Özet (TL;DR) @ 2018-02-21T13:24:00.000Z: Son 48 saatte Afrin'den gelen haberleri uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi. Prof. Dr. Hasan Ünal, PYD'nin Türkiye ve Suriye'yi çatışmaya sürüklemeye çalıştığına ancak başarılı olamadığına işaret etti.…
Son 48 saatte Afrin'den gelen haberleri uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi. Prof. Dr. Hasan Ünal, PYD'nin Turkiye ve Suriye'yi çatışmaya suruklemeye çalıştığına ancak başarılı olamadığına işaret etti. Suriye uzmanı Oytun Orhan ise surecin gidişatını Rusya'nın tutumunun belirleyeceğini soyledi.
(C) AFP 2018/ STRINGER
Turkiye'nin Afrin'e yonelik Zeytin Dalı Harekatı bir ayı geride bırakırken, bolgeden Suriye hukumet guçlerinin Afrin'e ilerlediği yonunde haberler gelmeye başladı. Ankara'nın PKK'nin Suriye uzantısı gorduğu YPG'nin Afrin Sozcusu Brusk Haseke, Sputnik'e Suriye hukumet guçlerinin Afrin'e girdiğini açıkladı. Suriye devlet televizyonu El İhbariye de, hukumete bağlı ağır silahlı milis guçlerin yuzlerce uyesinin Afrin'e girişinin goruntulerini yayımladı. Bolgeden gelen haberler, bir kaç gundur devam eden yoğun diplomasi trafiğini takip etti. Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Pazartesi akşamı bir goruşme gerçekleştirmiş; İdlib ve Afrin'deki gelişmeleri goruşmuştu. Erdoğan'ın goruşmede Putin'e Esad rejim guçlerinin Afrin'e gireceği iddiaları hakkında, "Zeytin Dalı Harekatı planlandığı şekilde devam edecek. Rejim bu yola girerse sonuçları olur" dediği belirtilmişti. Peki Ankara'yı yoğun bir diplomasi trafiğine sokan bu gelişmeyi nasıl yorumlamak lazım? Konuyu Sputnik'e Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bolumu başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal ve Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) uzmanı Oytun Orhan değerlendirdi.
(C) AA/ Eren Bozkurt
' SURİYE HÜKÜMETİ PYD'NİN ÇAĞRISIYLA AFRİN'E GİRİYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLDİ'
Birkaç gundur bolgeden gelen haberleri Turkiye ve Suriye hukumetlerini karşı karşıya getirmeye amaçlayan "haber saptırması" olarak niteleyen Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bolumu başkanı Prof. Dr. Hasan Ünal "Mevcut siyasi şartlar içerisinde Suriye'nin Afrin'deki PYD liderlerinin davetlerinin uzerine Turkiye'yle çatışmayı goze almasını beklemek abesle iştigaldir. Bunun gerçeği yansıtan bir tarafı olamaz. Çunku Suriye zaten gırtlağına kadar savaşın içerisinde ve bu şartlarda Turkiye'yi de karşısına almaz. Keza ana stratejisi Turkiye ve Suriye'yi yan yana getirmek Rusya da boyle bir şeye izin vermez. Bu haberlere başından beri hep ihtiyatla yaklaştım. Zira Reuters gibi bir haber ajansının bile dahil olduğu bir haber sapıtma sureci yaşandı. Suriye hukumeti sanki PYD'nin çağrısı uzerine Afrin'e giriyormuş gibi gosterildi" dedi.
