Özet (TL;DR) @ 2018-02-26 09:38:25.704736: Hürriyet Pazar’ın, her biri ses getiren ‘En İyiler’ soruşturmasında sıra geldi ‘En İyi 100 Sanat Eseri’ne... Filmleri, albümleri, romanları, mimari eserleri seçmiştik. Bu kez ülkenin kültürel…
Prof. Dr. Hasan B ulent Kahraman:
G orsel belleğimizin en onemli yapıtı
İlhan Koman, Turkiye'de heykel
denince akla gelen ilk isimlerden biri.
Bu ozellikle onemli. Çunku 1959'da
Stockholm'e yerleşmiş ve 1980'de aramızdan ayrılmıştır. Hem Turkiye'de
geçirdiği zaman kısıtlıdır hem de yapıtları daha çok Stockholm'de
sergilenmiştir. Buna rağmen 'Akdeniz', Turkiye'deki gorsel belleğin en onemli
yapıtı konumuna yerleşmiştir. Elleri a çık, comert, kavrayan, kuşatan, hem
'naif' hem çok hakim, hem çok eril hem de çok dişil olan, hem durağan hem çok
devingen bu heykele gosterdiğimiz ilgi bizim ortak bilinçdışımızdaki
arketiplerle ilgili olduğu kadar Mezopotamya ve bilhassa Anadolu kulturlerinin
Kibele'den beri getirdiği birikimin gene bilinçdışımızda oynadığı rolle
ilgilidir. Bu heykelin Akdeniz dediğimizde aklımıza gelen coşkunluğu,
enginliği, derinliği, sonsuzluğu çağrıştıran hareketli yapısıyla kadınsılığın
inceliğini, duyarlılığını birleştirmesi bize tesir etmiştir. Koman'ın Bach'ta
orneklerini gorduğumuz matematik dizilerini bir tempo ve hareket unsuru olarak
kullanan, parçaların bir butunu meydana getirdiği, ayrıksılıkla uyumu
birleştiren, figurle figur otesini kavuşturan yaklaşımı Akdeniz'de bize
denizin
ve kadınlığın şiirini bir arada duyurmuştur.
NASIL SE ÇTİK?
Hurriyet Hafta Sonu Ekleri ekibi olarak Kultur Sanat Servisi'ndeki arkadaşlarımızın da onerileriyle juriyi belirledik. Her bir juri uyesine Turkiye'nin gelmiş geçmiş butun sanat eserleri içinden kendi 'En İyi 10'larını sorduk. Zaman ve sanat dalı sınırlaması koymadık. Gelen listelerdeki eserleri 1'inciden 10'uncuya doğru sırasıyla; 10, 9, 8, 7 şeklinde puanladık. Butun hesaplamalar bittiğinde puanı en yuksek olandan 100'uncuye doğru bir sıralama yaptık ve boylece son listeyi elde ettik. Jurilerin listelerine, bazı sanatçıların farklı farklı eserleri girdiği, yani oylar bolunduğu için ne yazık ki bazı onemli eserler ya aşağılarda kaldı ya da listeye hiç giremedi. Eserlerin kunyelerinde teyit edemediğimiz bilgilere hiç yer vermemeyi tercih ettik; okurlarımızın anlayışına sığınıyoruz.
**İ ŞTE 100 KİŞİLİK BÜYÜK JÜRİ... (İsimler alfabetik sırayla yazılmıştır.)
Not: Fotoğrafların buyuk halini uzerine tıklayarak gorebilirsiniz...**

