Özet (TL;DR) @ 2018-01-09T15:37:00.000Z: FETÖ üyesi olduğunu söyleyerek Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne teslim olan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler'in koruma subayı yüzbaşı Burak Akın, "Yakalanacağını anlayınca teslim olmaya…



Etkin pişmanlık hukumlerinden faydalanmak istediğini belirterek emniyete giden Akın, buradaki ifadesinde, "Geçmişte Fethullah Gulen cemaati olarak tanıdığım, şimdi teror orgutu olarak gorduğum yapılanma hakkında bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatmak istedim. Geçmişte bu yapılanma içerisinde yer aldığım için pişmanım, orgutun gerçek yuzunu gormemiştim. Geçmişte yaşadıklarım ile 15 Temmuz hain darbe girişiminde yaşadıklarım beni surekli rahatsız ediyordu. 15 Temmuz, ulkemize en buyuk ihanetin yapıldığı geceydi. Uzun zamandır ifade vermek istiyordum ancak cesaret edemiyordum" beyanını verdi.

Akın, 1996'da Adana'da gittiği Işık Dershanesi aracılığıyla kendisine ulaşan Ali adlı kişinin derslerinde yardımcı olabileceğini soyleyerek, kaldığı universite evine davet ettiğini belirtti. "Bu yapılanmayla bu şekilde tanışmış oldum. O donem daha 13 yaşında, derslerinde başarılı bir oğrenciydim" diyen Akın, Ali adlı kişinin evinde tanıştığı M.Ç. ve aynı evde kalan universite oğrencilerinin kendisiyle bazı başka oğrencileri sınavlara hazırladığını aktardı. Akın, 1996-1997'de yaklaşık bir buçuk yıl cemaat evine gittiğinde, M.Ç'nin ailesinin guvenini kazanmak için anne ve babasıyla goruşmeye birkaç kez evlerine geldiğini bildirerek, şu bilgileri verdi:

' 1997'DE ASKERİ LİSEYE GİTMEK İSTEYİP İSTEMEDİĞİMİ SORDU'

"Fen lisesi sınavlarına hazırlamak için ders çalıştırmanın yanında dini bilgiler oğrenmemiz ve uygulamamız için bizi yonlendirdiler. Birlikte namaz kılma, Risale-i Nur kulliyatını okuma, Fethullah Gulen'in kitaplarını okuma ve kasetlerini dinleme şeklinde faaliyetler yapılırdı. Ben bu donemlerde 13-14 yaşlarındaydım. 1997'de M.Ç. askeri liseye gitmek isteyip istemediğimi sordu. İlkokuldan beri asker olmak istediğimi bu şahsa soylemiştim. Fen lisesi ve askeri lise sınavlarına hazırlandığımız cemaat evinde, askeri lise sınavlarının mulakatlarında nelere dikkat edilmesi gerektiği hususunda M.Ç. ve evde kalan diğer şahıslar bizi yonlendiriyordu. NATO'nun açılımı, Ataturkçuluk, Ataturk ilke ve inkılaplarına onem vermemiz, 'Eşiniz mayo giymek isterse giydirir misiniz?' şeklindeki sorulara hazırlıklı olmamızı isterlerdi. Ayrıca beden sınavı için de sonradan anladığım kadarıyla koşu ve basketbol gibi faaliyetler ile bizi hazırladılar. Hatta bir gun eve gelen, doktor olup olmadığını bilmediğim şahıs, stetoskop ile ciğerlerimiz ve sırtlarımızı dinleyerek, yuzeysel muayene yaptı."

Akın, Kuleli Askeri Lisesi'ni kazandığını, sağlık raporu ve kayıt işlemlerinde yalnızca babasının yardım ettiğini belirterek, okulu kazanmasının ardından, kendisiyle ilgilenen şahısların referans bulmak uzere birileriyle goruşup goruşmediklerini bilmediğini soyledi.

