Özet (TL;DR) @ 2018-01-08T15:04:19.000Z: Hükümet Sözcüsü Bozdağ, "Olağanüstü Hal (OHAL) bir defa daha uzatılacak'' dedi.
Son dakika haberi!
Başbakan Yardımcısı ve Hukumet Sozcusu Bekir Bozdağ, Beştepe'de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında duzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklama yaptı ve soruları yanıtladı.
Başbakan Binali Yıldırım'ın 2017 yılı hukumet faaliyetleri hakkında detaylı sunumda bulunduğunu ve 2018 yılında yapılacak işler, atılacak adımlar ve çalışmaların detaylı biçimde değerlendirildiğini bildiren Bozdağ, 2018 yılının Turkiye'ye ve butun dunyaya huzur, barış, esenlik getirmesini ve hayırlı olmasını temenni etti.
" OLAĞANÜSTÜ HAL BİR DEFA DAHA UZATILACAK"
Bozdağ, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, 19 Ocak'ta suresi dolacak Olağanustu Hal'in, toplantıda gundeme gelip gelmediğine yonelik soruya, "Olağanustu Hal bir defa daha uzatılacak" karşılığını verdi.Uzatmanın gerçekleştirilebilmesi için Milli Guvenlik Kurulu'nun tavsiye kararı alması ve konunun Bakanlar Kurulu'nda da goruşulmesi gerektiğini dile getiren Bozdağ, "Önumuzdeki Milli Guvenlik Kurulu'nun gundeminde muhtemelen yer alacak ve arkasından toplanan Bakanlar Kurulu, Olağanustu Hal'in uzatılmasına karar verecek ve bu da parlamentoda goruşuldukten sonra yururluğe girecektir" diye konuştu.Hukumet Sozcusu Bozdağ, Meslek Yuksek Okulu mezunlarının kısa donem askerlik yapmasına ilişkin bir çalışma yurutulup yurutulmediğine ilişkin bir başka soru uzerine, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlu'nun basına verdiği bir roportajdaki ifadesinin bu yonde bir algıya yol açtığını anımsattı. Özlu'nun de yaptığı bir başka açıklamada, boyle bir değerlendirme yapmadığını açıkça ifade ettiğini anımsatan Bozdağ, bu konuda iş dunyasından ozellikle ara insan gucu teminindeki zorluk nedeniyle buna ihtiyaç duyulduğunun dile getirildiğini bildirdi. Konunun Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın bulunduğu bir ortamda, Sivas'ta gundeme geldiğini anlatan Bozdağ, "Hukumetimizin gundeminde on lisans mezunları için boyle bir kısa donem askerlik değerlendirmesi, çalışması yoktur. Hiç kimsenin boyle bir beklenti içine girmemesi gerekir. Bundan once nasıl askerlik yapıyorlarsa, bundan sonra da aynı usulde askerlik yapmaya devam edeceklerdir" ifadesini kullandı. Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin değerlendirmelerinin hatırlatılması uzerine, Bahçeli'nin bir değerlendirme toplantısı yaptığını ve onemli gundem maddelerini ele aldığını soyledi.Bahçeli'nin Turk siyasetinde saygın bir lider, durust bir siyaset anlayışına sahip, ikili oynamayan bir isim olduğunu kaydeden Bozdağ, "Turk siyasetinde duruşu olan bir lider. O nedenle de sabahki açıklamaları çok net açıklamalar" şeklinde konuştu.
