Özet (TL;DR) @ 2018-02-08T12:55:38.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrin olayını çözeceğiz, İdlib'i aynı şekilde çözeceğiz ve mülteci kardeşlerimiz tekrar kendi topraklarına, kendi evlerine dönsün istiyoruz. 3,5 milyonu herhalde biz burada…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de 45. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu.
Konuşmasına tum muhtarları selamlayıp, "Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'ne, milletin evine hoşgeldiniz" diyerek başlayan Erdoğan, 45. muhtarlar toplantısında bir arada olduklarını belirtti. Erdoğan, uçuncu yılını geride bıraktıkları toplantıların hayırlara vesile olmasını temenni etti.Erdoğan, demokrasi piramidinin seçilmişler bakımından ilk basamağını teşkil eden muhtarlarla bu piramidin zirvesini temsil eden cumhurbaşkanlığı arasında tesis ettikleri sıkı bağın bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğine inandığını ifade etti. Erdoğan, toplantıların hayırlı bir sonucunun da muhtarlık muessesesinin zaten hakkı olan bir konuma gelmesinin sağlanması olduğunu vurguladı.Muhtarların, kendilerine olan guvenlerini boşa çıkarmayarak gayret ve ferasetleriyle bu konumu daha da guçlendirmelerini isteyen Erdoğan, "Unutmayınız ki 2019 yılındaki muhtarlık seçimleri her zamankinden çok daha farklı geçecektir. Muhtarlık kurumunun itibarının ve gucunun artmasına paralel şekilde bu gorevlere daha çok kişi talip olacak, rekabet de kaliteyi yukseltecektir. Bunun için tum muhtarlarımızın mahallelerine hizmet getirme, mahalle halkının gonlune girme konusunda çok daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor" diye konuştu.Son muhtarlar toplantısında, tum muhtarlıkların hazinenin tahsis edeceği araziler uzerinde valilik ve kaymakamlıklar onculuğunde kendi binalarına sahip olacakları mujdesini verdiğini anımsatan Erdoğan, "Boylece maaşlarının duzeltilmesinden, sigorta primlerine ve silah ruhsatlarına kadar her turlu sorunlarını çozduğumuz muhtarlarımızın faaliyetlerini kurumsal hale getirme imkanı olacak. Muhtarlık bolgelerinin gozden geçirilerek, mahalle ve koylerin hakiki anlamda yonetilebilir yerleşim birimleri haline donuşturulmesiyle bu sureç çok daha anlamlı hale gelecektir" ifadesini kullandı.
" ALTIN KIYMETİNDE YILLARIMIZ HEBA OLDU"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turkiye'nin bu onemli kurumunu daha da geliştirmek ve guçlendirmek için yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini belirterek, şoyle devam etti:"Turkiye, her alanda buyudukçe, guçlendikçe onumuze çıkan sıkıntıların, sorunların çapı da artıyor. Daha dune kadar ekonomik derinliği birkaç milyar dolardan ibaret olan, diplomatik derinliği kendi buyukelçiliklerinin kapısında biten, siyasi derinliği hukumetlerinin omru gibi birkaç ayla sınırlı olan bir ulkeydik. Kimsenin Turkiye'de kriz çıkarmak için uğraşmasına gerek yoktu çunku biz kendi başımıza yeteri kadar krizi musallat edebiliyorduk, bu şekilde altın kıymetinde yıllarımız heba oldu gitti.Geçtiğimiz 15 yılda tum sabotajlara, oyunlara senaryolara saldırılara rağmen buyuk bir titizlikle koruduğumuz guven ve istikrar ortamı sayesinde bu kısır donguyu hamdolsun kırmayı başardık. Ekonomide ulkemizi 3,5 kat buyuturken, demokrasimizin standartlarını ileriye doğru gotururken bolgesel ve kuresel bir guç olarak da surekli yukseldik." Son 15 yılın