Özet (TL;DR) @ 2018-02-28 09:02:03.089180: 300 yıl sonraki bir gelecekte geçen; cinayet, aşk, cinsellik ve ihanetlerle dolu karmaşık bir hikayeyi anlatan Altered Carbon, yeni bir kahraman çıkardı karşımıza. Dizinin esas adamı Takeshi Kovacs'ı…



28 Şubat 2018 Çarşamba

ÖLÜMSÜZLÜĞE GİDEN YOLDAİnsanoğlunun en buyuk hayali "olumsuz" olabilmek.Yıllardır bu konuda birçok çalışma yapılıyor.Son olarak geçtiğimiz gunlerde unlu futurist Ian Person, İngiliz basınına bir açıklama yaptı.Pearson'a gore 2050'ye geldiğimizde "olumsuzluk" denizinde yuzmeye başlayacağız. 2050'yi dunya gozuyle gorebilmeyi başaran insanların; gelişen yapay zeka ve robotik bedenler sayesinde doğdukları bedene ihtiyacı kalmayacak.Pearson, insanoğlunun bilincinin makinalara yuklenebileceğini savunuyor.Tam da bugunlerde Netflix'te yayına giren "Altered Carbon" dizisinde olduğu gibi.Richard K. Morgan'ın romanından uyarlanan, gunumuzden 300 yıl sonrasında geçen dizide, insan bilincini disklere kaydererek başka bedenlere transfer edebilen yeni bir teknoloji olume meydan okuyor.İnsan vucudunun bir çift ayakkabı gibi değiştirilebildiği bir dunya burası. Yani çok kolay, kuçuk bir operasyonla olup bitiyor; bir uyanıyorsunuz hop başka bir bedendesiniz. E operasyon sonrası elbette biraz ağrı, sancı, bir miktar gaz, yeni bedeni yadırgamalar, depresif ruh halleri, "Bırakın beni uleyn, eski bedenime doneceğim ben"ler filan olabiliyor.E o kadar da olacak canım. Adamlar bize olumsuzluk vaad ediyor.

Bunlar da işin tuzu biberi, nazar boncuğu oluversin...

300 YIL SONRA HANİ HERKES ÖLÜMSÜZKEN...Geliyoruz zurnanın zırt dediği yere...Hadi biz "kopruden once son çıkış"ı da ekleyelim.Ölumsuzluğe kavuştuk, artık olum mazide kalan eski bir yalan... Eski Turk filmlerindeki gibi pek mutluyuz, sonsuza kadar bahtiyar olacağız Peki başka ne oluyor, herkes sahiden pek mi mutlu bu dizide diyeceksiniz?Değil yavrularım. Değil. Ölumsuzluğe kavuşsa da insan yine insan.

İnsan yine mutsuz, insan yine ne yapıyor ediyor kendini, çevresindekileri ve bulunduğu gezegeni yok etmeye çalışıyor.

ESAS ADAMIN ADI: TAKESHI KOVACS"Altered Carbon"a esas adamdan geçiş yapalım. Esas adamımızın adı Takeshi Kovacs.Eski bir asker. Her turlu dovuş tekniğine hakim, pek gozu kara, pek asi, savaşçı, işte ben o kadar diyeyim siz yanına bin ekleyin. Yeni dunya duzenine karşı organize edilen bir başkaldırı sırasında yenik duşuyor kahramanımız.Ateşle dans edenlerin hazin sonu: Ölduruluyor.Yuz yıllar boyunca buz içinde hapsedilen bilinci bir gun; çok zengin bir adam olan Laurens Bancroft'un emriyle başka bir bedene aktarılıyor.Yeni beden; Elias Ryker adında gozden duşmuş bir polise ait.

Yeni bedenin yeni goreviyse 300 yaşındaki bu çok tatlı zengin aristokratımızın (Bancroft) cinayetini aydınlatmak.

TAKESHI KOVACS'A BEDEN OLAN İSVEÇLİ: JOEL KINNAMANNasıl yani dediniz normal olarak.Adam zengin, adamın imkanları bol..Nasıl bir perde iner de gozune kendi cinayetini goremez?Masal bu ya, olmuş işte...O bol imkanlarla Bancroft kendini milyon kere yedekletmiş, ilerleyen yaşlarında kullanacağı yeni bedenlerini sıraya dizmiş dizmesine ama bir an gelmiş, 48 saatlik bir Makber taksimine kurban gitmiş. Birileri "Her yer karanlık pur nur o mevki" diye şakıya şakıya tam o esnada beyefendinin butun beyin ışıklarını karartmış, adamcağız da kendini kim oldurdu gorememiş. Ah, vah bu durumda ne yapılacak?Elbette bu cinayeti çozmesi için eskilerden en zeki, en gozu kara, en asi, en deli adam bulunup yeni bir bedende tez vakitte huzura getirilecek. İşte o adam Takeshi Kovacs.Kovacs'ın polis eskisi yeni bedenine İsveçli aktor Joel Kinnaman hayat veriyor.İşte her şey onunla başlıyor zaten.