" MHP'NİN KARARINA SAYGI DUYARIZ"
MHP'nin 2019 seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacağını, kendisinin de aday olmayacağını Bahçeli'nin açık bir şekilde ifade ettiğini dile getiren Bozdağ, "Bu Milliyetçi Hareket Partisi'nin kendi kararıdır, biz bu karara saygı duyarız, bu kararla ilgili bir değerlendirme yapma hakkını kendimizde gormeyiz. Bir parti kendi siyasetine ilişkin kararı elbette kendi alacaktır, kamuoyuyla paylaşacaktır ve bununla ilgili adımları atacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2019 adaylığında cumhurbaşkanlığını destekleme konusundaki açıklaması bizim açımızdan memnuniyet vericidir" sozlerini kullandı. "AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı malum, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendidir" ifadesini kullanan Bozdağ, sozlerini şoyle surdurdu:"AK Parti kadroları içerisinden başka bir cumhurbaşkanı adayı çıkması soz konusu değildir. 2019'da milletimiz Turkiye'yi yeni hukumet sistemiyle beraber yonetecek ve yeni donemi inşa edecek cumhurbaşkanını ve iktidarı seçecektir. Bu açıdan da 2019 seçimleri tarihi seçimlerdir. Sayın Bahçeli'nin dediği gibi 15 Temmuz gecesi esnasında oluşan milli irade, Yenikapı'da yeni bir anlayışa burundu ve Yenikapı ruhu dalga dalga milletimizin dort bir yanından kuşattı. Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti, Yenikapı ruhuna sonuna kadar sahip çıkan anlayışa sahip. Yerli ve milli duruşu her daim muhafaza eden ve bunun gereklerini sadece lafta değil icraatta da yerine getiren anlayışlara sahiptir. O nedenle de 2019 seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisi'nin cumhurbaşkanı adayımız Sayın Cumhurbaşkanımıza destek verecek olması ve bunu bugunden açıklaması memnuniyet verici bir durumdur. Önumuzdeki sureçte ittifakla ilgili neler olacak hep beraber goreceğiz."
YUNAN İSTAN MAHKEMESİNİN KARARI
Bir gazetecinin, Fetullahçı Teror Örgutu'nun (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan 8 darbeciden biri olan Suleyman Özkaynakçı'nın, iltica hakkının Yunan mahkemesi tarafından askıya alınmasının ardından tekrar gozaltına alınmasına ilişkin değerlendirmelerini sorması uzerine ise Bozdağ, Yunanistan'da ikinci derece İltica Kurulunun bir darbecinin sığınma talebini kabul eden bir karar verdiğini ve bunun fevkalade yanlış bir karar olduğunu soyledi.Bunun darbeyi ve darbecileri himaye eden, demokrasi ve hukukla bağdaşmayan bir karar olduğunu dile getiren Bozdağ, Yunanistan hukumetinin itirazı uzerine kararın Atina İdari Temyiz Mahkemesi tarafından değerlendirilerek, yururluğun durdurulmasına karar verildiğini anımsattı. Bozdağ, "Yururluğun durdurulması kararı elbette onemli bir karar, bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Yunanistan'dan bu 8 darbecinin ivedilikle Turkiye'ye iadesini beklediğimizi buradan bir kez daha ifade etmek isteriz. Umarız ki davanın esastan goruşulmesi sırasında da bu ikinci derece İltica Kurulu'nun kararı tamamen iptal edilir. Hem sığınma talebi şu anda kabul edilen, yururluğu durdurulan darbeci hem de diğer darbeciler Turkiye'ye iade edilir. Bunların Turkiye'ye iadesi iki ulke arasındaki ilişkilerin olumlu gelişmesine katkı sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Bir gazetecinin, "Muğla'nın Keçi Adası'nda Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın, suya haç atma torenine, Genelkurmay Başkanı ile birlikte katılmasına" yonelik sorusunu yanıtlarken, Bozdağ, Yunanistan ile Turkiye'nin kara ve denizden komşu olan, halkları ve devletleri arasında yakın ilişkiler bulunan iki ulke olduğunu vurguladı.Bozdağ, "Hem Turkiye'de hem Yunanistan'da bu ilişkiler uzerinden, daha doğrusu iki ulke arasında çozume kavuşturulmamış sorunlar uzerinden iç politik mucadelede rant elde etmek isteyen çevreler var" dedi.
