Özet (TL;DR) @ 2018-03-03T13:11:00.000Z: FETÖ'nün 'Mülkiye Yapılanması' davasında hapis cezası alan Hüseyin Avni Mutlu ve Hüseyin Çapkın hakkındaki mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçede, her iki ismin de 'kime hizmet ettiğini…
FETÖ'nun 'Mulkiye Yapılanması' davasında hapis cezası alan Huseyin Avni Mutlu ve Huseyin Çapkın hakkındaki mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçede, her iki ismin de 'kime hizmet ettiğini bilecek tecrube ve birikime sahip' oldukları belirtilerek, "Harekete geçmeyerek bilinçli yardımda bulundukları kanaatine varılmıştır" denildi.
FETÖ'nun 'Mulkiye Yapılanması'na ilişkin eski İstanbul Valisi Huseyin Avni Mutlu ve eski İstanbul Emniyet Muduru Huseyin Çapkın'ın da aralarında bulunduğu 8 sanığı çeşitli hapis cezalarına çarptıran ve 6 sanığın da beraatine karar veren mahkeme heyeti, gerekçeli kararını açıkladı.
Mahkeme heyeti, 200 sayfalık gerekçeli kararında Huseyin Avni Mutlu ve Huseyin Çapkın'ın 'orgutun illegal tum eylemlerine ve işlemlerine seyirci kaldığını, bu eylemleri yapan orgut mensuplarının gorevden alınması hususunda gerekli duyarlılığı gostermediğini, ilgili kişi ve kurumları zamanında uyarmadığını' belirtti.
Kararda, Çapkın ve Mutlu'nun orgutun devlet içerisindeki tehlikeli, hakkı, hukuku pervasızca çiğneyen ve paralel devlet oluşturmaya yonelik yapısını bilmesine karşın harekete geçmeyerek bilinçli şekilde yardımda bulundukları kanaatine varıldığı bildirildi.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 200 sayfalık gerekçeli kararda FETÖ/PDY'nin kuruluşu, amacı, hiyerarşik yapısı, orgutun istihbarat ağı, illegal yapılanması, haberleşmede kullandığı yontemler, mali yapısı" ayrıntılı olarak anlatıldı. Gerekçeli kararda davada yargılanan her sanık hakkında ayrı ayrı değerlendirmelerde bulunuldu.
' HÜSEYİN AVNİ MUTLU TECRÜBELİ BİR MÜLKİ AMİR'
(C) AA/ İsa Terli
Gerekçeli kararda, 3 yıl 1 ay 15 gun hapis cezasına çarptırılan Mutlu'nun 2010 yılında İstanbul Valiliği'ne atandığı, yaşı ve gorev yaptığı il ve ilçeler nazara alındığında son derece tecrubeli bir mulki amir olduğu vurgulandı.
Gerekçeli kararda Mutlu'nun İstanbul'da goreve geldiği tarih ve sonrasında, FETÖ'nun şuphe yaratan ve ilerleyen zaman içinde kumpas soruşturmaları olduğu ortaya çıkan bir çok adli ve idari işlemlerine tevessul ettiği, devletin çeşitli kademelerine ve ozellikle de emniyet ve adli kurumlarına sızdığı ve bu şupheli işlemleri bu sayede gerçekleştirebildiği belirtildi.
Gerekçeli kararda, "Bu ortamda 7 Şubat 2012 tarihinde MİT Musteşarımıza FETÖ/PDY silahlı teror orgutu tarafından kurulan tuzak ortaya çıktığında artık orgutun amacının ve kimlere, hangi yabancı devletlere hizmet ettiğinin netleşmeye başladığı, orgut liderinin kendisine yapılan çağrıya rağmen ısrarla ulkemize gelmeyerek kendisini koruyan ve kullanan yabancı devletlerin himayesi altında ve onların emperyalist çıkarlarının hizmetkarı olarak kalmayı tercih ettiği, bu şekilde hizmet hareketi kavramının anlamının herkesçe anlaşıldığı ve bu durumun sanıkça da bilinmemesinin imkansız olduğu kanaatine varılmıştır" denildi.
' SANIĞIN BAKIŞ AÇISINI ORTAYA KOYDUĞU ANLAŞILDI'
Gerekçeli kararda şu değerlendirmede bulunuldu: "Bu ortamda sivil darbe girişimi olan 17-25 Aralık surecine gelindiği, sanığın bulunduğu konum ve yaptığı gorev itibariyle orgutun amacının meşru ve seçilmiş hukumetimiz ve başbakanımızı gorevinden duşurmek olduğunu bilmemesinin mumkun olmadığı, zira gerektiğinde kendisinin de kabul ettiği uzere teror orgutu lideri ile doğrudan telefon goruşmesi yaptığı ve incelenen HTS kayıtlarına gore orgutle irtibat ve iltisakı bulunan kişiler ve ayrıca tepe yoneticileri (Dilaver Azim, Talip Buyuk, Mustafa Özcan, Mustafa Yeşil, Şerif Ali Tekalan gibi) dahil olmak uzere bir çok kişi ile goruştuğu anlaşılmıştır. Tanık Halil Guneş tarafından, sanığa vali olması sebebiyle kalmakta olduğu huzur evinde orgutun illegal bir şekilde baskı yaparak para toplamaya zorladığı, tehdit yontemlerine varan ve bir çeşit nitelikli gasp suçuna kadar değerlendirilebilecek seviyede orgutsel ciddi bir suç sanığa ihbar edildiğinde, yaptığı gorev itibariyle derhal buna el koyarak ilgili kolluk ve adli birimleri harekete geçirmesi gereken, beklenen sanığın bunu yapmadığı gibi tanığı susturarak ve 'Seni buradan gonderirler' şeklinde beyanda bulunarak, korkutarak durumu ortbas ettiği ve bu orneğin sanığın orgute bakış açısını, yardım kastını net bir şekilde ortaya koyduğu anlaşılmıştır."
