Özet (TL;DR) @ 2018-02-25T16:48:18.000Z: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı Kan, 28 Şubat sürecinde hem Türkiye'nin, hem de ablası Merve Kavakçı'nın yaşadıklarını anlattı.



Turkiye

16:48 25.02.2018URL'yi kısaltın

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı Kan, 28 Şubat surecinde hem Turkiye'nin, hem de ablası Merve Kavakçı'nın yaşadıklarını anlattı.

(C) AA/ Arşiv

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakçı Kan, 28 Şubat surecinde yaşanılanlara ilişkin yaptığı konuşmada, o donem ablası Merve Kavakçı'nın çocuklarının okulda yuhalatıldığını soyledi.

Partisinin Yalova Kadın Kolları 5. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Kan, şu ifadeleri kullandı:

' BİZİ DÜNYA ALEME REZİL EDEN O CÜMLE'

  • O donemin başbakanı 'burası devletin en yuce makamıdır' dedi. Halbuki bahsettiği yer Turkiye Buyuk Millet Meclisi'dir. Ama milletin meclisini de o anlayış işgal etmiştir. 'Burası devlete meydan okunacak yer değildir' der ve akabinde de o son cumle gelir. Ezberimizde olan bizi dunya aleme rezil eden o cumle. 'Lutfen' ile başlar. Ne de naziktir. 'O kadına haddini bildirin' diye biter. Bir kadın kadına haddi nasıl bildirilir Turkiye gorur.

  • Vatandaşlıktan çıkartırsınız, evine gece vakti başsavcı gonderirsiniz, sonra birden merhamete gelirsiniz, sanki Turkiye Cumhuriyeti'nde o donem için hiçbir kadına haksızlık yapılmamış gibi başsavcıyı geri çekersiniz. Hakkında iftiralar atarsınız. Her sayfada ayrı haber yaparsınız.

' BİR KADINA HADDİ NASIL BİLDİRİLİR?'

  • Bir kadına haddi nasıl bildirilir? Şerefine namusuna laf soylersiniz. Basit. Sonuçta kendi başına ayakta durmaya çalışan bir kadın. Öyle bir hale getirirsiniz ki; dostları onu gorunce yolunu çevirir hale gelir. Korkarlar, endişelenirler ama yetmez. Bir kadını, bir anneyi nasıl uzebilirsiniz? Çocukları var iki tane. Harika fikir. Çocukları da okulda yuhalatırsınız. Onlar da haddini bilsin.

' O ANLAYIŞ İÇİN VATANDAŞ ADETA EZİLECEK BİR BÖCEK'

"Seçilmiş bir hukumet, seçilmiş bir başbakan istifaya zorlanmış, ama bu ne şekilde olmuş?" diye soran Kan, şoyle devam etti:

  • O zamanın Turkiye'sinde hakim olan ceberrut devlet anlayışı ile hareket eden; ki o anlayış nasıl bir anlayış, 28 Şubat ve 80 donemi Turkiye'si ve ondan evvelki gunlerin Turkiye'sinde devlet, milletin hizmetinde değil, asıl olan devletin varlığı ve milletin kendi tanımladığı kalıba uymayan kısmını, ekseriyetini yok sayan bir devlet anlayışı. O anlayış için vatandaş, millet adeta ezilecek bir bocek.

' SAĞCI SOLCU GENÇLER BİRBİRİNE DÜŞTÜ'

  • 60 ve 80 darbesinde o devletin başı ne diyor? Sağdan- soldan şartlar olgunlaştı, sağcı- solcu gençler birbirine duştu, şartlar olgunlaşınca, yeterince kan akınca, yeterince kan akıttırılınca mecburen o donemin devlet anlayışı, o donemin vahşi zihniyeti, maalesef o donemin devlete, millete hizmet etmekten çıkmış olan askeri idaresi mecburen olaya el koyuyor. ve ne oluyor, sağcı solcu deniyor. O birbirine duşurulen gençler hapishanelerde çuruyor. 80 donemi boyle geçiyor.