Özet (TL;DR) @ 2018-02-27T07:11:06.000Z: Ankara 6. İdare Mahkemesi, ‘toplumsal cinsiyetçilik’ bağlamında kadını zorunlu rollere iten, onu aşağılayan ve ikincil gösteren ifadeleri içeren her türlü kelime yapısını kullanılmamasını belirterek,…
Geçen hafta gozaltına alınan Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş, Turk Dil Kurumu'nun (TDK) kad ına yonelik ayrımcı kelimelerine karşı başlattığı hukuk mucadelesini kazandı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Alican Uludağ'ın haberine gore Aktaş, TDK tarafından yayımlanan sozluklerde ve kurumun internet sitesinde yer alan sozlukteki bazı kelimelerin tanımlarında cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını belirterek, bunların sozlukten çıkarılması için 2015 yılında TDK'ye başvurmuştu.
TDK, bu başvuruyu reddetti. Bunun uzerine Dilşat Aktaş, avukatları Sevinç Hocaoğulları, Sevgi Dutar ve Selin Nakipoğlu aracılığıyla idare mahkemesinde ret işleminin iptali davası açtı. Dava dilekçesinde, " m usait", " boyal ı", " yollu ", " taze ", " oynak ", " k otu yola duşmek", " esnaf ", " k otuleşmek", " serbest " kelimeleri gibi bazı kelimelere yonelik tanımlamaların kadına yonelik şiddeti ve cinsiyet ayrımcılığını arttırdığı ve onyargıları besleyici etkileri olduğu, bunun anayasanın 10/2 maddesinde ve Turkiye'nin taraf olduğu uluslararası sozleşmelere aykırı olduğu vurgulandı.
Davayı goruşen Ankara 6. İdare Mahkemesi, kadına yonelik ayrımcı kelimelerin kaldırılması talebini reddeden TDK'nin işleminin iptaline karar verdi. Kararın gerekçesinde, TDK'nin Turkçenin doğru ve guzel kullanılması gorevi olduğuna dikkat çekilerek, şoyle denildi:
"Turkçenin soz ve anlam yapısını korumak ve geliştirmek konusunda davalı idarenin asli gorevi ustlendiği, bu gorevi kapsamında; Turkçenin, ozellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, guzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak, dilin duzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer vermemesi ve de 'toplumsal cinsiyetçilik' bağlamında kadını zorunlu rollere iten, onu aşağılayan ve ikincil gosteren ifadeleri içeren her turlu kelime yapısını kullanmaması gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, toplumsal cinsiyetçilik içeren tum kelime yapılarına çalışmalarında yer vermemesi, davalı idarenin uluslararası ve ulusal normlardan kaynaklanan gorevidir."
' ARGO' TANIMIYLA ELEŞTİRİ
TDK'nin yeterli açıklama yapmadan cinsiyet ayrımcılığına dayanan argo kelimelerin sozlukten çıkarılmasını reddettiği, bu kelimelerin sozlukte ve internet sayfasında yayımlanmasının maksadının ne olduğunun anlaşılamadığı belirtilen kararda, TDK'nin internet sayfasında Genel Turkçe Sozluk bolumunde argo kelimesinin karşılığının, "Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin soylediği soz veya deyim. 2. Serserilerin, kulhanbeylerinin kullandığı soz veya deyim" açıklamasına yer verildiğini anımsattı.
' HUKUKA AYKIRI'
TDK'nin bu tanımında argonun kullanılmaması gereken soz ve deyim olduğunun ortaya konulduğu ifade edilen gerekçeli kararda, şu sonuca varıldı: "Argonun her yerde kullanılmayan yoresel olarak değişiklik gosteren, toplumda geçerli genel dilden ayrı, ama ondan turemiş olan, yalnızca belli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine ozgu bir sozcuk, deyim ve deyişlerden oluştuğu dikkate alındığında dava konusu kelimelerin argo anlamlarının, Turkçenin ticari hayatta, kitle iletişim araçlarında, eğitim ve oğretim kurumlarında ve sosyal hayatın diğer alanlarında doğru ve guzel kullanılması hususunda oncu gorevi ustlenen Turk Dil Kurumu'nun sozluğunde ve internet sayfasında yer almasının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır."
KADIN ÜYE MUHALİF KALDI
Kadına yonelik ayrımcı kelimelerin TDK'nin sozluğunden çıkarılması kararına, mahkemenin kadın uyesi Guler Kodal'ın muhalefet ederek karşı oy kullanması dikkat çekti. İptal kararına, mahkemenin diğer erkek iki uyesi imza attı.
KADINA ŞİDDET NASIL BİTECEK?
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.