Özet (TL;DR) @ 2018-01-09T17:25:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Fırat Kalkanı ile attığımız adımı Afrin ve Münbiç'te devam ettireceğiz" sözleriyle gündeme gelen operasyon ihtimalini Sputnik'e değerlendiren Strateji Uzmanı Babüroğlu…
Goruş
17:25 09.01.2018(Guncellendi 18:45 09.01.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Fırat Kalkanı ile attığımız adımı Afrin ve Munbiç'te devam ettireceğiz" sozleriyle gundeme gelen operasyon ihtimalini Sputnik'e değerlendiren Strateji Uzmanı Baburoğlu "Öncelik, orta vadede Afrin'e donuk harekat olabilir" diyor. Guvenlik Uzmanı Ağar ise, hamlenin sığınmacılara guvenli bolge açmak için onemine değiniyor.
(C) AA/
Turkiye'nin 'PKK ile bağlantısı' sebebiyle guvenliğine tehdit olarak gorduğu YPG'yi de kapsayan Demokratik Suriye Guçleri'nin (DSG) Suriye'nin kuzeyindeki Afrin ve Munbiç kentlerinden çıkarılmasına donuk bir operasyonun gerçekleştirilmesi ihtimali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sozleriyle bir kez daha ulkenin gundemine oturdu. Salı gunu yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan "Fırat Kalkanı Harekatı ile attığımız adımı Afrin ve Munbiç'te devam ettirerek ardından da tum sınır boylarını guvene kavuşturarak bu sureci inşallah tamamlayacağız. Bu sureçte bolgedeki kardeşlerimizin daha guçlu desteğine ihtiyacımız var. Geçmişte attığımız adımları çok daha ileri taşıyacak bir çalışmayı ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Afrin ve Munbiç'e yonelik operasyon ihtimalinin gundeme gelmesi yeni bir gelişme değil. Ancak Turkiye'nin itirazlarına ve ABD Başkanı Donald Trump'ın DSG'ye silah gondermeyeceklerine dair açıklamasına rağmen Washington'ın DSG'ye yonelik hız kesmeyen silah yardımı sebebiyle Ankara bir kez daha boyle bir operasyonu ivedilikle gerçekleştirme yonundeki niyetini açıkça ve guçlu bir şekilde ortaya koydu. Zira, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'yi kast ettiği "Bizim stratejik ortak olarak bildiğimiz dostlar, kalkıp da teror orgutlerine her turlu silah desteğini veriyorlarsa, biz kendileriyle neyi konuşacağız?" şeklindeki ifadeleri de Turkiye'nin bu guçlu isteğine işaret eder nitelikteydi. Peki ikinci bir 'Fırat Kalkanı Harekatı' gerçekleşir veya başka bir deyişle bu harekat Afrin ve Munbiç'e uzanır mı?
' YAKIN ZAMANDA PYD'YE YÖNELİK TOPYEKÛN BİR OPERASYON İHTİMALİ ZAYIF'
Konuyu Sputnik'e değerlendiren ilk isim Strateji Uzmanı Naim Baburoğlu oldu.
Turkiye'nin olası bir operasyon hamlesi için one çıkan iki adresin Menbiç ve
Afrin olduğuna işaret eden Baburoğlu "PKK, bolgede yaklaşık 600 kilometrelik
bir sınır bolgesini kontrol ediyor, oraları işgal etmiş durumda. Turkiye'nin
Afrin'e yonelik bir operasyon için Rusya ile, Menbiç veya Fırat'ın doğusunda
herhangi bir noktaya yonelik operasyon için ABD ile uzlaşması gerekir. Turkiye
ABD veya Rusya'yla uzlaşmadan bir operasyon icra edebilir mi? Risk almak
suretiyle, evet. Ancak risk alacağı için Turkiye'nin şu an itibarıyla boyle
bir adım atacağını zannetmiyorum" dedi ve ekledi:
"Kısacası ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sozlerini Rusya'yla anlaşarak Afrin'e
yonelik bir operasyonun habercisi olarak goruyorum. Ancak, altını yeniden
çizmek gerekir ki, yakın zamanda boyle bir operasyon gerçekleşeceğini
değerlendirmiyorum."
' YALNIZCA AFRİN'E YÖNELİK BİR OPERASYON TÜRKİYE'NİN BEKA SORUNUNU ÇÖZMEZ'
Afrin'e yonelik bir operasyonun tek başına Turkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdidi bertaraf etmeyeceğine işaret eden Baburoğlu "Suriye'nin topraklarının yuzde 30'u ve enerji kaynaklarının yuzde 50'si PYD/PKK'ya teslim edilmiş durumda. Şu anda bolgede 60 bin PYD'li var ve ABD bu sayıyı 100 bine çıkarma niyetinde. Bu Turkiye açısından bir beka sorunu. Ancak yalnızca Afrin'e yonelik bir operasyon ulkenin karşı karşıya olduğu beka sorununu çozmez; boyle bir operasyon ancak Hatay ve Kilis sınırını emniyete alır ve bu noktalardan terorist giriş-çıkışlarını engeller" dedi.