" TÜRKİYE, EGE'DE VE DİĞER ALANLARDA BU ANLAMDA BİR DEĞİŞİKLİĞE ASLA İZİN VERMEZ"
İki ulke arasında iyi ilişkiler olduğu gibi Ege'de ve başka konularda yaşanan ciddi sorunların da bulunduğuna işaret eden Bozdağ, şoyle devam etti:"Bu sorunların kalıcı, adil, barışçıl ve kapsamlı çozumunun diyalogla olduğuna hukumet olarak, Turkiye olarak biz inanıyoruz. İki ulke arasındaki bu sorunların temelde diyalogla, goruşme ile çozulmesinin onemini vurguluyoruz ve bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. İki ulke arasındaki sınırlar konusunda hem fiili ve hem de hukuki durum bakımından hukumetlerimiz doneminde herhangi bir değişiklik asla olmamıştır. Bundan sonra da olması mumkun değildir. Turkiye, Ege'de ve diğer alanlarda bu anlamda bir değişikliğe asla izin vermez. Bunu kabul etmesi mumkun değildir, kimse boyle bir duşunceye de kapılmamalıdır. Çunku boyle bir duşuncenin ortaya çıkaracağı sonuçlar duşunceye kapılanları da zora sokar. Turkiye bu noktada çok nettir. AK Parti iktidarları doneminde bu netliğin somut hayata geçtiği donemleri yansıtmaktadır. Herhangi bir değişiklik kesinlikle yoktur. Bundan sonra da olmayacaktır." Başbakan Yardımcısı ve Hukumet Sozcusu Bozdağ, konuların, iki ulke tarafında da iç politik malzeme haline getirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti. "Turkiye'de bazı partiler ozellikle Cumhuriyet Halk Partisi, bu konuyu adalar uzerinden tartışmayı epeydir bir iç politik malzeme haline getirdi. Yunanistan'da da bazı siyasiler iç politik malzeme haline getiriyor. Ben hem Yunan siyasetçilerine hem Turkiye'de de bunu iç politik malzeme haline getirenlere diyorum ki bu konu siyaset ustu bir konu olarak değerlendirilmeli. İç politik malzeme haline getirip siyasi rekabette kullanılacak bir konu değildir. İç politik malzeme haline bu sorunun getirilmesi iki ulke arasındaki sorunların çozumune katkı sağlamayacağı gibi iki ulke arasındaki ilişkilerin bozulmasına ve sorunların buyumesine hizmet etmekten başka bir sonuç da doğurmaz. Elbette eleştiriler olacaktır ama daha fazlasını yapmak Turkiye açısından da bizim milli çıkarlarımıza zarar veren bir durumdur. Yunanistan açısından da onların çıkarlarına zarar veren bir durumdur. Onun için aklıselimle, sağduyuyla, doğru olan neyse onu yapmak konusunda hukumetimiz kararlıdır. Bu kararını bundan sonra da surdurecektir."
ABD 'DEKİ HAKAN ATİLLA DAVASI
ABD'deki Hakan Atilla davasında jurinin kararına ilişkin bir soru uzerine Bozdağ, davanın siyasi bir dava olduğunu belirtti.Davanın hukuki bir dayanağının olmadığını vurgulayan Bozdağ, davanın savcısının, yargılamayı yapan hakimin, davanın yalancı tanıklarının FETÖ ağzıyla konuştuğunu, bu kişilerin FETÖ ile olan ilişkilerinin iyi bilindiğini soyledi.