' AİLENE BİZİMLE GÖRÜŞMEYE DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLEME'

Akın, askeri liseyi kazanmasının ardından M.Ç'nin, "Ailene bizle goruşmeye devam ettiğini soyleme. Hatta onlarla bağımı kopardım de" şeklinde sozler soylemesini istediğini anlattı. Hazırlık sınıfında okurken, 2012'de MİT tırları davası nedeniyle ihraç edildiğini duyduğu Ö.K'nin açıktan abdest aldığını gorduğunu bildirerek, "Ona, sen de mi bizdensin diye sorduğumda, soruma anlam ya da cevap verememişti. Bu olayı o zaman benden sorumlu abi olan M.Ç'ye anlattığımda bana çok kızmıştı ve 'Sen orada yalnız olduğunu, tek olduğunu duşunerek hareket edeceksin' demişti" bilgisini verdi. Akın, 2000 yılına kadar M.Ç'nin kendisinden sorumlu olduğunu, sonrasında ise kendisini H.Ç'ye devrettiğini ifade etti.

KON ADI: CENK

(C) REUTERS/ Charles Mostoller

Akın, askeri lisede hazırlık okurken kendisine kod adı kullanmak gerektiğinin soylendiğini, FETÖ içinde 'Cenk' kod adını kullandığını kaydetti. Akın, 2000'de askeri lisenin son sınıfındayken yapıdan ayrılmak istediğini ve 3-4 ay buluşma yerlerine gitmediğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"Kadıkoy'de belediye otobusune binecekken M.Ç. bir anda yanıma gelerek bana saati sordu. Benimle goruşmek istediğini anladım. O sırada yanımda yapılanma içinde bulunmayan arkadaşlarım olduğu için onlardan ayrıldım. M.Ç'yi takip ettim. Kalabalık olmayan bir yerde onunla konuşmaya başladık. Bana neden H.Ç. ile goruşmediğimi sordu. Bu şekilde goruşmelere katılmak istemediğimi soyledim. Fakat fen lisesi ve askeri lise sınavlarına hazırlandığım donemde hiç para almadan ders çalıştırarak yardımcı oldukları için onlara duyduğum minnet duygusu nedeniyle tekrar H.Ç. ile goruşmeye başladım. Mezun olduktan sonra İstanbul'da Tuzla Piyade Okulunda okurken Ahmet ve Hakan kod adlarıyla bildiğim şahıslara devredildim. Bu şahıslar, Serdar Tekin'le (FETÖ'den ihraç edilen yuzbaşı) bir eve çıkmamızı istedi. Bizimle ilgilendiler. Tekin ile Kartal'da bekar evi tuttuk. Ahmet ve Hakan ile 2005 ve 2006'da bu evde goruştuk. Bu şahıslar evimize gelip dini sohbetler yapıyor, namaz kılıyorduk. Evimizde kitap bulunmazdı. Teroristbaşı Fetullah Gulen'in kitaplarını yanında getirir ve bize okurlardı. Ayrıca bilgisayar getirip videolarını izletirlerdi."

' ŞEFKAT TOKADI YERSİN'

Akın, 2006'da kendi isteğiyle ÖKK'ya başvurduğunu ve başvurusunun kabul edildiğini, bu konuyu paylaştığı Ahmet ve Hakan'ın "Neden bizimle istişare etmedin?" diye tepki gosterdiğini soyledi. Daha sonra Ankara'ya geldiğini aktaran Burak Akın, şunları kaydetti:

"Burada Sadık (kod adı) ile tanıştırıldım. Ben, Serdar Tekin ve daha sonra bize eklenen Fuat Soylemez ile 2006 ile 2009 arasında bu kişi ilgilendi. Sadık, İspanya'ya gideceğini soyleyerek Kerem kod adlı E.D. isimli orgut mensubuna beni devretti. Sadık'ın benimle ilgilendiği donemde Etlik'teki bir eve gidiyordum. 2009 ile 2014 yıllarında benden E.D. sorumlu oldu. Goruşmek için Siteler'de ailesinin evine, evlendikten sonra da Şehit Osman Avcı Mahallesi'ndeki eve gidiyordum. Kerem ile buluşmaya Serdar Tekin ile gidiyorduk. Bu donemde Kerem'in ustu konumunda olduğunu duşunduğum İhsan (kod adı) ve Hami (kod adı) ile tanıştım. Bu kişiler arada goruşmelere gelip bize dini sohbetler yapıyorlardı. Hami, işle ilgili bana sorular sorup, iş yerinde sorun yaşayıp yaşamadığımı oğrenmek istiyordu. Amir veya ust pozisyonunda olan diğer tim komutanlarının bazılarının isimlerini sayarak beni şaşırtırdı. 2010'da Fuat ve Serdar, Dikmen'de bekar evine çıktılar. Ben onlarla aynı evde kalmadım. Bu donemde orgutle goruşmeyi sonlandırmayı duşundum. Bu kararı belli bir sure uyguladım, goruşmelere katılmadım. 2011'de devre arkadaşım Fuat Soylemez, anne ve babasının geldiğini soyleyerek beni Dikmen'deki evlerine çağırdı. Eve gittiğimde Soylemez'in anne ve babası evdeydi. Biraz konuştuktan sonra Soylemez beni başka bir odaya çağırdı. Odada Hami vardı. Bana neden goruşmelere gitmediğimi sordu. Goruşmelere gelmek istemediğimi soyledim. Bana 'Allah'ın şefkat tokadını yersin' şeklinde imalı tehditlerde bulundu. Bunun uzerine korktum. Mesleki olarak sıkıntılar yaşayacağımı duşunerek tekrar Ekrem ile goruşmelere devam ettim."

KATALOG EVL İLİK YAPMAMIŞ

(C) Fotoğraf: DHA

Örgut içi katalog evlilik yapmadığını anlatan ve eşiyle tanışmasına ilişkin bilgi veren Akın, eşiyle tanıştığı yıldan itibaren, orgut mensuplarının, "Evlenmek istediğin bu kişiden emin misin? Bu dunyadan biriyle evlenirsen ahiret dunyasını kaybedersin" şeklinde kendisine telkinde bulunduğunu anlattı. Akın, "Evleneceğim yıl Ekrem, eşimin Arap Alevisi olduğunu bana soyledi. 5-6 yıldır tanışmamıza rağmen bunu ben bile bilmiyordum. Bu konunun benim için bir anlam ifade etmediğini, eşimle iyi anlaştığımı soylememe rağmen onlar beni eşimden soğutmak için telkinlerde bulundular" dedi.

Akın, Kerem'in 2014'te kendisini M.K. adlı bir uzman yardımcısına devrettiğini, bu kişiyle ayda bir goruştuklerini, 2015 ve 2016'da S.S'nin kendisiyle ilgilendiğini, bu sureçte orgut mensuplarının kendisine kontorlu telefon uzerinden ulaştığını soyledi. Akın, "Anlattığım kişilerin tamamı goruşmeler sırasında bana işle ilgili sorular sorarlardı. Özellikle personelin muspet ve menfi hareketleri hakkında bilgi almak isterlerdi. Ben şahsı nasıl tanıdıysam o şekilde onlara bilgi verirdim." diye konuştu. FETÖ mensuplarının oruç tutmamak, ima ile ibadet ve gerektiğinde içki içmek gibi tedbir amaçlı bazı kurallar koyduğunu, 17-25 Aralık surecinden sonra da AK Parti dışındaki en guçlu partiye oy verilmesi yonunde telkinlerde bulunulduğunu soyleyen Akın, darbe girişiminin ardından gozaltına alınıp serbest bırakılan Abdulkadir Koçyiğit ile goruştuklerini anlattı.

