Özet (TL;DR) @ 2018-01-08T12:05:00.000Z: TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilecik, "Avrupa ile ilişkileri iyileştirmenin tam zamanı. Bu konuda hiç vakit kaybetmeden adım atmalıyız" dedi.
TÜSİAD Yonetim Kurulu Başkanı Bilecik, "Avrupa ile ilişkileri iyileştirmenin tam zamanı. Bu konuda hiç vakit kaybetmeden adım atmalıyız" dedi.
(C) Fotoğraf: TÜSİAD
Turk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yonetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Avrupa ile ilişkileri iyileştirmenin tam zamanı olduğunu ve bu konuda hiç vakit kaybetmeden adım atılması gerektiğini belirterek, "Uzlaşma adımlarını Gumruk Birliği'nin revizyonu muzakerelerini başlatarak taçlandırırsak, emin olun 2018 yeni bir umut, yeni bir başlangıç yılı olur" dedi.
AA muhabirine 2017'yi değerlendiren ve bu yıla ilişkin beklentilerini açıklayan Bilecik, hayatta da ekonomide de 'Hatalarımızın hesabını tutmak, başarılarımızla ovunmekten daha karlıdır' ilkesine onem verdiğini, 2018'de daha başarılı olmak için 2017'de eksik kalınan noktalardan ders almaya ve bunları açık yureklilikle paylaşmaya ihtiyaç duyulduğunu anlattı.
2017'nin başında buyume beklentilerinin oldukça duşuk, yurt dışı sermaye akımlarının da tersine donduğu bir trend bulunduğunu anımsatan Bilecik, "Bu anlamda ekonomik beklentiler oldukça karamsardı. Avrupa ekonomisindeki buyume ile artan ihracat ve hukumetimizin yaptığı duzenlemeler bunu tersine dondurdu. Her iki gelişmeden de çıkarmamız gereken dersler var" diye konuştu.
' MATEMATİK ASLA YANILMAZ, BU RAKAMLAR, 'AVRUPA BİTTİ' DİYE DÜŞÜNENLERİN NE KADAR YANILDIĞINI GÖSTERDİ'
Bilecik, ihracatın ve bu vesileyle Avrupa ekonomisinin Turkiye için ne kadar onemli olduğunu bir kez daha gorulduğune işaret ederek şunları kaydetti:
"Yılın ilk yarısında 5 puanlık buyumenin 2 puanı buradan geldi. Bakın; matematik asla yanılmaz. Bu rakamlar, 'Avrupa bitti' diye duşunenlerin ne kadar yanıldığını gosterdi. TÜSİAD olarak bize gore, Avrupa'nın Turkiye için onemi zaten hiç azalmamıştı. Bundan sonra da bu onem, artarak devam edecek. Elbette ilişkilerimizin bu derece gerilimli olmamasını arzu ederdik."
TÜSİAD Yonetim Kurulu Başkanı Bilecik, AB'nin, yuksek bir buyume donemi içinde olduğuna dikkati çekerek, "Bu donemde, yalnızca ihracatımızın artmasıyla yetinmeyip onemli olçude doğrudan yatırım çekmemiz de mumkun olabilirdi. Boyle onemli fırsatları zamanında gormeli ve değerlendirmeliyiz. 2018'de ve sonrasında bunu hep aklımızda tutmalıyız" şeklinde konuştu.
Kısa vadede buyume için finansal istikrardan vazgeçmenin bedelinin, yuksek enflasyon olduğunu belirten Bilecik, iç talebi canlandırmak için atılan adımların buyumeye onemli destek verdiğini, sadece tuketimin uçuncu çeyrek buyumesine katkısının 7 puan olduğunu vurguladı.
' AVRUPA'YI YOK SAYAMAYIZ VE REFORMSUZ, SADECE İÇ TALEBİ ZORLAYARAK BÜYÜRSEK BUNUN BEDELİNİ ENFLASYONLA ÖDERİZ'
Bilecik, bu durumun aynı zamanda enflasyon oranının 2017'de yuzde 11.92 olmasına neden olduğunu dile getirerek, "Bu oran maalesef 2003'ten bu yana gorulen en yuksek enflasyon oranı. Çekirdek enflasyon (enerji ve gıda hariç) yuzde 12.3 ile yine 2003'ten bu yana en yuksek oran. Üretici enflasyonu da yuzde 15.47. 2017'den çıkardığımız iki ders; Avrupa'yı yok sayamayız ve reformsuz, sadece iç talebi zorlayarak buyursek bunun bedelini enflasyonla oderiz" ifadelerini kullandı.
2018 için çok net gorulen iki buyuk fırsatın hem dunya hem de Avrupa ekonomisinin buyumesi olduğunu vurgulayan Bilecik, sozlerini şoyle surdurdu:
' İNANIN TÜRKİYE İSTERSE VE UZLAŞMA YÖNÜNDE BİRKAÇ ADIM ATARSA İŞLER DEĞİŞİR'
"Avrupa ile ilişkileri iyileştirmenin tam zamanı. Bu konuda hiç vakit kaybetmeden adım atmalıyız. İnanın Turkiye isterse ve uzlaşma yonunde birkaç adım atarsa işler değişir. Çunku Avrupa da zaten Turkiye'yi kaybetmeyi istemiyor. İki tarafın da iş dunyası, ilişkilerin iyileşmesini dort gozle bekliyor. Bir de uzlaşma adımlarını Gumruk Birliği'nin revizyonu muzakerelerini başlatarak taçlandırırsak, emin olun 2018 yeni bir umut, yeni bir başlangıç yılı olur."