Kapital serisi-Arture 159, Kapital IX (Kolonyalizm)-Y uksel Arslan 1971,
30x40 cm, kağıt uzerine karışık teknik, Besi Cecan Koleksiyonu Aldığı puan:
230
ZEK İ COŞKUN YAZDI
G orunmeyeni ortaya çıkardı
Mevcutla yetinen biri değil Yuksel Arslan. Baştan itibaren daimi bir
'yolculuk'tur yaptığı. Menzil diye bir şey yoktur onda. Yoldur aslolan. Olsa
olsa yolustu uğrak yerleri vardır. Ki bunlar, başkalarına keşif olarak
gorunur. Sanayi-pazar urunu standart, tup-konserve tipi malzemeyi bırakıp ilk
ataların toprak, yumurta akı, bal, kemik iliği gibi doğal, canlı kaynaklarına
donuş başka nasıl açıklanır? 'Resim'den otedir yaptığı, 'arture' de artistik
bir adlandırma değildir. Arslan'a dek siyaset, felsefe, ekonomi, tarih,
sosyoloji uzmanlarının her biri 'Kapital'i kendi cephelerinden 'okur'. Oysa
Marx'ın yapıtına hayatiyetini veren, bu disiplinlerin hepsinin ortaklaşa,
yetkin kullanımıyla birlikte muthiş yoğun imgelem gucudur. Serinkanlı
eleştirel çozumlemenin yanı sıra adeta bir ressamın, sinemacının,
edebiyatçının gozunu devreye sokar, kapitalist dunyanın olağandışılığını
gozler onune serer. Arslan, ondan tam 100 yıl sonra 'Kapital'in içindeki
'goz'le çalışmış, mevcut ama kendisine dek gorunmeyeni ortaya çıkarmıştır.

M. ÖZALP BİROL:
Bir çok çalışmaya esin kaynağı oldu Kaplumba ğa Terbiyecisi-Osman Hamdi
Bey 1906, 221.5x120 cm, Tuval ustune yağlıboya, Suna ve İnan Kıraç Vakfı
Koleksiyonu Aldığı puan: 212
' Kaplumbağa Terbiyecisi', hiç şuphesiz, Turkiye'nin hakkında en çok konuşulan
sanat eseridir. Osman Hamdi Bey'in, farklı metaforik okumalara ve yorumlara
çok açık olan bu başyapıtı, sanat ve edebiyat alanlarındaki birçok çalışmaya
da esin kaynağı olmuştur. Konuyla ilgilenenlerin, Mustafa Cezar'ın 'Sanatta
Batı'ya Açılış ve Osman Hamdi' kitabı ile Edhem Eldem'in 'Osman Hamdi Bey
Sozluğu'nun 'Kaplumbağa Terbiyecisi'yle ilgili bolumlerini okumalarını
oneririm.

Cehennemim, Fahrelnissa Zeid 1951, 205x528 cm, tuval uzerine yağlıboya,
İstanbul Modern Koleksiyonu Aldığı puan: 174
LEVENT ÇALIKOĞLU: En ideal kompozisyonudur
'Cehennemim', akılla duygunun, bilinçaltıyla dışavurumun, renkle geometrinin iç içe orulduğu bir başyapıttır. Zeid açısından tum çalışmalarının kalbi, duşuncelerinin şekil bulduğu en ideal kompozisyondur. Hayat hikayesinin ozeti, birey olarak ruh halinin yansıması ve sanatçı olarak kariyerinin doruğudur. Bizans sanatının vitray geleneğiyle 1950'li yılların Paris Okulu arasında sanki organik bir bağ kurmuştur Zeid. Resmi var eden arayış, bir sentezin urunu olmakla birlikte enerjik hareket, gerilim ve bitmeyen yuzey dongusu ilerleyen yıllarda çalışmalarının en karakteristik ozelliği haline gelir.

