Özet (TL;DR) @ 2018-02-21T06:58:54.000Z: İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran nükleer programıyla ilgili anlaşmanın bulunduğu mevcut durumu ve bu anlaşmayla ilgili olarak ABD’de son bulmayan tartışmaları değerlendirdi.



İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran nukleer programıyla ilgili anlaşmanın bulunduğu mevcut durumu ve bu anlaşmayla ilgili olarak ABD'de son bulmayan tartışmaları değerlendirdi.

(C) AFP 2018/ ATTA KENARE

Valday uluslararası tartışma kulubunun Ortadoğu konferansına katılan Zarif, Sputnik'in sorularını yanıtladı.

Say ın Zarif, geçenlerde katıldığınız Munih Guvenlik Konferansı'nda İran'ın nukleer anlaşma ihlallerine cevap vereceğini soylediniz.  Nukleer anlaşmanın bulunduğu mevcut durumu nasıl buluyorsunuz? Avrupalı arabulucular ABD'nin anlaşmayı bozma isteğine destek verir mi?

Bugun durum şoyle ki, (ABD Başkanı Donald) Trump hukumeti, İsrail ve iki uç Ortadoğu ulkesi dışında tum uluslararası toplum, nukleer anlaşmanın, İran ile ABD arasındaki ikili anlaşma değil uluslararası anlaşma olduğu konusunda hemfikir. Uluslararası anlaşma, imzasını taşıdığı bir ulke tarafından tek taraflı olarak değiştirilemez. Eğer boyle bir uygulama, dunya çapında genel kabul goren bir norm haline gelirse anlaşmaya varmak çok zor olacak. ABD ile anlaşma yapan ulkeler de Washington'da hukumet değişince, mevcut anlaşmaları yeniden tartışılması gerekeceğini duşunur.

Bu nedenle halihazırda nukleer anlaşmayla ilgili yaşananlar aslında anlaşmanın ustunde yer alıyor çunku uluslararası duzeni ilgilendiriyor. Eğer bir ulke, super guç olsalar dahi, uzerine aldığı yukumluluğu ihmal eder anlaşmayı bozarsa uluslararası anlaşmaya hiçbir zaman ulaşılamaz.

Bugun, uluslararası toplumun bazı sorunların çozumundeki ihtiyaçları dikkate alınırsa ulkelerin, ABD'nin nukleer anlaşmaya yonelik yaklaşımını desteklememe yonunde ortak çıkarı var. Aksine onlar bu yaklaşıma karşı çıkıyor. ABD, tek taraflı olarak anlaşmadan çıkma ve bozma kararı alsa dahi kendini izole etmiş olacak ve dunya arenasında dışlanan ulke haline gelecek.

Biz buna temel prensip meselesi olarak bakıyoruz. Ama Avrupa ulkelerinin ABD'nin tutumuna nasıl karşı koyacağını da uygulamada gormemiz gerekir. Avrupalılar goruşmelerde, gereken tum adımları atacağı konusunda ısrarcı. Onlar aleni konuşmalarında bile oncelikle imzalanan anlaşmanın gozden geçirilmesine katiyen karşı olduğunu soyluyorlar. İkincisi, onlar kendi çıkarlarını ve varılan anlaşmayı korumak istiyor. Avrupalıların somut adımlarını ve siyasi iradesini ne kadar gostereceklerini goreceğiz.

İ ran, ABD'nin tek taraflı anlaşmayı bozması durumu için senaryosu olduğunu açıkladı. Tahran hangi tedbirler almayı duşunuyor?

Elbette kimseyi korkutmak istemeyiz. Ancak herkesin gerçekçi duşunmesini ve kararlarını buyuk dikkatle almasını isterdik. Maalesef, ABD hiçbir zaman uzerine aldığı yukumluluklere uymadı. Ama resmen tek taraflı olarak anlaşmayı bozarlarsa İran, Amerikalıların hoşuna gitmeyecek tedbirler hazırladı. İran'ın hangi senaryoyu uygulayacağı, ABD hukumetinin bilgeliğine bağlı. Sadece şunu soyleyeceğim ki, kimin aklı varsa eylemlerimizden korkmalı.

ABD ordusu, sosyal medyadaki yay ınları takip etmek için robotları kullanmayı planlıyor. Twitter ve Instagram'ın aktif kullanıcıları olarak bu konuyla ilgili ne duşunuyorsunuz?

ABD, yıkıcı politikalarını hayata geçirmek için her zaman teknolojik ilerlemeyi kullanmaya çalışır. Bu mesele de istisna değil. Ancak bu durumda, siber alemin optimal kullanımına olan ihtiyaca dikkat etmek onemli. Sosyal medya alanı, bilgi tekelini devirme fırsatı yarattı. Gerçeklik şu ki, çoğunlukla Batı'nın ve Siyonistlerin kontrolundeki medya imparatorluğu bugun sosyal ağların siber alanının genişlemesi sayesinde çokuyor.

Elbette ABD, çeşitli etki araçlarını kullanarak kaybettiği bilgi tekeli gucunu yeniden kazanmaya çalışıyor. Bu nedenle kullanıcılar ve hukumetlerimiz için bu imkanı açık biçimde kullanmak çok onemli.

Elbette aslında bu hiç de kotu fırsat değil çunku sosyal medya Batı ve Siyonist medyasının tekelini kırabilir. Bunu geleceğe yonelik en iyi biçimde kullanmak gerekir.

Rus medyas ı, orneğin Sputnik'i takip ediyor musunuz?

Evet, imkanlarımın izin verdiği kadar takip ediyorum, zira Rusçam yok. Rusça bilen bazı iş arkadaşlarım uzerinden Rus medyasından bilgi alıyorum. Ancak Sputnik Farsça da yayın yaptığı için onu surekli okuyorum.