Özet (TL;DR) @ 2018-03-02T13:42:00.000Z: Gazeteci Müyesser Yıldız, Seyr-i Sabah programında 28 Şubat davasındaki son durumu ve hukuki süreçlerde yaşanan sorunları değerlendirdi. Yıldız, yargılanan konuların hükümete darbeyle alakası…
Seyr-i Sabah
13:42 02.03.2018(Guncellendi 14:11 02.03.2018) URL'yi kısaltın
Gazeteci Muyesser Yıldız, Seyr-i Sabah programında 28 Şubat davasındaki son durumu ve hukuki sureçlerde yaşanan sorunları değerlendirdi. Yıldız, yargılanan konuların hukumete darbeyle alakası olmadığını, bu yuzden yargılanan kişilerin ağırlaştırılmış muebbetle yargılanamayacağını dile getirdi.
Muyesser Yıldız, 28 Şubat davasını yakından takip eden, 101 duruşmanın 98'ini izlemiş bir gazeteci. Yıldız; sivil davaların zaman aşımına uğramasından Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) aslında gun içinde gazete okuyup bunları raporlayan birkaç kişiden oluşan ekip olmasına, bunun bir darbe davası olmaktan çıkmasından, cumhurbaşkanı ve başbakandan talimat almasına kadar aksayan tum yonlerini Seyr-i Sabah programında değerlendirdi:
' 28 ŞUBAT DAVASI SAVCISI FETÖ'DEN TUTUKLU VE İÇERİDE'
"6 yıldır devam eden bir dava bu. Bunun iddianamesini hazırlayan savcı FETÖ'den tutuklu. Bu belgeleri getiren kişinin FETÖ'cu olduğu ve firar ettiği ortaya çıktı. Belgelerin sonradan tanzim edildiği, gerçekte delil diye dosyaya konanların delil olmadığı bilirkişi raporlarıyla tespit edildi. Buna rağmen savcı toplam dort celseye katıldıktan sonra bu mutalaayı verdi. Dosyaya ne kadar vakıf değerlendirmelerinize bırakıyorum.
Başta Mesut Yılmaz olmak uzere o donemin en kilit iki ismi Meral Akşener ve donemin Adalet Bakanı Şevket Kazan'dı. Her ikisi de geldi ve tanıklık yaptı. Her ikisi de bunun bir darbe olmadığını soyledi. Bir tek Tansu Çiller buna darbe dedi, çunku yeni hukumet kurulurken başbakanlık gorevi ona verilmedi.
Şevket Kazan partisinin en onemli ismi. Sonrasında Şevket Bey'in bu ifadesini yaşlılığına vererek geri aldırmak istediler. Rahmetli Necmettin Erbakan'a boncuk boncuk terlettirilerek imzalatıldığını soylendi. Ama bizzat Tansu Çiller'in ona mecliste imzalattığı ortaya çıktı.
Velev ki Milli Guvenlik Kurulu (MGK) kararı yanlıştı. Bunu uygulamaya koyan bir yığın bakan, emniyet muduru, burokrat ve vali var. Neden sadece Turk Silahlı Kuvvetleri (TSK) one surulup suçlu bulunuyor?
İddianamede mahkumiyet istenen şu nokta var çok enteresan: TSK, cemaat mensuplarının ordudan atılmasına neden oldu deniyor. Bir yandan Turkiye'de ordudan FETÖ'culer temizlenmeye çalışılıyor, ote yandan 28 Şubat davasında FETÖ'culer ordudan neden atıldı diye soruluyor. Çok buyuk bir çelişki bu.
**
(C) AA/ Evrim Aydın
' DURUŞMANIN SİVİL AYAĞI ZAMAN AŞIMINA GİRDİ'**
Ne kadar istismar edildiği ortada. Sivil ayağı 20 yıl geçtiği için zaman aşımına girdi. Eğer bir kesimi tatmin etmek için değilse bu demeçlerin amacı, Mustafa Bilgili yani tutuklu savcı sivil ayakla ilgili de iddianame hazırlanmıştı ama devreye girmedi. Bilgili'nin 4-5 sene once hazırladığı iddianameyi yururluğe koyar ve zaman aşımından kurtarırlarsa ilerler mi bilmiyorum. Bunun ne kadar hukuki olacağını da bilmiyorum. Bu çelişkileri gidermek için Bilgili'yi serbest bırakmaları ve iddianameyi de ona vermeleri gerekir.
Başbakan ve Cumhurbaşkanı açıklamalarına gelince… Duruşma hakkında fikirlerini soyleyebilirler ama onlar devam etmekte olan bir dava için hukum veriyorlar. En ağır cezayı alacaklar dediler. Ben olsam Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını heyetin onune koyar ve boylesi durumda savunma yapmanın anlamsız olduğunu soylerim.
' BÇG ADI VERİLEN OLUŞUM GAZETEDEKİ HABERLERİ OKUYAN BİR GRUP ASKER'
Net olarak o zamanki adıyla cemaatin o zamanki askeriye içinde nasıl bir hedefi ve yapılanması olduğu o kadar net bir biçimde anlatılmış ki halen şu andaki iktidar FETÖ ile mucadelede bilançoyu verirken o zamanki rakamları veriyor. Cemaatin bu yapılanmaya hazırlanmasını fişleme olarak veriyorlar. Fişleme suçtur diyorlar. Biz, bugunku yasama ve durumla o donemi sorgulamaya çalışıyoruz.
Bu çalışmaları yapanlar TSK değil Milli İstihbarat Teşkilatı'dır. Dosyada bunlar var. Eylul-Ekim 1996'da donemin Cumhurbaşkanı merhum Suleyman Demirel'e ilk brifingi verenler MİT'tir. Genelkurmaya da bu brifing veriliyor. Ondan sonra 28 Şubat 1997 MGK'sı yapılıyor. Bunlar suçsa o donemin istihbarat teşkilatından da hesap sorulması gerekiyor.
Batı Çalışma Grubu illegal bir yapılanma olarak niteleniyor. Koca bir orgut gibi sunuluyor ama toplam 15-20 kişiden oluşan, ki adam olmadığı için Kara Kuvvetleri'nde bir dairede gorevli kişiyi geçici gorevli olarak tanımlamışlar. Bunların gorevi gazeteleri okuyup televizyonları seyredip irticai faaliyet var mı diye bakmak, komuta katına bilgi sunmak. Bu tamamen yasal bir faaliyet. MGK'dan uniteler oluşturulmasına yonelik karar çıkmış, başbakanlıktan bununla alakalı genelge yayınlanmış. TSK da kendi çapında kuçuk bir oluşum kurmuş. Uzman kişi değil bunlar. Yaptığı tek iş gazete okuyup haberleri izleyip komuta kademesine rapor hazırlamak."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.