Özet (TL;DR) @ 2018-03-02T20:15:00.000Z: Rus köşe yazarı İrina Alksnis, Sputnik için kaleme aldığı makalede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dünkü Federal Meclis konuşmasının Batı’da uyandırdığı yankıları değerlendirdi.
Rus koşe yazarı İrina Alksnis, Sputnik için kaleme aldığı makalede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dunku Federal Meclis konuşmasının Batı'da uyandırdığı yankıları değerlendirdi.
Yazısına "Vladimir Putin'in en onemli ve anlamlı konuşmalarının listesinin başında genel olarak Munih'te yaptığı konuşma yer alıyor" ifadeleriyle başlayan Alksnis, şoyle devam etti:
' PUTİN İLK KEZ 11 YIL ÖNCE MEYDAN OKUDU'
"Tam da o zaman, 11 yıl once, (Munih) guvenlik konferansında Rus lider ilk kez, o zamanki dunyanın tek kutuplu modelinin derin adaletsizliğini, temelden kabul edilmezliğini ve reform ihtiyacını ortaya koyarak, bu modele herkese açık bir şekilde meydan okudu.
Ancak burada kilit oneme sahip bir husus goz onunde bulundurulmalı: Putin'in Munih konuşması en çok Rusya'da yeni çığır açan bir konuşma olarak algılanmıştı.
Batı'daysa Putin'in sozleri, o zamanlar çok daha sınırlı ve karmaşık tepkilere neden oldu. Konuşma daha çok etkisinin kalanını da kaybeden, can çekişen bir devletin son umutsuzluk çırpınışları olarak algılandı. O zamanki Batılı liderlerin Putin ile ilgili yorumları genel olarak, belli belirsiz bir uçuncu dunya ulkesinin liderinin nasıl boyle bir şeye curet ettiği konusunda ironi ile kızgınlık ifade eden soylemlerden ibaretti.
' MÜNİH KONUŞMASI DÖNÜM NOKTASI OLARAK ALGILANMAYA BAŞLANDI'
Munih konuşması, ancak Putin'in 2007'de soylediklerinin uygulamaya geçtiğini ortaya koyan son yıllarda simgesellik kazandı ve bir donum noktası olarak algılanmaya başlandı.
Rus liderinin Federal Meclis'e seslendiği bu yılki konuşmasıysa kabul edilmek için bu kadar çok bekleyecek gibi gorunmuyor. Kuşkusuz Putin'in dunku konuşmasının Batı tarafından Rus liderinin en onemli konuşmaları listesinin belki de en başına getirildiğini soylemek mumkun.
Bu konuşma sadece onumuzdeki haftalarda ve aylarda değil, muhtemelen onumuzdeki yıllarda da uzmanların yaptıkları analiz ve yorumların odağında bulunmaya devam edecek.
' BATI MEDYASI PUTİN'İN KONUŞMASINA 1 SAAT BOYUNCA TEPKİ GÖSTERMEYİP SONRA SON DAKİKA NOTUYLA HABERLEŞTİRDİ'
Konuşmanın ne derece bir şok yarattığı konusunda kuçuk, fakat oldukça onemli bir detaydan yorum yapılabilir. Batı medyası Putin'in konuşmasına neredeyse 1 saat boyunca hiçbir şekilde tepki gostermeyip ardından el birliğiyle 'breaking' (son dakika) notuyla haberleştirdi. Dunyanın onde gelen medya kuruluşlarının 'son dakika' haberi yayınlamadan once bir saat boyunca 'sersemlemesi' her şeyi anlaşılır hale getiriyor.
Batının ilk tepkisine gelince, kilit nokta olarak birkaç husus one çıkıyor.
' PUTİN'İN KONUŞMASI MEYDAN OKUMA ŞEKLİNDE YORUMLANDI'
Maalesef medya kuruluşlarının onemli bir kısmı Putin'in yaptığı konuşmayı her zamanki şablona gore meydan okuma olarak değerlendirdi. The Guardian, Evening Standard, ABC, Reuters ve diğer medya kuruluşları Rus liderinin konuşmasını meydan okuma şeklinde yorumladı.
Bu kuruluşların bir kısmı geleneksel olarak ikinci derece oneme sahip bazı detaylara vurgu yapmayı tercih etti. Örneğin İngiliz The Telegraph yazarı, Rus liderin soğuk algınlığı geçirdiğini duşunerek yaptığı haberi Putin'in podyumdaki tutumunu ayrıntılı bir şekilde tarif ederek tamamlamış. İngiliz basınının temel taşlarından biri olan bir basın kuruluşunun bu şekildeki yaklaşımı, Batı medyasının içinde bulunduğu kriz hakkında yeterince ipucu veriyor.
' ABD İÇİN BİR SİNYAL'
Ancak, ilk tepkilerinde dahi bayağılıklarının otesine geçip Vladimir Putin'in konuşmasında hayali bir savaşçılığın daha fazlasını gorebilen diğer medya kuruluşlarının hakkını vermek lazım. Örneğin Bloomberg ve hatta CNN, Rusya Devlet Başkanı'nın konuşmasının her şeyden once ABD için bir 'sinyal' içerdiğini kaydetti.
Alman Die Welt gazetesinin yazarıysa, Putin'in yeni silahlarla ilgili açıklamalarını 'uyanarak ayakta alkışlayan' salonda bulunan dinleyicilerin coşkusuna dikkat çekmiş.
Teorik olarak bu nokta, son yıllarda çalışmalarının kilit yonlerinden bir tanesinin Rus elit tabakasını bolmek olan Batılı kodamanların uzerinde duşunup aydınlanacağı ayrı bir madde oluşturmalı. Fakat uygulamada gorulebileceği gibi Batı'daki siyasi Rusçuluk oyle bir seviyeye duştu ki, boyle bir aydınlanmanın olup olmayacağı belirsiz.
' BATILILARIN RUS LİDERİ BU KEZ DUYUP DUYMADIĞI BİR SÜRE SONRA BELLİ OLACAK'
Ancak belki de, Putin'in Batı'nın algısındaki konuşmasının başlıca sonucu, kaderin bir cilvesi olarak adlandırılabilir.
2007'de Vladimir Putin Batı'ya, Batı'nın topraklarına gelmiş ve sesini duyurmayı başaramamıştı. 2018'deyse Moskova'da yerli bir Rus etkinliğine katıldı, ancak bu kez tum dunya onu dinledi. Gerçi Batılı ortakların Rus liderini bu kez duyup duymadıkları bir sure sonra belli olacak."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.