YAH Şİ BARA: Senelerce kimse satın almadı
1987'de ilk kez bienal yapıldı Turkiye'de. Burhan Doğançay da bienale davet
edilen sanatçılardan biriydi. Galerimin olduğu binada atolyesi vardı, bir
daireyi ona vermiştim, orada çalışırdı. Üç buyuk resim yapacağını soyledi;
'Mavi Senfoni', 'Mimar Sinan', 'Muhteşem Suleyman'. Üçu de 1987'de yapıldı. O
yıllarda buyuk resim çalışan yoktu. Ama Doğançay "Ben muzelik bir şey yapmak
istiyorum" demişti. Bu resim hem akrilik hem kolajdır. Tuval uzerine
yapıştırılmış kağıtlar vardır. İznik seramiklerinin çağrışımları gorulur.
Eser başta çok yadırgandı,
beğenilmedi. Bienalde sergilendikten sonra depoya koyduk. Fiyatı 7 bin
dolardı, senelerce kimse almadı. Doğançay bir isim olduktan sonra Oktay Duran
satın aldı.
Oradan da rekor fiyata Murat Ülker Koleksiyonu'na geçti.
AHU ANTMEN: Hem oncu hem de kalıcı yapıtlardan
Bir
yapıtın kendi doneminin kulturel dinamiklerini ve değerlerini gorsel anlamda
ortaya koyabilmesi ama aynı zamanda sorgulayabilmesi, izleyicinin payına duşen
bir yorum boyutu taşıması hem oncu hem kalıcı olabilen yapıtların ortak
ozelliğidir. Osman Hamdi Bey'in 'Mihrap' adıyla bilinen, ancak tarihçi Edhem
Eldem'in tespit ettiği uzere gerçek adı 'Yaradılış' olan resmi de bu tur bir
resimdir. Tipik bir oryantalist tablo olmasına rağmen dini unsurların
merkezine yerleştirilmiş hamile bir kadını betimliyor olması, insan doğasını
çevreleyen kulturun ve toplumsal değerlerin anlamına dair soru işaretleri
uyandırır. Yuzyıl başında Londra'da sergilenen bu resmin, Osmanlı
modernleşmesinin ozelliklerine dair ipuçları barındıran çok onemli bir
tarihsel gorsel veri olduğunu duşunuyorum. Bu resimle ilgili en ayrıntılı
bilgiyi, Edhem Eldem'in Kultur ve Turizm Bakanlığı Yayınları arasında çıkan
'Osman Hamdi Bey Sozluğu'nde bulabilirsiniz. Bir sanat tarihçisi olarak bu
resmi gorebilmeyi çok isterdim fakat şu an hangi koleksiyonda bulunduğuna dair
dahi kesin bir bilgi yok.

H ÜSAMETTİN KOÇAN:Değişken enerji
Gunun değişen ışıklarıyla her zaman bulunduğu mekana enerji katan bu demir kuşlar, izleyicide tukenmez bir estetik etki yaratmıştır. Bu eserin sanat dunyamızdaki ayrıcalıklı yeri de, metal gibi ağır ve işlenmesi kolay olmayan bir malzeme kullanarak yarattığı değişken enerjinin ozgun ifadesinde gizlidir.

NECM İ SÖNMEZ: Donum noktası
Akademik bir sanat eğitimi almayan Aliye Berger, gravurleri ve baskı resimleriyle bilinirken Yapı Kredi Bankası'nın açtığı yarışmaya bu çalışmasıyla katılmıştır. Dunya modern sanat tarihini kaleme alan sanat tarihçilerinin Berger'in tablosunu birinci seçmeleri Turk sanatında bir donum noktasıdır.

YUSUF TAKTAK: Umarım depoda sağlıklıdır!Şeker Ahmet Paşa'nın ormanı konu
ettiği birçok yapıtı vardır. Oduncu figurunun bu resme katılımıyla farklı bir
çehre kazanmıştır. Sanatçılar tarafından çok iyi bilinen Şeker Ahmet, belki de
John Berger'ın yazısıyla birlikte yeniden gundeme gelmiştir. Berger,
İstanbul'a bir konferans nedeniyle ilk kez geldiğinde, onu, İstanbul Resim ve
Heykel Muzesi'nde ağırladık. Salonları tanıtırken 'Ormanda Oduncu'nun yanına
geldiğinde çakılıp kaldı ve ardından o meşhur yazısını yazdı.
Bu resimde, sanatçı ormanın içindedir. Fırça vuruşları yaprakların kıpırdadığını duyumsatır. Oduncunun çelimsiz duruşunun, Şeker Ahmet Paşa'nın desen bilgisinin zayıflığından kaynaklandığına hukmedenler oldu. Buradan yola çıkarak Osman Hamdi'nin, Sanayi-i Nefise'yi kurarken Paşa'yı oğretim kadrosuna katmamış olması gosterildi çunku akademik bilgi, insan çizmekle ozdeşti. Belki tum bunlar Şeker Ahmet Paşa'nın eğitimci olmaktan uzak, sarayda kalmasını sağladı. Uzun yıllar İstanbul Resim ve Heykel Muzesi binasının yapılmasını bekleyen Turk resminin bu şaheseri, umarım depoda sağlıklıdır!

Turgay Artam: Sanatımızı dunyaya tanıttı
Birçok muzede (Überse Museum Bremen, Institute of Contemporary Art, Danimarka/Charlottenburg, İstanbul Modern Muzesi) sergilenerek Turk çağdaş sanatını dunyaya tanıtmıştır. Gorkemli bir başyapıttır. Hepimizin aklındaki ortak imgelerin en yalın halini dev bir tarihsel bakış açısının derinliğinde izleyiciyle buluşturan bir sanat eseridir.

