuda riski azaltmak için ailelerin ya da diğer çocukla temas halinde olan insanların eğitilmesinin onemine işaret eden Akdağ, oğretmenlerin, sağlık çalışanlarının, antrenorlerin ve benzeri çocukla temas eden kişilerin çalıştırılmasıyla ilgili bir takım tedbirlerin alınması, yerine gore bunların psikolojik bazı testlerden geçirilmesi ve çocukların eğitilmesinin riski azaltabileceğini vurguladı.
Bu tarz olayların vuku bulmasını istemediklerini ancak gerçekleşmesi durumunda, çocuğun ve ailenin korunmasının başından sonuna kadar butuncul bir politikayla ele alınması gereken bir konu olduğuna değinen Akdağ, komisyondaki bakanların içinde bulunmasının elzem olduğunun altını çizdi.
' 'MHP VE CHP GRUPLARINI ZİYARET EDECEĞİM''
Akdağ, birkaç bakanın bir arada çalışmasının, burokratlarla bir araya gelinmesinin ortak aklın oluşması sağladığını belirterek, "Bugun bakanlarımızla bir kere daha toplanacaktık yapılan çalışmaları değerlendirmek uzere, onu yarına erteledik. Çunku ben bugun bu mevzuyla alakalı olarak MHP ve CHP gruplarını ziyaret edeceğim. Çunku bu konunun, iktidarıyla, muhalefetiyle beraber ele alınması işimizi kolaylaştırır. Polemik konusu yapılabilecek bir konu değil, asla yapılmaması gereken bir konudur" dedi.
" CİDDİ BİR EĞİTİM KAMPANYASI YAPILACAK"
"Komisyonda şu ana kadar netleşen hususlar nelerdir? Özellikle cezaların artırılması hususunda yapılacak duzenlemeler, ailelerin beklentisini karşılayacak mı?" sorusuna Akdağ, "Komisyonda netleşen hususlardan birisi şu, bu riski azaltma konusunda riskli bolgelerin ya da riskli kişilerin belirlenmesi, eğitimlerin yapılması noktasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın, Milli Eğitim Bakanlığımızın çok buyuk rolu var. Dolayısıyla onların kapasitelerini hızla artıracağız" yanıtını verdi.
Recep Akdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın istediği yeni personel olduğunu, bunların verilmesine gayret edeceklerini, eğitimleri hızlandırarak, 2018'de çok ciddi bir eğitim kampanyası yapacaklarını dile getirdi.
Öncelikle eğitici eğitimlerinin, rehber oğretmen ve sınıf oğretmenlerinin eğitimlerinin onemli olduğunu vurgulayan Akdağ, bu konuda ısrarcı bir yaklaşım sergileyeceklerini ve çok sayıda kişinin eğitilmesi için gayret gostereceklerini bildirdi.
Akdağ, bu konuda rasyonel bir biçimde farkındalığın yaratılması için basından da yararlanacaklarını ifade etti.
" ÇOCUKLAR PANİĞE SEVK EDİLMEMELİ"
Bu konunun topluma anlatılmasının onemine işaret eden Akdağ, "Biraz hassas bir konu. Hem farkındalığı artıracaksınız riski azaltmak uzere ama çocukları paniğe sevk etmeyeceksiniz" diye konuştu.
Sağlık Bakanlığı'nda 2010 yılından itibaren kurduğu Çocuk İzleme Merkezleri (ÇİM) olduğunu hatırlatan Akdağ, bir şekilde mağdur olmuş çocuğun daha fazla mağdur edilmemesi için karakol karakol, mahkeme mahkeme dolaştırılmaması gerektiğini belirtti.
Akdağ, bunların çok ozel alanlar olduğuna dikkati çekerek, şoyle devam etti:
"Biraz da bunları toplumun gozunden kaçırıyoruz. Çunku çocukların buraya girişleri, çıkışları vesaireleri belli olmasın istiyoruz. Sağlık Bakanlığımız ÇİM'lerin 2018'de toplam etki alanının, nufusun yuzde 78'ine ulaşmasını hedeflemişti. Şoyle bir karar aldık, nufusun yuzde 100'une ulaşacak. Butun illerimizde ÇİM'leri yaygınlaştıracağız. Bunun için de personel eğitimi, mekan gerekiyor. Yasal duzenlemelerle de alakası var. Bu ÇİM'lerde savcılarımızın, hakimlerimizin kanuni duzenlemeyle mutlaka buralarda çocuklarla karşılaşmalarını sağlayacağız. Şu anda bu protokollerle yapılıyor, ufak aksamaları var. Bu aksamaları ortadan kaldıracağız."
