Özet (TL;DR) @ 2018-01-15T10:40:00.000Z: İYİ Parti, MHP ve HDP için baraj problemi olduğunu belirten KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, "Bizim yarın sabaha dair yeni bir ütopyaya ve hikâyeye ihtiyacımız var" dedi. Ağırdır, 2019 yılının kasım…
(C) AA/ Binnur Ege Gurun
2019 seçimleri oncesi siyaset şimdiden çok hareketli. AK Parti ve MHP ittifakı, bu ittifakın 'milli' soylemi tartışılıyor. Peki muhalefet cephesinde neler yaşanıyor? CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu beklenen dinamizmi gosterebiliyor mu? Selahattin Demirtaş'sız HDP ne yapar? İYİ Parti'nin iddiasının seçmendeki karşılığı ne? Araştırma şirketi KONDA'nın Genel Muduru Bekir Ağırdır, Hurriyet'ten İpek Özbey'in sorularını yanıtladı.
MHP lideri Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'ı destekleme kararı aldık" dedi. Siyaset tarihinde ilk kez bir partinin genel başkanı, başka bir partinin genel başkanının ulkeyi yonetmesini istiyor. Doğru bir çıkış mıydı?
Sadece Turkiye siyaset tarihi değil, herhalde dunya siyaset bilimi için de ozgun bir ornek. Geriye doğru bakalım: 2016'da başkanlık sistemini one çeken de Devlet Bey'di, 7 Haziran'dan sonra seçimlerin yenilenmesine giden kapıyı açan da… 367 donemi, turbanla ilgili anayasa değişikliklerinde, hatta daha geri gidelim 2001'de erken seçim yapılmasında da… MHP'nin kritik zamanlarda Turkiye'nin kaderini belirleyecek birtakım kavşaklarda hamleler yaptığını goruyoruz. Bunu kutsal, ulvi bakışlarıyla devletin bekası için yapıyor olabilirler. Ama ben 'şimdiki kararları ulkenin yararına mı oldu" diye baktığımda orada tartışmalı bir durum olduğunu goruyorum.
Nedir tartışmalı durum?
(C) AA/ Fatih Aktaş
Anamuhalefet partisi liderinin tutuklanıp tutuklanmayacağının tartışıldığı, bir başka liderin hapiste olduğu bir ortamda yerli ve milli soylemi, yangına gaz dokmektir. Kritik bir donemde devletin bekası olarak bakıyor olabilirler ama basit bir hesap da mumkun.
Nasıl bir hesap?
MHP'nin kurumsal kimliğinin surdurulmesi için yapıldığı izlenimi de var ve bunun aksini teyit edecek bir hamleleri gorunmuyor. Baraj sorunu aynı zamanda Hazine yardımından yararlanamama riskini de getirebilir. Belki de 2019'dan sonra MHP, kendi varlığını surdurememe riskiyle karşı karşıya kalabilir. İhtimal midir, ihtimaldir.
Karşı karşıya olduğumuz riskler karşısında boyle davranmış olmaları da bir ihtimal ama değil mi?
Bu riskler var mı, var. Dışarıdan da içeriden de. Ama bu risklerin ne kadarı ulkeyi yonetenlerin tercihlerinden dolayı var veya artıyor, bu kısmı da tartışmalı. Bu konuda hiçbir eleştiri getirmeden, "Kayıtsız şartsız yanınızdayız" dediğiniz zaman riskleri de hesap ettiklerini duşunuyorum.
MHP seçmeni bu haliyle ittifaka tepkili mi?
2013-2014'e kadar MHP seçmeniyle AK Parti seçmeni kulturel kodları birbirine benzer kumelerdi ama siyasi duruşları farklıydı. MHP seçmeni muhafazakarlığın referanslarını ağırlıklı olarak dinden değil gelenekten alıyordu. Bir yandan da goçle yeni oluşmuş Balıkesir, Manisa, Aydın, Adana, Mersin gibi metropollerdeki geleneksel muhafazakar seçmenlere yaslanıyordu. Ya da ortalama eğitimlilere… Ama asıl fark siyasi tutumlarındaydı. 2013-14'ten beri gozlediğimiz o iki kume giderek birbiriyle kaynaşmaya başladı. Dolayısıyla MHP, alttaki sosyolojik baskıyla da bu kararı veriyor olabilir. Hatırlarsınız, ilk dalga olarak Vedat Bilgin gibi insanlar AK Parti'ye, Mansur Yavaş gibi insanlar CHP'ye doğru gitti.
