Özet (TL;DR) @ 2018-02-26T01:03:00.000Z: Hakan Güneş’e göre Suriye ordusu milislerinin Afrin’e girişi yeni sayfa açarken, Türkiye’nin karşısına, daha fazla aktör çıkmış oldu. Güneş, Suryieli milislerin gönderilmesine karşılık hava sahasının…



Hakan Guneş'e gore Suriye ordusu milislerinin Afrin'e girişi yeni sayfa açarken, Turkiye'nin karşısına, daha fazla aktor çıkmış oldu. Guneş, Suryieli milislerin gonderilmesine karşılık hava sahasının kapanmamasının ise pazarlık anlamı taşıdığını soyledi.

(C) AA/ Raşit Aydoğan

Afrin'e yonelik Turkiye'nin operasyonu surerken Suriye ordusuna bağlı milislerin Afrin'deki PYD yoneticilerinin yaptıkları çağrıların ve yapılan goruşmelerin ardından kente girmesi bolgede farklı bir resmin oluşmasına yol açtı. Şam ile YPG arasında anlaşmaya varıldığı iddia edilirken, YPG'nin elinde bulundurduğu bazı noktaları Suriye ordusuna teslim etmiş gorunuyor.

Suriye'nin kuzeyinde oluşan yeni resmin ne anlama geldiğini ve nereye evrilebileceğini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Öğretim Gorevlisi Doç. Dr. Hakan Guneş ile konuştuk.

' TÜRKİYE AÇISINDAN OYUN DAHA DA KARMAŞIKLAŞTI'

Hakan Guneş, Suriye ordusuna bağlı milislerin Afrin'e giderek Suriye savaşında yeni bir sayfayı açtıklarını belirterek, bu durumun Turkiye açısından oyunu karmaşıklaştırdığını ve işleri daha zor hale getirdiğini soyledi:

"Afrin'e Suriye ordusuna bağlı milislerin gitmesi her şeyden once bu Suriye savaşında yeni bir sayfa açtı. Bu sayfanın da henuz başlarındayız, nereye gideceğini anlamamız için bu onemli bir gelişme oldu. Turkiye açısından oyunu biraz daha karmaşıklaştırdı şuphesiz. Çunku sadece PYD ile savaşmak uzere girdiği coğrafyada şimdi karşısına daha fazla aktorun arkasında olduğu bir milis guçten soz ediyoruz ki bunun orduyla takviye edilmeyeceğini de henuz bilmiyoruz. Şu anda TSK, Afrin'in çevresinde konuşlanmayı başarabilmiş durumda, şu ana kadar harekat temposundan anladığımız kadarıyla Afrin merkezi ve yerleşim yoğunluklu bolgelere varışına da bir hayli zaman var. Bu sure zarfında farklı milis guçlerin ve hatta belki Suriye ordusunun bizzat kendisinin gelme ihtimali işleri gerçekten Turkiye açısından daha zor hale getiriyor, en açık anlamı bu oldu bu son gelişmenin."

' RUSYA KÜRESEL ÖLÇEKTE BAKIYOR'

Guneş, gelişmelere Şam'ın sadece Suriye duzeyinde, İran'ın bolge duzeyinde baktığını Rusya'nın ise kuresel olçekte baktığını belirtti ve Rusya'nın bazı konularda Şam'dan ayrıldığını soyledi:

"Ruslar, Şam'dan bazı konularda ayrılıyor, bu da gayet anlaşılır. Çunku, Şam yonetimi sadece Suriye duzeyinde bakıyor, İran bolge duzeyinde bakıyor, Rusya ise daha kuresel olçekte bakıyor diyebiliriz. Bunun anlamı şu: Yani Şam, Suriye'nin geleceği açısından Kurtleri bir yere konumlandırıyor ve Turkiye'yi daha buyuk bir sorun olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla Kurtlerin, Turkiye'nin kontrolu altına girmesini çok arzu etmiyor fakat belli ki Rusya'yı bu konuda çok ikna edebilmiş değil. Çunku Rusya da Turkiye'yle farklı bir ilişki surduruyor. Yani Rusya, Turkiye'nin NATO ile daha mesafeli olacağını umuyor, enerji alanı başta olmak uzere ekonomik ilişkiler soz konusu oluyor."

