Özet (TL;DR) @ 2018-03-02T13:54:28.000Z: Başbakan Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'nın Afrin'le sınırlı olmadığını söyledi. Yıldırım, "81 milyon vatan evladı Afrin'de terörle amansız mücadele veren Mehmetçik'in duasıyla yanlarındadır,…



Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul'da, Milli Savunma Üniversitesi Harp Enstituleri Karargah Subaylığı 1'inci Donem Eğitimi Mezuniyet Toreni'nde konuştu.

Başbakan Yıldırım, mezun olan oğrenci subayları tebrik ederek, ustlenecekleri gorev ve sorumluluklar için başarılar diledi.

Mezun olan subayların ailelerini, vatana ve millete boylesine yararlı evlatlar yetiştirdikleri için tebrik eden Yıldırım, "Afrin'de guzel vatanımızın mudafaası için terorle amansız mucadele veren Mehmetçiğe buradan sevgilerimizi, selamlarımızı gonderiyorum. Allah onların yar ve yardımcısı olsun. 81 milyon vatan evladı duasıyla yanlarındadır, onların destekçileridir. Bu uğurda şehadet şerbetini içen butun şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum" diye konuştu.

Yıldırım, Milli Savunma Üniversitesi her ne kadar 31 Temmuz 2016'da kurulmuş olsa da buyuk bir devlet ve ordu geleneğinin birikimine sahip olduğunu vurgulayarak, 1795'te Muhendishane-i Berr-i Humayun adıyla kurulan ve 1834'te Mektebi Harbiye alan adını alan kurumun silahlı kuvvetlerinin en ust duzey ihtisas ve eğitim kurumu olduğunu kaydetti.

Gazi Mustafa Kemal Ataturk başta olmak uzere bugune kadar pek çok komutan ve subayın bu okuldan yetiştiğini ifade eden Yıldırım, bugun de geleceğin komutanlarını, subaylarını yetiştiren bu universiteden beklentilerinin buyuk olduğunu dile getirdi.

Yıldırım, universitelerin evrensel kulturle bilginin birleştirildiği yerler olduğunu belirterek, demokrasinin gelişmesi ve guçlenmesinde de universitelerin onemine dikkati çekti.

Ülkenin kalkınması, refahı, huzuru ve vatandaşların geleceğe guvenle bakması için universitelerin bilgi uretmesine ve yol gostericiliğine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Yıldırım, şoyle devam etti:

"Bu anlayışla gençlerimize guvenli bir gelecek hazırlamak, geleceğe daha iyi hazırlanmalarını sağlamak için 16 yıldır hukumetlerimiz olarak buyuk reformlar gerçekleştirdik. Herkesin eğitim hakkına sahip olması ve eğitimde fırsat eşitliğinin temin edilmesi için universitelerimize çok ozel bir onem verdik. Çunku Turkiye'nin dunyanın en guçlu ulkeleri arasında yer almasını istiyoruz. Devletimizin de vatandaşımızın da guçlu olarak geleceğe emin adımlarla yurumesini istiyoruz. Bu hedefe doğru buyuk bir azim ve kararlılıkla yuruyoruz. Son 16 yılda milletimizle beraber çalıştık, beraber urettik ve Turkiye'yi tam uç kat buyuttuk. Bugun her şehrimizde universite var. Bazı şehirlerimizde 15 tane universite var. Üniversitelerimizde yaklaşık 8 milyon gencimiz eğitim, oğretim goruyor. Bu sayı bir çok ulkenin nufusundan bile fazla. 158 bin akademisyen, profesor, doçent ve doktor gençlerimizi geleceğe hazırlıyor."

FET Ö'NÜN DARBE GİRİŞİMİ

Başbakan Binali Yıldırım, bu okulun yeni mezunlarına hitaben, "Sizler Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin genç subaylarısınız. 'Başınız dik, alnınız ak. Vesayet odaklarının tarihe karıştığı, demokrasinin daha da sağlam hale geldiği bir devletin subaylarısınız. Hiçbir zaman unutmayın ki taşıdığınız emanet ve sorumluluk vatandaşımıza aittir. Bu cennet vatan bugunlere hiç de kolay gelmedi. İnşallah sizler çok daha ulkemiz için guvenli bir geleceğin inşasında gorev alacaksınız. İnşallah bilgi ureten, değer ureten Turkiye Cumhuriyeti sizler sayesinde muasır medeniyetler hedefine daha kolay, daha emin adımlarla yuruyecek" ifadelerini kullandı.

