Özet (TL;DR) @ 2018-02-17 09:36:59.906382: Yolu krallar, kraliçeler, Hollywood yıldızları, kitlelerin hayran olduğu büyük sanatçılarla kesişti. Saraylarda ağırlandığı da oldu, çok şöhretli kişileri masasında ağırladığı da... Elçin…



Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım84 'uncu yaşınızda hayatınızı yazmak iyi geldi mi?
- Çok iyi geldi. Roman yazmayı duşunmuştum ama hayatımı yazmak aklıma gelmemişti. Çok seneler once bir falcı, "35 yaşından sonra yazar olacaksınız" deyince gulmuştum. 35 oldum, 45 oldum, 80'imi geçtim, meğer bugune kısmetmiş.

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ 1955 y ılında katıldığımız partiden._

Hep g uzel anılarınızı yazmışsınız. Hayatınız gerçekten bu kadar sefa içinde mi geçti?
- İnsan guzel şeyleri daha kolay hatırlıyor. Annemin, babamın ve eşimin vefatından başka, Allah'a çok şukur ki, acıklı bir şey yaşamadım. Çok guzel bir hayatım oldu. Yine dunyaya gelsem aynı hayatı yaşamayı isterim. Kitabı yazma nedenim de aslında hayatımı anlatmak değildi. Çocukluğumda ve gençliğimde yaşadığım İstanbul'u anlattım. Kapımızın onunden Musevi zerzevatçı geçerdi, insanlar Beyoğlu'na çıkarken bir başka giyinirdi. Bunları artık kimse bilmiyor. Cumhuriyet Bayramı'nda kadınları şapka ve eldivensiz, erkekleri frak ve silindir şapkasız goremezdiniz. Eşim Rahmi diplomat olduğu için birçok ulkede gorev yaptı. Kitapta bir sefire olarak dunyayı da yaşadığım kadarıyla gostermeye çalıştım.

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ Mezuniyetimize ait bir foto ğraf..._

Hayalinizde gazeteci olmak varm ış oysaki...
- Evet, bir hariciyeciyle evleneceğimi hiç duşunmemiştim. Ama sefire olarak işe başladığımda hiç duşunmeden Rahmi'nin yabancı dostlarıyla ahbap oldum. Hatırlıyorum da, Mısır'daki ilk senemizde, Arap Cumhuriyeti'nin bozulmasıyla sefaret kapandı. İsviçre sefaretinin bir parçası olarak İsviçrelilerle çalıştık. O arada İngiliz edebiyatı uzerine master yapmaya başladım, seramik ve yağlıboya dersleri aldım. Çok arkadaş canlısıyım, insan severim. Durup dururken yanımdaki insanla da sohbete başlarım. Çok iyi bir gazeteci olabilirdim. Hayalimde insanların vapurda, otobuste rahatlıkla okuyabilecekleri bir tabloid gazete çıkarmak vardı.

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ Rahmi ile Kenan Evren 'in Londra'daki davetindeyiz._

Daha 21 ya şında Kraliçe Elizabeth'e takdim edilmiş, Lady Diana'nın duğunune katılmışsınız.
- Kraliçe'nin her sene kordiplomatik mensuplarına verdiği balo çok onemliydi. Bize sarayda nasıl reverans yapılacağını, kendisine nasıl hitap edileceğini oğrettiler. Kraliçe size hitap etmeden konuşulmuyor. Elini uzattığında elini sıkıp reverans yapıyor ve "Majesteleri" diye hitap ediyorsunuz. Konuşmaya devam ederse, "Majesteleri" değil, yalnızca "Madam" diye hitap ediliyor. Lady Diana'nın duğunu... Prens Charles'la ikisi birbirlerine hayran hayran bakıyorlardı. Akşamustu davetliler için buyuk bir resepsiyon vardı. Orada Prenses Grace Kelly ve oğlu Prens Albert'la tanıştım. Prens Albert, Turk olduğumuzu oğrendiğinde birkaç kere İstanbul'a ve Turkiye'ye geldiğini, çok etkilendiğini soylemişti.

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ Rahmi Bey, Şah Pehlevi'ye itimatnamesini sunarken._

Tahran, 1975

Eşim Rahmi, Rıza Şah Pehlevi'ye itimatnamesini sunmaya gidecekti. Sabah frak giyip Buyukelçilik Kaçnılaryası'na gitti. Şah, beyaz uniforması, uzerinde madalyaları ve belinde kılıcıyla ayakta duruyormuş. Saray Nazırı, Rahmi'yi Şah'a takdim etmiş ve itimatnamesini sunmuş. Ertesi gun Rahmi'yle ikimiz Kraliçe Şahbanu'yu ziyaret ettik. Fevkalade hoş, mutevazı bir genç hanımdı. İran'daki protokole gore buyukelçi evvela devlet başkanını ziyaret ediyor, sonra eşiyle birlikte devlet başkanının eşini ziyarete gidiyor. Daha sonraları Şahbanu'yla dost olduk. Prenses Diana'yı herkes çok seviyordu, Şahbanu da oyleydi. İran'da sadece fakirlere yardım etmedi, kultur bakımından çocukların yetişmesine çok onem verdi. Kraliçelik taslayan biri değildi. Sigara filan içerdi, hoşuma gitmişti.

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ St. Petersburg 'un beyaz gecelerinden biri..._

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ 1998 'de dostlarımız Rabia ve Yılmaz Akar'la._

Çocukluğumda yaşadığım İstanbulu
anlattım
_ Sefire
_ El çin Gumrukçuoğlu

_ Destek Yay ınları
_ 384 sf.

_ 34 TL._