Özet (TL;DR) @ 2018-01-12T22:48:00.000Z: Avrupa ülkeleri arasında 2015 yılında en çok göçmen kabul eden ülke statüsünde olan İsveç’te adli makamlarının yürüttüğü soruşturma, 2012 – 2016 döneminde ülkenin kadın nüfusunun yüzde 4’ünün cinsel…



Avrupa ulkeleri arasında 2015 yılında en çok goçmen kabul eden ulke statusunde olan İsveç'te adli makamlarının yuruttuğu soruşturma, 2012 - 2016 doneminde ulkenin kadın nufusunun yuzde 4'unun cinsel nitelik taşıyan saldırıların kurbanı olduklarını ortaya koydu.

Ülkenin muhalif partileri, işlenen suçlarda bazı sosyal grupların ve ozellikle goçmenlerin rolunu ortaya çıkarmak için kolları sıvadı.

' SIĞINMACIYI SUÇLAMAK SİYASİ AÇIDAN DOĞRU DEĞİL'

İsveç'teki kadınlar, cinsel nitelikli suçların son zamanlarda artış gosteriyor olmasından tedirgin, zira daha once ulkenin gundeminde 'cinsel şiddet' sorunu diye bir şey yoktu.

Bir İsveç vatandaşıyla evlenip Stockholm'e yerleşen Rus kokenli Anna Burtina, Sputnik'e verdiği mulakatta ulkedeki kadınların son yıllarda korkuya kapılmaya başladıklarını soyledi. Burtina, "Goçmenlerin sayısının çok olduğu kenar bolgelerde yaşıyorsanız, geç saatlerde sokağa çıkmasanız daha iyi. Eğer merkezde yaşıyorsanız, kenar semtlere bakmaya değmez. Herkesin korktuğu soylenemez, fakat korku havası kendisini hissettiriyor" diye konuştu.

İsveçli kadınların, tehlikenin resmi basının acınması gerektiğini yazdığı sığınmacılardan gelmesi konusunda hazırlıksız yakalandığını soyleyen Burtina, "Birçoğu, ırkçılıkla ve hoşgorusuzlukle suçlanmaktan korkuyor. Önyargılı yaklaştığınızı soylerler. Ben, polisin de bir şeyler sakladığını duymuştum, bundan emin değilim. Polise son çare olarak başvurulduğunu kesin biliyorum. Tanıdığım iki kadına tacizde bulundular, fakat onlar kaçmayı başardı, tecavuz olmadı. Ama girişim oldu ve onlar, sadece taciz edenlerin goçmen olması nedeniyle polise başvurmama kararı aldı" ifadelerini kullandı.

İ SYANLARA VE ÇEŞİTLİ SUÇLARA KARIŞIYORLAR

(C) REUTERS/

2015'te İsveç Başbakanı Stefan Lofven, ulkesinin 'Avrupa'da yeni herhangi bir duvara izin vermeyeceğini' duyurmasının ardından çoğu Ortadoğu kokenli yaklaşık 163 bin sığınmacı İskandinav ulkesine giriş yaptı. O zamandan bu yana Stockholm'un retoriğinde onemli değişimler oldu. Bunu nedeniyse, 2017'nin Şubat ayında başkentte goçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Rinkeby semtinde çıkarılan isyan, nisanda Özbekistan uyruklu Rahmet Akilov'un başkentin ortasında işlediği toplu katliam, yaz donemindeyse, bu tur etkinliklerde suçların yuzde bin oranında artması nedeniyle iptal edilen muzik festivali gibi olaylar oldu.

Stockholm, aşırı goçun ulke için sorun haline geldiğini kabullenmek zorunda kaldı. Önumuzdeki eylulde yapılması beklenen seçimler oncesinde İsveç yonetiminden, 2015'teki olayların tekrarına izin verilmeyeceği yonunde açıklamalar geliyor ve hatta goçmenlerin bir kısmının evlerine geri donmeye zorlanacakları ima ediliyor.

KONUT VE İŞ BULMA SIKINTISI

Goçmenler ile ilgili son donemin en sert açıklamalarından birini yapan İsveç Maliye Bakanı Magdalena Andersson, Dagens Nyheter gazetesinde yayınlanan soyleşisinde "Bu, 2015 yılı sonbaharından once de boyleydi. Çok açıktır ki entegre edeceğimizden daha fazla sığınmacı alamayız. Buraya gelen insanlar için de toplum içinde iyi olmaz" dedi.

(C) AP Photo/ Pontus Altin

İsveç'e gelebilecek sığınmacıların guç koşullarla karşılaşacaklarını soyleyen Andersson, diğer ulkelerde barınma ve eğitim olanaklarının daha fazla olduğunu soyledi.

İsveç'te yaşayan Rus kokenli Aleksey Sahnin, Sputnik'e verdiği demeçte şoyle konuştu:

"Sadece Ortadoğu'dan değil, Ukrayna'dan da gelen birçok kişi, çok sıkışık koşullarda yaşamak zorunda kalıyor, kuçuk bir villada onlarca kişi yaşayabiliyor. Goçmenleri de çok ağır yargılamamak gerekir, bu kişiler birer kader kurbanı. Çok kotu şartlarda yaşadıkları ulkelerden sadece Hollywood filmlerindeki gibi olduklarını hayal ettikleri ulkelere geldiler ve kendilerini, ucuza çalışacak işgucune ihtiyaç duyan bir toplumun içinde buldular."

Goçmen talebinin ekonomik nedenlere bağlı olduğunu ancak sonuçta goçun İsveç'in tum toplumunu olumsuz etkilediğini soyleyen Sahnin, "1980'lerde orneğin postacı, birçok kişinin kabul edebileceği bir meslekti. Şimdiyse durum değişti. Bu pozisyonlar için odenen ucretler giderek duşurulurken, en fakir ulkelerden gelen bir işsizler ordusu da bu tur gorevlerde çalışmak için talip oluyor. Emeğin maliyeti giderek azalıyor ve bu zeminde aşırı sağ populistler guçleniyor. İsveç'in taşrasındaki insanlar, işçi sınıfının temsilcileri, neredeyse bedavaya çalışmaya hazır olan yabancılar kalabalığından dehşete duşuyor" ifadelerini kullandı.