Binali Yıldırım, 15 Temmuz 2016'da cumhuriyeti, demokrasiyi, milli egemenliği ve butun milleti hedef alan bir hain darbe teşebbusu olduğunu anımsatarak, şerefli Turk Silahlı Kuvvetleri'nin uniforması altına gizlenen alçak FETÖ mensuplarının milletin silahlarını, tanklarını, toplarını ve tufeklerini gasp ederek milletin uzerine ateş açtığını ve demokrasiyi, ulkenin istiklalini karartmak istediklerini anlattı.

Yıldırım, "Başkomutanımız, Cumhurbaşkanımız, onun guçlu liderliği, hukumetimizin kararlı duruşu ve aziz milletimizin meydanları doldurmasıyla bu alçak teroristlerin hedefleri kursağında kalmış ve bu alçak darbe girişimi bastırılmıştır. Demokrasiye, seçilmiş siyasi iradeye sahip çıkan millet, darbe yapmak isteyen bu alçaklara hak ettiği dersi vermiştir. Milletin emanetine emanet eden bu sefiller suçustu yakalanmıştır. Şimdi Turk adaleti bunlara hak ettiği cezayı bir bir vermektedir" diye konuştu.

" BİR DİZİ TEDBİR ALDIK"

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz'un hemen sonrasında vesayet odaklarıyla mucadele etmek, demokrasiyi daha da guçlendirmek ve guvenceye almak için bir dizi tedbir aldıklarını belirterek, şoyle devam etti:

"Hukumet olarak askeri, sivil, kamu yonetimi, guvenlik alanında birçok reformu hayata geçirdik. Bu teror odaklarının ulkemize yaşattığı acılarının bir daha olmaması için askeri eğitim alanında da bazı adımlar atmamız gerekiyordu. Duşunebiliyor musunuz? Turk Silahlı Kuvvetleri, bu kutsal çatı altında kurmaylık eğitimi gormuş, ulkemizin guvenliği, bekasını teslim ettiğimiz subayların yuzde 72'si bu orgutun tuzağına duşmuş ve bu orgutun eylemlerinin parçası haline gelmiş. İşte bu vahim durumu dikkate alarak gereken adımları ivedilikle attık, gerekli kararları aldık. Bu adımlardan belki de en onemlilerinden bir tanesi Milli Savunma Üniversitesi'dir. Burada Harp Enstituleri, Harp Okulları, Subay Meslek Okulları ve Araştırma Enstitulerini, yani butun askeri eğitim kurumlarımızı tek çatı altında topladık. Bu eğitim kurumlarımızı ulkenin savunması, caydırıcılık kabiliyetini en ust duzeye ulaştıracak sizin gibi subayları yetiştiriyor. Bu guzide kurum, devletimizin bekası için çok onemli. Bu onemi nedeniyle de bu alçak FETÖ orgutunun oncelikli hedefi haline gelmiş. Örgut, menfur emelini gerçekleştirmek için maalesef bu guzide kurumu bir basamak olarak kullanmış."

Hain darbe girişiminin milletin hafızasında tazeliğini koruduğunu, Turkiye'nin buyuk bir badireden sağ selamet çıktığını kaydeden Yıldırım, "Bir daha bu ve buna benzer olayları yaşamamak için sizlere onemli sorumluluklar duşuyor. İnsani değerler, demokrasiyi, milli iradeyi ozumsemiş nesillerin eğitimini bu universitemiz vermeye devam edecek. Millete sadakat, demokrasiye bağlılık en onemi şiarınız olacak" dedi.

Yıldırım, Turkiye'nin son derece zor bir coğrafyada yer aldığını anlatarak, sadece coğrafi olarak değil, tarih olarak, kulturel değerler olarak da bu coğrafyanın merkezinde yer alan ulkenin Turkiye olduğunu soyledi.

