Özet (TL;DR) @ 2018-02-14T15:28:00.000Z: Yapılacak tünel için Maçka Parkı’nda ağaç sökme işlemleri devam ediyor. Bölgede yaşananları ve bunların olası sonuçlarını Zafer Arapkirli ile Seyr-i Sabah’a değerlendiren eski CHP Milletvekili Melda…



Seyr-i Sabah

15:28 14.02.2018(Guncellendi 15:59 14.02.2018) URL'yi kısaltın

Yapılacak tunel için Maçka Parkı'nda ağaç sokme işlemleri devam ediyor. Bolgede yaşananları ve bunların olası sonuçlarını Zafer Arapkirli ile Seyr-i Sabah'a değerlendiren eski CHP Milletvekili Melda Onur, iktidarın çevreye mudahaleleri sırasında James Cameron'ın yazıp yonettiği bilim kurgu film Avatar'daki gibi sahnelerin yaşandığını belirtti.

(C) Fotoğraf: DHA

Yol ve birbirinden farklı kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için Maçka Demokrasi Parkı'nda alan açılması gerekiyor ve bu sebeple bazı ağaçların taşınacağı soylendi. Kamuoyu tepkisiyle sokulecek ağaç sayısı duşurulse de yine de çevre halkı, nefes almalarını sağlayan bu tek doğal bolgede yapılanlardan tedirgin. Eski CHP Milletvekili Melda Onur, bizzat içinde yer aldığı çevre eylemlerini ve bolgedekilerin ağaçların sokulmelerine karşı hislerini Zafer Arapkirli'nin sunduğu Seyr-i Sabah programında yorumladı:

"Bir suredir sokulen ağaçlarıyla gundemde Maçka Parkı. Avatar filmindeki gibi sahneler yaşanıyor. Bazı insanlar 'Cennet koşeleri nasıl mahvederiz?' şeklinde yaklaşıyorlar konuya. Aslında daha once gundeme gelip kamuoyu tepkisiyle biraz da değiştirdiler, kesilecek ağaç sayısını azalttılar. Kamuoyu tepkisinin ne kadar onemli olduğu bir kez daha çıktı ortaya.

Kuzey Ormanları için 'Sokulen ağaçların hepsi dikilecek' denmişti. Bu sokup goturmeler yalan olmasa bile her ağacı her yere goturup dikmeniz normal bir şey değil.

Bu tur tunel projeleri de trafiği rahatlatmıyor. Çunku tunel girişleri şişe ağzı gibi oluyor. Avrasya Tuneli'ne bakın, aynen boyle. Kopruler de boyle. Trafikte rahatlamayı sağlayan genel bir ulaşım planlaması, nufus ve şehir planı olması. Daha çok ağaç dikeceğiz, diyorlar. Ama dikilenler rekreasyon bolgeleri yaratıyor. Doğal bir ağaçlandırma ve ortam olmuyor. İstanbul'da deprem toplanma alanlarının ne kadar azaldığını, ustune ne kuleler dikildiğini hepimiz biliyoruz. Maçka Parkı insanların piknik yapıp nefes almalarını kolaylaştıran bir alan. Buranın aslında uçuncu havalimanı bağlantısı olduğu soyleniyor.

Üçuncu kopru yapıldı, trafiği açmak için. Ama ustunden geçen olmayınca hiçbir şey değişmiyor. Osmangazi koprusu gibi projeler gorselliğe yonelik ve talep karşılamıyor. Sonuçta ağaçlandırma yaptık diyorlar ama bunun hesabını soran da yok. 'Diktik, tutmadı' diyorlar. İstanbul'un doğasına uygun ağaçlar dikiliyor mu?

**

(C) Fotoğraf: DHA

'MAÇKA'DA MÜCADELE EDENLERE TERÖRİST MUAMELESİ YAPILACAK'**

Ataturk Kultur Merkezi'ne (AKM) ilk kazma vuruldu dediler. AKM'yi yıkıp yeni bir bina yapacaklar. Orası aslında Cumhuriyet Meydanı. Bu iktidarın Ataturk ve Cumhuriyet ile sorunları olduğunu biliyoruz. Boylesi hareketlerle bu isimlerden kurtuluyorlar. Bugun AKM'deki yapılara çirkin diyebilirsiniz ama bunlar aslında bir donemi yansıtır. İstanbul'da yaşayanların hayatlarının ilk balesini, ilk sanat eserini orada seyrettiğinin farkında değiller. Yapılan yıkım işleri her şeye aykırı. 1999 tarihinde koruma kurulu tarafından korunmaya alındı. Koruma derecesi birinci grup. Birinci grup korunma demek sadece dış değil iç mimarisinin de korunması anlamına geliyor. Daha once alınmış kararları hiçe sayıyorsunuz. En son 2008 yılında temsil yapıldı. O yıldan bu yana kultur sanat ihlali oldu.

Bugun gidin, produksiyon şirketlerini dolaşın, AKM'den talan edilmiş cihazları bulacaksınız. Cumhuriyet donemine ait mimariyi, kultur sanat ve sosyal yaşamı ortadan kaldırmak istiyorlar. Gerçeğinde protesto ve şenliklerin olduğu İstiklal Caddesi'ni ortadan kaldırıyorlar.

Ortada bir çaresizlik durumu var. Hukuki olarak yapmamaları gereken bir şey. Bunlar için kamuoyu tepkisi gerekiyor. Ama uzun suredir kamunun tepkisizleştiğini de goruyoruz. İktidarın mudahale ettiği alanlar çoğaldığı için protestolar da zayıflıyor.

Dun bir yandaş gazeteci Maçka'ya itiraz edenlere terorle mucadele adına tepki gosterilsin dedi ve bizleri hedef gosterdi. Bizim soylediğimiz her şey doğru çıkıyor. Bugun geriye donup baktığımızda yaptığımız hiçbir konuda pişman olmadık, kandırılmadık. Bu işin çozumu daha çok bağırmak, daha çok tepki vermek. Üstune gidersek geri adım atmak zorunda kalıyorlar. Biz demokratik alanda mucadele veriyoruz onlar şiddet alanında ustumuze geliyorlar. Şimdi belediye seçimleri geliyorlar şiddeti azaltacaklardır diye duşunuyorum."