Özet (TL;DR) @ 2018-02-26T07:04:18.000Z: CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, öfkeyle siyaset yapmadığını belirtirken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine yönelik ifadelerine "Sadece gülüyorum" diyerek cevap verdi. Ailesine yönelik…



CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, ofkeyle siyaset yapmadığını belirtirken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine yonelik ifadelerine "Sadece guluyorum" diyerek cevap verdi. Ailesine yonelik tehdit mesajları geldiğini ifade eden Kaftancıoğlu, Biz bu topraklarda insanların tehdit mesajlarından sonra nasıl katledildiklerini de biliyoruz" dedi.

Cumhuriyet'ten Hazal Ocak ve Hilal Kose'ye konuşan Kaftancıoğlu'nun yoneltilen sorulara verdiği cevaplardan bir kısım şoyle:

İ l başkanlığı koltuğuna oturmak hayaliniz miydi?

Bugune kadar hiçbir koltuğa oturmak ya da oturmamak uzerine hayalim olmadı. İstanbul İl Kongresi'ne yaklaşılan donemde de adaylık gibi bir duşuncem yoktu. Yaşamım boyunca çok az yere talep açmışımdır. Bir işi benden daha iyi yapacağını duşunduğum insanların talep açtığı yerde de hiç talep açmışlığım yoktur. Kongre surecinde, orgutten birlikte siyaset yaptığımız, birbirimizi tanıdığımız, mucadelelerimizi ortaklaştırdığımız arkadaşlarımız beni ikna ettiler."Bu bir gorev ve sen bu gorevden kaçamazsın" demeleri uzerine, açıkçası kongreye kısa bir sure kala karar verdim.

Ya se çimi kazandıktan sonra olanlar?

Turkiye'de hak mucadelesi veren insanların geçmişte de bugun de saldırıya uğradıkları, katledildikleri gerçeği karşısında bana yapılan saldırılar da beni şaşırtmadı. Bu saldırılar, ne yazık ki bir takım yalanlar uzerinden uretildi. Giderek seviyesizleşti. O tweetler olmasa ben eminim ve inanıyorum ki saldıracak başka şeyler bulunacaktı. Bir kadının, yeni bir kadın siyasetçinin çıkıp iddia ortaya koyması, 'Ben de varım' demesi, erkek egemen bakışı rahatsız edecekti. O nedenle gurultulu geldim ama her yerde soylediğim gibi çevreye verdiğim rahatsızlıktan dolayı son derece mutluyum.

Cumhurba şkanı Erdoğan en buyuk tepkiyi verdi… Bu sizi ofkelendirdi mi?

Ben kendisini AKP'nin genel başkanı zannediyordum. AKP'nin İstanbul İl Başkanı da kendisiymiş herhalde. Kendileri bilir. Hiç ofkelendirmedi. Çok açık soyleyeyim. Öfkeyle siyaset yapanların ne durumda olduğunu Erdoğan'dan goruyoruz. Ben ofkeyle siyaset yapmıyorum. Herkese her şekilde ofkelendiği için, bana da ofkelenmiş olmasından dolayı sadece guluyorum.

Ç ok guzel de destek aldınız…

Cumhurbaşkanı sağolsun… Bugun hem orgutumuzde, hem de partili olmayıp CHP'ye destek vermiş gonullulerimizde, hep birlikte çalışalım duygusu var. Benim gorevim de bu duyguyu orgutlemek. Genel Başkanımızın da soylediği gibi ev ev sokak sokak yapacaklarımızı anlatmak… Bunu yaptığımızda zaten işin zor kısmını başarmış olacağız. İşimiz bir anlamda da kolay aslında. Çunku bir umut ve inanç var. O inancı orgutlemek de bizim işimiz.

Tehdit mesajlar ıyla ilgili işlem yapıldı mı?