ilk 10 yılında daha ziyade iç kaynaklı istikrarsızlık çıkarma gayretlerinin son 5 yılda çok daha farklı bir gorunum kazanmaya başladığına işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:"Yıllar boyunca ulkemiz içinde orgutlenmiş ihanet odakları birbirinin ardı sıra harekete geçirildi. Bu gayeyle fetonun emniyet, yargı, ordu, iş dunyası ve diğer alanlardaki tum gucunu ve imkanlarını seferber ettiğini gorduk. PKK'nın tarihinde olmadığı kadar yoğun ve curetkar saldırılara giriştiğini, şehirlerimizi işgale yeltendiğini gorduk. Sınırlarımızın yanı başında ortaya çıkan en buyuk insanlık ve İslam duşmanı orgut olan DEAŞ bir yerlerden emir verilmişcesine ulkemize saldırmaya başladı. Pek çok uluslararası orgutte aynı anda ve benzer argumanlarla ulkemiz aleyhinde bir hava oluşturuldu. Avrupa Birliği'nin verdiği tum sozleri çiğnemek pahasına ulkemize cephe alması da aynı doneme denk geliyor. Irak ve Suriye başta olmak uzere, bolgemizde yaşanan insani krizlerin bir ucu hep gelip ulkemize dayandı, dayandırıldı.Bizim meşrebimizde dostlarına, kardeşlerine, komşularına sırt donmek yoktur. Bunun için oynanan oyunu gormemize rağmen zulumden ve olumden kaçan tum kardeşlerimize sınırlarımızı ve kalbimizi açtık. Şartların normale donmesi, bolgemizin huzura ve guvene kavuşması için çok bekledik fakat İslam adına Muslumanları katleden bir teror orgutu bahane edilerek, bir başka teror orgutunun bolgemizde palazlandırıldığını gorunce artık daha fazla bekleme imkanımız kalmadı."Erdoğan, Turkiye'yi meşgul etmek, dikkatini ve enerjisini başka tarafa yoneltmek için kurulan tuzakları birer birer bozarken asıl hedeflerinden de kopmadıklarını bildirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fırat Kalkanı Harekatı ile DEAŞ ve bolucu teror orgutune karşı ilk fiili mudahalemizi başlattık. 3 bine yakın DEAŞ'lıyı derdest ettik. Rai, Cerablus, El-Bab, 2 bin kilometrekarelik bu alanı kontrolumuz altına aldık ve 135 bin Turkiye'deki Suriye'den gelen multeci kardeşlerimizin tekrar topraklarına donmesini sağladık" dedi.Bu bolgeleri imar ettiklerini ve guvenliğini de Özgur Suriye Ordusu ile Turk askerinin sağladığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"İşte şimdi de aynısını Afrin'de yapalım istedik. Şu anda Afrin operasyonunun arkasında ne var? Afrin olay ını çozeceğiz, İdlib'i aynı şekilde çozeceğiz ve multeci kardeşlerimiz tekrar kendi topraklarına, kendi evlerine donsun istiyoruz. 3,5 milyonu herhalde biz burada ilanihaye saklayacak halimiz yok. Onlar da zaten bir an once kendi topraklarına donmek istiyorlar. Bir kısmı burada kalabilir ayrı bir konu ama bu gerçeği de gorelim."
Erdoğan, Irak'ın kuzeyinde sahnelenen oyunu Tahran ve Bağdat yonetimleriyle bozduklarını, bunu takiben Rusya ve İran ile İdlib'de guvenli bolge oluşturulmasına yonelik adımları attıklarını soyledi.Son olarak tamamen kendi inisiyatifleriyle Afrin'e yonelik Zeytin Dalı Operasyonu'nun duğmesine bastıklarını ifade eden Erdoğan, "Zeytin Dalı Operasyonu derken bu, sıradan aklımıza gelip de soylenen bir şey değil. Niye? Unutmayın. Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de 'Zeytine yemin olsun, tine (incir) yemin olsun ki' buyuruyor. Bu bolge adeta zeytinlerle dayalı, doşeli zengin bolge" diye konuştu.Erdoğan, hafta sonu Batmanlıların kendisini Gaziantep'den gelen zeytin dallarıyla karşıladığını anımsattı.