Butun ezber onunla bozuluyor.

BUZDAN DAHA BUZ, AYAZDAN DAHA AYAZ BİR ADAM Biz sıcak kanlı Akdeniz insanları hep alışmışız "ateş"li, "tutku"lu guzellere, yakışıklılara.Onları ve onların bunyemizdeki etkisini tarif edebilmek için bir çok deyim, atasozu uretmişiz."Ateş parçası""Ateş ediyor""Yere bakan yurek yakan""Ateş bacayı sardı"Hep ateşli hep yanmalı birçok sozumuz var.Bu sozlerin az kaldığı, yetmediği yerde Yıldız Tilbe'nin Mercan Dede ile yaptığı surreal duette dediği gibi "Ateşten sıcak, sudan çıplak"a bağlayıp kurtulabilirdik ama karşımızda bu keztam zıttı bir adam var. Buzdan daha buz, ayazdan daha ayaz.Nasıl tarif edilir oyle bir adam?

İsveç'liler hangi deyimleri, atasozleri kullanıyorlar acaba boyle buzdan şovalyelerini tarif etmek için?

TÜRK'ÜN LOKUMU, İSVİÇRE'NİN ÇAKISI VARSA, İSVEÇ'İN JOEL KINNAMAN'I VAR Elbette Joel Kinnaman'ı tarife uğraşırken şu klişe yonteme de bakayım dedim.Hani şu her yabancıyı, kendi ulkesinin meşhur bir şeyiyle tarif etme sanatı...Turk lokumu, Belçika çikolatası, İsviçre çakısı diye sıralarken bir baktım İsveç'in oyle meşhur pek bir şeyi yok.Yani var da bir insanı tarif etmek için uygun değil.Yani Joel Kinnaman'a İsveç koftesi gibi adam mı diyelim?Ya da İkea gibi maşallah, İsveç şurubu gibi her derde deva filan mı yazalım.Belli buradan da yuruyemeyeğiz.Gorunen o ki, bir sure sonra İsveç onunla anılmaya başlayacak.İsviçre'nin çakısı, Belçika'nın çikolatası, Turkiye'nin lokumu varsa İsveç'in de Joel Kinnaman'ı var denecek.

(Evet, evet boyle oluyor galiba.)

KADINLARIN ARASINDA BÜYÜDÜ Peki kim bu adam, nereden çıktı?"Altered Carbon"a kadar hayat onu bizden nerelerde sakladı?Asıl adı Charles Joel Nordstrorm.

25 Kasım 1979 doğumlu.1,89 cm boyunda. Yay burcu. Amerikalı bir baba ile İsveçli terapist bir annenin dunyaya armağanı. (Baba tarafı Kansas'tan ama daha geriye gidersek Alman, İngiliz, İskoç ve İrlanda genleri taşıyor.)

Dolayısıyla hem Amerika hem İsveç vatandaşı. (Dip not: Kendisi İsveçlileri genel olarak mutevazı ve utangaç buluyor.)Üvey kızkardeşi Melinda Kinneman da tanınan bir oyuncu. Melinda dışında 4 kız kardeşi ve uvey anneleri var. Gorulduğu uzere kalabalık bir kadın ordusu içinde buyumuş. Zaten kendisi de bir roportajında karakterini guçlu kadınların şekillendirdiğini itiraf etmiş:

"Yahudi bir annenin oğluyum. 5 kız kardeşimle ve uvey annelerimle birlikte buyudum. İsveç'te birçok kadın yonetmenin filminde oynadım. Hatta "The Killing" filminde çalışan herkes kadındı. Benim hayatımı bu guçlu kadınlar şekillendirdi."

İ NGİLİZ OKULUNDA EĞİTİM ALDI, ALEXANDER SKARSGARD İLE OKUL ARKADAŞIYDI

İsveç'te bir İngiliz okulunda eğitim alıyor. "İngiliz okulu olduğu için dunyanın her yerinden farklı gelir duzeyine sahip ailelerin çocuklarıyla bir aradaydım. Diplomat ailelerin çocukları da vardı, gettolardan gelen çocuklar da. Hem zengin hem fakir, iki zıt kutbun ortasındaydım. Ben daha çok ikinci jenerasyon goçmenlerin çocuklarının oluşturduğu gruba dahildim. Çunku babam Amerikalıydı." Ailesi onu lisede bir yıl Teksas'a yolluyor: "Ailem Stockholm'deki okulda yanlış gruplarla birarada olduğumu, git gide koklerimden uzaklaştığımı duşunuyordu. Koklerimi hatırlatmak için beni bir yıllığına Teksas'a yolladılar." (Bu arada meraklısına not: Meğerse Kinnaman, "True Blood" ve "Big Little Lies" ile dunyayı kasıp kavuran bir başka İsveç'li Alexander Skarsgard ile Stockholm'den okul arkadaşıymış.)

