Özet (TL;DR) @ 2018-01-07 09:35:45.976835: Günlerdir gözümüz kulağımız komşumuz İran’da ve yeni bir özgürlük arayışıyla, rejim karşıtı sloganlarla, 40’tan fazla şehirde ölüm pahasına sokağa dökülen halkında. ‘Diktatöre ölüm’ sloganlarının…
Ge
çen haftadan beri 40'ı aşkın şehirde sokaklara dokulen
İran halkı ne talep ediyor?- 40 yıllık teokrasinin ardından, insanlar sonunda bıktı. Yıllardır kendilerine İslami engizisyon dayatan ideolojik bir tiranlıktan kaçma çabası içindeler. Sokaktaki insanların ortak noktası ozgurluk, eşitlik ve insan hakları talebi. İran halkı Musluman dunya içinde bu tur bir sureçten geçen tek halk olduğu için, artık laikliğin, demokrasinin bir onkoşulu olduğunu biliyor. Sokaklarda gorduğunuz, butun rejimi sorgulayan bir ofkenin tezahuru. Bu artık bir reform talebi değil; butun sistemin baştan sona yıkılıp yeniden kurulmasına yonelik bir talep. Bu rejimin işsizlik, eşitsizlik, umutsuzluk, baskı, ayrımcılık dışında sunacağı bir şey yok. İnsanlar ozgurluk istiyor ve bu rejimin bunu kendilerine veremeyeceğini biliyorlar.
Size g ore İran halkı için ozgurleşme yolu nasıl bir modelden geçiyor?
- Benim mesajım hep şu oldu: İranlıların çıkarlarına en uygunu, laik bir
parlamenter demokrasidir. Bence İran halkı kokten bir değişime hazır. Bunun
gerekliliğini zor yoldan, yaşayarak oğrendiler.
Baban ız siyasi bir hanedan uyesi olarak monarşiyi temsil ediyordu. Oysa siz
çıkış yolunu parlamenter demokrasi olarak tarif ediyorsunuz. Önerdiğiniz metot
ne?
- İnsanların talep ettiği değişimin uç aşaması var. Birincisi, içinden
geçmekte olduğumuz başkaldırı sureci. Aktivizm, sivil itaatsizlik, ayaklanma
bu surecin unsurları ve rejim çokene kadar surmesi lazım. Gun, rejim karşıtı
butun siyasi guçlerin, ideolojilerinden bağımsız olarak, tek ses arkasında
birleşmesi gunu. İkinci aşama, geçiş sureci. Geçici bir hukumet, anayasa
meclisinin en kısa surede kurulmasının onunu açmalı. Ancak bunun sonucunda
uçuncu ve nihai aşama, yani yeni demokrasinin ilk seçimleri gelebilir. Ben
sahip olduğum siyasi sermaye uzerinden, insanlara bu sureçte ne yapılması
gerektiği konusunda yol gostermeye odaklanmış durumdayım. Nasıl bir modele
gidilirse gidilsin, laiklik anahtar unsur. Bu ulke bunu yaşayarak gordu.

