Özet (TL;DR) @ 2018-02-16T22:33:00.000Z: Metehan Demir’e göre Ankara beklentilerini çok net dile getirerek Tillerson’ın ziyaretinde ‘ağır basan taraf’ oldu. ABD yönetimindeki ‘kafa karışıklığı’ görüntüsünü anımsatan Demir, “Tillerson ile…
Metehan Demir'e gore Ankara beklentilerini çok net dile getirerek Tillerson'ın ziyaretinde 'ağır basan taraf' oldu. ABD yonetimindeki 'kafa karışıklığı' goruntusunu anımsatan Demir, "Tillerson ile konuşuyorsun ama yarın Pentagon'dan farklı adım gelebiliyor" ikazı eşliğinde 'dikkatli iyimserlik' gerektiğine vurgu yaptı.
ABD ve Turkiye arasında Suriye uzerinden yaşanan gerilimin ardından Ankara ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ı ağırladı. Tillerson once Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 3 saat 15 dakikalık bir goruşme gerçekleştirdi ardından Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile bir araya geldi. İki bakan ortak basın toplantısında Tillerson 'Suriye'de aynı hedeflere sahibiz' mesajı verirken, taraflar sorunların çozumu için mart ayına kadar ortak mekanizma kurulmasında uzlaşmış gorunuyor.
Bu ziyaret ile birlikte Turkiye-ABD ilişkilerinin seyrini, bunun Suriye'deki sahaya yansımasını superhaber.tv internet sitesi yazarlarından gazeteci-yazar Metehan Demir ile konuştuk.
' ABD GÖRÜŞMENİN ÖNEMİNİ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞSA DA ANKARA İŞİN RENGİNİ
DEĞİŞTİRDİ'
Metehan Demir, Tillerson ile goruşmenin son donemdeki en kritik goruşmelerden birisi olduğunu soylerken, normal protokol kurallarının dışına çıkılması ve once Cumhurbaşkanı ile bir araya gelinmesine dikkat çekti. Demir, goruşmeye 'mekanizma' onerisiyle gelen ABD'nin teklifini Turkiye'nin kabul ederek sonuç alıcı olması için kendi şartlarını da koydurduğunu soyledi:
"Tillerson ile yapılan goruşme aslında Turkiye ile ABD arasında son donemde en kritik goruşmelerden biri. Her ne kadar ABD tarafı 'bu bir bolge gezisi, diğer ulkeleri de kapsıyor sadece sizi değil' şeklinde onemini duşurse de… Pazartesi gunu Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ve Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamaları sonrası Ankara gezinin onemini arttırırdı. Yani ilişkilerin ya duzelme ya da tamamen bozulması gezisi olarak değerlendirince renk biraz değişti. Onun hakkını vermek lazım. Çunku son zamanlarda sadece ABD Dışişleri Bakanı değil ABD Savunma Bakanı Mattis'in Nurettin Canikli ile temasları oldu. McMaster'ın İbrahim Kalın ile Cumhurbaşkanlığında temasları oldu. Bunları tabii yan yana koyduğumuz zaman farklı farklı açıklamalar var. İzleyen insanlar, analistler, dinleyiciler bir turlu anlaşılmıyor dediler. Net bir ABD politikası gorulemedi. O açıdan da Tillerson gibi onemli bir birisinin gelmesi onemi biraz daha arttırdı. Bir de şuphesiz ki Tillerson'ın programına bakıldığında normalde protokol olarak Ankara'daki sureç asıl goruşme Dışişleri bakanları arasında olur sonra bir protokol çerçevesinde Cumhurbaşkanı ve Başbakanına goturulur. Fakat ilk ziyaret Cumhurbaşkanlığına alınıp burada da uç buçuk saatlik bir toplantı yapılınca işin nasıl kritik olduğu ortaya çıktı. Gelinen noktada zaten bana kalırsa bu goruşme (cumhurbaşkanıyla yapılan) yuzde 90 bitmişti. İlk once 'Cumhurbaşkanlığı'na gel bakalım' denmesi, Tillerson'a esas hazırlığın orada yapıldığını gosteriyor."