' BİLİNÇLİ ŞEKİLDE YARDIMDA BULUNDU'
"Sanığın oğlunun orgute bağlı okulda eğitim gormuş olması, HTS kayıtlarına yansıyan orgut ile ilgili onemli kişilerle irtibatı, aramada elde edilen kitaplar her ne kadar orgut uyeliği suçuna ilişkin yeterli delil niteliğinde olmasa da sanığın orgute ve ideolojisine yakınlığı anlamında kanaat verici bulunmuştur" denilen gerekçeli kararda, "Sonuç olarak sanığın gorev yaptığı İstanbul Valiliği sırasında gerçekleşen soz konusu orgutun illegal tum eylemlerine ve işlemlerine seyirci kaldığı, bu eylemleri yapan orgut mensuplarının gorevden alınması hususunda gerekli duyarlılığı gostermediği, kendisine itimat ederek İstanbul Valiliği gorevine kadar getiren ilgili kişi ve kurumları bu konuda zamanında uyarmadığı ve bu surette orgutun devlet içerisindeki tehlikeli, hakkı ve hukuku pervasızca çiğneyen ve paralel devlet oluşturmaya yonelik yapısını bilmesine karşın harekete geçmeyerek bilinçli şekilde yardımda bulunduğu kanaatine varılmıştır" ifadeleri yer aldı.
' ÇAPKIN ÖNLEYİCİ TEDBİR ALMADI'
2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Huseyin Çapkın'ın da son derece tecrubeli bir emniyet muduru olduğu ifade edilen gerekçeli kararda, Çapkın'ın İstanbul'da goreve geldiği 29 Haziran 2009 tarihi ve sonrasında MİT Musteşarı'na FETÖ tarafından kurulan tuzağın ortaya çıktığı ve sivil darbe girişimi olan 17-25 Aralık surecine gelindiği anlatıldı.
(C) AA/
Gerekçeli kararda, "Sanığın bulunduğu konum ve yaptığı gorev itibariyle orgutun amacının meşru ve seçilmiş hukumetimiz ve başbakanımızı gorevinden duşurmek olduğunu bilmemesinin mumkun olmadığı, zira bu kapsamda beyanı alınan tanık Mehmet Yeşilkaya'nın ifadesine gore 13 Aralık 2013 tarihinde sanıkla gerçekleştirdiği goruşmede bazı şube mudurlerinin hukumetimiz aleyhine şupheli nitelikte bir çalışma ve hazırlık içinde oldukları yonunde duyumlarının olduğunu beyan etmesine rağmen sanığın, geçmişte yukarıda zikredilen kamuoyunda şuphe ile karşılanan bir çok soruşturmanın da yapıldığını bilmesine rağmen bu konuda gerekli onleyici tedbirleri almadığı anlaşılmıştır. İl emniyet muduru konumundaki sanığın yaşı ve son derece tecrubeli olması karşısında bu şube mudurlerinin amacını ve kimlere hizmet ettiklerini bilmemesinin mumkun olmadığı anlaşılmış ve her ne kadar orgut uyeliği suçuna ilişkin yeterli delil dosya kapsamı itibariye mevcut olmasa da bu pasif hareket tarzı sanığın orgute bakış açısı anlamında mahkememizce kanaat verici bulunmuştur. Sonuç olarak sanığın gorev yaptığı İstanbul Emniyet Mudurluğu sırasında gerçekleşen soz konusu orgutun illegal tum eylemlerine ve işlemlerine seyirci kaldığı, bu eylemleri yapan orgut mensuplarının gorevden alınması, durdurulması hususunda gerekli duyarlılığı gostermediği, kendisine itimat ederek İstanbul Emniyet Mudurluğu gorevine kadar getiren ilgili kişi ve kurumları bu konuda zamanında uyarmadığı ve bu surette orgutun devlet içerisindeki tehlikeli, hakkı ve hukuku pervasızca çiğneyen ve paralel devlet oluşturmaya yonelik yapısını bilmesine karşın harekete geçmeyerek bilinçli şekilde yardımda bulunduğu kanaatine varılmıştır" denildi.
DAVA 10 ŞUBAT'TA KARARA BAĞLANMIŞTI
6 sanık hakkında yonunde her turlu şupheden uzak, kesin delil olmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği kaydedilen gerekçeli kararda, ceza alan diğer 6 sanığın da Bylock kullanmaları, Bank Asya hesaplarındaki hesap hareketi, sanıkların çocuklarını orgutle bağlantılı olduğu bilinen eğitim kurumlarına 2014-2015 yıllarında gondermeleri gibi gerekçelerle ceza verildiği anlatıldı.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 10 Şubat'ta FETÖ'nun Mulkiye Yapılanması'na ilişkin 14 sanıklı davayı karara bağlamıştı. "Örgut içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte orgute bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan eski İstanbul Valisi Huseyin Avni Mutlu'yu 3 yıl 1 ay 15 gun, eski İstanbul Emniyet Muduru Huseyin Çapkın'ın da 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar veren mahkeme heyeti, Huseyin Avni Mutlu'nun tahliyesine, Huseyin Çapkın'ın da yurt dışına çıkışını yasaklamıştı. 6 sanığın tum suçlardan beraatine karar veren mahkeme heyeti, 6 sanığı da çeşitli hapis cezalarına çarptırmıştı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.