Cem Erciyes: Herkesin aklına kazındı
Gunumuz Turk resminin en tanınmış imgelerinden biri. Ceylan'ın 'hiper gerçekçi', ince işçiliği yuksek resimlerinden. Konu aldığı insanın yuzunden, bedeninden tuvali aşıp bize kadar ulaşan gerilimiyle sevilen; ofkeyi, esrikliği aktarma gucuyle bizi etkileyen bir Taner Ceylan tablosu.

Bat ı akılcılığı ve Doğulu dunya goruşu arasında bir sentez
Turkiye resim sanatında İslami duşunce geleneğini tasavvufi bir yonelimle çalışmalarına aktaran ve Batı akılcılığı ile Doğulu dunya goruşu arasında kendine ozgu bir sentez geliştirmiş nadir sanatçılardan Erol Akyavaş'ın 1987'de başladığı 'Hallac-ı Mansur' serisi, tasavvuf duşuncesini benimsemiş mistik yazar ve şair Hallac-ı Mansur'dan ismini alır. Kaligrafik formlar ve dini kitaplardan alınma işaretlerle yeni bir biçim ve anlam orgusu yaratır. Hem tuval hem de kağıt uzerine gerçekleştirilen serideki çalışmaların merkezinde Allah'ı temsil eden 'Vav' harfi vardır.

MoMA aldı...
Sanatçı bu eserini bir deftere her gece uyumadan once 'Bugun de Yaşıyorum' yazılı muhru basarak yarattı. Eserin uretildiği yılların siyasi iklimine gonderme yapan bu eser şimdi dunyanın en onemli sanat kurumlarından MoMA'nın koleksiyonunda.

Ç ocukluk evi
Sanatçı bu eseri için ilhamı çocukluğundan aldı. Çaylak Sokak, onun doğduğu evin bulunduğu sokağın adı.
Do ç. Dr. Solmaz Bunulday Hasguler:
Bir meydan okuma
Bu portre, donemi için bir meydan okuma gibidir: Elinde içkisi, dişlerinin arasına sıkıştırdığı piposu, omzundan sarkan kirli çoraplarıyla. Üstune ustluk bir de meydan okurcasına bize bakan kısık gozleri... İşte butun bunlar onu onemli kılıyor.
Kapitone, Altan G urman / 1976, Bilge Gurman Koleksiyonu Aldığı puan: 54

O ğuz Erten: Sanatın geleceğini değiştirecek adım
Çağdaş Turk sanatının oncu isimlerinden biri olan Altan Gurman, Halil Dikmen
ve Zeki Faik İzer gibi Akademi'nin modernist hocalarının oğrencisi olmasına
rağmen 1963'te gittiği Paris'te gorduğu sanat ortamından oldukça etkilenir ve
"Butun bildiklerimi silip baştan başlamalıyım" diyerek sanatsal uretimini
yeniden kurgular. Bu yeni kurgu Turk sanatının geleceğini değiştirecek bir
adım olur.

Ş airin Ölumu, Cihat Burak 1967, İstanbul Modern Koleksiyonu Aldığı puan: 48

Bedri Baykam: Kavramsal sanatın onculerinden...
Çağdaş Turk sanatının 1980'lerde gelecek patlamasının oncesinde yeni bir donemin ilk izduşumlerinin habercisi olan çok değerli bir sanatçıydı. Özellikle yerleşik estetik değerleri sorgulayan 'Montaj' serisiyle, hem pop hem de kavramsal sanatın yurdumuzdaki onculerinden biri oldu. Sade yapıtları, taze bir estetiği yansıtmanın otesinde, militarizm ve katı demokrasiyi çozucu bir guç yansıtmaktadır.

S.kimden A şşa Kasımpaşa Ekolu, Hale Tenger 1990, Rene Block Koleksiyonu
Aldığı puan: 41

Ferhat Yeter:Farkl ı hikayeleri bir araya getiren bir alan
'Kapı', Turkiye çağdaş sanatında ilk defa Uygur tarafından uzerinde çalışılmış bir yuzey. Dort bolumlu tek parça bir zeminle birlikte yaşanmışlıklar sunan kapı, sanatçının kendi bilinçaltını kurgulayarak farklı hikayeleri bir araya getirdiği bir alana donuşuyor.