ZEYT İN DALI HAREKATI
Zeytin dallarıyla kentte adeta kongre değil miting yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, " Zeytine yemin olsun ki dedik, Allah 'ın izniyle bu işi bitireceğiz. Hamdolsun askerlerimiz adeta orada destan yazıyorlar. Şu an itibarıyla Genelkurmay'dan aldığımız rakam bin 28 terorist etkisiz hale getirildi. Üzerine uzerine gidiyoruz, gideceğiz. Şehitlerimiz kanının yerde bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Şehitlerin aileleriyle goruştuğunde, ailelerin kendisinden tek istekte bulunduğunu, "Bunların kokunu kazıyın, şehidimin kanını yerde bırakmayın" dediğini ifade eden Erdoğan, ailelere sozlerinin olduğunu, bunu gerçekleştireceklerini belirtti. Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:
" Her turlu olumsuzluğa, alçaklığa, riyakarlığa rağmen bolgeyi adım adım teroristlerden askerimiz, milletimiz, hep beraber temizliyoruz. Bunu Bay Kemal'e rağmen temizliyoruz. Ne diyor beyefendi? 'Afrin'e gitmeyin, fazla içerilere gitmeyin.' Senden mi alacağız izni? Bize milletimizin emri var, biz milletimizin talimatını yerine getiriyoruz. Ona kalsa 'Esed ile masaya oturun da bu işi konuşun' diyor. 1 milyon vatandaşını olduren bir katille biz neyi konuşacağız? Siz yeri gelir teroristlerle el ele kol kola dolaşabilirsiniz. Teroristlerle beraber kalkar, Ankara'dan İstanbul'a yuruyebilirsiniz. Adaletsiz bir adalet anlayışıyla yuruyuş yapabilirsiniz ama biz, teror orgutlerinin icazetiyle yola çıkanlarla beraber bugune kadar yol yurumedik ve bundan sonra da yurumeyeceğiz."
" HAYATI YALAN ÜZERİNE KURULU BU ADAMIN"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "utanmadan, sıkılmadan" kendilerini DAEŞ ile işbirliği yapmakla suçladığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:"Bu ne biçim anlayıştır, yaklaşımdır? Ama bunda yuz yok, haysiyet yok. Bunda onur yok. Ne zaman ben bunu ispata davet ettiysem hiçbir şeyi ispat etmemiştir ve hala da yerinde durmaktadır. Bununla ilgili de soyluyorum. AK Parti'nin DEAŞ'a destek olduğunu ispat et, ben bu makamda durmam, bu gorevden çekilirim. Sen bunu ispat edemediğin zaman çekilir misin? Çekilemez. Hayatı yalan uzerine kurulu bu adamın. DHKP-C'liler ile yuruyen birisi. Bunlardan bir şey olur mu ya. Rahat rahat bunları kamufle edebiliyorlar. Rahat rahat bunlarla yol yuruyebiliyorlar. Kalkıyor, kağıt gosteriyor. Senin bu kağıtlarına biz alıştık. Sağolsun, bazı televizyonlar da bizim DEAŞ ile ilgili geçmişte soylediklerimizi açık, net ortaya koyuyorlar."Erdoğan, DAEŞ ile ilgili Cerablus, Rai ve El Bab'da verdikleri mucadeleyi dunyada hiçbir ulkenin vermediğini aktardı.
"Şu anda DEAŞ'ın tehdidi altında olan, Bay Kemal, sen misin, biz miyiz?" diye soran Erdoğan, "Sana ben bir şey soyledim. Şu PYD, YPG, PKK bunların teror orgutu olduğunu ilan et. Şoyledir, boyledir, yamalı bohça yapma, açık ve net konuş. Bunlar birer teror orgutudur de. 'El Nusra teror orgutudur dedin mi?' diyor. Ben bunların hepsini dedim, yine diyorum. ' El Nusra da teror orgutudur' diyorum. Sen de. PKK, PYD, YPG teror orgutudur de gorelim. 'DHKP-C teror orgutudur' de goreyim seni. Diyemezsin. Çunku gucunu onlardan alıyorsun. Onların desteğiyle Hakkari'de miting yapacak kadar zavallısın sen. Bize tarihi konuşturma" dedi.