' BÖYLE BİR PROVOKASYON NE SURİYE NE DE İRAN'IN İŞİNE GELİR'
****Ü nal "Bu sureçte sanki Suriye hukumetine bağlı guçler Afrin'e giriyormuş ve Afrin'deki PKK'lıların silahlarını teslim alıp, Turkiye'nin Afrin'e girmesine engel olacakmış gibi haberler yayınlandı. Bu haberleri ciddiye almadım. Nitekim bu haberler fos çıktı. Bu iddialar, hem Turkiye hem de Rusya tarafından yalanlandı. Ortada tam olarak kimin olduğu bile belli olmayan 3-5 tane pikabın yer aldığı goruntuler var yalnızca. O goruntudekiler, kendilerini Şii savaşçı guçler olarak tanımlıyorlar. Ama boyle bir provokasyon İran'ın da işine gelmeyeceği için olası değil. Neticede Rusya ve Turkiye'nin karşı karşıya kalması İran'ın isteyeceği son şey. Keza Suriye yonetimi de boyle bir durumu arzu etmez" ifadelerini kullandı.
' PYD'NİN AMACI SURİYE VE TÜRKİYE'Yİ ÇATIŞTIRMAKTI'
Soz konusu karmaşasının sorumlusunun "Afrin'deki PKK'lılar" olabileceğine işaret eden Ünal "Bence butun bunlar provokasyon ve bunları tertipleyenler de PKK ve PYD'liler. Çunku Afrin'deki PKK ve PYD guçleri, Amerika tarafından kelimenin tam anlamıyla satışa getirilmiş durumda. Belli ki daha once ABD, PYD'ye Afrin'e mudahale edilmeyeceği yonunde taahhutte bulundu. Hatta ABD, Afrin'e yonelik operasyon başlamadan once Turkiye'ye surekli 'oraya mudahalede bulunamazsınız' şeklinde telkinde bulunma çabası içerisindeydi. Ancak ne zaman ki Turkiye, bu telkinlere kulak asmayıp bolgeye mudahalede bulundu, o zaman ABD 'Afrin zaten bizim IŞİD'le savaştığımız alan kapsamında değil' şeklinde açıklamalar yapmaya başladı. Yani ABD tutum değiştirdi ve 'Oradaki PKK'lıları dovebilirsiniz, biz karışmayacağız' demeye başladı. Gelinen noktada, PKK'lılar Afrin'e sıkışmış durumda. Oradan çıkmaya çalıştıklarında da bombalanacaklarını biliyorlar. Bu yuzden bu durumdan kaçış yolu arıyorlar. Suriye hukumetine çağrıda bulunarak Turkiye ve Suriye'yi savaştırmanın peşindeler. Ama bunu sağlayamazlar" şeklinde konuştu.
' RUSYA VE TÜRKİYE'NİN İŞ BİRLİĞİ ARTACAK; ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ DAHA KÖTÜYE GİDECEK'
****T urkiye'nin Afrin operasyonunun oncesinden bu yana Rusya ile karşı karşıya geleceği yonunde asılsız iddialara sıklıkla yer verildiğini hatırlatan Ünal "Şimdiki sureç, Afrin harekatı oncesindeki surece benziyor. O zaman da Turkiye'nin Afrin'deki operasyon sebebiyle Rusya'yla karşı karşıya geleceği, hatta ABD ve Rusya'nın bir olup Turkiye'yi kenara sıkıştıracağı yonunde gerçekliği olmayan iddialar sıkça medyada yer alıyordu. Halbuki bunların hiç biri olmadı. Rusya en başından beri Turkiye'nin yanında yer aldı, hava sahasını açtı. Başlangıçta varılan mutabakat kapsamında operasyonun devam etti" dedi.
Bundan sonraki sureçte PYD'nin "fazla şansı kalmadığına" işaret eden Ünal "PYD/PKK muhtemelen kaçmaya çalışacaklar. Turk uçakları da muhtemelen kaçarken onları izleyecek. Turkiye ve ABD arasında zaten Menbiç konusunda herhangi bir mutabakat sağlanmış gibi gorunmuyor. Menbiç konusunda ortak bir mekanizma kurulması yonundeki çabalar da ABD'nin vakit kazanma çabasından ibaret. Ancak ne olursa olsun, ABD, PKK/PYD'den uzaklaşmak zorunda kalacak. Buna rağmen ABD- Turkiye ilişkileri daha da kotuye giderken; Turkiye, Suriye, Irak, İran ve bolgeye dışarıdan destek veren Rusya'nın ilişkileri daha da iyiye gidecek" diye ekledi.
