Özet (TL;DR) @ 2018-02-14 09:45:27.829488: Dünyanın sonunun sekiz ay on iki gün sonra gelecek olsa… Hayatınızın tadını çıkaracak, yeni deneyimler edinecek sadece birkaç aynız kalsa… Bir de üzerine karşınıza beklenmedik bir aşk çıksa…



Acaba bu s ureyi nasıl değerlendirirdiniz?

Birbirinden geceyle gunduz kadar farklı iki karakter, kontrolcu, garantici Evie ve ozgur ruh Xavier'in "kıyamet yolunda" kurdukları ilişkiyi anlatan eğlenceli romantik komedi No Tomorrow, her cuma saat 17.35'te FoxLife'ta… Dizinin başrolleri Tori Anderson ve Joshua Sasse ile Los Angeles'ta buluştuk…

D unyanın sonunun geleceğini bilseydik, sizce nasıl davranırdık? Sizce insanoğlu bu sureci sadece kendi bencil isteklerini tatmin etmek için mi kullanırdı yoksa aksi mi gerçekleşirdi? 

Tori Anderson: Bana kal ırsa iki tur insan var, risk alanlar ve sevdikleri insanlarla duygusal bir yolculuğa çıkanlar… "Dunyanın sonu" deyince gidilebilecek iki rota var, bu hikayenin guzelliği de her iki yone doğru giden iki insanı bir araya getiriyor olması. Bir araya geldiklerinde, normalde karakterlerinde kendi kendine açığa çıkmayacak ozellikleri ortaya çıkartıyorlar.

Joshua Sasse: Bu, d uşunmesi guzel bir soru ve insanlar boyle şeyleri zaman zaman akıllarına getirirler. Mesela aile uyelerinden biri onemli bir hastalık geçirmektedir ve 'Hayattaki en onemli değer nedir?' sorusunu sorarlar kendilerine. Bunu, başa kotu olaylar gelmeden de duşunmek gerekir. Ezelden beri sorulan bir sorudur bu, cevaplarını keşfetmek çok onemli… Ayrıca bu konuya oyuncu olarak kafa yormak, karakterin izleyicide oluşturacağı etki açısından da onemli, eğer bunu yapmazsanız inandırıcı bir karakter yaratmak da mumkun olmaz.

Yarın yokmuş gibi
yaşa

Bu dizinin, izleyicilere o me şhur soz "Carpe diem"i hatırlatarak gunu yakalamakla ilgili ilham kaynağına donuşeceğini duşunuyor musunuz?

Tori Anderson: Dizinin izleyicilere ilham verdi ğini duşunuyorum, neticede hepimiz sosyal medya dunyasında hayatı telefon ekranlarının ardında yaşıyoruz. Hayatımızı, başka insanların hayatları uzerinden yaşıyoruz ve kendimizi onların yerinde olmayı arzularken buluyoruz. No Tomorrow'un, insanları sokağa çıkıp hep hayalini kurdukları her ne ise onu yapmaya teşvik edebileceğini duşunuyorum. Bu dizi benim kesinlikle ilham kaynağım oldu! Sezonu bitirir bitirmez seyahate çıkacağım. Hiç uzun bir tatile çıkmadım, Bali'de sorf yapmak hayalimdi ve hayatımda ilk defa bunu yapma fırsatı yakalayacağım.

Joshua Sasse: S ırf bu dizi yuzunden Norveç'teki fiyortlara gittim, en buyuk hayallerimden biriydi! Dizilerin insanlara ilham verecek olması zaten dizinin anafikri… Çalıştığınız ofisin yanındaki yuksek binadan etrafın nasıl gorunduğunu merak edersiniz mesela ama yapmazsınız; televizyon dizilerinin guzel yanı bu işte, sizde bazı çağrışımlar yapabilir ve listenizde olan ne varsa bir bir gerçekleştirirsiniz… Buna aracılık etmek, mesleğimizin en guzel yanı.


" Carpe diem" fikri tarih boyunca var olan bir kavram… Karakterinizi canlandırmadan once bu konuyu araştırdınız mı?

Evet, bu sozu milattan once 23 yılında Horatius soylemiş… Bu kavramla ilgili elimden geldiği kadar araştırma yapıyorum, okuyorum… Dahası, ben de hayatımı bu yonde yaşamaya çalışıyorum. 70'lerin Amerika'sında Alan Watts hiç kimsenin bizi geriye çekmesine izin vermememiz, hayatı istediğimiz gibi yaşamamız gerektiğini soylemiş. Bu duşunce dizinin onemli bir parçasını oluşturuyor, "Evie'nin hayatı doğru olandır" veya "Xavier'in hayatı doğru olandır" gibi bir dayatması da yok. "Doğru" yok, herkes birbirinden bir şey oğreniyor. Aslında bu dizi de tamamen izleyicinin ondan ne anladığı ve aldığı ile ilgili.

