Özet (TL;DR) @ 2018-02-17 09:36:04.579815: Yıldızı, 90’larda ‘Ham Çökelek’ şarkısıyla parladı. Ama kendi ifadesiyle parayı ve şöhreti yönetemediği için her şeyini kaybetti. “Kariyerim bitmişti. Artık dalga geçilen bir magazin figürüydüm” diye…



Sizinki bir çokuş hikayesi mi?
- Kesinlikle. İbretlik... Memleketinden kalkmış İstanbul'a gelmiş, once şohret olmuş ama sonra yerin dibinin dibini, en sonunda da hapsi boylamış bir adamın hikayesi bu. Başta tam bir şohret budalasıydım. Sonra 'loser' (kaybeden) oldum. Ama vazgeçmedim.

Ş imdi 'şohret budalası' değil misiniz?
- Yıllar boyu tanınmak için yırtındım. Tanınır olduktan sonra da tam tersi için didindim. Çok yoksuldum, şohret olup para kazanmak butun dertlerimin ilacı olacak diye duşundum. 2 milyondan fazla album sattım, para kazandım ama o işin oyle olmadığını gordum.

Nerede hata yapt ınız?
- Şohreti kaldıramadım. Para bana ağır geldi.

Neden?
- Parayla ne yapacağını bilmiyorsan olmuyor. Mesela luks bir restoranda nasıl sipariş verilir, kıyafet olarak ne alınır bilmiyordum ki!

Her şey elinin altından kayıp gidiyor

Kitapta zamanla a şağılanan bir figur haline geldiğinizi anlatıyorsunuz...
- Biz o donem populer kultur çerezleriydik. "Şurada tuket, burada tukur at" denilen, geçici bir muzik yapıyordum. Televole bizi oyle yerlere itti ki kamerayı gorduğumuz zaman oynuyor ve bunu bir şey zannediyorduk. Zamanla kendimden rahatsız oldum. Ben de kazandığım zaman paranın çoğunu eğitime harcadım. Bir yıl İngiltere, iki yıl Amerika'da kaldım. Hazırdan yedim. Sonra dondum. Ama kariyerim bitmişti, artık dalga geçilen bir magazin figuruydum.

Nas ıl geçindiniz?
- Maddi ve manevi bir çokuşe girdim. Hayatımı devam ettirmek için ikinci sınıf yerlerde sahne alıyor, bitik unlulerin katıldığı reality show'lara katılıyor, sabah programlarında 'Ham Çokelek' soyluyordum. Mutsuzdum. Sonra mizahi yazılar yazmaya başladım ve bir sure oyle geçindim.

Ş ohret denen şey koca bir balon muymuş?
- Reytingin ne kadarsa çevrende o kadar insan oluyor. Ödul torenine gittiğinde eğer albumun satmıyorsa seninle resim çektirmeye bile korkuyorlar. Magazin muhabirleri yanına yaklaşmıyor. Her şey elinden kayıp gidiyor.

Bu, memleketinden kalkmış İstanbul'a gelmiş, şohret olmuş ama sonra yerin
dibini, en sonunda da hapsi boylamış bir adamın
hikayesi

Art ık başkalarına zarar vermiyorum

Bunal ımdan nasıl kurtuldunuz?
- Depresyon tedavisi gordum. Ünlu olmak oyle uzerinden çıkarıp atacağın bir şey değil ama parasız pulsuzsun. Toplu taşımaya binemiyorsun, insanlar sana acıyarak bakıyor. Gunlerce parasızlıktan evden çıkamadım. Kiramı odeyemedim. Şohret gidince herkes sırtını dondu. Uykuda dişlerimi sıkmaktan dişetlerim kanıyordu. David Copperfield'ın laneti herhalde (guluyor)...