" BU KURULUŞUN TÜRKLÜKLE ALAKASI YOK"
Girilen her mucadelenin, atlatılan her badirenin, yapılan her operasyonun çok onemli tecrubeler kazandırdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
" Bu ara tweet'ler atıyorlar. Neymiş o, biz 'Turkiye ve Turkluk' kavramına karşıymışız. Niye? Turk Tabipleri Birliği'nin isminden Turk'un kaldırılmasını istediğimiz için. Evet istiyoruz. Çunku Turk Tabipleri Birliği denilen bu kuruluşun Turklukle alakası yok, Turk kavramına da layık olan bir yanı yok. Turkiye Barolar Birliği'nin de Turkiye'ye layık olan hiçbir yanı yok. Dolayısıyla bunlar ne hukuku ne de hekimliği kendi saltanatları altına alamazlar. Şimdi çıkarılacak kanunlarla, çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararıyla bu ulkede tum hukukçular, tum doktorlar kendi derneklerini, vakıflarını rahatlıkla kurabilecekler ve bunlara da kaynağında para odemesi diye bir şey yapmayacaklar. Bunların hepsi bitecek. Ondan tutuştular. Şimdi de kalkıp tweetlerle guya yavuz hırsız ev sahibini bastırır ya bunlar da bu şekilde ev sahibini bastırmaya çalışıyorlar. Ne Turk ne de Turkiye kavramını kullanamayacaksınız artık. Onu layık olanlar kullanacak."
Erdoğan, Zeytin Dalı Operasyonu ile pek çok gerçeği farklı boyutlarıyla gorme imkanı bulduklarını, bu doğrultuda suratle eksiklikleri tamamlayıp, yenilikler yaparak, ihtiyaçları gidererek yolla devam edeceklerini vurguladı.Verilen her şehidin, hastaneye kaldırılan her gazinin yurekleri yaktığını ifade eden Erdoğan, ecdadın da bu toprakları kanla yoğurarak, vatan yaptığını soyledi.Erdoğan, Şair Mehmet Emin Yurdakul'un "Ya gazi ol ya şehit" şiirinden, "Hadi yavrum, ben seni bugun için doğurdum. Hamurunu yiğitlik duygusuyla yoğurdum. Turk evladı odur ki yurdu olan toprağı, ana ırzı bilerek yad ayağı bastırmaz. Bir yabancı bayrağı, ezan sesi duyulan hiçbir yere astırmaz. Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım. Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım. Hadi yavrum hadi git, ya gazi ol ya şehit" dizelerini okudu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ezan sesi duyulan hiçbir yere yabancı bayrak asılmasın" diye mucadele ettiklerini belirtti."İstiklalimiz ve istikbalimiz tehlikedeyse, bize duşen yeniden bu toprakları kanla yoğurarak vatanımız olduğunu tescil ettirmektir." diyen Erdoğan, şehit yakınlarıyla her fırsatta goruştuğunu, onların metaneti, dik duruşu, cesareti ve kararlılığının mucadele azimlerini daha da bilediğini soyledi. Şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Turk milletine başsağlığı, gazilere sağlık ve esenlik dileyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Turkiye'nin bolgede uygulamaya başladığı aktif politika içeride ve dışarıda pek çoklarını rahatsız ediyor. İçeride artık gafleti geçip ihanet boyutlarına varan tavırları sizler de goruyorsunuz, takip ediyorsunuz. Bunların içinde ulkemiz bir başka devletle savaşa girse safının karşı taraf olacağını soyleyeninden, ezanlarımızdan rahatsız olanına, hatta şehitlerimize hakaret edenine kadar ne ararsanız var. Bunları CHP'nin içinde gorebilirsiniz. Genel başkan yardımcılarından, sozculerinden vesaire bunları hep gorursunuz, var. Hatta sırf Turkiye duşmanlarına malzeme vermek için yurt içinde ve dışındaki operasyonlarımızda sivillerin hedef alındığı iftirasını atabilecek kadar alçalanlara, muvazeneyi kaybedenlere rastladık."
" BUNLARA HİÇBİR ZAMAN ALDANMAYACAĞIZ"
Avrupa Parlamentosu'nda bazılarının, teror orgutunun paçavralarını boyunlarına astıklarını anımsatan Erdoğan, şoyle devam etti:
"Kimin paçavraları bunlar PKK'nın. Kimin? Terorist başının. Avrupa Birliği ki biliyorsunuz PKK'yı teror orgutu ilan etmiştir. Teror orgutu ilan ettiği halde bunların paçavrasını nasıl oluyor da bunlar boyunlarına sarıyorlar Çunku durust değiller, samimi değiller. Bunlarla beraber hareket edenler, bunlar da aynı. Biz bunlara hiçbir zaman aldanmayacağız. Onları da hiçbir zaman samimi bulmadığımızı kendilerine, yuzune yuzune vuracağız. Bug un ulkemizde halen 'Bizim Afrin'de ne işimiz var' diyebilen bir zihniyetin olması, kim olduğunu anlıyorsunuz, gerçekten uzuntu vericidir. Sokaktaki vatandaşımızın çok iyi anladığı, çok iyi tespit ettiği, çok iyi gorduğu gerçeği anlayamayan guya siyasetçi, guya aydın, akademisyen, sanatçı kisveli herkese 'yazıklar olsun' diyorum."
