Özet (TL;DR) @ 2018-02-19T07:09:55.000Z: Hükümet için de anketler yapan MAK Danışmanlık'ın yönetim kurulu başkanı Mehmet Ali Kulat, AK Parti tabanında bir sessizlik olduğunu söylerken MHP iler yapılması planlanan koalsiyona tepkinin de…



Turkiye

07:09 19.02.2018URL'yi kısaltın

Hukumet için de anketler yapan MAK Danışmanlık'ın yonetim kurulu başkanı Mehmet Ali Kulat, AK Parti tabanında bir sessizlik olduğunu soylerken MHP iler yapılması planlanan koalsiyona tepkinin de olduğunu aktardı. Kulat'a gore partinin tabanında 'tek adam' eleştirisi de bulunuyor. Kulat'a gore HDP de barajı aşan partiler arasında yerini alacak.

Cumhuriyet'ten Erdem Gul'e konuşan Kulat'ın ifadeleri şoyle:;

AKP, yuzde 40'lar duzeyindeki oy oranını koruyor. Ancak referandum oncesi yuzde 50'lere yakın bir orandaydı. MHP de evet blokunda yer almasına rağmen yuzde 50'yi çok az bir oyla geçtiler. Şu andaki olçumlerde MHP yuzde 7'lerde. Dolayısıyla bu bir bıçak sırtı durumu. Ayrıca AKP seçmeni ve tabanı içinde benzer bir sessizlik gozlemlemek mumkun. Bunu en çok ticaret yapan işadamlarında gormek mumkun. İşadamları, siyasi tercihleri başka turlu olsa bile kendilerine bu yonde yoneltilen sorulara, hukumetle ters duşecek cevaplar veremiyorlar. İktidar partisini tercih ettiklerini ifade ediyorlar. Yine bir başka sessiz kesim ise ozellikle buyukşehirlerdeki iyi eğitimli kesimler. Özellikle bu 'sessiz' diye niteleyeceğimiz kesimlerde belli tepkiler de var.

' HANİ KOALİSYON OLMAYACAKTI?'

Sessiz dediğimiz AKP taban ve seçmenine daha detaylı sorular sorduğumuzda tepkiler de ifade ediliyor. Bu tepkilerden en onemlisi MHP ile yapılan ittifak konusu. Referandumda en onemli vaat, 'artık koalisyon olmayacak' şeklindeydi. Şimdi MHP ile ittifakın bu vaadi ortadan kaldırdığını duşunenler var. "Hani koalisyon olmayacaktı. MHP ile resmen koalisyon yapıldı" diye tepkilerini ifade edenler var. Yine tabanda ve seçmen arasında tek adamlık kaygıları da gozleniyor. Referandumdan sonra geçen sureçte tek adam eleştirisinin haklılığını kabul edenler var.

' GÖREVDEN ALMALAR İYİ ANLATILMADI'

Bir diğer konu ise belediye başkanlarının gorevden alınması. AKP'de en onemli kentlerin buyukşehir belediye başkanları art arda gorevden alındı. Metal yorgunluğu yeterince ikna edici değil. Zaten bu gorevden alınmaların iyi anlatılamadığı goruluyor. Anketlerde gorevden alınmaların nedeni için yuzde 70 oranında yolsuzluk çıkıyor. Seçmen, bu gorevden almaları yolsuzluğa bağlıyor. Gorevden alınanların yerine gelen isimler de yeterince tanınmıyor. Ankara'daki yeni başkan bir olçude tanındı ama İstanbul'daki hiç tanınmıyor. Bu yerel seçimler oncesi ciddi bir handikap.

' HDP'NİN BARAJI AŞMASI MUHTEMEL'

HDP seçmeninde, ozellikle Guneydoğu'da belli bir oranda sessizlik ve tercihini ifade etmeme tavrı olduğunu gozluyoruz. Guneydoğu'daki anketlere bizzat kendim katıldım. Çozum umudu ve surecinin devam ettiği zamanlara gore bolgede HDP seçmeninin belli bir bolumunun tercihini net olarak belirtmekten kaçındığı goruluyor. HDP, barajın hemen altında bir oranda seyrediyor ama yeni bir durum olarak sessiz seçmenin sandık başında oyunu vermesiyle barajı aşması muhtemeldir.

' CHP'NİN ADAYI ÖNEMLİ'

CHP, şu an da AKP ile birlikte baraj sorunu olmayan iki partiden biri. Anketlerde kararsızlar dağıtılmadan yapılan hesaplamalarda yuzde 22'ler duzeyinde oyu var. Ancak hayır cephesinin amiral gemisi niteliği nedeniyle CHP'nin kendi oy oranı değil, cumhurbaşkanı seçiminde nasıl bir aday çıkaracağı onemli. Çunku beraber hareket edeceği partiler de bunu bekliyor. Yuzde 50+1 şansı da CHP'nin çıkaracağı adaya bağlı. Özellikle ikinci tur açısından.

' AKŞENER'İN GÜCÜ CUMHURBAŞKANI SEÇİMİNDE'

İYİ Parti de yuzde 6'nın uzerinde bir oranda oya sahip. Ancak İYİ Parti'nin asıl gucu cumhurbaşkanı seçiminde gorulecek. Çunku şu anda Meral Akşener çok acele etmek zorunda kaldı. Yeterince hazırlık yapamadı. Partisinin seçim dışı kalacağı kaygılarıyla hızla teşkilatlanmaya gitti, hızla kongreleri gerçekleştirdi. Ayrıca sesini yeterince duyurumadı ve partisini tanıtamadı. Seçimlerin normal zamanında yapılacağını duşunuyorum ama yine Akşener'in hep soylediği 15 Temmuz tarihi de elde bir kart olarak duruyor.