Özet (TL;DR) @ 2018-02-19T17:04:00.000Z: 17 Şubat 2008’de Kosova’nın Arnavut yönetimi, Bağımsızlık Bildirgesi’yle Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etti. Bölge 10 yıldır ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin (AB) yardımlarıyla ayakta kalabilmesinin…



**

**Kosova şu anda uyuşturucu mafyalarının kalesi, organ ticaretinin donduğu kara borsa ve son zamanlarda da tum Avrupa kıtası için teror tehdidinin kaynağı oldu. Vatikan, Korfez ulkeleri ve Turkiye, bu bolgenin uzerindeki etkisini arttırmaya çalışıyor. Russia Today (RT), Kosova ayrılıkçılığının orta vadedeki sonuçlarını ortaya koydu.

' KARA DELİK'

Tanınmayan Kosova Cumhuriyeti, 17 Şubat'ta Bağımsızlık Bildirgesi'nin kabul edilmesinin 10. yıldonumunu kutluyor. ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak uzere bazı dunya liderleri Kosovalıları kutladı.

Trump, kutlama mesajında "Yapılması gereken daha çok şey olmasına rağmen, başarılarınızı kutluyoruz. ABD, Kosova'nın ortak bolgesel işbirliği ilkeleri ve hukukun ustunluğu için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmak istiyor" ifadelerine yer verdi.

Kosova'nın bağımsızlığını şu anda 115 ulke tanımış durumda. Bu arada ne Sırbistan, ne Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi'nin (BMGK) birer daimi uyesi olan Rusya ve Çin, ne de Hindistan, Brezilya, Guney Afrika Cumhuriyeti, İran, Arjantin, Endonezya gibi guçlu ulkeler bu listeye dahil değil. Kosova, Belgrad ile arasında ihmal edilmiş olan kriz nedeniyle BM'ye uye olamıyor. Priştine ayrıca birçok kez verilen sozlere rağmen NATO ve AB uyeliğine de kabul edilmiyor. Bunun nedeniyse tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Kosova'yı tanımayan İspanya, Yunanistan, Romanya ve Slovakya'nın tutumu.

Kosova'nın 'devlet yapıları' şimdiye kadar fiilen Avrupalı vergi mukelleflerinin cebinden çıkan paralar sayesinde varlığını surduruyor. 1999'dan itibaren AB, Kosovalı Arnavutlara neredeyse 1.5 milyar dolar aktardı. AB her yıl çeşitli reformlar için Priştine'ye 50 ila 100 milyon euro arasında kaynak ayırıyor.

Kosova'nın bağımsızlık ilanının yıldonumu nedeniyle 15 Şubat'ta 38.5 milyon euro tutarındaki tranşın odenmesi kararlaştırıldı. Kosova bu parayı 'bağımsızlık' yıllarında korkunç hale gelen demiryollarının yenilenmesi için kullanacak.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sozcusu Mariya Zaharova, geçen Perşembe gunu yaptığı basın açıklamasında, Kosova'nın 'hayırseverlerin' çabalarıyla, tartışmalı statude olan bir 'kara deliğe' donuştuğunu soyledi. Zaharova, "Kosova'daki kaos ortamı, oradaki topraklara BMGK'nın 1244 sayılı kararının ortusu altında NATO'nun altyapısının, yani ABD'nin Bondsteel Üssu'nun kurulması için kullanılıyor, boylelikle orgutun etkisinin Balkanlara yansıması ve bolgedeki sureçlerle manipule edilmesi amaçlanıyor" ifadelerini kullandı.

Gunumuzde Kosova, Avrupa'nın en fakir bolgelerinden biri. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) verilerine gore kısmen tanınan devlet, kişi başına duşen GSYİH (10.008 dolar) açısından dunya genelinde Gurcistan ve Lesotho'nun arasında, 105. sırada yer alıyor. Ülkeyi terk edenlerin sayısı giderek artıyor. Resmi verilere gore Kosova'daki işsizlik oranı yuzde 30, resmi olmayan verilere goreyse yuzde 50 mertebesinde.

VAT İKAN'IN YAKLAŞIMI

Belgrad'daki Avrupa Araştırmaları Enstitusu'nden Stevan Gayiç, RT'ye verdiği roportajda hakkında çok az konuşulan bir çatışmanın varlık gosterdiğini soyledi. Gayic, "Kosova'da herkes Sırplarla Arnavutlar arasındaki zıtlaşmayı biliyor, fakat Arnavutların kendi içlerinde de, Roma Katolikleri ile Vahabiler arasında çatışma var" diye konuştu.