' ANKARA NET VE SOMUT MEKANİZMA TAKVİMİ İSTEDİ'
Turkiye'nin ABD'ye dosyalar vermesinin artık onemli olmadığını, Washington'ın Ankara4nın hassasiyetini zaten bildiği ve defalarca onlerine delil konulduğuna dikkat çeken Demir, ortaya çıkan tabloyu Turkiye'nin yuzde 60 ağır basmasına karşılık ABD'nin yuzde 40 ile sıyırttığı bir goruşme olarak niteledi:
"Şu kadar dosya verildi, bu kadar delil verildi şeklindeki klasik haber jargonlarını biraz terk etmek lazım. ABD, Turkiye'nin PYD-PKK konusunda hassasiyetini biliyor ve bu konuda kendisine hazırlanan dosyaların defalarca verildiğini biliniyor. O nedenle Tillerson'a dun bir kere daha sanki bu yeni başlayan yeni başlamış bir kişiymiş gibi bir dosya verilmesi meselesi değildi. Turkiye artık son kez net beklentilerini soyledi ve mumkunse de bu konuda net ve somut mekanizma takvimini istedi. Ben açıkçası bu mekanizma kurulması durumunu tahmin ediyordum. Çunku ABD bu gibi durumlarda baya tecrubeye sahip olduğu için, onceden çalışılmış bir proje olarak 'bu konuyu bundan sonra ilişkileri çopluğe atmamak adına bir ortak mekanizmayla değerlendirelim' diyor. Daha once de yaşadığımız krizlerde ozellikle PKK meselesinde de 'bir mekanizma kuralım' dendi ve yurundu. Şimdi aynı benzer mekanizma teklifi ABD'den geldi diye duşunuyorum. Turkiye de bunu kabul etti ama içine bazı şartlar koyarak. Turkiye sonuç odaklı olsun diyor. Çunku mekanizmayı zamana yayıp 'sonuç alamadık, daha çalışıyoruz' denilerek işin içinden çıkılabilir. Onu engellemek için o konmuş. İkincisi de Turkiye belki PKK-PYD meselesinde bugunku bildiriye ABD bunu koydurmasa da PKK uzantıları diyerek bir şekilde de istediğini almış oldu. Tam 'win, win' gibi değil ama Turkiye %60 ağır basan bir tarafta ve %40 ABD'yi sıyırtan bir goruşme şeklinde goruyorum.''
' TÜRKİYE, TİLLERSON'A NİHAİ ORTAK KARARI KONUŞACAK KİŞİ MİSİNİZ DİYE SORDU'
ABD'nin farklı kurumlarından birbirini duzelten açıklamaların geldiğini ve ABD yonetiminde kimin ne yaptığına dair kafa karışıklığının olduğunu belirten Demir'e gore Turkiye, ABD Dışişleri Bakanı Tillerson'a 'siz ABD yonetiminin nihai kararını ortak kararını açıklayacak kişi misiniz' diye sordu:
"ABD'nin diplomatik tecrubesinden dolayı bir mekanizma icadı var. Boyle acil durumlarda devreye sokuyor. O yuzden sonuç odaklı olsun diyor Turkiye. Ben olsam bu konuda bu, şu konuda bu olsun diye de eklerdim. Çunku bunlar benim için şaşırtıcı değil. Bunlar yeni başlamadı. Daha oncesiyle bugunu ele aldığımızda çok farklı resim çıkabiliyor. Bu kriz başladığında ilk once CENTCOM'dan bir asker 'biz 30 bin kişilik sınır gucu kuracağız' dedi. Kıyamet koptu. Sonra yok oyle değil dedi. Ardından duzeltme geldi, 'yok oyle değil biz sizle 30 km. bir derinlik kuracağız, sizinle