Özet (TL;DR) @ 2018-02-19T10:46:35.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanlarından İlnur Çevik, Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının içini burktuğunu söyledi. "Verilen ceza birçok…
Turkiye
10:46 19.02.2018URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanlarından İlnur Çevik, Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak'a verilen ağırlaştırılmış muebbet hapis cezasının içini burktuğunu soyledi. "Verilen ceza birçok meslektaşımız tarafından 'kantarın topu fazla' kaçmış olarak kabul edildi" diyen Çevik, kendi goruşunun de bu yonde olduğunu aktardı.
(C) AA/
Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın aralarında bulunduğu FETÖ medya yapılanması davasında 6 sanık ağırlaştırılmış muebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Verilen bu cezaları Yeni Birlik'te "Gazeteci, bir başka gazeteci için yureği sızlar" başlıklı yazısında ele alan Çevik, şunları ifade etti:
Bas ın mesleği çok zor ve stresli bir meslektir.
Hele hele 60 'lı, 70'li ve 80'li yılların imkansızlıkları ve zorlukları goz onunde bulundurulduğu zaman bu mesleği icra edenlerin yıpranma payları çok yuksekti… O yuzden o yıllarda gazeteciler 20 yıllık hizmetten sonra emekli oluyorlardı…
O devirlerde h ukumetlerin basın uzerindeki baskısı, ulke yonetiminde soz sahibi olan askerlerin "benim gazetecim ve duşman gazeteci" gibi ayrımlar yapıp gazete çalışanlarının hayatlarını karartmaları hiç de anormal sayılmıyordu.
O devirlerden gelen Nazl ı Ilıcak ve bir derece o devirleri biraz yaşamış Altan kardeşler gazeteciliğin butun cilvelerini yaşamış kişiler.
FET Ö Medya Yapısı davasında aldıkları "ağırlaştırılmış muebbet" cezası her gazeteci gibi benim de içimi burktu. İlk duyduğumda "huzunlenmedim" desem ve birkaç saat bunu etkisi altında kalmadım desem yalan olur.
Eskiden en a ğır ceza idamdı ama 1980 darbesinden sonraki yıllarda kimse Turkiye'de idam edilmedi. Bu cezanın yerini ağırlaştırılmış muebbet aldı… O yuzden Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşlere verilen ceza birçok meslektaşımız tarafından "kantarın topu fazla" kaçmış olarak kabul edildi. Nazlı Ilıcak için atıp tutanlar gazete arşivlerine girip biraz araştırma yapsınlar…
G oruluyor ki iş FETÖ davası oldu mu bazı yargıçlar "cezayı keselim bu işten kurtulalım sonra temyiz safhasında duzeltme yapılır" gibi bir tutum içindeler…
Nazl ı Ilıcak, bir demokrasi meleği değildi hiçbir zaman da olmadı. Kimse kendini kandırmasın. Tam aksine bazen askeri rejimlerle iş birliği yapıp demokrasiye çelme takanlarla bile yoldaş oldu. Sonunda yılana sarıldı ve FETÖ ile derin bağlar kurdu…
Taraf gazetesi ile Ahmet Altan 'ın yaptıkları ortada. Turkiye'de siyaset muhendisliği yapmaya kalkan bu gazete şaibeler dolu bir yayın hayatı geçirdi… FETÖ bu gazeteyi ve Ahmet'i kullandı…
Gazetecilik, darbecilere hizmet etti ği zaman işler değişir. O zaman darbeci olursunuz ve bu mesleğe de ihanet etmiş olursunuz. Cezalarda ise kantarın topu gerçekten şaşmış…
FET Ö'nun medya ayağı ceza alıyor ama kimse 28 Şubat'ın medya ayağına dokunmuyor. Esas bu mu adalet?
Bizleri 28 Şubat darbesi perişan ederken bugun yureklerinin sızladığını soyleyen gazeteci kardeşlerimiz neredeydi?
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.