TEKSAS 'TAN SONRA İSVEÇ'TE TİYATRO OKUDUTeksas'tan sonra yeniden İsveç'e donuyor, tiyatro okulunda eğitim alıyor.Mezun olduktan sonra iki yıl tiyatro yapıyor, sonra ver elini beyazperde.

16 ayda 8 İsveç filminde rol alarak hızlı bir giriş yapıyor sinemaya.

Sinema kariyerine daha detaylı dalmadan kadın hayranlarını baştan uyaralım.Kendisi model & dovme sanatçısı Cleo Wattenstrom ile evli ve aşık. Henuz çocuk yok, e o da yakındır. Keza eşiyle "Altered Carbon" dunya galasında çekilmiş boy boy fotoğrafları yayınlandı.

Hanımefendi kırmızı halıda "Her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır" sozunu vurgularcasına kare kare yanındaydı adamının.

İSVEÇ'İN "KOMİSER CEMİL" SERİSİNDE PARLADIBeyazperdede gorunduğu ilk film "Den osynlige- The Invisible" (2002)Sonra peş peşe Storm (2005), "Tjenare kungen" (2005), "Vinnarskallar" (2006)Peşine 2008'de 3 film daha. Derken esas patlama 2009 itibariyle arka arkaya gelen Johan Falk serisi.Turkiye'de Cuneyt Arkın'lı "Komiser Cemil" neyse, İsveç'te "Johan Falk" da işte oyle bir şey.20 filmden oluşan, her biri buyuk ilgi goren, bitmek bilmeyen bir seri.

Bizim yakışıklı o serinin 11 filminde (2009'da 6, 2012'de 5 filmde olmak uzere) Frank Wagner karakterine hayat verdi.

"EASY MONEY" DÖNÜM NOKTASI OLDUYine İsveç yapımı "Easy Money" kariyerinde donum noktası oluyor. Bu filmle, uluslararası alanda ilk kez dikkatleri uzerine çekiyor.Sonra gelsin 2011'de "The Darkest Hour", gitsin "Ejderha Dovmeli Kız" (The Girl with the Dragon Tattoo)

Ucundan kıyısından Joel Kinnaman artık dunya ekranından gozukmeye başlıyor.

DÜNYA ÇAPINDA ŞÖHRET "THE KILLING" DİZİSİYLE GELDİ2011, Joel Kinnaman için çok muhim bir yıl. Hem iki Hollywood filminde rol alıyor, hem de 4 sezon surecek "The Killing" dizisine kapak atmayı başarıyor.Danimarka'da aynı adla yayınlanan suç dramasının Amerika'ya uyarlanmış halinde Kinnaman, Stephen Holder adlı karaktere hayat veriyor.Dizinin en sıcak ve eğlenceli karakteri olarak değerlendirilen Holder, 30'lu yaşlarda bir dedektif.Eski bir uyuşturucu kullanıcısı. Temizlenmiş, arınmış, kendini Tanrı'ya adamış. Mireille Enos'un canlandırdığı Sarah Linden karakteriyle cinayetleri çozmeye çalışıyorlar. İkili hakkında o donem Ekranella sitesi "ikisi de şahsına munhasır karakterler ve o kadar gerçekler ki ilk bolumden kendinizi aralarında yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz." yorumunu yapmış.AMC yapımı dizi, Netflix'te yayınlanınca Kinnaman, bir anda dunya çapında daha da tanınır hale geliyor.

Dizi oyuncularının ortak kaderini yaşamaya; hazzıyla travmasıyla o şeyi tatmaya başlıyor: Takipçilerinin sadakatli, yoğun, holigan sevgisini...

2014'TE SON "ROBOCOP" OLDU 2014 yılı ise duygusal sebeplerden Kinnaman için onemli.Keza çocukluğundan beri 15-20 kez izlediği, çok sevdiği "RoboCop" filminin yeniden çekilen versiyonunda talih yuzune guluyor. Bingo: Yeni RoboCop, Joel Kinnaman oluyor.

Filmde Gary Oldman, Michael Keaton ve Samuel L. Jackson gibi ustalarla başrolleri paylaşıyor.