' MİLİSLERİN GÖNDERİLİP HAVA SAHASININ KAPATILMAMASI PAZARLIĞIN OLDUĞUNA İŞARET'

Guneş, İsrail uçağını duşurenin Şam olduğuna dikkat çekerek, hava sistemlerinin Turk uçaklarına kilitlenme durumuna Şam'ın karar vereceğini dile getirerek, Şam'ın Afrin'e milis gonderip hava sahasını kapatmamasını ise pazarlığın ve tartışmaların surmesi olarak değerlendirdi:

"Dolayısıyla belirli bir olçude Şam'ı Rusya'nın ikna ettiğini soyleyebiliriz. Çunku bizde hep hava sistemlerinin Turk uçaklarına kilitlenip kilitlenmeyeceğine Rusya'nın karar vereceği soyleniyor ama tam olarak oyle değil. Buna karar verecek olan Şam yonetimi. Nitekim İsrail uçağını duşuren Rusya değil, esas itibariyle Şam'dır. Eğer Turkiye'ye yonelik boyle bir şey olsaydı da Rusya duşurmuş olmayacaktı. Burada aslında yine beklentileri, tahminleri biraz boşa duşuren şu gelişme oldu: Milislerin gelişinin karar altına alınmasını takiben --yani geride bıraktığımız uç-dort gun içerisindeki gelişmelerden bahsediyoruz- otomatik olarak hava sahasının kapanacağı bekleniliyordu. Çunku bir tur yardım kararının ardından oncelikle oraya milis gondermekten ziyade hava sahasının kapatılması beklenirdi. Dolayısıyla bu soruna tam da buradan girmek lazım. Hava sahasını kapatmadı fakat desteklediği guçlerin milisleri gonderildi, nasıl oluyor bu? Asıl soru işareti burada ve bu tuhaf bir durum. Bunun detayları çıkacak, hiçbirimiz tam anlamıyla vakıf değiliz ama belki sahadakiler bizden bile daha vakıf değiller çunku ortada buyuk bir pazarlığın ve tartışmanın olduğunun işaretleri bunlar. Yani hava sahasını kapatmadan aşağıda milis gondermek başka turlu izah edilemez. Salt gostermelik bir manevra ya da askeri taktik olarak yorumlayanlar da oldu fakat tabloyu tam olarak açıklamak için yeterli değil. Ben bu durumu henuz bitmemiş bir pazarlık olarak değerlendiriyorum."

' RUSYA, TÜRKİYE'Yİ ABD İLE TEKRAR YAKINLAŞMASINI ENGELLEYECEK ŞEKİLDE YAKIN MESAFEDE TUTMAYA ÇALIŞIYOR'

ABD ile tekrardan yakınlaşmasını engellemek için Rusya'nın Turkiye'yi yakın mesafede tuttuğu yorumunu yapan Guneş'e gore Rusya, Turkiye'ye Azez-Cerablus'u İdlib'e bağlayabilecek bir kuzey koridorunun tamamlanmasına kadar hava sahasını kapatmayacak:

"Rusya'nın pozisyonunu ise şoyle goruyorum: Rusya, Turkiye'yi ABD'ye eski yakınlık noktasında yani ABD ile tekrar yakınlaşmasını engelleyecek şekilde yakın mesafede tutmaya çalışıyor ve bazı sınırlar içerisinde Turkiye'ye bazı tavizler vermeye yatkın bir durumda. Bunu da Afrin orneğinde gorduk. Ama benim tahminim, tabii burada tahmin yapmak ne kadar yerinde olursa, Rusya'nın şu ana kadarki davranışlarından anladığım kadarıyla-daha once Azez, Cerablus operasyonunda da benzer bir eğilim geliştirmişti- Rusya, bir yerde set çekmeye meyil ediyor ve gorebildiğim kadarıyla bir Azez-Cerablus'u İdlib'e bağlayabilecek bir kuzey koridorunun tamamlanmasına kadar da hava sahasını kapatmama eğiliminde olduğunu goruyorum."