(C) Fotoğraf: DHA
' YPG'NİN AFRİN'DEN SİLAHLARINI BIRAKARAK ÇIKMASI TÜRKİYE AÇISINDAN KÖTÜNÜN İYİSİ OLARAK KABUL EDİLEBİLECEK BİR SEÇENEK'
Suriye hukumetine bağlı guçlerin Afrin'e girdiği haberlerini Sputnik'e değerlendiren Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) uzmanı Oytun Orhan ise Turkiye'nin Zeytin Dalı harekatına başlarken oncelikle sınır guvenliğini sağlamayı ve YPG'nin Turkiye'ye sınırı olan yerleşim yerlerine erişim imkanını elinden almayı amaçladığını ifade ederek "Turkiye'nin amacı son aşamada da Afrin şehir merkezi dahil olmak uzere tum YPG unsurlarının Afrin'den temizlenmesini sağlamaktı. Bu hedefe giden yolda ilk tercih, Turkiye'nin kendisi ve desteklediği Özgur Suriye Ordusu unsurlarının Afrin'de YPG'nin alan kontrolune son vermesi ve kendisinin burada guvenliği sağlaması, aynı zamanda sivil idareyi de yerel unsurlar uzerinden kendisinin kurması. Turkiye açısından ikinci senaryo, sınır guvenliğini sağlamasını muteakip Afrin şehir merkezini rejim guçlerinin devralması" dedi.
' SURİYE YÖNETİMİ VE İRAN, TÜRKİYE'NİN AFRİN'DE KONTROLÜ SAĞLAMASINI İSTEMİYOR'
Turkiye'nin Afrin operasyonu başlamadan once Rusya'nın YPG'ye şehirdeki kontrolu Suriye hukumetine devretmesini istediği ve silahlarını tamamen bırakması yonunde telkinde bulunduğu yonundeki haberleri anımsatan Orhan şoyle konuştu:
"Ancak YPG bunu kabul etmeyerek Turkiye'ye karşı direnme seçeneğini kullandı. Burada Rusya'nın isteği daha çok YPG'nin gerçek anlamda şehirden çıkması ve silahlarını bırakması yonundeydi. Bu, Turkiye açısından kotunun iyisi olarak kabul edilebilecek bir seçenek. Ancak YPG'nin savaşma seçeneğini kullanmasıyla birlikte Turkiye operasyonuna başladı. Bir aylık bir surenin ardından her ne kadar yavaş ilerlese de en nihayetinde Turk ordusu ve ÖSO'nun sınırdaki yerleşimleri YPG'den aldığı ve bin 600'un uzerinde YPG militanını oldurduğunu goruyoruz. Sureç boyle devam ederse YPG'nin Afrin'deki alan kontrolunu kaybetmesi bir zaman meselesi. Dolayısıyla bu ağır kaybı onleyebilmek açısından YPG'nin rejimle anlaşmaya daha açık hale geldiği anlaşılıyor. Bu noktada İran ve rejim devreye girdi. Bu iki aktor, Turkiye'nin Afrin'de kontrolu sağlamasını kesinlikle istemiyor. Bunun Nubul ve Zahra bolgesi uzerindeki, Halep merkezi uzerindeki ÖSO ve Turkiye baskısını arttıracağını, Turkiye'nin İdlib, Afrin ve Fırat Kalkanı bolgesini içeren hatta geniş alanı kontrol edeceğini ve Suriye krizindeki pozisyonunu guçlendireceğini duşunuyor. Butun bu nedenlerle Afrin'de Turkiye'nin olası bir zaferinden ciddi kaygı duyuyorlar. Rusya burada daha fazla YPG'nin şehri tam anlamıyla bırakması yonunde pozisyon alırken İran ve rejim gerekirse YPG'nin burada kalması ve kendilerinin de şehre girerek ona bir koruma sağlaması yonunde bir bakışları soz konusu, yeter ki Turkiye Afrin merkezine giremesin. Özellikle İran bu konuda bir hamle yapmış gibi gorunuyor ve kendi desteklediği Şii milis unsurlar şu anda şehre giriyor."