ROBOCOP SONRASI "GERÇEK KÖTÜLER"LE TERS KÖŞEAdamımız farklı rolleri seviyor.Zaten bir roportajında kendisi de soylemiş "Tiyatro ve sinemada her zaman iyi hikayelerin, iyi karakterlerin peşinde koştum. Her zaman birbirinden farklı, ters koşe karakterler bana ilham verdi." diyor. 2016'da Rick Flagg karakteriyle yer aldığı "Suicide Squad: Gerçek Kotuler" buna guzel bir ornek.DC Comics'in bol kotulu çizgi romanı olan Suicide Squad'dan uyarlanan filmde Kinnaman, Will Smith, Viola Davis ve Jared Leto gibi efsanelerle kamera karşısına geçiyor bu kez.

Super kotulerin, sıradan kotulere karşı mucadelesi şeklinde ozetlenebilecek film, yuksek temposu ve zengin kadrosuyla epey ilgi goruyor o donem.

"HOUSE OF CARDS" MACERASI Kinnaman'ın 2017'de bir de "House of Cards" macerası var.Diziye 40. bolumunde New York valisi Will Conway karakteriyle dahil olan İsveçlimiz, dizide 20 bolumden fazla yer alıyor.

Frank Underwood'un karşısına Republician party adayı olarak çıkan, karısı ve çocuklarıyla ideal aile portresi çizen hırslı Conway karakteriyle Kinnaman beyazperdede hayranlarını bir kez daha ters koşeye yatırmayı başarıyor.

VE "ALTERED CARBON"Ve geliyoruz Joel Kinnaman'ın son manevrasına.Tum dunyanın gundemine bomba gibi duştuğu, herkesin onu konuştuğu, kelimenin tam anlamıyla "patladığı" "Altered Carbon"a.Yazının başında da belirttiğimiz gibi dizide esas kahramana hayat veriyor Kinnaman.Buz gibi bedeniyle içinde bir ateş topu saklıyor.Dizinin detayları için yazının başına donmeniz gerekiyor. Burada yeni olarak şunu soyleyebiliriz.

Dizide yer alan gerçeğe çok yakın dovuş sahneleri için Kinnaman'la birlikte diğer oyuncular jujitsi, gureş, judo ve Filipin bıçak teknikleri oğrenmiş.

EN BOMBA HABERİ SONA SAKLADIM: "HER GÜZELİN BİR KUSURU VAR"

Bu arada Kinnaman'la ilgili ilginç bir haber.Siz bakmayın onun "Altered Carbon"da erkekliğin, insan bedeninin tarihini yeniden yazan kaslarla çevrili, sıfır yağ, kusursuz vucuduna."Altered Carbon"a gelene kadar o da hepimiz gibi sıradan bir vucuda sahipmiş.Uzun boylu sıska bir adam olduğunu herhalde diğer dizi ve filmlerinden seçtiğimiz fotoğraflarında gormuşsunuzdur.Şimdi "dertli" erkek yoldaşlarım yakınıma gelin, size bir sır daha vereceğim. Kinnaman, meğerse uzun yıllar "Pectus Excavatum" denilen bir hastalıktan muzdaripmiş.Halk arasında "kunduracı goğsu" olarak bilinen bu hastalık bildiğiniz goğus kafesinin içe çokuk olması demekmiş.Genetik bir rahatsızlık. Ameliyat gerektiriyor.Keza "Altered Carbon"da Kinnaman'ın geldiği son noktaya bakarak, ameliyatını paşa paşa olduğunu soyleyebiliriz.Yani demem o dur ki, dert etmeyin hiçbir şeyi.Her guzelin bir kusuru var.Onun hikayesi hepimize umut olsun.Adam meğer nerelerden donmuş de pes etmemiş, yapmış o vucudu.Siz de yapabilirsiniz. (Do it, do it, just do it.)

"ALTERED CARBON" SONRASINDA NELER OLACAK? Kinnaman, Suicide Squad 2'de rol alacak. Filmin çekimlerine henuz başlanmadı.Bir başka guzel haber de "The Killing" hayranlarına.Kinnaman, dizide karşılıklı oynadığı Mireille Enos ile yeni bir projede bir araya geliyor.İkili, Joe Wright'ın unlu aksiyon filmi Hanna'dan uyarlanan diziye başrolu paylaşacak.Amazon'da izleyici karşısına çıkacak olan dizi, filmin de ortak senaristi olan David Farr taradından kaleme alınıyor. Dizinin produksiyonu mart ayında başlayacak. Çekimler Macaristan, Slovakya, İspanya ve Birleşik Krallık'ta yapılacak. Dizinin senaryosu, filmde de olduğu gibi, sıradışı becerilere sahip kuçuk Hanna'nın, peşine duşen ve kim olduğunu oğrenmeye çalışan CIA ajanından kaçma mucadelesini işleyecek.

Mireille Enos dizide acımasız CIA ajanı Marissa olarak karşımıza çıkacak. Joel Kinnaman'ı ise dizide Hanna'nın babası Erik rolunde izleyeceğiz.