Özet (TL;DR) @ 2018-02-19T12:21:00.000Z: Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk ve ABD’li dışişleri bakanlarıyla yaptığı, kayıt altına alınmayan toplantı hafta sonunun en çok konuşulan konusu oldu. Gazeteci Tülin Daloğlu,…



Seyr-i Sabah

12:21 19.02.2018(Guncellendi 12:48 19.02.2018) URL'yi kısaltın

Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Turk ve ABD'li dışişleri bakanlarıyla yaptığı, kayıt altına alınmayan toplantı hafta sonunun en çok konuşulan konusu oldu. Gazeteci Tulin Daloğlu, toplantının oncesi ve sonrasında çıkan tartışmalarla ilgili "Diplomaside 'ya herro ya merro' olmaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turkiye ve ABD'nin dışişleri bakanları katılımıyla gerçekleşen toplantı ve sonrasında konuşulanlar diplomasi dunyasında yankılar uyandırdı. Toplantıdan once ya bu toplantıda uzlaşılır ya da ipler kopar soylemleri ve ardından toplantının kayıt altına alınmamış olması çok tartışıldı. Bunun yanında gazeteci Deniz Yucel'in Başbakan Binali Yıldırım'ın Almanya ziyareti sırasında hapisten çıkarılıp Almanya'ya gitmesi hafta sonu en çok konuşulan konuların başında geldi. Gazeteci Tulin Daloğlu yaşanan tum diplomatik gelişmeleri Seyr-i Sabah programında yorumladı:

(C) AA/ Kayhan Özer

"Turkiye'de medya, spot açıklamalarla kamuoyu algısı yonlendirmeye başladı. Uluslararası ilişkiler 'ya herro ya merro' denklemleri ustunden gitmiyor. Turkiye ve ABD gibi ulkeler oyle tek hamlede birbirinden kopup gidemezler. Muhim olan ulkelerin diplomatik oncelikleridir. Şu anda ABD ve Turkiye'nin oncelikleri birbiriyle çatışıyor. Nedir bu oncelikler? ABD, İran'ın Akdeniz'e koridor açmasını istemiyor, orada Kurtlerin olmasını İran'ın olmasına yeğ tutuyor. (ABD Dışişleri Bakanı Rex) Tillerson ziyaretinden sonra ABD'nin Ankara Buyukelçiliği'nin paylaşımı onemli: 'Suriye'de hedeflerimiz Turkiye ile aynı. IŞİD'i bitirmek ulke istikrara kavuşturmak, bağımsız ve demokratik bir Suriye için siyasi çozum yolu bulmak.' Ne olacak bilmiyoruz çunku dunya çok ciddi bir donuşumden geçiyor. Dunya genelinde demokratik yonetim şekli çok ciddi bir sınavdan geçiyor. Herkesin dilinde insan hakları var. Ama icraatta hukukun ustunluğu ve insan hakları çıkarlarla çatışana kadar suruyor.

' ÜLKE ÇIKARLARI İÇİN MUTLAKA KAYIT TUTULMALIYDI'

Goruşme cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Sadece cumhurbaşkanı ve iki bakan olduğu için de kayıt alınmadığı soylendi. Devlet işi yapıyorsanız kayda geçmesi gerekiyor. Devletin sorumlulukları vardır. Orada soylediğiniz şey karşı tarafın size nasıl yaklaşacağını belirler. Bazı şeyleri gerçekten konuştular mı konuşmadılar mı diye geriye donup bakmak lazım. Tarihte geriye donup kayıtlara bakma fırsatı yok artık bu toplantı için. Bu fırsat kamuoyundan alınıyor. İşte onun için kayıt gerekiyor. Madem inatla ve ısrarla demokrasi ve hukukun ustunluğune saygı gosteriyoruz, o zaman bunu pratikte de gostermemiz gerekiyor. Bu arada toplantıda kayıt tutulmamış olmasını yazılı medyada okumadım. Bu da bana basının yanlış bir tutumda bulunduğunu gosteriyor.

' DENİZ YÜCEL'İN SERBEST BIRAKILMASINDAN HOLLYWOOD SENARYOSU ÇIKAR'

Hukuk sistemi içinde pek mantıklı bir açıklama getirecek bir açıklama değil Deniz Yucel'in serbest bırakılması. Yucel'in serbest bırakıldığını oğrendiğimiz gun, iddianamenin çıktığını oğrendiğimiz gun aynı zamanda. Deniz Yucel'in benim ustumden pazarlık edilmesini kabul edemem demesi de 'Don Kişot'vari bir açıklama.

İddia o ki Turkiye-Almanya arasında bir pazarlık yapıldı. Almanya'nın taviziyle birlikte Turkiye bu serbest bırakılmayı sağladı. Bundan çok fantastik Hollywood senaryosu çıkar. Ama buradan hukuka yonelik nasıl bir açıklama çıkar? Bunu bilemiyorum. Burada bir siyasi dahiliyet var. Ama siyasi mercilerin de bu konuyu duşunmesi gerekiyor. Eğer siyaset bireyin tutukluğunu bu kadar etkileyebiliyorsa bunun diğer Turk vatandaşları ustundeki etkisinin ne olmasını beklemektedirler?

Bunu AKP'ye gonul veren vatandaşların da 'Bakın zaten bunlar muhalif o yuzden boyle konuşuyor" demeden bakmaları lazım. Bu sayın Erdoğan'a muhalefet etmek için soylenen bir şey değil. Burada kişilerden bağımsız sisteme guvenmemiz gerekiyor ama boyle olamıyor."