" ÇOCUĞUN KARAKOLA, ADLİYEYE GİTMEMESİ GEREKİYOR"
Çocuğun karakola, hususi odalar olsa bile adliyeye gitmemesi gerektiğini belirten Akdağ, bunun temini için çalışacaklarını dile getirdi.
Akdağ, gizlilik meselesinin de onemine değinerek, şunları kaydetti:
"Basınımızdan, muhalefetimizden, tum sivil toplum orgutlerinden gerekli desteği almamız çok onemli. Cezaları artırdık, çok ağır cezalar veriyoruz ama çocuğu ve ailesini koruyamadık, ifşa oldular. İstediğiniz cezayı verin, o çocuğun hayatı mahvolup gider. Damgalanıyor, ondan sonraki hayatı kendisi için bir kabus. Her aşamasında hayatının bir kabus. Dolayısıyla işin hemen ilk dakikalarından başlayarak, bu çocukların, yavrularımızın ve ailelerinin ifşa edilmemesi için gerekli tedbirleri almamız lazım."
Çocukların istismarını onlemek için birtakım yasal duzenlemeler yapılacağını bildiren Akdağ, medyanın hassasiyeti olmazsa istedikleri kadar başarılı olamayacaklarını vurguladı.
Başından itibaren dikkat sırasıyla gidilmesi ve çocuğun ifşa edilmemesi gerektiğini belirten Akdağ, "Cezaları, nitelikli istismar dediğimiz, işin en ağır şekli noktalarında artırmak uzere hemen hemen mutabık kaldık. Bu kararı biz vermeyeceğiz. Neticesinde bu kararı, Bakanlar Kurulumuz tartışacak. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız nihai kararı verecekler. Biz onlara hazırlık yapıyoruz" diye konuştu.
" MAĞDUR HAKLARINA İLİŞKİN DE BİR KANUN TASARISI HAZIRLANDI"
Bir kanun tasarısı olacağını ifade eden Akdağ, Adalet Bakanlığı'nın mağdur haklarına ilişkin de bir kanun tasarısının hazırlandığını, bu tasarıyla birlikte getirilebileceğini vurgulayarak, şoyle devam etti:
" AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET DÜŞÜNÜYORUZ"
"Boyle bir fiili işlemiş, sonra da yavrumuzun hayatına kıymış birisi için muebbet, ağırlaştırılmış muebbet duşunuyoruz. Bu meselenin bizim vicdanımızı, toplum vicdanını bir taraftan tatmin ederken, hukukçular açısından da belli bir sıralamaya tabi tutulduğu bir gerçek. Bunun ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Nitelikli bir istismar, peşinden de eğer hayatına kıymış ise ikisinin cezasının ayrıştırılması lazım. Aksi takdirde cezalar aynı olursa hukukçular şundan endişe ediyorlar. Bence bunda haklılıkları olabilir, boyle bir nitelikli istismarın peşine cezalar aynı olursa gizlemek amacıyla diğerini de yapabilir."
" BU RİSKİN AZALTILMASI İÇİN UYGULANAN BİR TEDBİRDİR"
Hukukçularla tartıştıkça konunun çok kolay olmadığını gorduklerini anlatan Akdağ, failin cinsel isteğinin baskılanması konusunun da konuşulduğunu hatırlattı. Buna bir ceza tedbiri olarak bakılmaması gerektiğini belirten Akdağ, "Bu riskin azaltılması için uygulanan bir tedbirdir. Zaten cezayı hapsederek yerine getiriyoruz. Ama bu kişilerin daha sonra hayatlarında aynı fiili tekrarlama risklerinin buyuk olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu isteğin, o kişi toplum içine çıktığında azaltılması neticede bir tedbir. Bu tedbiri de muhtemelen uygulamaya koyacağız. Bunlar uzerinde mutabık kaldık" açıklamasında bulundu.
Tartışmanın bunun uzerinden yurumemesi gerektiğine dikkati çeken Akdağ, konunun onemli diğer kısımlarının gozden kaçtığını soyledi.
Başbakan Yardımcısı Akdağ, istismarın çeşitleri olduğunu belirterek, her birinin cezalarının birbirinden farklı olması gerektiğinin altını çizdi.