SOYADINI DE ĞİŞTİRMİŞ

(C) REUTERS/ REUTERS TV

Akın, "Bana, 'Seninle tekrar goruşmek istiyorlar. Benim sağlayacağım temasla goruşebilirsin.' dedi. Darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığını, bu yapıdaki insanlarla goruşmek istemediğimi soyledim. En son Aralık 2017'de Bahçelievler'de goruştuk. Bu yapının içindeki kişilerle goruştuğunu soyledi. Bu yapıdan uzak durması yonunde onu uyardım. İş yerinde kod adımı dahi oğrendiklerini belirterek muhtemelen gozaltına alınacağımı anlattım. 'Mart ayı gibi çocuğun olacakmış. Ben onu dahi gormeye gelemeyebilirim.' dedim. Bunun uzerine tedirgin oldu. 'Tamam goruşmeyelim.' dedi ve ayrıldık." diye konuştu. Darbe girişimi sırasında donemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın derdest edilmesini engellemeye çalışırken darbecilerce bacaklarından vurulduğunu anımsatan Akın, GATA'da tedavisi devam ederken, isteği uzerine 21 Temmuz 2016'da gorevine başladığını ifade etti.

Akın, Ağustos 2017'ye kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığında koruma mudurluğune devam ettiğini, komutanın değişmesiyle Ağustos 2017'den itibaren Orgeneral Guler'in koruma mudur yardımcılığını yaptığını belirtti. Darbe girişiminden sonra Kara Kuvvetleri Koruma Muduru Gokhan Erdim'in, FETÖ uyesi olduğuna dair imalarda bulunduğunu aktaran Akın, Erdim'in kendisi hakkında "FETÖ'cu olabilir." dediğini duyduğunu bildirdi. Erdim'in, bir sure once kendisine "Acıbucu" olan soyadını neden değiştirdiğini sorduğunu, buna "soyadının anlamı olmadığı ve komik olduğu için değiştirdiği" yanıtı verdiğini aktaran Akın, "soyadını, tabur komutanının da tavsiyesiyle ve mahkeme kararıyla Irak'ta kullandığı resmi kod adı olan 'Akın' olarak değiştirdiğini" anlattı.

' ÖRGÜTTEN OLDUĞUMU BİLDİĞİNİ DEĞERLENDİRDİM'

(C) AA/

Akın, "Kendisine (Erdim'e) 'Siz kod isim nedir bilmezsiniz. Irak'ta kullanırız' dedim. Kendisi de 'Gece eğlencelerinde Berk ya da Cenk ismini kullanırım.' dedi. Örgutteki kod ismim 'Cenk' olduğu için tedirgin oldum." ifadesini verdi. Burak Akın, Ağustos 2017'deki YAŞ kararları açıklandığında Orgeneral Salih Zeki Çolak'ın kendisini makamına çağırdığını, burada Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilen Orgeneral Yaşar Guler ile konuştuğunu ve kendisine "Koruma ekibi olarak gorevinize devam edeceksin. Gokhan Erdim yuzbaşı ile birlikte donuşumlu çalışırsınız" dediğini anlattı.

Guler'in goreve başladığı ilk hafta emir subayı olan Albay Arif Akboğa'nın kendisine yonelik, "Burak, iki sene boyunca koruma mudurluğu yaptın. Şimdi Gokhan geldi. Senden kıdemli. Bir senedir de benim yanımda koruma mudurluğu yapıyor. Senden kıdemli olduğu için doğal olarak koruma mudurluğu yapacak. Sen de yardımcılığını yapacaksın. Bu konular seni rahatsız eder mi? Yaşar Paşa da 'Bir sor bakalım' dedi" ifadelerini kullandığını aktaran Akın, "Ben de Salih Paşa ile aramızda geçen konuşmadan bahsettim. Bana bu soruları soruyorsanız, bu sorunun Yaşar Paşa tarafından sorulduğunu kabul ederek emir komutayı zafiyete duşurmek istemem. Musaadenizle ben gorevi bırakayım dedim" şeklinde konuştu.