BEDR İ BAYKAM'IN LİSTESİ1. Kaplumbağa Terbiyecisi, Osman Hamdi Bey2.
Montaj 6,Altan Gurman3. Mohaç Meydan Savaşı, Mubin Orhon4. Kara Gun, Avni
Lifij5. Maskeli Balo,Ali Avni Çelebi6. L'Origine du Monde, 'Courbet'ye
Saygı',Adnan Çoker7. Homage to Caligraphy,Burhan Doğançay8. Kapitalin
Guncelleştirilmesi, Yuksel Arslan9. Fetiş Nesneler III,Nur Koçak10. Spiritual,
Taner Ceylan

En onemli dizilerden
Resimlerinde toprağa bağlı yaşayan Anadolu insanının, çaresiz, yoksul, umutla
beslenen yaşamını anlatan figur resmin buyuk ismi Neşet Gunal'ın en onemli
dizilerinden olan 'Duvar Dibi', 1963'te gerçekleştirdiği 'Duvar Dibi I' ile
başlar ve 1975 tarihli 'Duvar
Dibi IV' ile son bulur.


ARDAN ÖZMENOĞLU'NUN LİSTESİ1. Akdeniz Heykeli - İlhan Koman2. Kaplumbaga
Terbiyecisi-Osman Hamdi Bey3. Harem-İnci Eviner4. Hotel Bristol-Huseyin Bahri
Alptekin5. Blue Dots-Ekrem Yalçındağ6. İsimsiz-Alev Ebuzziya (Papko
koleksiyonu)7. Tree of Life-Bedri Rahmi Eyuboğlu8. Resolved Problems-
Fahrelnissa Zeid9. İsimsiz-Mubin Orhon (Papko koleksiyonu)
10. Pumpkin-Abidin Dino 
Necmi S onmez: Ustalık taşır
Sanatçının henuz 24 yaşındayken gerçekleştirdiği bu tabloda karşılaştığımız
cesaretli yaklaşım ve dinamizm, o donemi paylaşan diğer sanatçılarda
gormediğimiz bir heyecan ve ustalık taşımaktadır.




Bunca emek, al ın teri...Fetiş Nesneler serisi, toplam dokuz resimden
oluşuyor. Nur Koçak: "Butun resimlerime bakınca olduğu gibi bu esere de bugun
bakınca aynı şeyleri duşunuyorum: 'Yaptığım çılgınlık!' diyorum. Bunca emek,
bunca alın teri, bunca goz nuru... Mutlu oluyorum."



















VE L İSTENİN SONRASI...
51. Davut, Serkan Özkaya, 200552. Guneş Saati, Meriç Hızal, 200053. Topak Ev, Nil Yalter, 197354. Mavi Elbiseli Kadın, Nazmi Ziya Guran

55. This Has Been Done Before, Bedri Baykam, 198756. Kurşun Uykusu, Selim Birsel, 199557. Kralların İhtişamı, Erol Akyavaş, 198258. Başkomutan, Cihat Burak, 196959. Boyle Tanıdıklarım Var II, Hale Tenger, 199260. Haremde Goethe, Şehzade Abdulmecit, 191761. Korkuluk, Neşet Gunal62. Sarı Saz, Bedri Rahmi Eyuboğlu63. Gol Kenarı, Hoca Ali Rıza64. İstanbul, Bedri Rahmi Eyuboğlu, 195565. Aynalı Gozde, Mihri Muşfik66. Besmele, Ahmet Karahisari67. Beylerbeyi Cinleri, Ömer Uluç68. Suda, Ayşe Erkmen, 201769. Yeni Vatandaş, İnci Eviner, 200970. Caz Orkestrası, Fikret Mualla71. Saz Heyeti, Cihat Burak72. Teneke Şehir, Antonio Cosentino, 2009-201373. 1881, Taner Ceylan, 201074. Eller serisi, Abidin Dino75. Retrospektif, Adnan Çoker, 199776. Tate Modern'e Giden Yol, Şener Özmen ve Erkan Özgen, 200377. Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat, Fahrelnissa Zeid78. Çocuklar, Neşet Gunal