" DUYAN DA SANIR Kİ SURİYE'DE HER ŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIK"
Soylenecek çok şey olduğunu, milletin canını sıkmamak, guvenlik guçlerinin moralini bozmamak için bu konuları gundeme getirmek istemediğini belirten Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"PKK'ya, PYD'ye, YPG'ye teror orgutu demeye dili varmayan veya bunu kerhen zikredenlere milletimizin ilk fırsatta soyleyecek bir çift sozu elbette olacaktır. Biz siyasetçi, hukumet, devlet olarak bunlar hakkında gerekenleri yapıyoruz, yapacağız. İçeridekiler bunu yapar da el oğlu boş durur mu Bizden, Suriye topraklarından bir an once çıkmamızı isteyenler olduğunu duyuyoruz, goruyoruz. Bunu duyan da sanır ki Suriye'de her şey gulluk gulistanlık, sadece Turkiye'nin varlığı işi bozuyor. Bunların mantığına gore PKK Suriye'de olabilir, DEAŞ Suriye'de olabilir. Amerika, Rusya, İran, Fransa, İngiltere ve daha nice ulke çeşitli goruntu ve bahaneler altında Suriye'de olabilir. İsrail, canı istediği zaman Suriye'de operasyon yapabilir ama Turkiye 911 kilometre sınırının bulunduğu Suriye'de olamaz. Var mı 25 kuruşa simit ya?Ama Turkiye sadece son birkaç ayda bine yakın roketin ve bombanın ulkesine yoneltildiği Suriye topraklarına ayak basamaz ha... 700'u aşkın taciz atışı yaptılar ve 100'e yakın kardeşimiz şehit oldu. Biz halen seyredeceğiz, 'devam edin' diyeceğiz... Turkiye, bizzat kendi ağızlarıyla ikrar ettikleri şekilde, tamamı da ulkemize saldırmak için ozel olarak eğitilip teçhiz edilmiş 30 bin kişilik terorist ordusunun kurulduğu Suriye'ye yonunu dahi donemez ha. Hasbinallah. Yahu 13-14 yaşındaki çocukları eğitip, bunları savaş meydanına gonderiyorlar. Bazen sozun bittiği yer vardır ya, işte bu konu da oyle bir şey."
" BUNLARA KALSA BİZE YAĞMURLU HAVADA BİR BARDAK SU BİLE VERMEYECEKLER"
Yaşanılan surecin zaten bilinen bir gerçeği sahada atılan her adımda bir kez daha gosterdiğine dikkat çeken Erdoğan, "Normalde birbirleriyle can duşmanı olanlar, soz konusu Turkiye ise hemen ittifak içine giriyorlar. Hemen gizli veya açık ortaklıklar kurabiliyorlar. Bugun Turkiye yaptığı her şeyi tamamen veya kısmen diğer tum guçlere rağmen yapıyor. Bugun Turkiye sadece ve sadece milletimizin cesareti, kararlılığı, dirayeti ve dostlarımızın dualarıyla ayakta duruyor. Eğer bunlara kalsa inanın bize yağmurlu havada bir bardak su bile vermeyecekler. Öylesine ulkemize ve milletimize karşı husumet içindeler" dedi.Erdoğan, dun Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nu İran'a gonderdiğini, bu sabah da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile detaylı bir goruşme yaptığını belirterek, "O da, 'Ben de ilgili Bakanıma, Genelkurmay Başkanıma talimat vereceğim. Siz de talimat verin, hemen goruşmeler yapılsın' dedi. Önumuzdeki hafta başında ABD'den Dışişleri Bakanı ve yanında guvenlik musteşarı gelecekler. Onlarla burada goruşmeler yapılacak. Yoğun şekilde bu sureci devam ettiriyoruz. Çunku Turkiye olarak biz burada kendi gobeğimizi kendimiz kesmeye mecburuz. Bunun başka çıkar yolu yok" diye konuştu.
