Özet (TL;DR) @ 2018-02-16T16:56:00.000Z: ABD Savunma Bakanı Mattis'in "YPG'nin PKK'ya karşı savaştırılması" teklifini Sputnik'e değerlendiren uzmanlara göre böyle bir açıklama ancak "ABD'nin Türk ordusunun Afrin'de yıpranacağı umuduyla zaman…
Goruş
16:56 16.02.2018(Guncellendi 16:58 16.02.2018) URL'yi kısaltın
ABD Savunma Bakanı Mattis'in "YPG'nin PKK'ya karşı savaştırılması" teklifini Sputnik'e değerlendiren uzmanlara gore boyle bir açıklama ancak "ABD'nin Turk ordusunun Afrin'de yıpranacağı umuduyla zaman kazanma peşinde olmasıyla" açıklanabilir.
Afrin'deki YPG oluşumuna yonelik Zeytin Dalı Harekatı'nı başlatan ve operasyonun Afrin'in ardından Menbiç'i de kapsayacağı yonunde sinyaller veren Turkiye ile Menbiç'te askerleri bulunan ABD arasında bir suredir azami seviyede olan gerginlik surecine ilişkin yeni gelişmeler yaşandı. ABD Ulusal İstihbarat Direktoru (DNI) Daniel Coats tarafından ABD Kongresi'ne sunulan "ABD İstihbarat Topluluğunun Dunya Genelinde Tehditler Değerlendirmesi" raporunda YPG'nin "PKK'nın Suriye'deki milis gucu olduğu" belirtildi. Raporun ilgili bolumunde "PKK'nın Suriye'deki milis gucu olan YPG, muhtemelen bir tur otonom yapı arayışında olacak ancak Turkiye, Rusya ve İran'ın direnciyle karşılaşacak" ifadelerine yer verildi. Turkiye'nin itirazlarına rağmen ana omurgasını YPG'nin oluşturduğu Demokratik Suriye Guçleri'ne (DSG) Suriye'de binlerce TIR silah yardımı yapan ABD'den boyle bir açıklama gelmesi başlı başına kayda değer. Ancak Turkiye Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin açıklamasıyla, konu farklı bir boyuta taşınmış durumda. Canikli, ABD Savunma Bakanı James Mattis'in kendisine "YPG'nin PKK'ya karşı savaştırılabileceği" teklifini sunduğunu soylerken, "Biz de bunun mumkun olmadığını ve hiçbir zaman YPG ve PYD'nin PKK yapılanmasından ayrılmasının mumkun olmadığını, hele PKK'ya karşı savaştırılmalarının mumkun olmadığını soyledik" diye konuştu. Peki birbirini takip eden bu çelişkili açıklamalar ne anlama geliyor? ABD Savunma Bakanı'nın "YPG'yi PKK'ya karşı savaştırabiliriz" gibi bir oneriyi gundeme getirmesi neyi amaçlıyor? Uzmanlar, son gelişmeler ışığında ABD'nin Suriye'deki tutumunu Sputnik'e değerlendirdi.
' ABD'NİN AMACI TÜRKİYE'Yİ OYALAMAK'
Sputnik'e konuşan isimlerden ilki Strateji Uzmanı ve Emekli Tuğgeneral Naim Baburoğlu oldu. Baburoğlu, ABD istihbarat yetkililerinin PKK-YPG bağlantısına işaret eden raporun ne anlama geldiğini "Aslında 2005'te yayınlanan KCK sozleşmesine gore PKK eşittir PYD veya PYD eşittir PKK'dır. Buna şuphe yok. Ancak istihbarat yetkilileri, sundukları raporla bu denkleme işaret etmiyor. Yetkililer, Kuzey Irak'tan yani Kandil'den YPG'lileri eğitmek için gelen PKK'lıların varlığına işaret ediyor. Genel algının aksine ABD, YPG'yi teror orgutu ilan etmiş veya onu teror orgutuyle eş gormuş değil" sozleriyle değerlendirdi.
Mattis'in sozlerinin "ciddiye alınır bir tarafı olmadığına" işaret eden Baburoğlu "Mattis'in bu sozleri, Turkiye'nin oturup uzerine duşunmesi veya duşunerek zaman harcaması gereken sozler değil. Bu sozlerin ciddiye alınacak tarafı da yok. Zira, ABD PKK ile PYD arasındaki bağı çok iyi biliyor. KCK sozleşmesi ortadayken CIA'in bunu bilmemesine imkan yok. Peki hal boyleyken boyle bir açıklama neden yapılıyor? Bunun tek amacı ABD'nin zaman kazanması çabası içerisinde olması. ABD, zaman kazanmanın ve Turkiye'yi oyalamanın peşinde. Ayrıca Afrin'deki harekat surecinde TSK'nın yıpranmasını umuyor" dedi.
Turkiye'nin yapması gerekenin vakit kaybetmeden Fırat Nehri'nin doğusundaki PYD yapılanmasına yonelik operasyon gerçekleştirmek olduğunu savunan Baburoğlu "Turkiye, bu açıklamaları ciddiye almak yerine bir an once Fırat'ın doğusundaki teror oluşumuna yonelik operasyon gerçekleştirmelidir. Çunku ABD'li yetkilinin yaptığı açıklamanın bir anlamı yok. Neticede Fırat'ın doğusundaki PKK/YPG teror orgutunu destekleyen de, silahlandıran da onlara danışmanlık hizmeti veren de ABD. Bunlara bir son vermezken yaptıkları açıklamanın bir anlamı yok" diye konuştu.