BASKI Y ÜZÜNDEN DİNDEN DÖNEN ÇOK
Meseleyi ortaya koyma bi çiminiz, sokaktaki İranlılardan duyduklarımızdan
çok daha sofistike. Laiklik konusunda soylediklerinizi bu şekilde dile getiren
protestocular var mı? Benim izlediğim goruntulerde insanlar daha ziyade
'diktatore olum' gibi sloganlar atıyor...
- Dikkatle incelediğinizde 'İslam Cumhuriyeti yıkılmalı' gibi laflar da
duyuluyor. 'Akhundi İran istemiyoruz' diyorlar. 'Akhundi' din adamlarına
verilen isim. Bunlar açıkça dini muesses nizama karşı tavır. Ama bu, insanlar
dine karşı demek değil. Dini bir ayrımcılık aracı olarak kullanan rejime
karşılar. İran'da rejimin baskısı yuzunden dinden donen çok oldu. Bugun
İran'da camiler boş. İnsanlar tepki olarak diğer inançlara donuyor. İran'da,
Kurdistan'da ya da başka bir yerde Sunni bir Muslumansanız inancınıza gore bir
caminiz olamaz. Bahai iseniz dininiz yuzunden eğitim almanız bile yasak.
Yahudilere ve Hıristiyanlara zulum, rejimin başından beri devam ediyor. Ancak
elbette sokakta kullanılan dil çok daha basit. Ama bana devamlı sahadan
goruntu geliyor. Net olan şu; insanlar bu sistemin tamamen ortadan
kaldırılmasını talep ediyor.
T ÜRLÜ KUKLALAR 'MIŞ GİBİ' YAPIYOR
Cumhurba şkanı Ruhani halkın protesto ve eleştiri hakkı olduğunu,
sokaktakilerin mesajını aldığını soyledi. Nihayetinde kendisi de değişim
yanlılarının oylarıyla iktidara gelen bir lider. Onun konumunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
- Rejimin ana yapısında değişim olmadı ki. Temel kararlar yine dini lider
tarafından alınıyor. Turlu kuklaların 'mış gibi' yapması durumu değiştirmiyor.
Ruhani 'yi rejimin kuklası olarak mı goruyorsunuz?
- Hukumetin başında Ruhani olmuş, Ahmedinecad olmuş, Hatemi olmuş fark etmez.
Sorun kişiler değil sistem. Sistemin onerdiği, sahte bir reform. Sozde
seçimlerde insanlar daha az şeytan olanı seçmeye zorlanıyor. Ama bu oyunu
kimse yutmuyor artık. Artık kendileri açlıkla mucadele ederken milyarlarca
doların Suriye'deki rejime, Hizbullah'a, İran Devrim Muhafızları'na aktığını
biliyorlar. Bırakın Allah aşkına, reformistmiş! Bu samimiyetsizlik daha ne
kadar surebilir?
AMER İKALI TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ ERİŞİM DESTEĞİ VERSİN
Nisan 2017 'de bir mulakatta "İran'ın ozgurleşmesine destek kimden gelirse
kabulumuz. ABD de olur, İsrail de, Suudi Arabistan da" demişsiniz. Aynı
noktada mısınız?
- İran halkı destek çağrısıyla içişlerimize mudahale arasındaki farkı
anlayacak zekaya sahip. Rejim tum iletişim kanallarını kesmeye çalışıyor;
Instagram, Telegram, internet.... Destek dediğim şey, mesela bu noktada
devreye girmeli. ABD Başkanı'na şu çağrıyı yapıyorum; Amerikan teknoloji
firmalarına, iletişim kanallarını İran halkının kullanması için izin verin.