Çok ciddi tehdit mesajları aldım. Halan devam eden mesalar var. Daha da acısı aileme donuk tehdit mesajları geldi. Biz bu topraklarda insanların tehdit mesajlarından sonra nasıl katledildiklerini de biliyoruz. Demirden korksaydık trene binmezdik. Butun tehdit mesajlarıyla ilgili tek tek başvuru yaptım. Yasal sureç devam ediyor. Mesajların onemli bolumu Aktrollerden gelenlerden oluşuyor.

Hakk ınızda açılan soruşturma ne aşamada?

Bir kaç tane soruşturma var. HDP'nin eş başkanları tutuklanınca bir parti meclisi bildirisi yayınlamıştık. Bu nedenle 'Halkı kin ve duşmanlığa teşvik' ve 'Cumhurbaşkanı'na hakaret'ten açılmış bir soruşturma vardı. İl başkanı olduktan sonra soruşturmalar katlanarak artıyor. Tazminat davası da var. Yasal sureç devam ediyor.

Tazminat davas ı niçin açıldı?

Çok trajikomik şeyler. Bana ait tweetlerle ilgili. Örneğin 2012 yılında Fethullah Gulen'le ilgili şoyle bir tweet atmışım: "Koskoca memleketi ilkokul mezunu, şizofren bir meczuba yonettirdin ama…" Onların bugun soylemeye çalıştıklarını, onlar yan yana, kol kola giderken ta o zaman soylemişim ve bugun sozde FETÖ'yle mucadele eden AKP iktidarı, bunun için bana 50 bin liralık tazminat davası açmış. Ben bu tweetlerin paha biçilemez olduğunu soyluyorum. Örneğin bir tweette "RTE, dindar değil kindar bir nesil yetiştireceklerini soylemişti. Son yaptıklarıyla da bunun ne kadar haklı olduğunu gosterdi" demişim. Alın size 50 bin liralık bir dava daha. Yine bir tweetimde "2012 ile 2014 yılları arasında son yapılanlarla Anayasal suç işleniyor. Anayasal suç işleyenler yargılanmalı" demişim. Alın size 50 bin liralık dava daha. Boyle boyle, 700 bin lira gibi rakamı buluyor. Bu davalar beni korkutmadı. Turkiye'nin bir çok yerinden telefon açıp, maaşımızın bir kısmını size gondermek istiyoruz diyen birçok insan oldu. O insanların desteği benim için çok onemliydi.

Kanal İstanbul gibi 'çılgın' projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sosyal demokrat bir yerel belediyecilik yapmaz ve buna inanmazsanız her şeyinizi mega yapmak zorundasınız. Bu biraz populizmin dayattığı bir politikadır. Örneğin çok buyuk adalet saraylarımız var. Peki İstanbul'da ve Turkiye'de adalat var mı? Yok. İstanbul'un dokusunu, kentini, doğasını katlederken mecburen mega mega projeler sunmak zorunda kalırsınız ki arkadaki tahribat ve yozlaşmayı bir şekilde saklayabilesiniz. İstanbul'un oyle mega, janjanlı projelere ihtiyacı yok. İstanbul'un çok sade, ufacık dokunuşlara, değişikliklere ihtiyacı var. O zaman emin olun İstanbul, İstanbul olacak.

Ma çka Parkı'ndan da tunel için ağaçlar sokuldu…

Normalde tunel ne zaman yapılır? Elbette ulaşımı rahatlatmak için yapılır ancak yeşili, doğayı korumak için tunel yapılır. İstanbul'da bir park yok edilerek tunel yapılıyor. Ne diyorlar trafiği rahatlatacağız. İstanbul'da lastik geçişli araçlarla trafiği rahatlatmak teknik ve bilimsel olarak mumkun değil. Maçka Parkı'ndaki tunel çıkışı, trafiğin daha da kilitlenmesine yol açacak. Şişli, en az yeşil alanın olduğu ilçelerimizden biri. Neden tunel? Yapımı ve yapanın hak edişi çok da ondan. Yuzde 99'luk İstanbullu için değil, bu rantlardan zengin olan yuzde birlik kesimler için bunlar yapılıyor. Bunun aksini hiçbir şekilde ispat edemezler. Halkımız da artık bunun farkında. Bunu çok net goruyorum.