Bu birlikteliği siyasetin hangi kodları sağladı?
(C) AA/
MHP'nin zaten ideolojik bir problemi var. 2018 Turkiye'sinde Kurt meselesini sadece 'teror' diyerek geleneksel-milliyetçi kodlarla goğuslemek mumkun mu değil mi, yenilenme ihtiyacı duyuyor mu duymuyor mu? Duymuyor ki, AK Parti gelip oyle bir kitleye ulaştı, MHP olduğu yerde kaldı. Metropolleşme, gundelik hayattaki değişim konularında da aynı yerde duruyordu. AK Parti'nin kapsama alanı genişledikçe, MHP'nin altını oydu. Ama iş oyle bir yere geldi ki, metropollu olan seçmen 16 Nisan'da MHP'nin kararına uymadı. 'Hayır' oyu verdiler. MHP tabanında bir yandan AK Parti politikalarından memnun olan ve çareyi orada gorenler varken, itiraz edenler ayrı bir yere doğru kaymaya başladılar. 'MHP'den ayrıldılar, ayrılmadılar'dan bağımsız olarak 16 Nisan referandumunda her uç MHP seçmeninden ikisi 'Hayır' dedi. Bunların hepsi İYİ Parti'ye gitmiş değil. Hala MHP'de olan ama partisi değişsin diye uman, eleştiren insanlar var. Bu son gelişmeler seçmeni bir karar vermeye zorlayabilir.
AK Parti penceresinden bakarsak… Seçime neden MHP ittifakıyla gidiyor?
(C) AA/ Sefa Karacan
Bu ittifaka 51-49'luk 16 Nisan referandumundan dolayı girdi. Bana kalırsa AK Parti, Saadet Partisi'nin o bir-iki puanlık desteğini almak için bile çaba içine girebilir. Belediye başkanları operasyonunu da şoyle okumak mumkun: Olası riskli alanlarda temizlik yapmak, seçmenin onune hem yerli ve milli hem de arınmış olarak çıkmak. Çok tartışılan Ataturk çıkışları da oyle. Tayyip Bey de Ataturk deyince Ataturkçulerin oyunu alamayacağını biliyor. Bu sozleri gri alana kayanlara.
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'un parti içindeki ozgul ağırlığını da sormak istiyorum.
Ne İYİ Parti ne de Abdullah Gul meselesinin toplumda karşılığıyla medya ve gorunur salonlarda ağırlığı arasında bir asimetri var. Gundelik hayatta burada gorunduğu kadar bir ağırlığı yok.
Bizim yarın sabaha dair yeni bir utopyaya ve hikayeye ihtiyacımız var. Ama bu ihtiyacı gidermek için yeniden Turkiye'yi duşunmemiz, bildiklerimizi yenilememiz lazım.
' CHP HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANIYOR'
CHP'yi sormak istiyorum. Nasıl bir goruntu veriyor?
(C) AA/
CHP bilgi uretmek meselesinde hiçbir çaba sarf etmedi. Dort seçim yapıldı ve CHP muhalefette. Boyle bir sonuç her partiyi değişime zorlar diye duşunuyordum. Ama CHP hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.
İYİ Parti lideri Meral Akşener ilk kez bir anket sonucu açıkladı ve yuzde 20.5 alacaklarını soyledi. Alabilir mi?
(C) AA/ Evrim Aydın
Yeni kurulmuş bir parti yuzde 20'den başlıyorsa onu sokakta, pazarda, takside gorursunuz. Bizim gorduğumuz şudur: İYİ Parti, şimdiye kadar MHP tabanında olup da eleştirel bakanlar ve CHP'de olup da Kemal Bey'i yetersiz gorenlerde karşılık buluyor. Bunu değiştirebilirler, uç aylık bir partiye haksızlık etmeyelim. Ama bunu değiştiremezlerse ureteceği sonuç, muhalefetin yeniden tanzimi olur.
Hep Turkiye'nin yeni bir merkez sağ partiye ihtiyacı olduğu dillendiriliyor ya; İYİ Parti de bu tespitin bir karşılığı değil mi?
