Özet (TL;DR) @ 2018-03-04T11:30:44.000Z: Başbakan Yardımcısı Şimşek, bütçede mali disiplinin korunduğunu belirterek, "Terörle mücadele için gerekli kaynakları zaten ayırdık, ekonomiye, makrofinansal istikrarımıza Afrin kaynaklı önemli bir…
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, gundeme ilişkin soruları yanıtladı. Bir ulkede teror tehdidi varsa ilk gorevin bununla mucadele etmek olduğunun altını çizen Şimşek, bu durumun ekonomik kalkınma ve refah için on koşul olduğunu kaydetti.Şimşek, en son Batman'a gittiğinde 170 yatırımcının organize sanayi bolgesinde yer tahsis edilmesini için beklediğini tespit ettiklerini ifade ederek, Turkiye'nin bolgede terorle mucadelede başarı kazandığını belirtti. Şimşek, şunları kaydetti:"Terorle mucadele etmemenin maliyeti o kadar buyuk ki... Terorle mucadelenin getireceği yuk konusu bence fazla tartışılmaması gereken bir konu. Geçen sene zaten butçe çalışmalarında Savunma Sanayii Fonu'nu guçlendirmek için ciddi bir kaynak artışına gittik, ayrıca Milli Savunma Bakanlığının butçesini artırdık. Geçen sene toplamda genel anlamda savunma butçesini 18-19 milyar lira artırdık. Bu uzun suredir devam eden terorle mucadelenin yoğunlaşarak devam edeceğini ima ediyordu. Turkiye zaten uzun bir suredir terorle mucadelenin seviyesini oldukça yukseltmiş, buna ilişkin kaynak çalışmasını yapmıştı. Butçeyi yaparken bunları ongorduk, kaynakları ayırdık ama istenirse ilave kaynak da oluşturulur. Butçemiz gayet sağlam."
" BÜTÇEMİZDE MALİ DİSİPLİNİ KORUYORUZ"
Turkiye'nin 2016'da buyuk bir şok yaşadığını ancak 2017'de alınan tedbir ve reformlarla bunun geride kaldığını anlatan Şimşek, gelecekte yaşanabilecek şoklara, ileriki donemde yaşanabilecek kuresel ticaret savaşları veya parasal sıkılaştırmalara yonelik de onlemler almaya devam ettiklerini soyledi.
Şimşek, "Butçemizde mali disiplini koruyoruz, terorle mucadele için gerekli kaynakları zaten ayırdık, ekonomiye, makrofinansal istikrarımıza Afrin kaynaklı onemli bir risk gormuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
" KÜRESEL TİCARET SAVAŞLARININ ARİFESİNDEYİZ"
ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret savaşları soylemleri ile ABD'nin çelik ve aluminyum ithalatına getireceği ek gumruk vergilerine ilişkin sozlerinin sorulması uzerine de Şimşek, kuresel ticaret savaşlarının arifesinde bulunulduğunu, korumacılığın kuresel kriz sonrası arttığını fakat dunyanın şimdi yeni bir seviyeye çıkmanın eşiğinde olduğunu soyledi.Şimşek, kuresel ticaretin belli kurallar çerçevesinde açılmasının ulkeleri zenginleştirdiğini, ticaretin ve refahın arttığını belirterek, "Bazı ulkelerde az, bazı ulkelerde çok artmış olabilir ama bu farkları giderici telafi edici politikalar devreye sokulmalı. Kuresel kriz ile birlikte dunyada gelir dağılımı daha da bozuldu. Kuresel kriz sonrası 3-4 yıllık donemde buyumenin neredeyse yuzde 95'i en zengin yuzde 1'e gitti. Bu beraberinde populizmi getirdi." şeklinde konuştu.
" DÜNYA NEREDEYSE BİR DURGUNLUĞA DOĞRU GİDİYOR"
Kuresel krizin artçı şoklarının halen gorunduğunu dile getiren Şimşek, "Dunya neredeyse bir demokratik resesyona, durgunluğa doğru gidiyor." dedi.Şimşek, kureselleşmenin zirveyi gorduğune, korumacılık ile birlikte aşağı yonlu bir trend içerisine girildiğine işaret ederek, Trump'ın ek gumruk vergisi açıklamalarına Çin ve Avrupa'nın karşılık verdiğini ve "bu karşılıksız kalmaz" dediklerini belirtti. ABD tarafından da bunun uzerine yeni bir ticari tehdit geldiğini ifade eden Şimşek, bu gelişmeye bakıldığında ticaret savaşının aslında fiilen başlamış durumda olduğunu kaydetti.Başbakan Yardımcısı Şimşek, ABD yonetiminin bir anlamda kuresel ticaret savaşını başlatacak noktada hareketler yaptığına dikkati çekti.
" TASARRUFLARI ARTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Şimşek, Turkiye'nin son yıllarda birçok badire atlattığını anımsatarak, bunun da ulkenin yurt dışındaki algısını olumsuz etkilediğini soyledi.Turkiye'ye kaynak akışında da arzulanan seviyede olunmadığını belirten Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Faizlerin yukselmesinin arka planı bu. Bu kur uzerinden yansıyor. Kur enflasyonu besliyor. Enflasyon ağırlıklı olarak kur nedeniyle yukselişe geçti. İkinci olarak bizim reel kaynak ihtiyacımız yuksek, çunku yatırım iştahımız yuksek. Üçuncu olarak, ulkenin risk, vade primi gibi faktorler var. Dolayısıyla enflasyon beklentileri, reel faiz, vade primi bu aslında sizin nominal faizinizi oluşturuyor. Ülke olarak biz faizleri kalıcı olarak duşurmek için tasarrufları artırmaya çalışıyoruz. Bireysel emeklilik sistemi, konut hesabı, çeyiz hesabı... Bunlar olmasaydı tasarruf açığı çok daha yuksek olacaktı."Buyuk yapısal donuşumlerin kısa vadede gerçekleşmediğine dikkati çeken Şimşek, "Enflasyon beklentilerini aşağı çektiğimiz olçude Turkiye'ye tasarrufların dışarıdan da akışı mumkun olacak." dedi.
ENFLASYONLA M ÜCADELE
Şimşek, istihdamı artırmanın ve reformlara devam etmenin oneminin altını çizerek, şunları kaydetti:"Çunku reform yaparsanız, cazip ulke haline geliyorsunuz, kaynak çekiyorsunuz, Kaynak geldikçe Turk lirasına talep artar, Turk lirasının faizi duşer. İkinci husus Ar-Ge, inovasyon, girişimcilik ekosisteminin guçlendirilmesine yonelik reformlar, Turkiye'yi katma değer zincirinde yukarı çekecek. Şirketlerimiz daha çok kazanacak, daha çok yatırımını kazançlarıyla finanse edecek. Üçuncu olarak vatandaşımızın da aslında gelecek açısından ikinci bir emeklilik maaşı, geleceğe yonelik temkinli bir duruş için, tasarruf yapmasını devlet olarak muazzam bir şekilde destekliyoruz."Şimşek, enflasyonla mucadeleye yonelik çalışmalara da değinerek, ilave bir kur ya da petrol şokunun olmayacağı varsayımıyla yılın sonuna doğru enflasyonun tek haneye ineceğini ongorduklerini soyledi.Enflasyonu tek haneye indirmek için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Şimşek, "Sabredeceğiz, enflasyon aşağıya inecek ben inanıyorum ki tekrar Turkiye'nin algısı iyileşecek. Turkiye sağlam butçesiyle, guçlu ekonomisiyle tekrar risk primini de aşağı çekecek." dedi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.