' TÜRKİYE'NİN GÜVENLİK KORİDORU OLUŞTURMASI SAĞLANACAK'

Suriye'den çekilmenin Turkiye'de iktidar açısından siyasi olarak çok buyuk bir hezimet olacağı yorumu yapan Guneş'e gore ABD'nin yeşil ışık yakmasıyla Turkiye'nin guvenlik koridoru oluşturmasına olanak verilecek:

"Şimdi, Tel Rifat'ın ustunden geçilebiliyor. Tel Rifat henuz Turkiye'nin o 'kıyı başları' diye tarif edilen altı-yedi tane kuçuk yeşil nokta açılmıştı hatırlarsak, şimdi bunlar henuz birbirine tam olarak bağlanıp yekpare bir blok ve Azez'le İdlib bolgesini bağlayacak bir kuşak haline henuz gelmedi. Turkiye'nin en azından bu konuda çok ısrarcı olduğunu anlayabiliyoruz. Tahmin edileceği gibi geri çekilme soz konusu değil şu anda. Bu siyasi olarak çok buyuk bir hezimet olur Turkiye'deki iktidar açısından, bu savaş kararını alanlar açısından. Dolayısıyla boyle bir goruntunun yaratılmaması için asgari olarak bir tutunma ve koridor oluşturmanın gerekliliği soz konusu. Buna ABD'lilerin de yeşil ışık yaktığını biliyoruz, yani belirli olçulerde olması, bir guvenlik koridoru kurulması gibi cumleleri pek çok ulke sarf etti. Şu anda en azından bunu sağlayacaklarını ben duşunuyorum. Bu neredeyse kesin."

' HAVA SAHASINI KAPATMAMAK MİLİS YOLLAMAMAKLA AYNI ŞEY'

Guneş, milis yollayıp hava sahasını kapatmamanın milis yollamamakla aynı şey olduğunu goruşunu dile getirerek, bu noktada kimin ne kadar ileri gitmeye hazır olduğu tartışmasının, sinir savaşıyla birlikte yuruduğunu belirtti:

"Rusya bu koridoru zaten sağlamış durumda. Çunku milis yollayıp havayı kapatmamak milisi yollamamakla aynı şey. Benim tuhaf bulduğum şey bu. Hatta pek çok tahmincinin Rusya'nın belirli bir gunden sonra da hava sahasını kapatacağını, dolayısıyla harekatın sınırlı kalmasını arzu edeceğini, en azından yorucu bir harekat haline gelmesini arzu edeceği gibi duşunceleri vardı. Fakat gorduk ki, hava sahası gayet açık. Milis kararı ve milislerin yola çıkışından sonra da açık. Üstelik milislerin kendileri değil ama guzergahlarının vurulduğunu canlı yayınlarda izledik. Şimdi, bunlar normal davranışlar değil. Yani karşılıklı olarak eğer siz Afrin Kantonunun çağrısına uyarak oraya guç yollamaya karar verdiyseniz, herhalde hava sahasını kapatırsınız. Şimdi dolayısıyla burada bir sinir savaşı da tabii suruyor. Kim ne kadar ileri gitmeye hazır tartışması aynı anda yuruyor. Bu hem Şam hem Moskova hem de Ankara için boyle." ****

' ANKARA'NIN ASTANA RUHUNA UYGUN DAVRANIYORMUŞ GİBİ GÖRÜLMESİNİN BİR NEDENİ VAR'

(C) AA/

Guneş, Ankara'nın Astana'nın ruhuna uygun davranmamış olmasına rağmen Putin tarafından davranıyormuş gibi gorunmesinin bir nedeni olduğu goruşunu dile getirdi:

"İdlib'e karşılık Afrin yorumlarını bizzat Putin yalanladı. Aslında resmi olarak yalanladı, gerçek hayatta orada ne olduğunu sahadaki gazeteciler yansıttı. Biz orada Rusya'nın beklentisine uygun bir Turkiye davranışı olmadığını bildiğimiz halde, Putin 'hayır' dedi. Yani 'bunu bazı ulkeler provoke ettiler, boyle bir şey yok' dedi. Şimdi Putin'in bunu soyluyor olması, gerçekte Ankara'nın Astana'nın ruhuna uygun davranmamış olmasına rağmen, Putin tarafından davranıyormuş gibi goruluyor olmasının bir nedeni olmalı. Bunun nedeni Rusya'nın daha buyuk bir okuma yapması ve Turkiye'yi bir muddet daha belirli olçulerde daha yakında tutmak istemesidir. Rusya burada Şam kadar ulkenin tamamını kontrol etmek istiyor mu, tartışılır."