Evet, unlu sihirbaz David Copperfield, Turkiye şovunda sizi sahneye çağırdı, adamın sırrını ifşa ettiniz...
- O buyuk bir yanlış anlaşılma aslında. Adam, Özgurluk Heykeli'ni kaybetmiş, beni mi edemeyecek? Seyircilerden 13 kişi seçti, ben de onlardan biriydim. Bizi kaybetti. Sonra basın mensupları "Nasıl oldu? Nasıl uçuyordu" diye sordu, "İp vardı herhalde" dedim. Nasıl yok ettiğini anlatmadım. Ama adam beni o gunden sonra gerçekten 'kaybetti', lanetledi ve kariyerim hep baş aşağı gitti.

Bir d onem Twitter'da, "O aslında Yunan bir şarkıcı, adı da Athillas Tasos" diye dalga geçtiler sizinle...
- Tabii, beni Twitter uzerinden Yunanistan'a itelediler. Yıllarca baklava için bizimle savaşan Yunanlar bile beni kabul etmedi.

M uzik kariyeriniz artık bitti mi?
- Kendi başımayken turku soylemekten keyif alıyorum ama artık başkalarına zarar vermiyorum.

Birini taklit edeceksem Tarkan dururkenAtilla Taş'ı mı ederim?

Twitter da sizin i çin bir tur şohret kapısı mıydı?
- Hiç oyle bakmadım.

Nas ıl keşfettiniz bu mecrayı?
- Arkadaşım soyledi, ben de girdim ama imajım berbat durumdaydı, 'Miki' adında bir hesap açarak yazmaya başladım. Mizah yazıyordum, takipçi sayım biner biner arttı. Bir gun arkadaşım "Atilla isminden utanma" dedi, o akşam "Ben Atilla Taş'ım" diye kendimi ifşa ettim. Bir anda geriye çalışan taksimetre gibi insanlar beni takipten çıkardı. Bazıları "Bu Atilla Taş'ın taklidi, o bu kadar zeki olamaz" dedi. Ben de "Birini taklit edeceksem Tarkan dururken Atilla Taş'ı mı ederim" dedim.

Kitab ınızın ustbaşlığı "Bir tweet attım hayatım değişti". Neydi o tweet?
- Orada da mizah vardı. Aslında ben her zaman insanları sağduyuya davet ettim: "Bu kadar biber gazına gerek yoktu, Taksim'de bir konser verseydim dağılırdı zaten herkes" yazdım. İnsanlar kendimle dalga geçebildiğimi anladı.

Bu, memleketinden kalkmış İstanbul'a gelmiş, şohret olmuş ama sonra yerin
dibini, en sonunda da hapsi boylamış bir adamın
hikayesi
_ 'Sakıncalı Çokelek', Kara Karga Yayınları'ndan çıktı._

Atat urkçuluğu ve demokrasiyi savunuyorum

Hep mi muhaliftiniz?
- Devrimci bir duruşum falan yok ama laik ve Ataturkçu bir aileden geliyorum. Herkesi rahatsız eden şeyler, ulkemle ilgili konularda duyarlı olduğum için, beni de rahatsız etti ama bunu da cevval şekilde yapmadım, hep mizahla yaptım.

Ne zaman ba şladı politik paylaşımlarınız?
- Gezi olaylarıyla. Yoksa mutlu mesut, apolitik bir adamdım.

H ala muhalif misiniz yoksa 'FETÖ'nun medya ayağı' olma iddiasıyla cezaevine girip çıktıktan sonra ağzınız yandı mı?
- Laikliği, Ataturkçuluğu ve demokrasiyi savunuyorum. Özgurluğe inanıyorum. Bunlar muhaliflikse muhalifim. Devam eden bir yargı sureci var. Karar duruşmasına az kaldı. Beraat etmem gerektiğini duşunuyorum. Hiçbir zaman yanlış bir şey yapmadım. Sadece bir gazetede yazı yazdım. Olayın temeli bu. Dosyamda tweet'lerim de var. Ama maddi anlamda çok sıkıntıdaydım ve o yuzden yazarlık yaptım.

Albert Einstein 'la hayali konuşmalar yapardım

Yine cezaevine girmekten korkuyor musunuz?
- Kim ister ozgurluğunden feragat etmeyi?

