Özet (TL;DR) @ 2018-01-15T08:45:20.000Z: Bilim insanlarınca güneşteki aktivitelerin azalmasıyla 2020-2030 yılları arasında beklenen "mini buzul çağı", küresel ısınmaya çare olarak görülüyor.



İngiltere'deki Northumbria Üniversitesi'nde matematik profesoru Valentina Zharkova ve ekibi, gelecekte kuresel iklim değişikliklerinin matematiksel olarak tahmin edilmesine olanak tanıyan bir model geliştirdi. Hesaplamalara gore, guneşin manyetik dalgalarının azalmasıyla 2021-2050 yılları arasında hava sıcaklıklarında ciddi bir duşuşun goruleceği, bunun da 1600 ve 1700'lu yıllardaki gibi kuçuk buzul çağı donemine benzer bir surecin yaşanmasına neden olacağı tahmin ediliyor.

SANAY İ DEVRİMİNDEN SONRA HAVA SICAKLIKLARININ 2 DERECE ARTTI

Dunyada beklendiği değerlendirilen  mini buzul çağı, kuresel iklim değişikliği ve Turkiye'de yaşanan meteorolojik afetlerle ilgili sorularını yanıtlayan Turk Muhendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Meteoroloji Muhendisleri Odası Başkanı Ahmet Kose, doğayı kirleten sera gazlarının kuresel ısınmayı arttırdığını soyledi.

Dunyada 1960 oncesine gore hava sıcaklıklarının 2 derece kadar arttığını, ciddi bir artış olan bu durumun buzulları da erittiğini ifade eden Kose, kuresel iklim değişikliğinin sonuçlarının İstanbul başta olmak uzere bu yazın yurt genelinde de yaşandığını, çok şiddetli yağmur, kısa sureli dolu yağışı ve fırtınaların afetleri tetiklediğini, ruzgar hızının artmasıyla çatıların uçtuğunu, ağaçların devrildiğini anlattı.

Kose, dunyada meteorolojik kaynaklı afetlerden yaklaşık her yıl ortalama 410 milyon insanın etkilendiğini, 7 bin 600 civarında insanın yaşamını yitirdiğini, ayrıca doğal kaynaklı afetlerin yuzde 6'sının can kaybına, yuzde 16'sının ise yaralanmalara neden olduğunu aktararak, dunyanın dort bir yanında şiddetli yağışlar sonucu sel ve taşkınlar yaşandığını, tayfunların sık sık gorulduğunu kaydetti.

" TÜRKİYE'NİN İKLİMİ DEĞİŞİYOR"

Turkiye'nin iklim kuşağının da değişmeye başladığına işaret eden Kose, tropikal iklime doğru gidişat yaşandığını, İstanbul'da bile hortumların sıklığının arttığına dikkati çekti.

Kose, son yıllarda da meteorolojik afetlerin şiddetindeki artışlar nedeniyle artık Turkiye'nin birçok yerinde ozellikle Anamur ve Antalya arasında, Ege ve Karadeniz kıyılarında, İstanbul çevresinde hortum hadiselerinde artış yaşandığını vurguladı.

M İNİ BUZUL ÇAĞI

Meteoroloji Muhendisleri Odası Başkanı Kose, bilim insanlarının açıkladığı "mini buzul çağı" soylemlerine ilişkin de 1645 ile 1715 yılları arasında Avrupa'nın buyuk bolumunde mini buzul çağı denilen bir donemin yaşandığını belirtti.

Guneşteki patlamalar sonucu dunyaya ısı ulaştığını aktaran Kose, şu bilgileri verdi:

"1500'lu yıllarda insanoğlu guneş patlamalarını fark ederek, bunu gozlemleyip kayıt altına almaya başlıyor. O yıllardan bugune tutulan kayıtlara gore, geçtiğimiz gunlerde yayınlanan bir makalede, onumuzdeki 2020 ile 2030 yılları arasında, 1645 ile 1715'teki gibi mini buzul çağına benzer guneş lekelerinde azalmanın olduğu tespit ediliyor. Bunun tutarlılığı da yuzde 93. İngiltere'de bir universitedeki model çalışması da bunu destekliyor. Bu şekilde devam ederse 2020 ile 2030 yılları arasında dunyanın buyuk bir bolumunde yeniden mini bir buzul çağı yaşanabilir. Esasında bu beni sevindiriyor. Bu senaryo gerçekleşirse, mini buzul çağı kuresel ısınmayı yavaşlatabilir çunku kuresel ısınmayı insanoğlu olarak durduramıyoruz ancak doğa kendini mini buzul çağıyla dengelemeye çalışacak."

" KIŞ ERKEN GELİP GEÇ BİTECEK"

Kose, kuresel ısınmayla sıcaklığın artı 2 derecede olduğunu, insanların da buna çabuk adapte olduğunu belirterek, mini buzul çağında artı 2 derce olan sıcaklığın eksi 1-2 dereceye duşeceğini anlattı.

Soğuk havalara insanların değil de nesli tukenmekte olan hayvanların, bazı bitki turlerinin uyum sağlayamayacağını ifade eden Kose, şoyle devam etti:

"Kuresel ısınmayla ilerleyen sureçte Karadeniz'in buyuk bolumunde, İstanbul'da da deniz sezonu 4-5 ay surecek, hatta narenciye yetişecek belki de. Buzul çağıyla beraber ise bitki ortusu gerilemeye başlayacak. Konya'da belki buğday yetişemeyecek. Son 15-20 yılda sonbahar ve ilkbaharda 25 gune varan duşuşler goruluyor. Yaz mevsimi geçmiş yıllara gore uzadı. Mini buzul çağında bunun tersini duşunmek gerekir. İstanbul'da kış mevsimi aralık ayında başlıyor, mart sonunda da bitiyor. Mini buzul çağında ise kış mevsimi daha erken, kasımda başlayacak, nisan ortasına sarkacak. İstanbul'un ortalama kar yağışlı gun sayısı 15 iken o donemde bu sayı 30 gune çıkabilir. Kışla mucadeleye harcanan emek ve zaman, hatta harcanan maddiyat daha da artabilir. Deniz sezonu azalacak. Ancak Doğu Anadolu Bolgesi, Karadeniz'in yuksek kesimlerinde, Toros Dağları'nın yuksek bolgelerinde kar yıl boyunca hiç erimeyebilir."