Sadece Kosova'nın değil, Arnavutluk'un da elit tabakasının buyuk bir kısmının ya Kripto (gizli) Katolik, ya da Katolik olduğunu kaydeden Gayic, resmi verilere goreyse Kosova'da Katoliklerin halkın sadece yuzde 5'ini oluşturduğunu ifade etti.

5 Eylul 2017'de Priştine'de, kentin en yuksek binalarından biri olan Rahibe Teresa Katolik Kilisesi'nin açılışı yapıldı. Kilisenin inşaatını Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova başlatmıştı.

Gayic, "Rugova Musluman bir ailede doğdu, fakat Katolik oldu, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama Ortodoks bir ailede doğdu ancak yine Katolik oldu, şu anki Başbakan Ramuş Haradinay, çalışma odasında Rahibe Teresa'nın portresini, Haşim Taçi ise Papa ile birlikte çekilen fotoğrafı bulunduruyor. Yani elitlerin Katolikliğe meyilli olduğu fark ediliyor" diye konuştu.
Diğer yandan Vatikan, Kosova'ya ozel bir ilgi gosteriyor. Vatikan bu oluşumu resmen bağımsız bir devlet olarak tanımasa da bu durum, Kosovalı yonetimle aktif diplomatik ilişkilerde bulunmasına engel teşkil etmiyor.

Vatikan temsilcisi işlevlerini, Slovenya'da Papa'nın sozcusu ve Kosova'da Papa'nın delegesi olan Juliusz Janusz yerine getiriyor. Bu kişi 1990'lı yıllarda Papa'nın, Katolik din adamlarının Tutsi halkına yapılan soykırımı desteklemekle suçlandığı Ruanda temsilcisiydi.

Gayic, "İlk baştaki amaç, Arnavutların Roma Katolikleri olması ve Kosova'daki tum Sırp kutsal emanetlerin, Hıristiyanlara ait olarak Katolik Kiliseye taşınmasıydı" dedi.

Sırp uzman, ancak Muslumanların muhalefeti nedeniyle Vatikan'ın Kosova'da tutunma girişimlerini hafifletebileceğini kaydetti ve şoyle devam etti: "Bu durum halkın çoğunu tahrik ediyor. Yeni elitlerin Roma Katolikleri olduğu, Muslumanlarınsa fakir kaldıkları goruluyor. Bu durum, dini ve sosyal bir patlamaya yol açabilir."

Priştine'de 2010'da yerli Muslumanlar, Katolik Kilisenin bolgedeki nufuzuna engel olmak amacıyla protesto eylemleri bile duzenledi.

HAL İFELİĞİN AĞLARI

Gayic'e gore, Kosovalı Arnavut topluluk içindeki çelişkiler, radikalizm için ureme zemini oluşturuyor. Kosova Guvenlik Araştırmaları Merkezi'nin 2016'da yayınladığı rapordaki verilere gore ulke halkından Suriye ve Irak'ta savaşan militanların oranı, Avrupa'nın en yukseği. 1.8 milyon kişinin yaşadığı Kosova'dan çıkan militan sayısı 300'den fazla olarak gosterildi.

Gayic, "Kosova'da teror tehdidi çok ciddi. Kaynağı, Arnavutların gizlemeye çalıştığı fakat aralarında fiilen var olan dini farkların ve sosyal sorunların arkasında yatıyor ki, bu faktorler birbirine bağlı" diye konuştu.
Uzmanlara gore diğer bir faktor ise, Korfez ulkelerinin birçoğunun sponsoru olduğu Vahabi propagandasının etkisi.

Gayic, "Kosova Muslumanları arasında daha çok Şiiliğe yakın Bektaşiler ve son yıllarda Suudi Arabistan'ın aktif bir şekilde uzerlerinde çalıştığı Sunniler var. Suudiler, Kosova için tamamen yeni bir olgu olan Vahabiliği geleneksel Muslumanların arasına yaydılar" diye sozlerini surdurdu.

