Özet (TL;DR) @ 2018-02-15T14:38:00.000Z: 15 Temmuz darbe girişiminde yollara konuşlandırılan askeri öğrencilerin yargılanmasında sona gelindi. Ancak avukat Ayça Çiçek Heper, davanın gidişatında hukuksuzluklar olduğunu dile getirdi. Heper üst…
Seyr-i Sabah
14:38 15.02.2018(Guncellendi 15:12 15.02.2018) URL'yi kısaltın
15 Temmuz darbe girişiminde yollara konuşlandırılan askeri oğrencilerin yargılanmasında sona gelindi. Ancak avukat Ayça Çiçek Heper, davanın gidişatında hukuksuzluklar olduğunu dile getirdi. Heper ust kademede sorgusu başlamadan alt kademe cezalandırılmasındaki hataları Seyr-i Sabah programında Zafer Arapkirli'ye değerlendirdi.
**
(C) Fotoğraf: DHA
**15 Temmuz darbe girişiminde en çok konuşulan konulardan biri askerlerin yol ve koprulere konuşlandırılması ve halka ateş açtıkları iddiasıydı. Avukat Ayça Çiçek Heper, yargılanan askeri oğrencilerin durumlarının kamuoyuna yansıtıldığı gibi olamayacağını dile getirdi. Askeri olarak en alt seviyedeki çocukların kendi kendilerine karar alamayacağını, bunun için ust rutbelilerden gelen emirlerin takip edileceğini soyleyen Heper, bu yuzden ust seviyedeki subayların yargılanmasının bitirilmeden astlar için karar verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Heper, davanın gidişatını Zafer Arapkirli'nin sunduğu Seyr-i Sabah programında yorumladı:
' HALK ONLARA SALDIRIRKEN BİLE ÇOCUKLARIN AKLINA ATEŞ ETMEK GELMİYOR'
"Askeri oğrencilerle alakalı birçok dava var. Bugun ve yarın bir grup oğrencinin daha davası var. İlk celsede komutanların ifadesi alındı. Esas emri veren komutanlar dinlenmedi. Dinlenmesi yonunde talepler vardı ama bunlar reddedildi. Şu anda, uçuncu celsede mutalaayı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) gorduk. Kimin ateş ettiğini ya da etmediğini incelemiyorlar. Karşı taraftaki tanıkların ifadesinden herkesi anayasayı tehdit etmek ve adam oldurmekten yargılıyorlar. Bu hukuku yaralamaktır. Mesela gerçekte av tufeğiyle gelen iki vatandaş var. Öğrencilere av tufeğiyle ateş açıyorlar ama bundan hiçbir yerde bahsedilmiyor.
'Öğrenciye muhimmat verilmez' diye bir şey yok. Ellerinde dolu tufekler var. Atışa giderken de dolu tufek veriliyor, yuruyuşte de veriliyor. Merminin sayısını belirlemek komutana ait bir yetki. Öğrencilerin 'Bize mermi verdiniz, darbe mi oluyor?' demesi mumkun değil. Mermi olması çocukların istek ya da inisiyatifinde olan bir şey değil. Çocuklar bu kaos ortamında insanlar tarafından darp ediliyorlar, arkadaşları vuruluyor.
O sırada bile çocukların akıllarına halka ateş etmek gelmiyor. Birçoğu zaten şarjorleri dolu teslim ettiler. Bunu ispat edemiyoruz çunku polis bunları tutanakla teslim almadı. Şarjoru dolu teslim edenlerin raporlarına ulaşamıyoruz. Komutanların birçoğunun 'Biz ateş etmedik, bizim haberimiz yoktu' beyanları var. Öğrencileri koruyan beyanları yok, kendileri de sorumluluğu almıyor. Bazıları 'Bunlar benim astım, bunların yaptıklarından ben sorumluyum' da dedi.
Çocuklardan birinin başında yuzbaşı, hatta birilerinin başında albay var. Okulun alay komutanı hala ilk mahkemesine çıkmadı, hala doyurucu bir ifade vermedi. Öğrencilere neden dolu silah verildiği ile ilgili soruya cevap gelmedi. Bu çok mantıksız. Biz hukuksal olarak tepedeki problemi çozmeden aşağıdakiler için karar vermeye başladık.
Öncelikle İç Hizmet Kanunu butun personeli kapsar. Ama eğitim koşulları emre itaat etmek uzerine kurulu. Hava Harp Okulu'ndan raporlar istedik ama bizim istediğimiz raporlar hiç gelmedi. 'Askeri oğrencinin emirleri sorgulama luksu yoktur' dedi Hava Harp Okulu. 'Ast, amirinden aldığı emri sorgulayamaz, emri beğenmediğini soyleyemez mırıldanamaz' gibi bir madde var. Karşıda terorist var gibi yanıltarak verilmiş emirler açıkça suç teşkil ettiğini bilmediği için askeri suçlu yapmayabilir. 'Kampta kalan diğer personele bu insanlar neden gitti?' deniyor. 'Teror saldırısı var, o yuzden gittiler' denmiş. 'Teror saldırısı olduğunu biliyorduk, onlar korkmasın diye tatbikat dedik' diyen komutanlar var.
' NEREYE GİDİLDİĞİNİ BİLMEK ASTIN İŞİ DEĞİLDİR'
Gelen damgalı emirde 15 Temmuz gunu gerçekleşecek olaylarda gerekli tedbirlerin alınması var. Bu darbe de olabilir teror de olabilir ama bunu bilmek astın işi değildir. Bir sene boyunca okulun kapısında teror saldırı için polis arabası beklemiş. Ne hikmetse o gece beklememiş orada polis arabası.
Bir hukukçu olarak soylemem gereken şey varsayımlarla karar alınamaz. Dershanelere soruldu. Okuldan oğrencilerin kaydı istendi. Bu çocukların FETÖ bağlantısı saptanamadı. Hiçbiri FETÖ'den değil o gece ateş etmekten dolayı ceza aldı. Ailesinde FETÖ bağlantısı olma ihtimali olan bazı çocuklar için Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporu var. Ancak bunların bir kısmı kampta kalmış, bir kısmı dışarı çıkmış. O zaman bunun sebebi ne? Bunu anlamak mumkun değil. Öğrencilerin arasında hiç direnen kimse yok. Biz bunun olamayacağını soyledik. Çunku çocuklara sadece otobuse bin diyorlar. Bazılarına teror bazılarına tatbikat diyorlar. Çocuklara açık soylenen bir şey yok o yuzden de sorgulamıyorlar."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.