" BİZİM İÇİN SURİYE HALKI ÖNEMLİ, ESED DEĞİL"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak ve gonul coğrafyasındaki diğer yerlerin, vatan topraklarından bir farkı olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:"Bizim için şu anda Suriye halkı onemli, Esed değil. Çunku Esed, burada teror estirmiştir, devlet teroru estirmiştir ve bunca insanın olumune neden olmuştur. Halen de oldurmeye devam etmektedir. Bizim derdimiz, 3,5 milyon Suriyeli kardeşimizin, 'Bir an once evlerimize, topraklarımıza donmek istiyoruz' diyen bu kardeşlerimize, evlerine, topraklarına donmelerini sağlamaktır. Samimi olanlar, buyursunlar burada beraberce her turlu hizmeti yapalım. Suriye'de ve Irak'ta bu ulkelere ve halklarına karşı kurulan her tezgah Turkiye'ye karşı kurulmuş demektir. Bir asır once gozyaşları içinde çekildiğimiz bu toprakları yureğimizden sildiğimizi sananlar yanılıyorlar. Bunu da boyle bilmeleri lazım. Zaten oyle olmadığını bildikleri için hepimizi birden hedef alıyorlar. Dun bizi lime lime ederek yok ettiklerini sananlara yeniden dirilişin nasıl olduğunu gostermeksek ecdadımıza da evlatlarımıza da mahçup oluruz. Hamd olsun, milletimiz bu buyuk oyunun, uzerimizdeki bu buyuk sorumluluğun farkındadır."Erdoğan, Turkiye'nin kendi uçağını, otomobilini, silahını yapmaktan uretmeye kadar pek çok girişiminin engellendiğini belirterek, bu konuda siyasetinden burokratına, askerinden akademisyenine kadar herkesin suçu, gunahı ve sorumluluğu olduğunu soyledi. Bugun pek çok konuda sıfırdan başlayarak yerli bir savunma sanayi inşa etmeye çalışıldığını vurgulayan Erdoğan,"Önumuze engeller çıkıyor. Öyle aldatmalarla karşılaşıyoruz ki inanın bana insanın yureği yanıyor. Allah'ın izni milletin desteğiyle, bu meselenin ustesinden geleceğiz" dedi. Önemli projeleri bizzat takip ettiğini dile getiren Erdoğan, pek çok projede sabotajları, engelleme çalışmalarını ve goz boyama taktiklerini birer birer aşarak neticeye doğru yaklaştıklarını dile getirdi. Erdoğan, şoyle konuştu:"Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız. Bu işin başka bir çıkışı yok. Hiçbir engel Turkiye'nin, Turk milletinin iradesinden daha buyuk değildir. Öyle mi Madem ki bizi bu noktaya getirdiler. Öyleyse bundan sonrasını kendileri bilirler. 'Teror orgutu DEAŞ' dediler, ona karşı mucadeleyi kimle yaptılar, bir başka teror orgutu PYD, YPG onlarla yaptılar. Ya gel bizimle beraber yap. 'Biz sizin generallerin soylediklerini uygun bulmadık' dediler. Bizimkileri uygun bulmamış, kendi generallerininkini uygun bulmuş. Bak sizinkiler doğru soylemiyor. Bu bolgeyi biz tanırız, buraları biz biliriz, kim kimdir bunları biz biliriz.
Terorist teroristle yok edilmez, yanlış yapıyorsunuz Sayın Trump dedim ama maalesef o yine onlara baktı. Peki siz yolunuza, biz yolumuza dedik. Bu milletin yureğini ve bileğini ortaya koyduğunda neleri başarabileceğini gorecekler. Ş u ana kadar yaptıklarımız daha ısınma turları bile sayılmaz. Asıl buyuk hamlelerimizi, ataklarımızı onumuzdeki donemde gerçekleştireceğiz."
2019'un kritik bir tarih olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin resmen ve tum unsurlarıyla devreye girmesiyle artık bu ulkeye operasyon çekmek oyle kolay olmayacaktır" dedi. Erdoğan, herkesin bir hesabı olabileceğini ancak en buyuk hesap sahibinin Allah olduğunu vurgulayarak, "Biz Rabb'ine ram olmuş insanlar olarak bu buyuk hesaba tabiyiz. Şoyle bir insanlık tarihine bakarsanız, imanlı bir yurekten, asil bir ruhtan daha buyuk bir ordu, buyuk bir silah, daha buyuk bir guç olmadığını gorursunuz" diye konuştu.