14 ay hapiste kald ınız. Bu size ne oğretti?
- Sabretmeyi. Kendi kapını açıp kapama ozgurluğunun ve gokyuzune bakmanın onemini anladım.

İ çeride başınıza ilginç bir şeyler geldi mi?
- Avlumuzdaki dikenli tellerde kuş yuvası vardı. Bahar gelince kuşlar ona konmaya başladı. Dişi ve erkek kuş, sabah-akşam çiftleşiyordu. "Olan var, olmayan var" dedim, resmen kuşları kıskandım. Bir de gozaltındayken surekli yanan bir ışık vardı. Bir arkadaş temiz, siyah iç çamaşırı verdi. Işık gozumu almasın diye iç çamaşırıyla kendime uyku gozluğu yaptım. Zaman mevzuu en zoruydu. Bazen bir saniye, bir saat gibi geliyordu. Ben de kendi kendime sohbetler ediyordum.

Hayali arkada şınız mı vardı?
- Albert Einstein'la hayali konuşmalar yapardım.

Ne konu ştunuz?
- "Diliniz neden dışarıda?" diye sordum. "Çunku senin hayallerinde boyle kalmışım" dedi ve dilini toparladı. Sonra da sohbet ettik.

Art ık siyasi içerikli tweet atmıyor musunuz?
- Hayır. Siyaset bir kor kuyu. Bir de insanlar, 'Yuru, arkandayız' falan yazıyor' ama mahkemede, cezaevinde kim arkamdaydı? "Atilla Taş yalnız değildir" yazanlar var; vallahi de billahi de yalnızdım ve gozumun uzerinde bir kulotla yatıyordum.

Ben 'çocuk damadım', 17 yaşımda kaçırıldım

K ısa sure once dede oldunuz. İlk evliliğinizi kaç yaşında yaptınız?
- 17 yaşımda. Daha çocuktum.

' Çocuk damat'sınız yani?
- Evet, çocuk damadım. Kaçırıldım ben.

Nas ıl?
- Eşim benden bir yaş buyuktu: "Kalk gidiyoruz, kaçalım" dedi. O kadar cahildim ki... Mersin'deydik, Ceyhan'a kaçıp evlendim. Bir yıl sonra baba oldum. Sekiz sene evli kaldık. Bir kızım var.

42 ya şında dede oldunuz. Genç yaşta dede olmak ne hissettiriyor?
- Terbiyesizlik (guluyor). Şaka tabii... Guzel bir duygu.

İ kinci evliliğinizi hapiste yaptınız. Neden orada evlendiniz?
- İkimiz de evlilikten korkuyorduk ama OHAL şartlarında cezaevinde goruşmek için birinci derece yakınım olması gerekiyordu.

Zay ıflamış ilişkilere cezaevi tavsiye ediyorum

Nas ıl bir aşkınız var?
- Birbirimizi çok seviyoruz. Boyle şeyler aşkı buyutuyor. Sevgiden yoksun kalıyor ve birbirinizin kıymetini anlıyorsunuz. Ben zayıflamış butun ilişkilere cezaevi tavsiye ediyorum, ya eşleri ya kendileri girsinler.

Ş imdi nasıl geçiniyorsunuz?
- Kitap yazdım, stand-up'ım başlıyor. Olmadı muziğe donerim, valla sonrasını insanlar duşunsun!

Sizden kurtulu ş yok yani!
- Yok. Şarkıcılık yaptım, yerin dibine sokuldum; yazarlık yaptım, cezaevine girdim. N'apayım?

' Sakıncalı Çokelek' oyununda neler olacak?
- Yaşadıklarımı ve şohretin gerçek yuzunu mizahla anlatacağım. 7 Mart'ta Gonul Ülku ve Gazanfer Özcan Sahnesi'nde başlayacak.

Sizden Cem Y ılmaz mı Mehmet Ali Erbil mi olur?
- Onlar kendi tarzlarında çok başarılı. Benden en fazla Atilla Taş olur!