Özet (TL;DR) @ 2018-01-09T19:45:37.000Z: Almanya'nın Karlsruhe kentindeki Federal Anayasa Mahkemesi, emsal teşkil eden bir karar aldı. Yüksek mahkeme, Selefi akımına mensup radikal İslamcı bir Türk'ün "işkence görme tehlikesi ve insanlık…



Avrupa

19:45 09.01.2018URL'yi kısaltın

Almanya'nın Karlsruhe kentindeki Federal Anayasa Mahkemesi, emsal teşkil eden bir karar aldı. Yuksek mahkeme, Selefi akımına mensup radikal İslamcı bir Turk'un "işkence gorme tehlikesi ve insanlık dışı tutukluluk koşulları ile karşı karşıya kalabileceği gerekçesiyle" yaptığı itiraz uzerine Turkiye'ye sınır dışı edilme kararını durdurdu.

DW Turkçe'nin haberine gore, mahkemenin kararında "işkence tehlikesinin ciddi dayanakları" bulunduğu ve bu durumun yeterince dikkate alınmadığı vurgulandı. Kararda, kişinin sınır dışı edilmesi durumunda Turkiye'de hukuk devleti kurallarına uygun şekilde muamele goreceğinin garantisi edilmesi gerektiğine işaret edildi.

Alman Anayasa Mahkemesi, işkence gorebilme ihtimaline karşı, Alman makamlarının Turkiye ile ilgili yeteri araştırma yapmayıp, işkence konusunda Turk makamlarından garanti almadan İŞİD mensubu bir kişinin Turkiye'ye iadesini Anayasaya aykırı buldu. Bu noktaya gelmemeliydik. https://t.co/R6GVLRcMDw

-- Osman Can (@CanAnayasa) 9 Ocak 2018

​Kararla birlikte IŞİD destekçisi kişinin Turkiye'ye iade işlemleri durduruldu. Konuyu Alman İdare Mahkemesi'nin incelemesi ve sınır dışı konusunda kararını açıklaması bekleniyor.

BERL İN'DE YARGILANDI

Almanya doğumlu olan ve Almanya'da buyuyen radikal İslamcı Turk, 2015 yılında Berlin'de yargılandığı ceza mahkemesinde 3,5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme heyeti, yargılama sırasında soz konusu kişinin Selefi çevrelerle bağlantılı olduğunu, Yunud el Şam adlı bir teror orgutune de mali destek verdiğini tespit etmişti. Sınır dışı edilmesine karar verilen Turk, bir ust mahkemeye giderek karara itiraz etmişti.

Soz konusu Turk itirazında Uluslararası Af Örgutu'nun Turkiye'ye ile ilgili raporlarını delil olarak sunmuş ve Turkiye'deki cezaevlerinde teror şuphelilerinin kotu muamele gorduğunu savunmuştu.