Suleyman Şah Turbesi'nin çoktan yerine geri goturulmuş olması gerektiğine işaret eden Baburoğlu şunları ekledi:
"Bana kalırsa, Turkiye ABD'ye rağmen bir operasyon gerçekleştirmek için risk almalı. Ben bunu daha once de soyledim, şimdi de soyluyorum. Turkiye, keşke Suleyman Şah Turbesi'ni 6-7 ay hatta bir yıl once yerine taşısaydı. Boylelikle Menbiç'in bir bolumunu kontrol altına alacaktı. Boylece Fırat'ın doğusundan Suleyman Şah Turbesi'ne kadar 37 kilometrelik bir koridor açmış olacaktı."
' TEMEL AMAÇ 3,5 MİLYON SIĞINMACIYA GÜVENLİ ALAN SAĞLAMAK'
Erdoğan'ın sozleriyle gundeme gelen PYD'ye donuk operasyon ihtimalini
Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim ise Guvenlik Uzmanı ve eski asker
Abdullah Ağar oldu. Turkiye'nin bir suredir kuresel guçleri karşısına almamak
için boyle bir operasyonu askıya alıp, diplomasiye yoneldiğine işaret eden
Ağar "Fırat Kalkanı Harekatı yapılmadan once Turkiye, Fırat Kalkanı'yla ilgili
uluslararası goruşmelerde, yaklaşık 5 bin kilometrelik bir alanda etki
ureteceği konuşulmuş olmalı ki Sayın Erdoğan da hedefin 5 bin kilometre
olduğunu açıkladı. Bu hedefin temel gerekçesi de Suriye'deki sivil savaştan
etkilenen masumların ve Turkiye'de sayıları 3,5 milyona ulaşan sığınmacıların
guvenli bir alana yaşam alanına kavuşturulmasıydı. Ama ABD verdiği sozu
tutmadı. Turkiye ise ozellikle Menbiç ve Tel Rıfat bolgesinde rejimin de
ortaya koyduğu etkiyle beraber, kuresel guçlerle mucadeleye girişmemek ve
buyuk bir riskle karşılaşmamak adına ortaya çıkan dominasyonları kerhen de
olsa kabul etti ve sorunu diplomatik anlamda ve diğer siyasi gelişmelere bağlı
olarak çozmeyi planladı. Ancak sureç şu ana kadar Turkiye'nin planladığı gibi
gitmedi, sorun daha da buyudu" dedi.
Hamlenin halihazırda Turkiye'deki sığınmacılara guvenli bir alan sağlamak
açısından hayati oneme sahip olduğuna işaret eden Ağar "Ankara, ulkede bulunan
yaklaşık 3,5 milyon sığınmacının Suriye'de guvenli bir alana ihtiyacı olduğunu
ve bunun için de onceliğin Fırat'ın batısındaki alan olduğunun farkında" diye
konuştu.
' ABD, YPG/PKK'YI KORSAN BİR DEVLETE DÖNÜŞTÜRMENİN PEŞİNDE'
Turkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki PKK gucunun kırılmasının onem verdiğine işaret eden Ağar "Suriyeli Kurtlerin pozisyonunun Turkiye'yi tehdit etmeyecek şekilde tanımlanması gerek, Ankara bunun farkında. Bunun için ise Suriye'de yaşayan Kurt ve bir kısım Sunni Arap'ın PKK gudumunden kurtarılmalı. Bu hem Turkiye'nin guvenliği ve Suriye'nin butunluğu açısından onemli. Daha once DEAŞ çok buyuk bir sorundu ancak Batı dunyası hala çok iyi anlayamasa da PKK şu an daha da buyuk bir sorun. Sonuçta Turkiye'nin uniter yapısına, toprak butunluğu ve guvenliğini tehdit eden bir yapı var ve ABD bu yapıyı korsan bir devlete donuşturmek için surekli adım atıyor" ifadelerini kullandı ve şoyle devam etti:
"Turkiye ve ABD, ozellikle Trump iktidara geldikten sonra, çok daha keskin bir şekilde karşıt saflarda yer alıyor ve iki taraf arasındaki bu açı giderek genişliyor. Aradaki açının genişlemesi, bir kırılmayla beraber başka bir boyuta evrilebilir veya tamamen başka bir fotoğraf ortaya çıkarabilir. Bu fotoğrafın sonunda, eğer ki bir denge ortaya çıkmazsa, ABD YPG/PKK ya Turkiye arasında tercih yapmak zorunda kalacak. ABD şu an hem YPG/PKK hem Turkiye uzerinden oyun oynayabileceğini zannediyor. Bu kuresel bir taktik. Ama Turkiye bu konuda açıkçası ABD'nin tehdidine karşı dirençli çıktı. Turkiye bir şekilde bolgesel anlamda bir iş birliği, İran, Irak ve Suriye merkezi hukumeti ve Rusya'yla işbirliği uretirse Afrin ve Menbiç'te bambaşka fotoğraf ortaya çıkacaktır. Ancak yine de bununla ilgili bir ongoru için erken. Turkiye, konjonkture ve uluslararası anlamdaki muzakerelere gore bir operasyon gerçekleştirebilir ama yine de bu konuyla ilgili ihtiyatlı konuşmakta fayda var."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.