ortak ordu kuracağız' dediler. Sonra başka açıklamalar geldi. Ben bu açıklamaların hiçbirine şaşırmıyorum. Bu açıklamaların hepsini yan yana koyduğumuzda mantıki bir toplamı olmuyor. Erdoğan'ın ABD gezisinde Trump 'biz bunlara gerçekten silah veriyor muyuz' diye bir soru sormuştu yakınındakilere. ABD yonetiminde kimin ne yaptığına dair kafa karışıklığı da var. Birbirlerinden habersiz iş yaptıklarından da oluyor. Açıklamalarını duzeltiyorlar. Şimdi bu da olacaktır. Tillerson'a Turkiye dun şunu sordu: Siz buraya gerçekten ABD yonetimin nihai ortak kararını konuşacak kişi olarak mı geldiniz? Nedeniyse Tillerson ile konuşuyorsun yarın Pentagon'dan farklı bir adım gelebiliyor. Turkiye bunun da teyidini istedi. Tek sesim diye bir açıklama yapmıştır Tillerson ama bu konuda bir kafa karışıklığının yaşandığını soylemek lazım. Ben bu konuda dikkatli iyimserliğin tarafındayım. Menbiç meselesi çok kritik. Turkiye'nin Rusya ile yakınlaşması duşunulduğunde ABD, Menbiç konusunda beraber hareket edelim dediğinde ABD-Rus, Turk-Rus ve Turk-Amerikan ilişkileri yan yana konulduğunda nasıl bir resim ortaya çıkacak, Menbiç'te Rusya'nın çekinceleri nasıl olacak, ABD ne yapacak ve Turkiye hangi pozisyonda bulunacak ben bu bolumu de hassas bir sureç olarak bekliyorum."
' RUSYA İLİŞKİLER DAHA SAĞLAM AMA İRAN İLE CİDDİ SIKINTILAR VAR'
Tillerson'la ortak açıklamada Astana surecine hiç atıf yapılmamış olması dikkat çekerken, Demir, Astana'nın ortağa Rusya ile ilişkilerin daha sağlam olduğu fakat İran ile ilişkilerde çok ciddi sıkıntıların yaşandığına dikkat çekti:
"Astana surecinde Turk-Rus, Turk-İran ilişkilerini ayrı ayrı analiz ettiğinizde Turkiye, Rusya'ya daha yakın duruyor. Ama İran ile çok ciddi sıkıntıları var. Ben bu Astana surecinin surmesini arzu ediyorum ama bir sure sonra sıkıntıya girebileceği konularında endişeler yaşıyorum. İdlib'de 14 tane gozlem noktası var Turkiye'ye kurması için tahsis edilen ama şu an 6 tanesi Turkiye tarafından aktif hale getirildi. Çunku haritada bunlar sıkıntılı birtakım bolgeleri de kapsıyor. Baya altta guneyde yerlerde var. Buraya gidecek Turk askerlerinin guvenliğinin şuphesiz Ankara için birinci derece onemli. Bu açılardan bakıldığında Turkiye bu konuda ağır ağır adım atıyor, mayınlı bolgede yurur gibi. Turk-Rus ilişkileri daha stabil ama uçlu bakıldığında daha çatlak olabilecek bir yapı. Rusya daha sağlam ama Turk İran ilişkilerinde çok ciddi sıkıntılar var. Çok yuksek sesle dillendirilmiyor ama sesini yukseltmekten çekinmiyor, Afrin konusunda 'hemen bitirin' diyor ama İran bire bir goruşmelerde 'çok iyisiniz çok hoşsunuz' diyor. Burada Turkiye'nin kafası karışıyor. Ben o nedenle Astana surecine Turkiye'nin pek atıfta bulunmasını istediğini sanmıyorum."