" BASINIMIZIN DA BU HUSUSTA HASSAS OLACAĞINA EMİNİM"
Batılı ulkelerin onemli bir kısmında ortaya çıkan, yargıya intikal eden vakalar itibarıyla Turkiye ile kıyaslanmayacak kadar yuksek vakalar olduğunu ifade eden Akdağ, "Basınla ilgili hususlarda, genellikle kural koymak ve o kuralı uygulamak zorunda hissediyoruz kendimizi. Halbuki bir çok batılı, demokratik ulkede basın bu hususta kendi ustune duşen hiçbir kural olmasa da zaten yapıyor. Bir otokontrolu var" dedi.
Basın ile bu konuyu konuşacaklarını bildiren Akdağ, "Basınımızın da bu hususta hassas olacağına eminim. Eğitimler de yapmak lazım. Muhabirlerden, sayfa editorlerine kadar eğitimler yapmamız gerekiyor" diye konuştu.
Kotu niyetli yayının yapılmadığını, bilmeden hasar verildiğini dile getiren Akdağ, burada da ciddi bir paydaşlık oluşturulması gerektiğini vurguladı.
" ÇOCUĞUN BULUNDUĞU HER YERDE RİSK VAR"
"Batı'da ensest ilişkinin yuksek olduğunu" belirten Akdağ, "Bunların ilacı, cezayla olmuyor. Turkiye'de, ahlaki duruşun artırılması lazım. Konunun başlangıcında muhalefette farklı sesler çıktı ama goruştukçe, diyaloğumuzu kuvvetlendirdikçe onların da artık boyle konuşmadığını hissediyorum" ifadelerini kullandı.
Bir Kur'an kursunda boyle bir şey olduğunda butun Kur'an kurslarının suçlandığını hatırlatan Akdağ, sozlerini şoyle surdurdu:
"Ben de bir çocuk hekimiyim. Bu hususlar, uzmanlık alanım. Çocuğun bulunduğu her yerde risk var. Bir bale okulunda da, anaokulunda da, ilkokulda da, Kur'an kursunda da bu risk var. Bu riskin olmadığı yer yok. O zaman biz, burada farklı yerlerde bu farklı şekilde oluşuyor diye gereksiz bir tartışmanın içine girmek yerine, çocuk neredeyse, orada çocuğu korumaya odaklanmalıyız. Yıllık araştırmalar yapacağız. Şeffaf biçimde izlememiz gerekir ki, aldığımız bu tedbirler bizi nereye goturuyor. Şu anda biz politika geliştirmeye çalışıyoruz. Ama politik kararı Bakanlar Kurulu, sayın Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız verecek. Politik kararı, TBMM verecek. Sonra o politik kararı paydaşlar uygulayacak."
" YARGIYI VE YARGIÇLARI DA YARGILAMAMAK LAZIM"
Yargının işinin çok zor olduğunu vurgulayan Akdağ, "Yargıcın onune bir şey geldiğinde delil yetersizliği varsa çok sıkıntı içerisine duşuyor. Yuksek bir ceza vereceksiniz, vermezseniz, ne sizin ne toplumun vicdanı bunu kabul ediyor. Verseniz, kesin deliller yoksa bu nasıl olacak. Yargıyı ve yargıçları da yargılamamak lazım" dedi.
Konuştukça yargının işinin zorluğunu anladığını aktaran Akdağ, "İçlerinden 'Ben bu meseleden dolayı ağır ceza hakimliğinden vazgeçtim' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.
Yargının genel tutumu mağdurun lehine geliştiğini dile getiren Akdağ, bir taraftan da yargılamanın genel hususları olduğunu hatırlattı.
Başbakan Yardımcısı Akdağ, yaygınlığı belirlemek açısından araştırmalar yapacaklarını açıklayarak, her yıl universitelerini birinci sınıflarında araştırma yapmayı planladıklarını bildirdi.
Kanunla ilgili değişiklikleri 10 gun içerisinde TBMM'ye getireceklerini belirten Akdağ, bu konunun kanuni tarafının epeyce çalışıldığını soyledi.
Bakanlarla once genel politikayı konuştuklarını anlatan Akdağ, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızın Musteşarının başkanlığında bir teknik çalışma heyeti oluşturduk. Şunu istedik bakanlarımızdan, bu teknik çalışma heyetindeki her bir kişi, hiyerarşik seviyesi ne olursa olsun doğrudan Bakanımızla irtibatlı olacak. Bu arkadaşların yaptığı çalışmaları, biz sık aralıklarla biraya gelip goreceğiz" diye konuştu.
Çalışmaların gunde 16 saat surduğunu kaydeden Recep Akdağ, "Boylece hızlı ilerleyeceğiz. Aslında bizim yaptığımız bir acil eylem planı oluşturmak" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.