İ stanbul'a dair çalışmalarınızdan soz eder misiniz?

Ben 2019 yerel seçimlerini Saray'dan alıp halka vermek için başkan oldum. Önumuzdeki gunlerde 39 ilçe başkanlığımızla 'OHAL'de İstanbul' çalışmamızı başlatıyoruz. Hem çalışmalarımızı, hem de OHAL koşullarındaki Turkiye'yi İstanbul uzerinden gorunur kılacağız. İstanbul'da 14 belediyemiz var. Hepsi de AKP belediyeleriyle kıyaslanmayacak olçude, sosyal demokrat belediyeciliğin çok guzel orneklerini veriyorlar. En kısa zamanda, ornek işlerimizi tum İstanbul'a ve Turkiye'ye sunarak, CHP belediyesinde yaşamanın, halkın yaşamını ne kadar kolaylaştırdığını anlatacağız. Zaman içinde diğer projelerimizi de paylaşacağız sizinle. CHP olarak İstanbul Buyukşehir Belediyesi'ni yeniden halka vereceğiz. Buna hiç bu kadar yakın olmamıştık. İstanbul'da rant için populist siyasete, İstanbul'a ihanet edilmesine izin vermeyeceğiz. İstanbul'u İstanbul'dan yoneteceğiz, birileri gibi Ankara'dan değil.

İ nsanlarda sandık guvenliği endişesi devam ediyor mu?

Devam ediyor ama bu duşunceden insanlarımızı kurtarmak da bizim gorevimiz. Ben gorevlendirmeleri yaparken yeni başlıklar açtım. Hukuk ve seçim işlerini ayırdım. Üç bolgede, seçim ve sandık guvenliğinden sorumlu yardımcılarım var. Son referandumda YSK aracılığıyla da seçim sonuçlarının değiştirebileceğini gorduk. YSK'ye ve her turlu olumsuzluğa rağmen, oylarımıza sonuna kadar sahip çıkacağımızın sozunu veriyorum. Ama bu sorumluluk sadece CHP'de değil,her vatandaşımızda. Halkımız umutsuz olmasın. Ciddi altyapı ve yontem çalışmalarımız var. O sandığa giren oy kesinlikle doğru şekilde sayılacak.

(C) AA/ Serhat Çağdaş

Cumhurba şkanlığı seçimlerine dair muhalefetten bir beklenti var. Ortak ilkelerde buluşma noktasında. Bir de aday konuşmanın erken olduğunu duşunenler var. Katılır mısınız bu goruşlere?

Ben Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP Genel Başkanı'nın aday olmasını doğru bulanlardanım. CHP'nin geçmiş seçimlerde aldığı oylar uzerinden yorumlar yapılması bana gore çok yanlış. Halkımızı yanıltmaya donuk matematiksel hesap. Öte yandan, laik demokratik sosyal bir hukuk devletini yeniden tesis etme paydasında mucadele edecek herkesin yan yana olmasının, açıkçası bir ittifak olarak ifade edilmesini doğru bulmuyorum. İktidar ne yapıyor? MHP ile ittifak kurarak dışarıda kalan herkesi de terorize etmenin yolunu arıyor. Referandumda her turlu baskıya, devletin her turlu imkanının kullanılmasına karşın, halkın yuzde 50'nin uzerinde bir sonuç çıkardığını gorduk. Bu seçimlerde, demokratik parlamenter sistemin savunusunu yapanların da oldukça yuksek bir farkla sandıktan çıkacağını goruyoruz. Gayrı meşru OHAL rejimini meşru hale getirecek tek adam yonetimi mi, yoksa demokratik parlamenter sistem ve Cumhuriyet'in savunusu mu? Bunu oylayacağız.