_ 28 Aral ık'ta Meşhed'de başlayan protestolar kısa surede pek çok kente
yayılan rejim karşıtı gosterilere donuştu. En az 24 kişi oldu, 1000'den fazla
gosterici gozaltına alındı._
D ÜNYAYA 'BİZİ YALNIZ BIRAKMAYIN' DİYORLAR
ABD Ba şkanı Donald Trump'ınki de epey çelişkili bir pozisyon olmadı mı?
Hem İran halkını vuran en sert yaptırımları savunuyor hem de sokak
hareketlerine destek veriyor.
- ABD yonetimine ne yapması gerektiğini soylemek benim işim değil. Ben onlara
halkın neye ihtiyacı olduğunu soyluyorum sadece. Desteklerinde ciddilerse
sozlerden fazlasını gormemiz lazım. Şunu unutmasınlar; İran halkı bugun
kendileri yerine rejimi tercih edenleri hatırlayacak.
Fransa mesela... Her zaman ailenizin dostu olmu ş bir ulke. Ancak
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu sureçte sadece Ruhani'yle goruşmekle
kalmadı, İsrail ve ABD'nin destek açıklamalarının dunyayı savaşa suruklediğini
ima etti. Turk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu daha da oteye giderek
"İran'daki olayların arkasında iki kişi var; Trump ve Benjamin Netanyahu"
dedi. Babanızın CIA darbesi sayesinde iktidarda kalabildiğine yonelik genel
kanı da varken, Batı'ya yardım çağrısı yaparken endişe etmiyor musunuz?
- Öncelikle meseleyi aktarma biçiminiz tartışmaya açık. Ayrıca insanların
nasıl slogan attığına bakarsanız benim adımı, babamın adını soylediklerini
gorursunuz. Yurtdışından destek isteyen onlar, ben değilim. Dunyaya 'bizi
yalnız bırakmayın' mesajı gonderiyorlar. 2009'da Yeşil Devrim sırasında da
Barack Obama'ya "Ya bizdensin ya değil" diye seslenmişlerdi. Biz İran halkı
olarak gucumuzu kendimizden alıyoruz ve başkalarının bu savaşı bizim için
vermesini istediğimiz yok. Ama demokrasi ve ozgurluklere inananların da
tarafını ortaya koymasını bekliyoruz. İran halkının adalet talebini
desteklemek kimseyi savaşa sokmaz. Öyle olsaydı Guney Afrika'da apartheid'a
karşı Afrika Ulusal Konseyi'ni desteklediklerinde de savaşa suruklenirdi Batı.
Nedense hep İran soz konusu olduğunda mesele savaş soylemine bağlanıyor.
İran'da kimse salak değil, bunları goruyoruz. Bugun sosyal medya sayesinde
herkes ne olduğundan haberdar. 1979'dan bahsetmiyoruz.
İ ran halkıyla ne kadar bağınız var?
- Sizce neden sokaklarda başka birinin adı değil de benimki soyleniyor? Çunku
şu anda protesto eden nesil, ailelerinden devrim sırasında hata yaptıklarını
dinliyor. Öte yandan, benim mesajlarımı duyuyorlar. Benim siyasi hırsım da
yok, bir siyasi ajandam da. Sadece insanlara doğru yolu seçmeleri için
yardımcı olmaya çalışıyorum. İran halkı yeni demokrasisi için seçimlere
gittiğinde, benim misyonum da bitmiş olacak.
DEVR İM MUHAFIZLARI'NI HALKIN TARAFINA ÇEKMEK, EN KRİTİK ŞEY
İ ran Devrim Muhafızları'nın varlık sebebini ortadan kaldırmaktan
bahsederken, desteklerini almayı beklemek mumkun olabilir mi?
- Devrim Muhafızları da zaman içinde başka bir guce donuşebilir.
Kurulduklarında çoğu Irak'la sekiz yıllık bir savaştan çıkmıştı. Artık bugun
Devrim Muhafızları'nın bir zamanlar Irak'la savaşta kullandıkları silahlarını,
kendi vatandaşlarına karşı kullanmaları bekleniyor. Onların da onlerinde
vermeleri gereken bir karar var. Bu kararı verebilmeleri için karşılığında
anarşi gormeyeceklerini bilmeleri lazım. Bunun için de bir stratejiye
ihtiyacımız var. Ulusal bir uzlaşı ve af sureci gerekecek. Yukarıdan aldıkları
talimatı uygulayan insanlara yeni sistemde yaşama alanı sağlanmalı. İktidara
gelir gelmez babamın rejiminden kim varsa infaz ettiren Humeyni gibi olmamak
lazım. Bizim bugunku sorumluluğumuz, ortamın kitlesel biçimde kan golune
donmesini engellemek.
ASKER İ MÜDAHALEYİ KATEGORİK OLARAK REDDEDİYORUZ
D ışarıdan destek deyince nedense herkesin aklına hemen askeri mudahale
geliyor...
- Biz dışarıdan destek istiyoruz, mudahale değil! Her turlu askeri operasyonu
kategorik olarak reddediyoruz. Zaten İran halkı, Devrim Muhafızları'nın
tavrının 'tepedeki mafyaya geçit yok' şeklinde olduğunu bildiği an, iş
değişir. Ayrıca demokratik toplumlar da destek mesajlarını açıkça ortaya
koyarsa İran halkının odeyeceği bedel azalır. Butun dunya bugune kadar
Hamaney'lerle, Ahmedinecad'larla, Ruhani'lerle konuştu. Eğer bugun artık İran
halkının yardımına gelmiyorlarsa bunu kendi vicdanlarına bırakıyorum.

_ Muhammed R ıza Pehlevi, eşi Farah Diba ve çocukları Farahnaz, Ali Rıza,
Leyla ve Rıza'yla St. Moritz'de kayak tatilinde, 1973._
B İZ TARİHİN BU ÖNEMLİ ANINDA ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ, SİZ DE YAPIN!
Size g ore Turkiye, İran halkı için ne tur bir model?
- Bildiğiniz gibi dedem, Kemal Ataturk'un buyuk bir hayranıydı. Modernizasyon
surecinin gerekliliği uzerinden cumhuriyet ilan edilmesi noktasına gelmişti
ama din adamları izin vermedi, ancak monarşi olabileceğine hukmettiler. Bizim
hanedan boyle doğdu! Aradan neredeyse 100 yıl geçti. İranlılar artık dunyadaki
buyuk resme bakarak bize en uygun olan model nedir diye duşunuyor. Turkiye,
tarihinin buyuk bolumunde çoğunluğu Musluman bir ulke olarak, en azından
laikliğin bazı unsurlarına sahip olabildi. Ama bugun bizim İran için
konuştuğumuz, belki de oyunda Turkiye'nin de onune geçmesini sağlayacak
değişimler. Turkiye empoze edilmiş dini ideolojinin İran'a 40 yıl boyunca ne
yaptığını anlayacak durumda değil. Bolgemizdeki hiçbir ulke bunu anlayamaz.
Bugun İran'da yeni nesil, anne-babalarının yaptığı hatayı kendilerinin
yapmayacağını soyluyor. Bu kritik eşikte dostlarımızın sessizliğini unutmayız.
Demokratik ulkelerin liderlerine sesleniyorum; biz tarihin bu onemli anında
uzerimize duşeni yapıyoruz, siz de yapın! Turkiye de bizim komşumuz. Bizde
yaşananlar sizin için de onemli. İnsanların demokrasi arayışını
desteklemelisiniz.
YEN İ NESİL, AİLEM ÜZERİNDEN BENİMLE BAĞ KURABİLİYOR
Bug unu babanızın donemiyle karşılaştırmak mumkun mu sizce?
- Yaşadıklarımız İran'ın tarihindeki hiçbir donemle kıyaslanamaz. Bugunu
benim açımdan mustesna kılan, geçmişi hiç yaşamamış olan yeni neslin, ailem
uzerinden benimle bağ kurabilmeleri. Toplumun farklı kesimleriyle surekli
iletişim halindeyim. Onlarla aynı frekansta olabilmeyi çok onemsiyorum ve
olduğumuzu goruyorum da... Eğer İran için bir rolum olacaksa bu, bugun
sokaklara taşmış olan yeni nesli anlamak ve onlarla birlikte tum farklı
seslerin siyasette temsil edilmesi için çalışmaktır.