Kosova'da ozellikle 'Suudi Arabistan Kosova ve Çeçenistan Ortak Yardım Komitesi' ve sadece Suudilerin değil Korfez'deki diğer ulkelerin de mali destek sağladığı Al Waqf Al Islami (AWAI) gibi kuruluşlar aktif çalışma yaptı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sozcusu Mariya Zaharova, geçtiğimiz yılın Mart ayında yaptığı açıklamada, "Kosova'daki İslami radikalizme karşı koymak, şu anda neredeyse en başta gelen oncelik" ifadelerini kullanmıştı. Zaharova, Kosova'nın bulunduğu toprakların 'daha sonra Ortadoğu'daki teroristler tarafından çatışmalara katılan kişilerin teror orgutlerine kazandırılması için kullanıldığını' ifade etmişti.
Zaharova, "Onlar sadece IŞİD'ten yana savaşmakla kalmayıp anladığınız uzere çeşitli ulkelerde teror eylemlerinin organizasyonunda da yer alıyor ve bu, buyuk endişe uyandırıyor" demişti.

T ÜRKİYE'NİN TALEPLERİ

Kosova'ya karşı kayıtsız olmayan bir diğer ulke de Turkiye. Bu ulkede hatırı sayılır bir Arnavutluk diasporası mevcut. Bunun dışında Ankara, Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı ve NATO'ya girişini de destekliyor. Kosova'nın 'bağımsızlığının' ilk yıllarında Turk firmaları bu bolgeye yatırımlar yapmaya bile çalışmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2013'te Başbakanlık koltuğundayken gerçekleştirdiği Kosova ziyaretinde, "Hepimiz ortak bir tarihin, ortak bir kulturun, ortak bir medeniyetin, birbirine dost, birbirine akraba, birbirine kardeş olduğu bir yapının insanlarıyız. Unutmayın, Turkiye Kosova'dır, Kosova Turkiye'dir" diye halka seslenmişti.

Gayic, şu andaysa Priştine ile Ankara arasındaki ilişkilerin, Kosovalı Arnavutların Amerika yanlısı tutumları nedeniyle bozulduğunu belirtti ve şoyle devam etti:

"Bir diğer çelişkiyse Arnavutların ulusal goruşunun anti-Turk olmasıdır. Arnavutların her zaman Osmanlı istilasına karşı olduğuna yonelik iddialar kabul goruyor ve bu, Arnavutların kendileri için de sorun teşkil ediyor. Halkın buyuk bir kısmını Muslumanlar oluştururken ulusal program aynı zamanda hem Katolik, hem anti-Sırp, hem de anti-Osmanlı."
Arnavutluk tarafındansa periyodik olarak birleşme çağrıları yapılıyor. Nisan 2017'de Başbakan Edi Rama, Arnavutluk'un AB'ye alınmaması halinde bu ulkenin Kosova ile birleşeceğini duyurmuştu. Geçtiğimiz ocaktaysa Kosova Başbakanı Ramuş Haradinay Arnavutluk pasaportu aldı.

Rusya Bilimler Akademisi Slav Araştırmaları Enstitusu Balkanlar Krizi Araştırma Merkezi Başkanı Yelena Guskova, RT'ye verdiği roportajda konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

"Kosova'nın bağımsızlığı tanınır tanınmaz sıra Sırbistan'ın guneyine, Karadağ'a ve Makedonya'nın buyuk bir kısmına gelecek. Ardından tum bunlar birleşecek, başta belki Kosova'nın etrafında, ardından Arnavutluk'la birlikte."

BALKANLARIN SU Ç MERKEZİ

2008'de Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin eski başsavcısı Carla Del Ponte'nin 'Av-Ben ve Savaş Suçluları' adlı kitabı yayınlandı. Del Ponte, kitapta o zamanki yonetimi insan organları kara borsasını desteklemekle suçlayarak, Arnavut kokenli olmayan vatandaşların organlarının alınarak, Batı'da satıldığını, organ şebekesinin başında o zamanın Kosova Başbakanı Haşim Taçi'nin olduğunu ileri surmuştu.

İngiliz Guardian gazetesi, 2011'de NATO'nun verilerine dayandırdığı haberinde Taçi ve Kosova'nın diğer bazı ust duzey yoneticilerinin sadece o bolgede değil, Batı Avrupa ulkelerinde de faaliyet gosteren Arnavutluk mafyasının bir kısmını oluşturduğunu yazmıştı.

Taçi geçen 10 yılda başkanlık koltuğuna oturmayı başardı, Del Ponte'nin yayınladığı olaylara ilişkin bağımsız bir araştırmaysa hiç yapılmadı. Kosova'nın şimdiki Başbakanı, eski 'Kosova Kurtuluş Ordusu' komutanı Ramuş Haradinay, emrindeki kişilerin Sırplara karşı işlemiş olduğu suçlardan kendisinin sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davadan beraat etti. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi orneğine gore Kosova ve Metohiya bolgesiyle ilgili 2017'de yapılan duyuruyla ozel bir uluslararası mahkemenin kurulması ise, Kosova yonetimi tarafından son derece olumsuz algılandı.