Kafkasya, Ortadoğu, Balkanlar ve Kuzey Afrika'nın yaklaşık 200 yıldır dunyanın en dinamik, en çalkantılı coğrafyası olduğuna dikkati çeken Yıldırım, stratejik açıdan hayati oneme sahip bu bolgede, aynı zamanda zengin yeraltı kaynaklarının da bulunduğunu ifade etti.

Yıldırım, bolge halklarına siyasi ve ekonomik imkanlar sağlaması gereken bu durumun, anlaşmazlıkların, krizin, iç savaşların temel sebebi haline donuştuğunu dile getirerek, bugun ciddi sıkıntıların yaşandığı, Suriye, Filistin, İsrail, Lubnan, Irak, Yemen ve diğer bolgelerdeki olayların, Turkiye'nin tarihinden, Turkiye'nin geleceğinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

' 'YURTTA SULH, CİHADA SULHU İSTİYORUZ"

Kafkasya, Balkanlar ve Kuzey Afrika'da yaşanan olayların, Turkiye'nin dışında ele alınamayacağını anlatan Yıldırım, şoyle konuştu:

"Burada şunu soylemekte, tekrar etmekte fayda goruyorum, Turkiye olarak, bugune kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir ulkenin toprağında gozumuz olmadı, olmayacak. Hiçbir ulkeyi yonetmek gibi bir hevese de sahip değiliz. Bolgesel, kuresel barışa Turkiye kadar onem veren başka bir ulke yok. Biz Gazi Mustafa Kemal'in de en guzel şekilde ifade ettiği gibi, 'Yurtta sulh cihada sulh' istiyoruz. Bunu tesis etmek için çalışıyoruz. Yurtta ve cihanda sulhu istemek sınırlarımızı dahili ve harici duşmanlara karşı korumakla mumkundur."

Başbakan Yıldırım, bir ulkede yaşanan istikrarsızlık, ekonomik veya siyasi kaosun butun bolgeyi hatta dunyayı etkisi altına alabildiğine vurgu yaptı.

" AFRİN İLE SINIRLI OLARAK DÜŞÜNMEMİZ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Suriye'de 7 yıldır yaşananlara hep birlikte şahit olduklarını aktaran Yıldırım, şoyle devam etti:

"Var olan iç savaş yuzunden milyonlarca insan evinden, barkından oldu. Bir milyona yakın insan hayatını kaybetti. Turkiye olarak bu sorunun, bu iç savaşın, bu otorite boşluğunun en buyuk bedelini odeyen ulkeyiz. Bugun Fırat Kalkanı bolgesinde, Afrin bolgesinde bizim mucadelemiz, sadece ulkemizin sınırlarını guvence altına almak değil, aynı zamanda vatandaşımızın can ve mal guvenliğini korumak, bunun otesinde de o bolgede Suriye'de, Irak'ta yaşayan mazlum, mağdur insanları teror orgutunun zulmunden kurtarmaktır. Uluslararası hukuktan ve meşru haklardan kaynaklanan bu harekat, sonuna kadar devam edecek. Burada herhangi bir gun, herhangi bir miat soz konusu değildir. Miat ve sure ancak ve ancak teror orgutunun tam anlamıyla yok edilmesi ve etkisiz hale getirilmesine bağlıdır. Bu harekatı Afrin ile sınırlı olarak duşunmemiz de soz konusu değildir. Sınırlarımıza vaki tehdit, tehlike, teror nerede varsa orası bizim için hedeftir ve orada gerekli mucadeleyi yapmaktan da asla tereddut etmeyiz.

Yıldırım, PKK/PYD ve DAEŞ, teror orgutlerinin hem Turkiye'de hem Suriye'de faaliyetleri sona erinceye kadar bu çalışmaları, bu operasyonları surdureceklerini ifade ederek, askerlerin teror karşısında gosterdiği başarı ve cesaretin de takdire şayan olduğunu aktardı.