79. İsimsiz, Adnan Çoker, 1993, Hurriyet Koleksiyonu Sanatçının en etkileyici soyutlarından biri olan bu eser gazetemizin İstanbul'daki binasında sergileniyor.80. Derviş, İlhan Koman, 197081. Portakallı Naturmort, Suleyman Seyyit, 1895-191382. Çakıl Taşı (Otoportre), Bedri Rahmi Eyuboğlu, 1960'lar83. Plan B, Ayşe Erkmen, 201184. Vitrin, Ali Avni Çelebi, 192685. At, Server Demirtaş, 201786. Boşluktaki Kuş, Zeki Faik İzer, 196087. Guneş Arenası, Fahrelnissa Zeid, 195488. Üç Erkek Dort Kadın Ziyaretçiler, Ömer Uluç, 198989. Vav, Erol Akyavaş, 198490. Portre, Mihri Muşfik91. Beyrut, Hale Tenger, 2005-200792. Bilerek, Mehmet Guleryuz, 200993. Gece Vapuru, Neş'e Erdok, 199594. Kırmızı Duğum II, Seyhun Topuz, 201195. Kıt'a, Ahmed Karahisari96. Resistance, Ali Kazma, 201397. Bacaklar, Candeğer Furtun, 1994-199698. Ataturk ve Harbiyeli, Tankut Öktem, 1981-198899. Şu Gurbetlik Zor Zanaat III, Nil Yalter, 2009
100. Siyah Anıt, Adnan Çoker, 1927

Prof. Dr. Hasan B ulent Kahraman'ın listesi
"Çığır açan yapıtlar..."
Bu listede yıldızlarla işaretlenmiş olan yapıtları 20'nci yuzyıl başından 21'nci yuzyıla gelirken ve Turkiye'de bugun guncel sanat dediğimiz oluşuma doğru ilerlerken çığır açan yapıtlar olarak belirledim. 10 sayısı gorsel sanatlar gibi bir alanda akıl almayacak kadar kuçuk. O nedenle bir çok yapıt dışarıda kalıyor. Oysa o yapıtlar da diğerleri kadar onemli. Belki buyuk sıçramalar yapmıyor ama izlekler kuruyorlar. Buradaki ikinci bir sıkıntı Turkiye'deki gorsel sanatların analitik bir şekilde yeterince ele alınmaması. Öyle olunca (veya olmayınca) 'kanon'lar, klasikler çalışılmadı, saptanmadı. Her şey yapıldı ve unutuldu. Ayr ıca bizim gorsel sanatlar dunyamız reddetme, anımsamama ve yok sayma huyuna sahip. Öyle olunca mesela kimse kendisinden onceki bir ustayı saymıyor. Haliyle, bir çizgi ve 'genetik' soy oluşmuyor. Bu bakımdan 10'luk listeyi 20'ye çıkararak boyle bir dizgi oluşturmak istedim. Sanırım 100 yıllık meselelerimizi kapsamaktadır bu liste.
◊ 1. Haremde Beethoven-Abd ulmecid Efendi*
◊ 2. Cami Enteryorleri-Suleyman Seyyid
◊ 3. Otoportreler ve Anadolu motiflerinin stilizasyonlar ı-B. Rahmi Eyuboğlu
◊ 4. Maleviç'e Saygı-Adnan Çoker
◊ 5. Beylerbeyi Cinleri- Ömer Uluç*
◊ 6. Portreler-Ergin İnan
◊ 7. İMÇ Duvar Rolyefi/Ankara GİMA Duvar Rolyefi-Kuzgun Acar:*
◊ 8. Kapitone-Altan Gurman
◊ 9. Nur Ko çak-Fetiş Nesneler*
◊ 10. Sanat Tanıtım Topluluğu-Şukru Aysan
◊ 11. D uşmuş Şehir-Erol Akyavaş*
◊ 12. Pilav ve Tartışma Yeri-Sarkis
◊ 13. İzm'ler-Canan Beykal
◊ 14. Arabesk Serisi ve Mistik Nakliye-Gulsun Karamustafa*
◊ 15. Gerilim Nesneleri-Erda ğ Aksel*
◊ 16. Şukran Moral: Hamam/Genelev*
◊ 17. Mezopotamya Dramaturjileri-Kutlu ğ Ataman
◊ 18. Bir Haremim Olsun İsterdim/Fahişenin Odası-Bedri Baykam*
◊ 19. Michael Morris: Grip-in/Truck Turc-Huseyin Bahri Alptekin*
◊ 20. İstanbul Fotoğrafları-Ara Guler
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.