Ben bu meseleye farklı bakıyorum. Gundelik hayat değişti. İnsan vucudu 36 dereceydi. Butun tekstil sanayi, inşaat teknolojileri, yalıtım, ısınma her şey bu insan vucudunun 36 derece olmasına gore kurgulu. 41 derece olunca havale geçiriyor, tıbba ihtiyaç duyuyorsunuz. Bugunku hayat 38 derece. Değiştik. 36 dereceyi açıklayan teorilerle sıcak soğuk, kriz kriz değil diyoruz. Yeni bilgiye, yeniden duşunmeye ihtiyacımız var. Merkez Parti, sağ-sol kavramlarının da bir anlamı yok bugun. Bizim entelijansiyamız istiyor ki, kendisi hiç değişmesin, bu zihni donuşumu yaşamasın ve emek harcamasın. "Madem bu ulke sağcı, o zaman dinci olmayan bir sağcı lider çıksın" gibi bir tembellik içine duşuyor.
HDP'de de sıcak gunler yaşanıyor. Selahattin Demirtaş'sız bir HDP seçmen açısından ne ifade ediyor?
Selahattin Demirtaş, Turkiyelileşme politikasının gerçek bir yuzuydu. Bugun Demirtaş gibi bir aktor de ellerinde olmadığına gore sarsıntıyı atlatmakta biraz daha zorlanacaklar. Bir yenilenme umudu her partide olduğu gibi HDP'de de vardır ama hayat biraz onları koşeye sıkıştırıyor. Bu konuda da maharetleri yetersiz kalıyor. Eğer baraj problemini konuşacaksak bu, İYİ Parti için de, MHP için de, HDP için de vardır. Ama HDP'nin butun zaaflarına rağmen barajı geçme şansı İYİ Parti ve MHP'ye gore daha yuksek.
Neden?
(C) AP Photo/ Petros Giannakouris
HDP oy alırken Kurtlerde bir donuşum oldu. Daha muhafazakar olan, Kurt'um demeden once Musluman'ım diyen ya da sisteme daha yakın duran kesimler bile Kobani sureciyle bir Kurt partisine sahip çıktı. Benim bu analizim doğruysa, oradan geri donuş de o kadar kolay olmayacaktır.
MHP ittifakı AK Parti'nin Kurt oylarını duşurur mu?
(C) AA/
2011 seçimleri dahil, diyelim Turkiye'de 10 Kurt seçmen varsa bunun 5'i AK Parti'ye, 4'u HDP'ye oy veriyordu, 1'i de zaten dağıldığı için oy veremiyordu. 2015'te değişen şey, bu 10 seçmenin 7'sinin HDP'ye, 3'unun AK Parti'ye gelmiş olmasıdır.
"MHP işbirliği bu 3 Kurt'u de kaçırır mı" diye soruyorsanız, cevabım belki 1'ini kaçırır, belki bu hendek meseleleriyle beraber o 3 oy, 4 de olabilir.
BASKIN SE ÇİM OLUR MU?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'daha guçlu bir iktidar' hedefiyle baskın seçime gider mi?
Tayyip Bey'in ve AK Parti'nin siyaset yapma tarzına baktığım zaman erken seçimi olası gormuyorum. Ama uluslararası krizler, ekonomideki gerilimler, davalarda yaşanan sıkıntılardan dolayı bir anda kılıcı atmak gibi bir tercih de yapabilir. Ne olacağını herhalde Tayyip Bey dışında kimse bilmiyor. Şoyle bir ihtimali daha olası goruyorum: Kasımda yapılacak genel seçimin, mart yerel seçimlerinden 15 gun onceye çekilmesi soz konusu olabilir.
Neden boyle duşunuyorsunuz?
Referandum sonuçları gosteriyor ki, ekonomik dinamizmi olan, gundelik hayat pratikleri daha kentlileşmiş kumelerde AK Parti politikalarına itirazlar çoğalıyor. O yuzden AK Parti şimdi imar değişiklikleri, belediye başkanı değiştirmelerle, kaybetme ihtimaline karşı bir politika değiştirme çabasında. Çunku Ankara, İstanbul gibi yerlerde CHP gibi partiler seçimi kazanırsa onun ureteceği moral motivasyon başkanlık seçimlerini de etkiler.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.