' ABD, YPG İLE PKK'Yİ SAVAŞTIRABİLİRİZ AÇIKLAMASIYLA KENDİSİNİ ELE VERDİ'
Demir, ABD ile Turkiye'nin Suriye'deki yollarının PYD ile ilişkiler nedeniyle ayrıldığını yorumunu yaparken, ABD'nin PYD konusunda enteresan çıkışlar yapabileceğini ve 'YPG ile PKK'yi savaştırabiliriz' açıklamasıyla ABD'nin kendini ele verdiği goruşunu dile getirdi:
"Bir de ABD, Turkiye ile Suriye'de en başından beri iş birliği yapmak istedi. Fırat Kalkanında en başta Turk-Amerikan ozel kuvvetleri sınırda vardı. Turkiye ile iş birliği yapılarak başladı bu harekat ama onlar sonradan oradan gitti. Çunku PYD-PKK eksenine karşı Turkiye'nin uzerlerindeki baskısı artmıştı. Turkiye başından beri ÖSO'yu ABD'ye tavsiye etti 'siz bunlarla yuruyun, Rakka'ya bile beraber gidin' demişti. Turkiye'nin iş birliği isteği vardır ama yolları PYD ayırdı. Ama bugunku açıklamalardan sonra PYD konusunda ABD'nin bazı enteresan çıkışlar yapabileceği duşuncesindeyim. Dun yaptıkları isterseniz biz 'YPG ile PKK'yi savaştırabilir' açıklamalarıyla da kendilerini ele verdiler. Ya çok acemice harfleri karıştırdılar ya da kendilerinin ne kadar yakın etki guçleri oldukları konusunda ele verdiler kendilerini. Geçtiğimiz gunlerde yayınlanan raporda 'YPG, PKK'nin uzantısıdır' dendi. ABD, PKK'yi resmi teror listesinde tutuyor. Onun uzantısı diyorsa YPG de teroristtir duz mantıkla. Biz bunları çarpıştırabiliriz diyorsan bunları çarpıştırmak ne demek? Başka bir şey var ortada. Daha once Rakka'da ABD, 'PYD'ye biz çok guveniyoruz, Rakka'ya beraber gireceğiz ve IŞİD'i temizleyeceğiz' dedikten iki gun sonra BBC'nin goruntuleri ortaya çıktı ve IŞİD militanlarının oradan tahliye edildiği goruldu. Nereye gitti deniliyor? Şimdi iddialar çok ciddi. Afrin'de bazen Turkiye'nin istihbarat raporlarında da dikkat çekiyor. Çok ciddi anlamda IŞİD ile YPG arasında iş birliği olduğu belirtiliyor. Geçen gun savaşan orgutler nasıl bir araya geliyor?"
' SURİYE DÜNYANIN EN TEHLİKELİ LABORATUVARI HALİNE GELDİ'
Metehan Demir son olarak Suriye'deki işin başka bir hesaba doğru donduğu ve Suriye halklarının işinin zor olduğunu soylerken, Suriye'nin dunyanın en tehlikeli laboratuvarı haline geldiği yorumunu yaptı:
"Suriye dunyanın en tehlikeli laboratuvarı haline gelmeye başladı. Buradaki savaş, savaş değil. Asimetrik teror ve asimetrik savaş aynı anda mucadele edilmesi gereken iki gerçeklik olarak ortaya çıkıyor. Şu anda diyorlar ki Suriye'nin geleceğinde ne zaman istikrar olur diyorlar, benim o kadar analiz yapmak haddime değil çunku benim onu gormem mumkun değil. Gorenleri de şaşkınlıkla izliyorum. Suriye'nin halkları umarım eski gunlerine doner ama bugun Suriye'deki mucadeleye bakıldığı zaman Suriye halklarının işinin çok zor olduğunu goruyorum. Çunku iş başka bir hesaba doğru donmeye başladı. Turkiye terorle mucadele için orada ama diğer ulkelerin orada ne yaptığını bilmiyorum. Bir de bu Suriye meselesi bizim komşularımızın sayısını da arttırdı, yeni komşularımız var artık."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.