Darbe girişiminden 10 gun sonra doğan kızının sağlık problemleri bulunduğu ve duzenli tedavi gormesi gerektiği için Ankara'daki gorevine devam etme kararı aldığını bildiren Akın, bu kararını Akboğa ve Erdim'e ilettiğini kaydetti. Akın, kendisine neden once gorevi bırakmak, sonra da neden devam etmek istediğini sorduklarını bildirerek, "Yaptığım birkaç telefon goruşmesi neticesinde devam etmek istediğime karar verdiğimi soyledim. Kızımın kalp rahatsızlığı olması ve Ankara'da bir sure daha goreve devam etmek istemem de bu kararı almama neden olmuştu. O gece kesinlikle FETÖ mensubu olduğunu duşunduğum ya da bildiğim bir kimseyle goruşmedim, irtibat kurmadım. Goreve devam etme kararımı anlattığım sebepler doğrultusunda aldım" diye konuştu.

ANKES ÖR OPERASYONUNDAN TEDİRGİN OLMUŞ

(C) REUTERS/

Hakim Albay Mehmet Yuzbaşıoğlu'nun, arz için geldiğinde "Önumuzdeki hafta 700 kişilik ekibe Ankara'da ankesor operasyonu yapılacak" dediğini duyduğunu ve ertesi gun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında gorevli iki savcının Kuvvet Komutanını ziyarete geldiğini anlatan Akın, "Ziyaret sonunda protokol subayı Yuzbaşı Gursel Aygar, alınacak 700 kişinin Kara Kuvvetleri personeli olduğunu soyledi. Benim de ankesorde goruşmelerim olduğu için tedirgin olmuştum" bilgisini paylaştı.

Burak Akın, Aralık ayında, ayakustu konuşurken Gursel Aygar'ın "Sizi biliyorum. Gizlisiniz. Senden, Harekat Başkanlığında bir kişi daha var." gibi sozler soylediğini anlatarak, "Elime karargahta çalışan daire başkanı seviyesinde komutanlarımızın fotoğraflı kuruluş şemasını alarak, Aygar'a, komutanım, gosterir misiniz? Ben burada eski Özel Kuvvetçi goremedim. Bunların hiçbirinde Özel Kuvvet brovesi yok dedim. Bana cevap vermeden oradan çıktı. Ben de kullanmış olduğu 'gizli' kelimesinden, beni kripto Fetullahçı silahlı teror orgutu uyesi olarak duşunduklerini değerlendirdim" beyanını verdi.

' SABAHA KADAR UYUMADIM'

Akın, 25 Aralık 2017 gecesi, sabah gozaltına alınacağını duşunerek, sabaha kadar uyumadığını, kendisine çanta hazırladığını ve sabah 06.30'a kadar pencere onunde memurların gozaltına almak uzere gelmesini beklediğini dile getirdi. Yuzbaşı Aygar'ın, 26 Aralık'ta, MİT'ten olduğunu soylediği bir misafirinin oğleden sonra geldiğini bildirerek, baş başa goruşmeleri sırasında Aygar'ın "Önemli bir konuyu anlatıyor" dediğini ifade etti.

Akın, "Bundan da benim orgut uyesi olduğumu soylediler, diye tedirgin oldum. Bana elinde bulunan not defterinden çıkardığı iki farklı not kağıdını okuttu. Bunlardan bir tanesinde tarihte yer etmiş birisinin vatana ihanet ile alakalı soylediği soz yazıyordu. Diğer not kağıdında da yine kendisinin çıkarımda bulunmuş olduğu ve yine vatana ihanetten bahseden sozler yazılıydı. Aramızda geçen bu olay Kara Kuvvetleri Komutanlığı komuta katında bulunan ve yemek odasına girişi çeken kamera kayıtlarından da teyit edilebilir. Tum bu gelişmeler uzerine yakalanacağımı anladım ve teslim olmaya karar verdim" dedi.