" 15 YILDA SAVUNMA SANAYİNE 35 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM"

Savunma sanayi ve silah sistemlerinde sahip olunan milli teknoloji, bilgi, tecrube birikiminin ulusal guvenliğin en onemli unsuru olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Son 15 yılda savunma sanayine 35 milyar dolar yatırım yaptık ve savunma sanayinde ihraç eden ulke konumuna geldik. Bugun, 2 milyar doların uzerinde ihracat hacmine ulaştık. Daha yolun başındayız. Devletimiz, Turk Silahlı Kuvvetleri'ne her turlu teknolojik imkanı sunuyor, sunmaya da devam edeceğiz" dedi.

Milli savunmayı, yeni teknoloji urunu ve yerli savunma sistemleriyle guçlendirdiklerini aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

"Savunma sanayimizi guçlendirmek için başta ara��tırma geliştirme faaliyetleri olmak uzere yerlileştirme ve millileştirme çalışmalarına da tum hızıyla devam ediyoruz. Yuzde 24 ile aldığımız topyekun yerlileştirme oranını bugun yuzde 65 seviyesine çıkarmış bulunuyoruz. Ancak bununla yetinecek değiliz, en az yuzde 80'i hedefliyoruz. Tanklarımız, hava savunma sistemlerimiz, uydularımız, İHA, SİHA gibi caydırıcı silahlarımız, savaş gemilerimiz, uçak, helikopter gibi birçok araç ve gereci milli imkanlarla yapmaya başladık, geliştirmeye devam ediyoruz. Boylece Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerimize artık kendi gemimiz, tankımız, uçak ve silah sistemlerimizle donatılmaktadır. Bu milli harp araçlarının, gemi ve uçakların devletine, milletine, milli, manevi değerlerine ve demokrasiye sadakatinden şuphe duymadığımız sizlere emanet ediyoruz. Bunları sizler kullanacaksınız. Kuresel barış ve istikrarın korunması, devletin bekası, milli menfaatlerimiz için içeride ve dışarıda bu onurlu mucadeleyi surdureceksiniz."

Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını şoyle tamamladı:

"Bu guzel ulkeyi bizlere emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Ataturk ve silah arkadaşları olmak uzere butun ecdadımızı, vatanımız için canlarını seve seve feda eden butun şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum. Mekanları cennet olsun. Gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Milli Savunma Üniversitesi'nin emsalleri içinde dunyanın en guçlu, en saygın universiteleri arasına katılacağına yurekten inanıyorum. Goruyorsunuz, 12 değişik ulkeden subaylar var, burada kurmaylık eğitimi alıyorlar. Önumuzdeki sene bu sayı daha da artacak, başka ulkeler de buraya katılacak. Bu vesileyle universiteye, universitenin kısa surede 15 Temmuz darbe girişiminin verdiği olumsuz etkilerin kurtulmasında buyuk emek ve gayret gosteren Rektorumuz Prof. Dr. Erhan Afyoncu başta olmak uzere butun akademik personele, subaylara ve tabii butun oğrencilere selamlarımı sevgilerimi sunuyorum, teşekkur ediyorum. Mezun genç subaylarımızı da yurekten kutluyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun."

TSK VE ÖSO RACO GİRİŞİNDE (İŞTE İLK GÖRÜNTÜ)

Turk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgur Suriye Ordusu (ÖSO), Afrin'in kuzeybatısındaki Raco beldesine bağlı Mesekanlı, Mamalı, Atamanlı koyleri ile Bilal koy tepesini YPG/PKK-DAEŞ'ten kurtardı. Boylece, Raco beldesinin merkezinin girişine ulaşılmış oldu.","streamid":"14458b3e- 85d2-491b-9993-fe2f7c34e93b"} data-player-ishd=False data-player- forcehtmlplayer=false data-player-mostvisibleplay=true data-player-vod- token=d367aa07364f577a73afbd697c61f642b8a596775d50acbb data-player-mute=false data-player-videowidget=false data-player-lazyload=false data-player- section=turkiye data-player-category=Video-Galeri data-player- target=siyaset,turkiye,son-dakika,binali-yildirim,son-dakika-haberleri,afrin ,zeytin-dali-harekati,6dae2a8f-fef4-444b-969d-6a0e23758901,basbakan-yildirim- zeytin-dali-harekati-afrinle-sinirli-degil,haber-detay data-player-duration=0>