' ABD HİÇ BİR ZAMAN TÜRKİYE'NİN MÜTTEFİK VEYA STRATEJİK ORTAĞI OLMADI'
ABD'nin Turkiye'nin hiç bir zaman muttefiki veya stratejik ortağı olmadığına işaret eden Baburoğlu "ABD ve Turkiye iki NATO ulkesi olmasına rağmen; ABD her zaman, her donemde Turkiye'nin ulusal çıkarları ve guvenliğine tehdit oluşturacak bir politika izledi. Yani ABD, hiç bir donemde Turkiye'nin ne stratejik ortağı ne de muttefiki oldu. Zaten ABD'nin şu ana kadar iki stratejik ortağı oldu; onlar da İngiltere ve İsrail. Duşunun ki Turkiye'nin satın almak istediği Javelin tanksavar silahlarının Turkiye'ye satışı ABD Kongresi tarafından onaylanmazken; bu silahların PYD'de bulunduğunu goruyoruz. Bu nasıl bir muttefiklik?" dedi ve şoyle devam etti:
"ABD, Turkiye'yi tamamen gozden çıkarmak istemiyor zira başta sığınmacılar konusu olmak uzere çeşitli alanlarda Turkiye'ye ihtiyaç duyuyor. Ama ABD aynı şekilde PKK'dan da vazgeçmek istemiyor. Çunku PKK'yı Irak, Suriye ve zamanı geldiğinde de Turkiye'de kullanmak istiyor."
' ABD'NİN BU NOKTAYA GELMESİNDE AFRİN HAREKATI'NIN PAYI BÜYÜK'
Sputnik'e konuşan bir diğer isim ise Dış Politika Uzmanı Özdemir Akbal oldu. ABD'nin Milli İstihbarat Direktorluğu tarafından yayınlanan raporun dikkat çekici olduğunu soyleyen Akbal "Raporda 'muhtemelen' ifadesi kullanılsa da bolucu teror orgutu PKK ile PYD'nin bağlantısı olma ihtimali değerlendirmesi dikkat çekici. Zira PYD ile bolucu teror orgutunun ayrı olarak değerlendirilmeye çalışılması aşamasından bir zorunlulukla da olsa her iki orgutun birbiri ile bağlantısı olması durumunun değerlendirildiği aşamaya gelinmesi onemli" dedi.
ABD'nin bu noktaya gelmesinde Zeytin Dalı Harekatı'nın oneminin buyuk olduğuna işaret eden Akbal "Bu noktada Turkiye'nin PYD teror orgutune karşı başlatmış olduğu Zeytin Dalı Operasyonu'nun onemi buyuktur. Bu operasyon sonrası, Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ciddiyetini ve konuya bakışını açık ve net bir şekilde kavrayan Amerikan guvenlik burokrasisi, geliştirmiş olduğu stratejiyi sorgulamaya başladığının da açık işaretlerini vermeye başlamıştır. Bu noktada, raporun ilgili kısımında geçen 'muhtemelen' ifadesi ise halen ABD guvenlik burokrasisinin Afrin operasyonuna kadar geliştirdiği PYD'yi destekleme stratejisinden vazgeçme konusundaki ayak diremesinin bir gostergesidir. ABD, Turkiye'nin geliştirdiği PYD karşıtı reaksiyona istinaden herhangi bir geçerli politik ve askeri karşı arguman uretemezken; PYD için yapılan yatırımın da heba olmama çabasının son çıkışlarıdır" ifadelerini kullandı.
(C) Sputnik/ Alexander Vilf
' MATTIS'İN SÖZLERİ TAM BİR ÇARESİZLİK ÜRÜNÜ'
ABD İstihbarat Topluluğu koordinasyon birimi olan Milli İstihbarat Direktorluğu'nun raporunun ardından Mattis'in PYD ve PKK bağlantısını koparma amacıyla sarf ettiği sozlerinin "çaresizlik urunu" olduğuna işaret eden Akbal "Mattis'in Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile yaptığı goruşmede geliştirmeye çalıştığı PYD ile PKK bağlantısının koparılarak; PYD'nin PKK karşısında bir guç olarak yonlendirilebileceği ifadesi, kelimenin tam anlamıyla çaresizliğin ortaya çıkardığı anlamsızlığın trajikomik bir ifadesidir. Boyle bir durumun gerçekleştirilemeyeceği; anılan iki orgutun birbiri karşıtı hale getirilmek bir yana PYD'nin PKK yapısı dahilinde hareket eden bolucu teror orgutune muzahir bir yapı olduğu gayet açıktır. Boyle bir terorle mucadele yonteminin gundeme getirilmesi, ya mucadele yontem ve stratejisinin bilinmediğini ya da (ABD'nin) atılan geri adımlardan geri donmeme çabasının son derece amator bir yansımasını ortaya koymaktadır" dedi.
Akbal "Bunun temel sebebi olarak da Trump yonetiminin bu vakte kadar gelmiş geçmiş en dengesiz Amerikan idaresi olması gosterilebilir. Trump idaresi goreve geldiği donemden bu ana kadar takımının yuzde 30'undan fazlasını bir yılı az bir zaman geçe değiştirerek atamalardaki isabetsizliği ve devlet ciddiyetinden uzaklığını gostermektedir. Bu duruma en yakın ornek Clinton doneminde yaşanmış olmakla birlikte buradaki takım uyesi değiştirme oranının sadece yuzde 11 olduğu dikkate alınacak olursa Trump yonetiminin içinde olduğu durum çok daha iyi anlaşılacaktır. Bundan dolayı gelişmeler dikkate alındığında ABD'nin Turkiye ile işbirliği yapma ve bolgedeki sorunları teror orgutleri ile değil meşru ve guçlu devlet yapıları ile çozme stratejisine donmesi kaçınılmazdır" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.