Özet (TL;DR) @ 2018-02-21T15:46:00.000Z: Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin artan Türk karşıtı aşırıcı söylemlerini değerlendiren Sevinç'e göre, artan ırkçı söylem ve tutumun önüne geçmenin yolu, eğitimin ve diyaloğun…
Goruş
15:46 21.02.2018(Guncellendi 15:48 21.02.2018) URL'yi kısaltın
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin artan Turk karşıtı aşırıcı soylemlerini değerlendiren Sevinç'e gore, artan ırkçı soylem ve tutumun onune geçmenin yolu, eğitimin ve diyaloğun guçlenmesinden geçiyor.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Turkiye'yi hedef alan açıklamalarına bir yenisi eklendi. AfD'li Andre Poggenburg "Bir buçuk milyon Ermeni'ye soykırım uygulayan ve hala sorumluluk ustlenmeyen bu kimyon tacirleri bize vatan ve tarih dersi vermeye mi kalkıyor? Akıllarını kaçırmışlar herhalde. Bu deve guduculer, çok sayıda karılarının olduğu ve çamurdan kulubelerde yaşadıkları yere, Boğaziçi'nin çok daha otesine, ait oldukları yere geri gitmeli" sozlerinin yankıları suruyor. Başta Almanya olmak uzere Avrupa'da artan Turk/Turkiye karşıtı ırkçı soylemi ve durumun Avrupa'daki Turk toplumuna etkilerini, CHP Avrupa Birliği Temsilcisi/ Avrupa Sosyalist Partisi (PES) yonetim kurulu uyesi ve 'Demokrasi 4.0' Uluslararası Girişimi Kurucusu Kader Sevinç, Sputnik'e değerlendirdi.
AfD'li siyasetçiler başta olmak uzere Turk karşıtı olarak yorumlanabilecek soylemin şaşırtıcı olmadığına işaret eden Sevinç "AfD'nin aşırı sağcı, ayrımcı, ırkçı siyasi soylemleri açık olduğu için bu tur çirkin ve ucuz siyasi yorumları şaşırtıcı bulmuyorum. Bu ve benzer soylemlerin artan bir sistematik içinde Avrupa'da yayılıyor olmasını bir değerler sistemi olan Avrupa fikri, kulturu açısından uzucu buluyorum. Eksiklerine rağmen bir çok başarı kazanmış olan Avrupa projesinin bugun en buyuk ulkesinde, Almanya'da AfD gibi bir hareketin bu kadar oy alarak meclise girmesi ve desteğini artırması herkes için duşundurucu olmalı" ifadelerini kullandı.
AfD'nin tabanında onemli bir kesiminde Turklerin 'deve guducu' olduğu şeklinde soyleminin bir karşılığı olduğuna değinen Sevinç "Tamamında olmasa da onemli bir kesimi temsil edebileceğini tahmin ediyorum. Anaakım siyasetten yorulan, hayal kırıklığına uğradığı için AfD'ye kayan bir kesim de var. Kurulu duzene karşı aşırı partilere oy veren seçmen bu soylemleri desteklemeyebilir" dedi.
' TÜRKİYE'DE AKP, ALMANYA'DA AfD BENZER TUTUM İÇERİSİNDE'
Artan ırkçı soylem ve tutumdan Almanya'daki Turk topluluğunun son derece olumsuz etkilendiğine işaret eden Sevinç "Zaten Turkiye'deki AKP iktidarının aşırı sağcı soylemleri, Almanları, tum Avrupa'yı "Nazi" olarak tanımlaması, Turk toplumunu bu yonde harekete geçirme çabası pek çok soruna yol açtı, açmayı surduruyor" dedi ve şoyle devam etti:
"Buna karşılık oteden beri suren ve giderek genişleyen AfD'nin bu soylemleri de kendi gruplarını sıkılaştırmaya ve daha da genişletmeye yonelik. Temel olarak Turkiye'deki AKP iktidarının Turk toplumu uzerinde izlediğine benzer bir çizgi AfD'nin yaptığı. Her iki taraf da ayrımcı, saldırgan bir uslupla toplumları ayrıştırmakta goruyor kazancını. Almanya'da ana akım siyaset bu iki aşırılığın arasında sıkışmış durumda. Kesinlikle bu aşırı tuzağına duşmeden hareket etmeleri şart. Koalisyon ortaklığı goruşmeleri bu etkinin maalesef bir miktar oluştuğunu gosteriyor. Ana akım aşırıların çizdiği hatlara mahkum olmamalı."
' SÜREGELEN SOĞUK SAVAŞA SON VERİLMELİ'
Almanya'da bu gibi ırkçı soylemin azalmasının yolunun daha çok diyalog ve iyileştirilmiş bir eğitimden geçtiğinin altını çizen Sevinç "Bu bakımdan Almanya'da dikkatimi çeken ve ivedilikle eylem gerektiren bir diğer konu ise açık tartışma, eğitim ve entegrasyon politikasının elden geçirilmesi, toplum içi diyalog kanallarının guçlendirilmesi gibi meseleler. Bunların eksikliği ise toplumları ani alevlenmelere açık hale getirirken, kibriti ise aşırıların eline veriyor. Her boyutta ve seviyede toplum şifacılarına olan gereksinim çok yuksek duzeyde. Buna yonelik adımlar atılmalı" dedi.
Sevinç "Berlin'de toplum içindeki duvarları yıkan, birbirinden farklı topluluklarla yaratılmaya çalışılan soğuk savaşa son veren bir liderliğe ihtiyaç var. Bu bir miktar da demokrasinin zaman içinde fazlasıyla seçim sandıkları odaklı bir hal alarak, toplumun çeşitli kesimleriyle seçim dışında kalan donemlerde bağ kurulamamasıyla da ilintili. Sadece Almanya'ya ozgu bir sorunsal da değil. Bu bakımdan demokrasinin bu çağın gereklerine yukseltilmesi gerekiyor. 21. yuzyılın demokrasisi; Demokrasi 4.0, Akıllı Demokrasi ya da adına ne derseniz ama daha insan odaklı, etkileşime ve bilgiye dayalı, aşırıcı populistlere geçit vermeyen bir duzen" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.