_ 1960 do ğumlu Rıza Pehlevi, babasının ilk oğlu. Baba Pehlevi bu uğurda
iki evliliğini sona erdirdi._
S ÜREKLİ AİLENİZ ÜZERİNDEN YARGILANMAK SİNİR BOZUCU
Siyaseten devaml ı babanızla kıyaslanmaktan rahatsız olduğunuz oluyor mu?
- Mantığı olan her insan kendi eylemleri uzerinden değerlendirilmek ya da
yargılanmak ister, geçmişte ailesinin yaptıkları uzerinden değil. Bir kişi
hakkında, aile bireyleri uzerinden fikir geliştirmek biraz tuhaf bir durum. Ve
bu durum bazen, en hafif tabirle sinir bozucu oluyor. Ama İran'daki insanlar,
artık daha akıllı. Geçmişte iyi ya da kotu olan şeylerin bizzat sizinle
alakalı olmadığını goruyorlar. Ben burada monarşi adına ya da ailem adına bir
dava yurutmuyorum. Benim davam, İran halkının ozgurluğune kavuşmasıdır. Bunu
onlara ilk gunden soyledim.
İ RAN'A DÖNSEM VURURLAR!
İ ran'a donup bir siyasi parti ya da hareketi yonetmek gibi bir niyetiniz
var mı?
- Ben aday değilim ama şu an yapacak bir işim var.
Bu ne demek oluyor?
- Fırsat çıkar çıkmaz fiziki olarak İran'da olmak istiyorum. Bugunden
gidersem ne olacağını tahmin edin.
Ne olur?
- Ne olacak, vururlar! Bu, rejim muhaliflerini ortadan kaldıracak suikastlar
konusundaki yetkinliğini kanıtlamış bir rejim. Ama ben bugun insanların
birleştirici bir sese ihtiyacı olduğunu soyluyorum. O ses benim.
1925 'TEN GÜNÜMÜZE İRAN'DA NELER OLDU
1925 R ıza Pehlevi, İran Şahı oldu.
1939 Şah'ın oğlu Muhammed Rıza Pehlevi, ikinci evliliğini Sureyya ile yaptı.

1941 İngiltere ve SSCB işgali sonrası Şah, Guney Afrika'ya sığındı; oğlu Muhammed Rıza yeni Şah oldu.

1953 Ajax Operasyonu yap ıldı. Ülkeyi terk eden Şah, Roma'dan donup gorevi devraldı.
1959 İki evliliğini erkek çocuk sahibi olamadığı için bitiren Şah, uçuncu evliliğini Farah Diba'yla yaptı.

1960 Taht ın varisi Rıza Pehlevi doğdu.
1961 Şah'ın Beyaz Devrim atağına karşı dini muhalefet başladı.

1978 S urgundeki Ayetullah Humeyni liderliğinde Şah karşıtı buyuk halk gosterileri başladı.

1979 Şah ulkeden kaçtı. Ayetullah Humeyni geri dondu. 1 Nisan'da İran resmen İslam Cumhuriyeti oldu.

1980 Muhammed R ıza Pehlevi, Kahire'de oldu. Sekiz yıl suren İran-Irak Savaşı başladı.
1989 Humeyni oldu, Ayetullah Ali Hamaney yeni dini lider oldu. Haşimi Rafsancani, Cumhurbaşkanı seçildi.
1997 Reform yanlısı Muhammed Hatemi, Cumhurbaşkanı seçildi.

2003 B uyuk oğrenci protestoları başladı.

2005 Mahmud Ahmedinecad, Cumhurbaşkanı seçildi.
2009 Muhalif Ye şil Hareket, devrimden bu tarihe kadarki en buyuk mucadeleyi başlattı.

2013 Hasan Ruhani, Cumhurbaşkanı oldu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.