" ELMA AĞACI DEĞİL HA"
Operasyona giden askerlerle yapılan roportajların televizyonlarda yer aldığını hatırlatan Erdoğan, "Ne diyorlar 'Hedef Kızıl Elma.' Kızıl Elma, elma ağacı değil ha, Kırmızı elma da değil ha. Onun anlamı çok ama çok buyuk. O İla'yı Kelimetullah'tır. Çok onemli" açıklamasında bulundu. Erdoğan, şoyle devam etti:"O gidebileceğin noktanın sonsuzudur. Gidersin, bitmez. Yol, sonsuza dek devam eder. Soruyorum şimdi sizlere Bizim Mehmetçiğimizden daha imanlı, daha inançlı, daha buyuk bir asker dunyada var mı Şahsen ben gormedim, duymadım. Rabb'im, ulkelerini, milletlerini, devletlerini, ezanlarını, bayraklarını, kardeşlerini savunmak için canları pahasına mucadele yuruten Mehmetçiklerimizi korusun, esirgesin. Rabb'im ordumuza, askerlerimize, vatanları için çarpışan kardeşlerimize, en kısa zamanda zaferi nasip etsin." Kur'an-ı Kerim'den "Muminlere mujdele, fetih yakındır" ayetini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın yardımı yakındır diyor. İnşallah" dedi."Bu dualarımıza İstiklal Marşı şairimiz, Akif'in mısralarıyla amin diyelim" ifadesini kullanan Erdoğan, "Yılmam olumden, yaradan, askerim / Orduma 'gazi' dedi Peygamberim / Bir dileğim var olurum isterim / Yurduma tek duşman ayak basmasın / Amin desin hep birden yiğitler / Allahu ekber gokten şehitler / Amin, amin, Allahu ekber" dizelerini okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, kimin ne dediğine değil once Allah'ın, sonra milletimizin ne dediğine bakarak yolumuzda yurumeye devam edeceğiz. Suriye sınırımızın tamamını teroristlerden arındıracağız. Irak'tan bize yonelen teror tehdidini ortadan kaldırana kadar, orada da ne gerekiyorsa yapacağız. Sınırlarımız içinde sonuncu terorist imha edilene kadar mucadeleyi surdureceğiz" açıklamasını yaptı. Askerin eğitiminden silahına kadar ulke savunması için gereken her turlu projeyi hayata geçireceklerini bildiren Erdoğan, sadece bununla da kalmayacaklarını, ekonomide, yatırımlarda, her alanda hedeflerini adım adım gerçekleştireceklerini soyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:"İşte bakın 20 gun oldu, mucadele devam ediyor mu Ediyor. Ne dedi bu alçaklar, 'Ekonomi darbe yer, ekonomi geriler. Şoyle olur, boyle olur.' Ne oldu Evelallah aynen devam ediyor. İşin bereketi burada, bereketi. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' İşte biz ona çalışıyoruz. Ülkemizdeki tum garipleri, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini kucaklayacak şekilde sosyal yardım ağımızı genişleteceğiz. Ne milletimiz, kardeşlerimiz, bacılarımız var. Hepsi birden bakıyorsunuz sofrayı sermişler orada hazırlıkları yapıyorlar. Kimisi sarma sarıyor, kimisi dolma dolduruyor, kimisi bakıyorsunuz, çiğ kofte hazırlıyor... Ne yapıyorsun 'Mehmetçik'e goturuyoruz.' Boyle bir dayanışma olur mu Boyle bir ruh olur mu? Turk milletinde olur." Turkiye'yi dunyanın en buyuk 10 ekonomisinden biri haline getirmekle kalmayacaklarını, 2053 ve 2071 hedeflerine de ulaştıracaklarını belirten Erdoğan, bu sozlerinin ardından toplantıya katılanların "Dunya lideri olacağız." seslenişleri uzerine "Aferin. Buyuk Turkiye için, guçlu Turkiye için, lider Turkiye için gece gunduz çalışacağız, gayret bizden tevfik Allah'tandır" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.