" BÖYLESİ BİR DAVADAN ADALET BEKLEMEMİZ DÜŞÜNÜLEMEZ"
Bozdağ, 17 Aralık surecinde FETÖ'cu teroristlerin kullandığı bankacı birisinin de orada aynı şekilde raportor olarak gozuktuğune, FETÖ'nun destek verdiği sivil toplum kuruluşunun da resmi bilirkişi durumunda olduğuna dikkati çekerek, "Bizim boylesi bir davadan sonuç ve adalet beklememiz duşunulemez. Çok net soyluyorum. Bu dava FETÖ, CIA, FBI ve ABD'deki bazı yargı gorevlilerinin işbirliğiyle 17-25 Aralık surecinde Turkiye'de başarılamayanı, ABD yargısı eliyle başarma teşebbusudur. Karar bellidir. Yargılama sureci hukuk, mahkeme ve muhakeme belli kararın istihsali için usulen kullanılmıştır. Bunu çok net şekilde goruyoruz" diye konuştu.Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'deki bu davaya ilişkin karşı dava açılması yonundeki açıklamasını, Halk Bankası için yaptığını soyledi. Bu davada Halkbank'ın yargılanmadığını ancak Halkbank Genel Mudur Yardımcısı'nın sanık durumunda olduğunu anlatan Bozdağ, "Halkbank dava suresince, mahkeme salonunda, hem Turkiye'de hem ABD'de konuşuldu, tartışıldı. Bunun bankanın marka değerine zarar verdiği gerçektir. Banka kendisi açısından bir değerlendirme yapabilir. Dava yolu tercih etmek isterse edebilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği husus bankanın bu yonuyle uğradığı itibar kaybı konusunda açabileceği davadır" değerlendirmesini yaptı.
MOR BEY İN YAZILIMI
Hukumet Sozcusu Bozdağ, Mor Beyin yazılımı nedeniyle ByLock'a yonlendirilen ve mağdur olanların durumuna ilişkin ise şunları kaydetti:"Kanun Hukmunde Kararnameye (KHK) ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 11 bin 480 kişi ile ilgili açıklama yaptı. Bunun uzerine Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın bu uygulamayla ByLock'a yonlendirilmiş kişiler hakkında, eğer bunlardan kamudan ihraçlar varsa bunların KHK ile gorevlerine iadesi konusunda talimatları oldu. Bunun uzerine çalışmalar başlatıldı ve tek tek bunlar incelendi. Tabii bu kişilerin tamamı kamu gorevlisi değil. Bir kısmı atılmış, bir kısmı atılmamış gorevine devam ediyor. Kamu gorevinden atılmış olanlar 2 bin 138 kişi, bu 11 bin 480 kişi içinde. Sırf bu tuzak nedeniyle ByLock'a yonlendirilmiş olup sadece ByLock kullanıcısı gibi gorunduğu için gorevinden uzaklaştırılmış olanların iadesi yapılacaktır."ByLock dışında başka bir gerekçe yoksa bunların iadesinin yapılacağını ifade eden Bozdağ, "Kurumlarımız bize bunlarla ilgili çalışmalarını iletiyorlar. İki kurumumuz kaldı. O iki kurum da çalışmasını tamamladığı zaman biz KHK'yı çıkaracağız, inşallah yakında bu KHK çıkacaktır" dedi.
UYUM YASALARI
Bozdağ, seçim ittifakı ve uyum yasalarının ne zaman geleceği sorusu uzerine, seçim yasaları ve cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin kabul edilmiş olması nedeniyle çıkarılacak uyum yasalarının son derece onem arz ettiğini vurguladı. Başbakanlık ve ilgili butun bakanlıklarda bu konuda iç çalışmaların yurutulduğunu ifade eden Bozdağ, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla da AK Parti Genel Merkezi'nde bir ust kurul, onun altındaki alt kurulların da çalışmalarına devam ettiğini aktardı.Bozdağ, çalışmalar bittikçe 2018 yılında parlamentonun gundemine geleceğini dile getirerek, "2018 bu anlamda uyum yasalarının yoğunlukla goruşulduğu bir yıl olacaktır. Bunu burdan çok net bir şekilde ifade etmek isterim" dedi. Siyasi partiler ve seçim kanunlarının onemli kanunlar olduğunun altını çizen Bozdağ, 2019'da mahalli seçimlerin yaşanacak olması ve bu seçimlerde bunların uygulanma zorunluluğunun yanı sıra anayasadaki bir yıllık yasak da dikkate alındığında, seçim ve siyasi partiler yasalarının marttan once parlamentodan çıkarılmasını hedeflediklerini kaydetti. Çalışmaların devam ettiğini, bittiği zaman kamuoyuyla paylaşılacağını ve gundeme geleceğini belirten Bozdağ, bu yasaların içerisinde seçim ittifakı konusun da ele alınacağını bildirdi.