Ger çek hayatınızda dizideki kavrama benzer durumlarla karşılaştığınızda ne tur gozlemleriniz oldu? "Yarının olmadığı" durumlarla yani…

Tori Anderson: B uyukannem çok rahatsızlandığı için hastaneye kaldırdığımızda, onu kısa bir sure sonra kaybedeceğimizi biliyorduk. Farklı insanların boyle durumlara verdiği farklı tepkileri gozlemlemek ilginç oluyor… Mesela buyukbabam vedalaşmaktan hoşlanmazdı ama buyukannem vedalaşmak istedi. Sevdiği insanların etrafında olmasını arzuladı ve onlarla vakit geçirmek istedi… Hayatımda sayılı gunu kaldığı için kendini bilinçli olarak olume hazırlayan veya "carpe diem" sozu doğrultusunda gununu yaşayan insanlarla karşılaşmadım, sadece sevdiklerinin yanında olmasını isteyen aile buyuklerim vardı, onları izleyerek sevginin onemini oğrendim…

Joshua Sasse: Benim ilgin ç bulduğum konu şu, insanların aklına bu soruları sormak ancak hayatlarında kotu bir durumda oldukları zaman geliyor. Ben de arkadaşlarıma, başlarına kotu bir durum gelmeden kendilerine bazı sorular sormaları gerektiğini soyluyorum. İnsan ancak bu şekilde yaşadığını hissedebilir.

Tori Anderson: Bu ayr ıca yaşadığımız her gun için, sahip olduklarımız için şukretmek için bir hatırlatma… Tembelli etmememiz, hayatta yapmak istediklerimizin peşinden koşmamız için bir hatırlatma…Bir tane hayatımız var ve onu en iyi biçimde değerlendirmemiz gerekiyor.

Dizideki deneyimleriniz hayata bak ışınızı etkiledi mi?

Tori Anderson: Kesinlikle … Hayatın ne kadar değerli olduğunu oğrendim. Karşımıza çıkan her insanın; hayatımızın sonuna kadar sizinle kalsalar da, kısa bir zaman için arkadaşımız olsalar da bir anlamı bulunduğunu duşunuyorum. Yaşam, sonu olmayan bir oğrenme sureci, bir deneyim… Herkesin birbirinden oğrenecekleri var.

Yarın yokmuş gibi
yaşa

" Şukrederseniz, duşmezsiniz"

Dizinin temas ıyla oyuncuların hayatı ortuşuyor sanki… Oyunculuk da "yarınınızı goremediğiniz" bir meslek değil mi? Kaygan bir zeminde yurumenin yarattığı stres ile nasıl başa çıkıyorsunuz?

Tori Anderson: Asl ında bu, oyuncu olmanın eğlenceli taraflarından biri, bir sonraki adımda ne olacağını bilmemek… Bir sonraki işinizde hangi karakterin içine gireceğinizi bilmezsiniz ve bence bu, asla sıkılmayacağınız bir kariyer demek, sıkılmak gerçekten mumkun değil. İşinize odaklanmışsanız, yaptığınız işten mutlu ve şukran doluysanız kaygan zeminde duşmezsiniz.

Joshua Sasse: Bence insanlar bu i şin ne kadar zor olduğunu anlamıyorlar. Gunde 14 saat çalışıyorsunuz, tum gun çekimdesiniz… Ardından eve donuyorsunuz, repliklerinizi ezberlemelisiniz, karnınızı doyurmalısınız, duşunuzu alıp yatmalısınız ki 4'te uyanabilesiniz; bunu her gun 6 ay boyunca yapmak insanı tuketebiliyor…Sevdiklerinizden ayrı olmak ve bir sonraki gun ne olacağını kestirmek zor ama bu sadece oyunculuğa mahsus bir durum değil. Dunyanın pek çok yerinde farklı işlerde benzer biçimde hisseden insanlar var. Ben o kaygan zeminde duştum ama orada kalmadım, kurtulmayı başardım. Sizi ayakta tutan değerlere sarılmaya ihtiyacınız oluyor.

Yarın yokmuş gibi
yaşa