(C) Fotoğraf: DHA
' SÜRECİN NASIL İLERLEYECEĞİNİ RUSYA'NIN POZİSYONU BELİRLEYECEK'
Yaşananların, Turkiye açısından Afrin operasyonunu karmaşık bir hale getirdiğini ifade eden Orhan "Zira operasyonun şehir merkezine geldiğinde surdurulmesi, Turkiye'nin İran'la ve Suriye ordusuyla karşı karşıya gelmesi anlamına geliyor. Bu noktada surecin nasıl ilerleyeceğini belirleyecek olan, Rusya'nın pozisyonu. Rusya eğer YPG'nin silah bırakmadan ve şehri gerçek anlamda rejime teslim etmeden İranlı unsurları şehre kabul etmesi şeklinde bir anlaşmaya karşı çıkar ve bunu desteklemezse Turkiye'nin İran ve Suriye ordusuna karşı elinin daha guçlu olacağını soyleyebiliriz. Rusya tarafsız kalırsa zaman içerisinde Turkiye'nin Afrin'de İran'la doğrudan karşı karşıya gelmesi soz konusu. Şu anda milis guçler girmiş olsa bile ben Turkiye'nin sınır bolgesinde operasyonlarına devam edeceğini, guvenli koridoru oluşturacağını ve bu hatta derinlik kazandıracağını duşunuyorum. Ancak şehir merkezine geldiğinde daha farklı değerlendirmeler olacaktır. Gerçekten YPG şehirden çıkarsa bu bolgede rejim unsurlarının olması Turkiye açısından kotunun iyisi bir seçenek olarak kabul gorebilir" diye konuştu.
' ORTA YOL ANCAK YPG UNSURLARININ AFRİN'İ TERK ETMESİYLE BULUNABİLİR'
Orhan, Afrin nedeniyle İran ve Turkiye'nin karşı karşıya gelme olasılığı bulunsa da bunun yaşanmasının zor olduğunu dile getirerek "Turkiye açısından PKK ve YPG'yle mucadele konusu yaşamsal bir sorun. Turkiye ne ABD, ne İran'la karşı karşıya gelmek istemez. Ama herhangi bir ulkenin doğrudan YPG'yi korumak için bolgede Turkiye'nin karşısına çıkması durumunda Turkiye'nin bazı riskleri almasının yuksek ihtimal olduğunu duşunuyorum. Ama tabii burada gozukara bir biçimde hiçbir dengeyi gozetmeksizin hamle yapmayacaktır Turkiye. Bu nedenle Rusya'yla surdurulen koordinasyon Turkiye açısından kritik onemde. Bu goruşmelere bağlı olarak Turkiye'nin İranlı milisleri hedef alması ihtimal dahilinde ama Rusya bu çatışmanın olmaması için pozisyon alacaktır, taraflar arasında bir orta yol bulmaya çalışacaktır diye duşunuyorum. Bu orta yol ancak YPG unsurlarının Afrin'i terk etmesiyle bulunabilir. Bu sağlanabilirse rejim guçlerinin Afrin'e girmesine Turkiye'nin çok fazla ses çıkarmayacağı kanaatindeyim. İran'ın da açıkçası Afrin bolgesinde askeri anlamda eli daha guçlu olan Turkiye'ye karşı boyle bir risk almak istemeyeceğini duşunuyorum" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.