Gayic, "Kosova'nın hangi kaynaklara ayakta kaldığı, yanıtı olmayan bir soru. Priştine'den ve diğer kentlerden insanların gittiğini goruyoruz, fakat aynı zamanda bitmeyen bir inşaat faaliyeti var. Bu durum, orada halen uyuşturucu ticaretinden gelen paraların aklandığını gosteriyor" diye konuştu.

Kosova'nın Avrpa'daki uyuşturucu transitinin merkezlerinden biri olduğunu soyleyen Gayic, "Eroin Afganistan'dan, kokainse Latin Amerika'dan geliyor ve onların mafyası Avrupa'da kapsamlı bir uyuşturucu ticareti yapıyor" iddiasında bulundu.

Kosova'yı 'Pandora'nın Kutusu' olarak niteleyen Gayic, bu bolgenin etkisiyle tum Balkanlar'daki suç orgutlerinin de pozisyonlarını guçlendirdiğini soyledi.
Sırp uzman, "Bu alanda etnik klişeler çalışmıyor. Sırp ve Arnavut mafya grupları birbirileriyle aktif etkileşim halinde ve maalesef şu anda tum bolgede mafya ile iktidar arasındaki korelasyonun ne olduğunu bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.

İ NCE SİYASET

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel 15 Şubat 2018'de Priştine'de yaptığı konuşmada Sırbistan'ın, Kosova'nın bağımsızlığını tanımadan AB'nin bir parçası olamayacağını açıkladı.

Yelena Guskova, "Bugun Avrupa açık bir şekilde, Kosova'nın tanınmasının, Sırbistan'ın AB'ye uye olması için tek şart olduğunu soyluyor. Bu maalesef, ABD'nin muazzam etkisi altında olan AB'nin bağımsız tutumu değil" diye konuştu.

Uzmanlara gore Sırpların durumu, sozlu olarak Kosova'yı tanımadıklarını ifade eden, ancak fiilen onun Sırbistan'dan daha çok uzaklaşmasına neden olan Belgrad'daki yonetimin ikili pozisyonundan oturu daha da zora giriyor.

Guskova, "Belgrad, fiilen Kosova'yı bağımsızlığa yaklaştırarak, muazzam imtiyazlar yaptı" ifadelerini kullandı.

Gunumuzde Sırbistan'la Kosova arasında, egemen devletlerin arasında olduğu gibi bir sınır bulunuyor. Sırbistan'ın pasaport vermediği Kosovalı Sırplar, Priştine'nin verdiği belgeleri kabul etmek zorunda kalıyor. Bunun yanında Sırbistan, Kosova'nın ayrılıkçı yonetimi tarafından verilen tum belgeleri tanıyor.
Guskova, bu durumun Sırplar için guçlu bir darbe olduğunu soyledi.

Bu arada Kosovalı Sırplara karşı şiddet eylemleri durmuyor. Örneğin geçtiğimiz ocak ayının 16'sında Kosova'nın kuzeyindeki Sırpların protesto hareketinin lideri Oliver İvanoviç silahlı saldırı sonucu olduruldu. Priştine, bu dava ile ilgili Sırp adli organlarıyla işbirliği yapmayı reddetti.

Guskova, "Belgrad'daki yetkililer Kosova'nın bağımsızlığını resmen tanımıyor, fakat belki de 'bağımsızlık' sozcuğunu telaffuz etmeden ve halkı fazla kızdırmadan bu ulkenin bağımsızlığını nasıl tanıyabileceğini duşunuyor" diye konuştu.

Haşim Taçi 14 Şubat 2018'de 'Sırbistan'la tarihi bir anlaşma' imzalama sozu verdi.

Stevan Gayic, "Aslında zaman Sırpların lehine işliyor. Tanınma dalgası durdu ve hatta tersine tepmeye başladı. İlk ulke (Surinam) daha once Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan kararını geri çekti ve o, bunu yapan son ulke olmayacak. Önemli olan, Sırbistan yonetiminin Amerikan yanlısı kısmının onumuzdeki birkaç ay içinde zarar vermemesi. En onemli olan, Sırbistan'ın kendi kendine zarar vermemesi" ifadelerini kullandı.