' EKONOMİDE ZAYIF KALDIĞIMIZ ALANLARI MASAYA YATIRMAK GEREK'
Erol Bilecik, bu yıl seçim olmamasına rağmen pek çok kişinin 2019'daki seçimlerin hesabını şimdiden yaptığını belirterek, "Oysa asıl yapılması gereken hesap, ekonomide. Hızla değişen dunya ekonomisinden Turkiye nasıl pay alacak? İç talep ile buyumenin sonucu olarak; dış borç artıyor, finansman kalitesi duşuyor, enflasyon yukseliyor" yorumunu yaptı.
Guçlu olanın zayıf yanını en iyi bilen, daha guçlu olanın ise zayıf yanını kuvvetlendiren olduğunu aktaran Bilecik, şunları soyledi:
"TÜSİAD olarak, ekonomide zayıf kaldığımız alanları ifade etmemizin nedeni bu. Bunları masaya yatırmak gerek. Ancak ondan sonra yol haritamızı gerçekçi olarak konuşabiliriz. Rekabet gucumuzu arttıracak, ekonominin temellerini sağlamlaştıracak reformları 2018'de bir an once yapmalıyız. Bunu gerçekleştirmekte geç kaldığımız surece en kırılgan ekonomiler arasında gosterilmeye devam ederiz. Turkiye için en buyuk risk budur."
' 2017'DE BÜYÜMEYE SADECE RAKAMLAR OLARAK BAKILIRSA ÇOK İYİ HİSSEDİLİR'
Bilecik, 2017'de buyumeye sadece rakamlar olarak bakılırsa çok iyi hissedileceğini ancak buyume rakamlarının aynı zamanda kompozisyonu ve surdurulebilirliğinin daha onemli olduğunu belirtti. Surdurulebilir olmayan başarının, kayıplarla kazanılan galibiyete benzediğini dile getiren Bilecik, şunları kaydetti:
"Doğru bir politika ile ihracatta artışın devam edeceğini tahmin ediyoruz. Avrupa ekonomisi bu yıl yuzde 2.5 buyudu. Gelecek yıl da yuzde 2'nin uzerinde buyuyecek. Dolayısıyla bu bolgeyle ihracatımız artmaya devam edecek. Ortadoğu ise biraz karışık. IŞİD'in gerilemesi Irak pazarında bir miktar artış getirdi ancak İran ve diğer ulkelerdeki gelişmeler bolgede genel istikrarsızlığın devam edeceğini gosteriyor."
**
(C) AA/
'BÜYÜMENİN 2018'DE YÜZDE 4.5 OLACAĞINI TAHMİN EDİYORUZ'**
Bilecik, bu yıl iç talepte doğal bir yavaşlama olacağına işaret ederek, "Orta Vadeli Program'a gore geçen seneki genişlemeci politikalar bu sene uygulanmayacak. Vergi oranlarında geçen senenin tersine artışlar var. KGF ise daha sınırlı kullanılacak. Bu anlamda daha yavaş ama daha dengeli bir buyume ongorebiliriz. Biz buyumenin 2018'de yuzde 4.5 olacağını tahmin ediyoruz" diye konuştu.
Eleştirinin, akıllı insanları guçlendirdiğini ve kredi derecelendirme kuruluşlarının eleştirileri ciddiye alınırsa daha ileriye gidilebileceğini kaydeden Bilecik, şu değerlendirmelerde bulundu:
"2018'de bir not artışı çok mumkun gorunmuyor. Sadece 'buyumemiz yuksek' olduğu için kredi derecelendirme kuruluşlarından not artırımı beklemek gerçekçi olmaz. Onlar yalnızca buyumeye değil, bunun kompozisyonuna ve surdurulebilirliğine bakıyorlar. Risklerimizi azaltmak yerine arttıran bir buyume, bize not artışı getirmez.
' PEK ÇOK ÜLKE EN KIRILGAN 5'Lİ LİSTESİNDEN ÇIKARKEN BİZ AYNI YERDE KALMAYA DEVAM ETTİK ÇÜNKÜ ÇOK YÜKSEK BİR ENFLASYON ORANIMIZ VAR'
Pek çok ulke en kırılgan 5'li listesinden çıkarken biz aynı yerde kalmaya devam ettik. Neden mi hala bu 5'linin arasındayız? Çunku çok yuksek bir enflasyon oranımız var. TL negatif ayrışmaya devam ediyor. Doviz cinsinden borcumuz ve açık pozisyonumuz da benzer gelişmekte olan ulkelere kıyasla yuksek. Bu yuzden verimlilik artışıyla, reformlarla, rekabet gucuyle buyumeye ihtiyacımız var. İç talebe yuklenmeye devam edersek notumuzun artması pek mumkun gozukmuyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.