FORM ÜLLER DEĞERLENDİRİLECEK
Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugun yaptığı açıklamalarında bir formul onerisinde de bulunduğunu anımsatarak, bu formulun ve başka formullerin değerlendirileceğine dikkati çekti. Hem siyasi partiler yasasına hem de seçim yasasına bu ittifakın çerçevesini çizen bir duzenleme konulacağını vurgulayan Bozdağ, bunun da partiler arası goruşmeyle mumkun olacağını soyledi. Meclis'e gelmeden once MHP ile AK Partili yetkililer arasında bu konu uzerinde bir muzakerenin yapılabileceğini, onun uzerinden parlamentoya sevk edilebileceğini ifade eden Bozdağ, parlamentonun bu yasaları oncelikli olarak çıkaracağını dile getirdi.
İ RAN'DA YAŞANAN OLAYLAR
Bozdağ, İran'da yaşanan olaylara ilişkin ise İran halkının yaşananlara itibar etmeyerek, "dur" dediğini ve olayların buyumesini engellediğini soyledi. Dunyanın dort bir yanında olup bitenleri insanların sadece iktidarlardan dinlemediğini ifade eden Bozdağ, iletişimin kolaylaşmış olması nedeniyle herkesin olup biten hakkında bir fikir sahibi olduğunu soyledi. Dış mudahalelerle şiddet kullanarak zorla veya yasaların çizdiği usul dışında başka bir yontemle ulkelerde iktidar değişikliğine karşı olduklarını vurgulayan Bozdağ, Turkiye'nin bu duruşunu bundan sonra da muhafaza edeceğini soyledi.
" DIŞARIDAKİLER VE İÇERİDEKİLER TELAŞA KAPILMASIN"
"Turkiye uzerinde oynanmak istenen veya oynanan oyunlara geldiğimizde biz bu noktada şerbetliyiz" diyen Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:"Herkesi kandırabilirler ama bizim milletimizi kolay kolay kandırmaları mumkun değil. Hem Gezi hadiseleri hem 17-25 Aralık sureci hem Kobani hadiseleri hem hendek teroru ve en son yaşadığımız 15 Temmuz darbe teşebbusu butun bunların karşısında halk milletine, devletine, bayrağına, anayasasına sahip çıkmıştır. Turkiye'de boyle bir hesap yapanlar var mı? Bilmem ama Turk milletinin bu konudaki geçmişi bu hesap yapanların hep aleyhine oldu hep kaybettiler. Turkiye'de boyle bir şeyin başarılı olma şansı dun olmadığı gibi bugun de yoktur, yarın da yoktur. Bunu birileri dillendirebilir, bunlar konuşulabilir ama şu an oyle bir şey de yok. Gundemde boyle bir şey var gibi sakın algılanmasın. Turkiye'de boyle bir şey yok. Akıllarında olan varsa onlar olabilir ama onların akılları da Turkiye'nin siyasetini, istikametini değiştirmeye yetmez. Turkiye bu noktada tecrubeli, halkımız da bu tecrubeyi yaşayarak gereğini hep yapmıştır." Başbakan Yardımcısı Bozdağ, 2019 seçimlerinin onemine işaret ederek, herkesin seçimlere kilitlendiğini vurguladı. Bozdağ, şunları kaydetti:
"Onun uzerinden bir tartışma 2018'de, 2019'da elbette olacaktır. Gundem ona gore şekillenecektir. 2019'un kararını millet verecektir. Bu kararı da milletimizin gozlerinden okuyorum. Dışarıdakiler de içeridekiler de telaşa kapılmasınlar. Millet 15 Temmuz'da durduğu yerde, 16 Nisan'da durduğu yerde, 10 Ağustos 2014'te durduğu yerde durmaktadır. Kimi cumhurbaşkanı seçeceğini kimlere de kırmızı kart gostereceğini iyi biliyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.