Özet (TL;DR) @ 2018-02-20T13:45:58.000Z: Almanya için Alternatif (AfD) milletvekili Poggenburg'un Türklere yönelik ‘deve güdücü' benzetmesi üzerinden ülkede Türk toplumuna yönelik tutumu değerlendiren Türk-Alman Cemiyeti Başkanı Bekir Yılmaz…
Goruş
13:45 20.02.2018URL'yi kısaltın
Almanya için Alternatif (AfD) milletvekili Poggenburg'un Turklere yonelik 'deve guducu' benzetmesi uzerinden ulkede Turk toplumuna yonelik tutumu değerlendiren Turk-Alman Cemiyeti Başkanı Bekir Yılmaz "İslamofobik, Turkofobik girişimlere; populist ve faşistlere karşı karşı topyekun bir kampanya başlatılmalı" dedi.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Turkiye'yi hedef alan açıklamalarına bir yenisi eklendi. AfD'li Andre Poggenburg "Bir buçuk milyon Ermeni'ye soykırım uygulayan ve hala sorumluluk ustlenmeyen bu kimyon tacirleri bize vatan ve tarih dersi vermeye mi kalkıyor? Akıllarını kaçırmışlar herhalde. Bu deve guduculer, çok sayıda karılarının olduğu ve çamurdan kulubelerde yaşadıkları yere, Boğaziçi'nin çok daha otesine, ait oldukları yere geri gitmeli" sozleri, Almanya'daki Turk topluluğunda ve Turkiye'de tartışma yarattı. Açıklamaya, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas da kayıtsız kalmadı. Steinmeier'ın "Burada gorduğum şey, usluplarında olçusuzluğu, tutumlarında saygısızlık ve nefreti kendilerine strateji devşiren politikacıların bulunduğudur" diye yorumda bulunduğu açıklamalarıyla ilgili olarak Dresden Başsavcılığı'na bir suç duyurusu iletilmesi uzerine inceleme başlatıldı. Peki Almanya'daki Turk topluluğu bu sozlerden nasıl etkileniyor? Konuyu, Turk-Alman Cemiyeti Başkanı Bekir Yılmaz Sputnik'e değerlendirdi.
' ALMANYA'DAKİ TÜRK TOPLUMU İÇİN SAĞLIKLI BİR ORTAMIN VARLIĞINDAN BAHSEDEMEYİZ'
****Poggenburg 'un yaptığı açıklamaya benzer açıklamaların sıkça yapıldığına ve bu gibi soylemlerin "şaşırtıcılığının bile kalmadığına" işaret eden Yılmaz "Almanya'daki Afd, aynı Avusturya, Hollanda ve Fransa'da bulunan ve temelde İslam karşıtı olan akımın bir kolu. Avrupa'da İslam'ı ocu gibi gosteren, tabiri caizse, sabah akşama kadar İslam'a, Muslumanlara hakaret eden yaklaşım içerisindeler. Bence Poggenburg da konuşmasında Turkiye'den ziyade Turkleri hedef alıyor. Surecin detayları şoyle. Koalisyon goruşmelerinde İçişler Bakanlığı'nın isminin 'İçişleri, İmar ve Vatan' olarak değiştirilmesi konusunda anlaşmaya varılmış. Almancada 'vatan' (veya yurt) anlamına gelen 'heimat' kelimesi, 1930-40'larda sıkça kullanılan bir kavram. İsmi geçen şahıs da, bakanlığın isminin değiştirilmesi yonundeki kararı eleştiren Almanya Turk Toplumu Derneği'ni hedef aldı. Soz konusu şahıs, Turklere 'deve guducu' ve 'kimyon taciri' gibi sozlerle Turk toplumunu aşağılama girişiminde bulundu. Maalesef her gun bu mevzularla karşılaşıyoruz. Gelinen nokta, bizim açımızdan psikolojik olarak çok sağlıklı bir durum değil " ifadelerini kullandı.
' IRKÇI VE İSLAM KARŞITI SİYASETÇİLERE YÖNELİK DESTEK HIZLA ARTIYOR'
****Almanya 'da AfD'ye yonelik desteğin giderek arttığına işaret eden Yılmaz "Son yapılan kamuoyu araştırmalarında, AfD'ye yonelik desteğin Sosyal Demokrat Parti'yle (SPD) neredeyse eşitlediğini goruyoruz. Toplumun içerisindeki işsizlik seviyesi yukseldikçe ve eğitim seviyesi duştukçe siyasetçilerin toplumu korkular uzerinden yonlendirme potansiyeli artıyor. Başta soylediğim gibi Fransa, Avusturya, Hollanda hatta Macaristan'da siyasetçiler toplumun korkularını fırsata donuşturup siyasi rant elde etmeye çalışıyor. Almanya'da da aynı durum soz konusu. Topluma salmak istedikleri korkunun temelinde her yıl azalan Alman nufusuna karşılık artan Musluman nufus var. Vermek istedikleri mesaj 'Biz kendimizi yok ediyoruz. Muslumanlar Almanya'yı teslim alacak'. Bu korku uzerinden siyaset uretmeye çalışıyorlar ve bunun da yuzde 15 desteği var. Eğer SPD ve CDU koalisyon kurarsa 'ana muhalefet partisi' AfD olacak" dedi.
' TÜRK TOPLUMU BU SALDIRILARA KARŞI ÖRGÜTLÜ, SİSTEMATİK BİR ÇABA İÇİNDE DEĞİL'
****M uslumanların Almanya'da hızla artan Musluman karşıtlığına yonelik bir stratejisinin olmadığına da değinen "Hristiyan birlik partileri AfD'yi kullanarak kendi tutucu duşuncelerini fırsat çevirmeye çalışıyor. Sol Parti veya Yeşiller Partisi'nin Turkiye'ye karşı olan siyasetleri çok ters olsa da Almanya içerisinde ozellikle sağ eğilimli, faşist partilere karşı doğru hamleler yapıyorlar. Ancak Musluman toplum, Turk toplumu olarak bizler iki arada bir derede kaldık, kimle hareket edeceğimizi bilemiyoruz" diye konuştu.
Dresden Başsavcılığı'na bir suç duyurusu iletilmesi uzerine inceleme başlatıldığının hatırlatılması uzerine, soruşturma surecinden çok fazla bir sonuç alınamayacağı yonunde ongorusunu aktaran Yılmaz şoyle devam etti:
"İslamofobik, Turkofobik girişimlere karşı topyekun bir kampanya başlatılmalı. Populist veya faşistlere karşı ortak mucadelede bulunulmalı. Ancak boyle bir orgutlenme yok. Avrupalı Turk Demokratlar Birliği (UETD), yuzunu Turkiye'ye çevirmiş durumda, Ankara'dan gelecek milletvekillerine bakıyorlar. Buraya (Almanya'ya) yonelik bir strateji yok. Turk toplumunun yuzunu buraya çevirmesi lazım. Medya ve siyasetle nasıl birlikte hareket edeceğimizi, nasıl hukuk kapsamında orgutlenebiliriz bunu bulmamız lazım. Çunku şu an saldırıların hedefinde olsak da olayın onemini kavrayabilmiş değiliz. Daha geçen yıl, bizim yonetim kurulumuzdaki bir arkadaşımızın kızı, tesetturlu olduğu için berlin'de saldırıya uğradı. Saldırgan kızın baş ortusunu zorla çıkarmaya çalıştı. Berlin'de aynı hafta içerisinde buna benzer uç olay yaşandı. Kısacası Almanya'da Turk ve Muslumanlara yonelik tutumların artmasını tetikleyen bir ortam var. "
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.