Özet (TL;DR) @ 2018-02-21T13:07:00.000Z: Google'ın yeni yapay zeka algoritması, kalp hastalıkları riskini öngörmenin daha basit bir yolunu sunacak.



Bilim

13:07 21.02.2018URL'yi kısaltın

Google'ın yeni yapay zeka algoritması, kalp hastalıkları riskini ongormenin daha basit bir yolunu sunacak.

Google ve sağlık teknolojileriyle ilgili yan kuruluşu Verily'den bilim insanları, kişilerin kalp rahatsızlığı riskini değerlendirmenin yeni bir yolunu keşfetti.

Şirketin geliştirdiği son yazılım goz arkasına ait taramaları analiz ederek bireyin yaşı, kan basıncı ve sigara içip içmediğine dair bilgilere ulaşabiliyor ve bunları doğru şekilde analiz edebiliyor. Google'ın geliştirdiği yapay zeka bugune kadar, kalp rahatsızlıkları geçirme riskini tıpta kullanılan yaygın yontemlerle yakın oranlarda belirledi.

Mevcut yontemler kan testi gerektirdiği için Google'ın algoritması doktorların işini daha kolay hale getirecek.

YAPAY ZEKA 300 B İN HASTANIN VERİLERİYLE EĞİTİLDİ

Son gelişme yapay zekanın mevcut teşhis araçlarını geliştirmede onemli bir işlev ustlenebileceğini gosteriyor.

Bilim insanları bu yapay zekayı eğitmek için yaklaşık 300 bin hastanın goz taraması ve genel tıbbı bilgilerini içeren verilerini analiz ettiler.

Biri beş yıl sonra kalp rahatsızlığı geçirmiş biri ise geçirmemiş iki hastanın retinal goruntuleri sunulduğunda yapay zeka yuzde 70 oranında goruntulerin hangi hastalara ait olduğunu doğru tahmin edebildi.

Bu sonuç, kan testi gerektiren SCORE yonteminden oldukça az bir fark demek. SCORE testi kardiyovaskuler riski yuzde 72 oranında doğru tahmin edebiliyor.

VER İLERİ ANALİZ ETMEK İÇİN YENİ BİR YÖNTEM

Google için bu çalışma, kalp hastalıkları riskinin değerlendirilmesinde yeni bir yontemden çok, bilimsel keşifler için yapay zeka destekli paradigmanın yolunu gosteriyor.

Birçok tıbbi algoritma mevcut tanılama araçlarıyla aynı işlevi yerine getirmek için oluşturulurken yeni algoritma tıbbi verileri analiz etmenin yeni bir yolunun bulunması anlamına geliyor.

Yeterli veriyle, yapay zekanın insan yonlendirmesi olmaksızın tamamen yeni tıbbi bilgileri kavrayabilmesi umuluyor.