' MİLİSLERDE İRAN'IN AĞIRLIĞI OLSA DA OLAY İRAN KOMPLOSU OLARAK OKUNAMAZ'

Guneş'e gore Afrin'e giden milislerde İran'ın ağırlığı olsa da olay İran komplosu olarak yorumlanamaz ve bu gelişmede Suriye'de uç muttefik arasında koordinasyon ve iş bolumu var:

"Şimdi Turkiye basınında geçen Şii yerleşim yerleri tabiri bana çok tuhaf geliyor. Şii kavramını Suriye coğrafyasında nasıl kullanıyorlar, gerçekten merak ediyorum. Çunku Şii dediğiniz zaman ya İsmailiği --Durziler daha uzak- ya da Nusayrileri yani Alevileri kastediyorsunuzdur. Ayrıca İran modeli Şiiliğin Suriye'de varlık gosterdiğini de ben Turk basını sayesinde oğrenmiş oldum. Özel olarak İran'ın koyleri yok Suriye'de. İran'a yakın guçlerse daha çok Lubnan-Suriye sınırı hattında etkili, bir de Palmira, Deyr ez Zor hattına doğru onemli bir varlık gosterdiler. Kuzeyde Afrin'e gonderilen gruplar arasında İran'ın desteklediği, finanse ettiği grupların belirli bir ağırlığı var ama onlardan yekpare oluştuğu ve onların doğrudan komutası altında olduğu gibi bir sonucu ben tam olarak çıkaramıyorum. Şimdi orada bir tuhaflık var. Ordu değil, neden milis? Asıl soru bu. Yani şoyle bir sonuca varmak bana çok gerçekçi gelmiyor; Suriye yonetimi istemedi, Rusya Turkiye'yi gozledi, dolayısıyla İran daha cesur davranıp kendi milislerini yolladı, boyle değil. Yani, burada bir koordinasyon var bu uçlu arasında. Bir iş bolumu olarak bunu okuyorum. Ayrıca ozel bir İran komplosu olarak bunu okumuyorum."

' SURİYE'DE IŞİD SONRASI AYAKTA KALAN İKİ TEMEL GÜCÜN ANLAŞMA NOKTASINA VARMASI ÖNEMLİ'

(C) AFP 2018/ STRINGER

Hakan Guneş son olarak Suriye'de IŞİD sonrası ayakta kalan iki temel gucun anlaşma noktasına varmasının onemli olduğunu soyleyerek, bu anlaşmanın Kurtler açısından ABD ile daha dengeli ilişkiler surdurmenin işareti anlamına da geldiğini belirtti:

"Şimdi elbette Kurtlerin içinde bulunduğu denklem zor bir denklem. Ama bu durum şunu gosteriyor: Yani Suriye'deki Kurtlerle, Şam yonetiminin bir anlaşma noktasına gelmiş olması Suriye'de çozum için onemli bir adım gibi gorunuyor. Çunku zaten oldukça parçalanmış ve kolay kolay uzlaşması mumkun olmayan birçok siyasi unsur arasındaki bir mucadeleye sahnedeydi. Burada IŞİD sonrası ayakta kalan iki temel gucun bir tur anlaşma noktasına varması onemli. Tabii henuz bunun somut sonuçları alınabilmiş değil, fakat alındığı anda bu Suriye'nin ve Kurtlerin geleceği açısından çok umutlu olacak, Kurtler açısından ABD ile daha dengeli ilişkiler surdurmenin işareti anlamı da taşıyor. Bu hem de Suriye yonetiminin Kurtleri yok etmek pahasına, yani cihatçıları hallettikten sonra Kurtlere saldıracağı şeklindeki yorumların onu kesmiş olacak ve dolayısıyla bir tur guven sağlanmış olacak. Bunu başarabilirlerse, buradan bir sonuç alabilirlerse Suriye'deki Kurtler açısından da yonetim açısından da onemli bir umut oluşturacaktır diye duşunuyorum."