Özet (TL;DR) @ 2018-01-06 09:37:35.747148: ‘Anadolu Ateşi’ ve ‘Troya’ dans gösterileri artık Türkiye’nin birer simgesi. Genel sanat yönetmenliğini Mustafa Erdoğan’ın üstlendiği Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, bu yıl yeni müzikler, yeni…



Toplum değiştikçe ayak uyduruyoruz ama taviz
vermedenAnadolu Ateşi'nin sahnelenmeye başladığı 2001 yılına gidelim...
- Bu işin yurtdışında çok başarılı olacağını, beğenileceğini biliyordum. Çalıştırdığımız ve içinde yer aldığımız gruplar, halk dansları yarışmalarında dunya birincisi oluyordu. Danslarımıza dışarıda muthiş bir ilgi olsa da Turkiye'den kaygılıydım. Ülkemizde bu işe o zamanlar onyargıyla bakılıyordu. Sonra 'Anadolu Ateşi' gosterileri başladı ve o kadar yoğun bir ilgi oldu ki, uç ay boyunca Turkiye'den çıkıp turne yapamadık.

Turneler, size T urkiye'yi yurtdışında temsil etme fırsatı da veriyor olmalı...
- Bu proje ayaklarını kendi topraklarına basan, yonunu Batı'ya çeviren modern bir çalışma. Turkiye'nin çağdaş yuzunu gosteriyor. Özellikle ilk zamanlarda gittiğimiz ulkelerde seyirciler Turkiye'den beklenmeyen bir şey izliyordu. Yurtdışında verdiğim roportajlarda "Turk dansçınız var mı?" sorusu geliyordu, "Hiç yabancı yok ki" diyordum. Çoğunun Rus dansçılar olduğu, diğerlerinin de başka ulkelerden geldiği duşunuluyordu. Hollanda'dan bir dansçı arkadaşımız bizde dans etmek istedi, kulise ailesiyle birlikte geldiğinde babası "Oraya gittiğinde kızımın başını kapatacaklar mı? Normalde sokakta da boyle mi dolaşıyorsunuz?" gibi şeyler sordu. Onları Antalya'ya davet ettim. Claudia bizde uzun yıllar dans etti, sonra ailece Kuşadası'ndan yer alıp oraya yerleştiler. Bizi Kremlin Sarayı'nda izleyen Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Turkiye'ye ilk gelişinde ulkemizle ilgili ne duşunduğu sorulduğunda, "Turkiye'yi 'Anadolu Ateşi'nden dolayı tanıyorum" dedi. Bizi izlemeyen Turk bakanlar da mevcuttur, bu arada.

En çok hangi ulkenin seyircisi sizi şaşırtıyor?
- Avrupa turnelerinde, seyircinin alkışın yanı sıra arenaların zeminine ayaklarıyla vurmasını seviyorum. Amerika ve Latin Amerika seyircisinin kalkıp dans etmesi çok hoşuma gidiyor. Bu Turkiye'de pek yok, biz biraz utangacız. Karayip Adaları'nda, seyirci gosteri bitince sahne onune gelip bizimle dans ediyor. Bir de tabii Rusya'da, Kremlin Sarayı onundeki iki kilometrelik kuyruğu unutamam. Bundan 18 yıl once biri "Turkler, Ruslara dans oğretiyor, onları çalıştırıyor" deseydi "Şaka" derdim. Rusların karşısında dans etmek bile zordur, çunku çok iyi bir dans kulturleri vardır.

Bu y ıl 'Anadolu Ateşi' ve 'Troya'da değişiklik mi yapıyorsunuz?
- Evet, bundan sonra ikisinde de 200'un uzerinde dansçıyla sahne alacağız. Yeni muzikler, yeni kostumler, yeni koreografiler ve yeni danslar var. İkisi de birer klasik ama deneyim kazandıkça bunu eserimize de yansıtmak istiyoruz. Geçen yıl 'Anadolu Ateşi'ni izleyen bir seyirci, bu sefer yeni bir gosteri izlemiş olacak. Toplum değiştikçe biz de ayak uyduruyoruz. Ama çizgimizden taviz vermeden, çağdaş yuzumuzu değiştirmeden.

Toplum değiştikçe ayak uyduruyoruz ama taviz
vermeden
" 2018 yılı UNESCO tarafından Troya yılı ilan edildi. 'Troya' için 25 gosterilik bir turne yapacağız. Bir de 'Eden' (Cennet) isminde, multeci dramına değinen bir gosteri hazırlıyoruz. Birleşmiş Milletler'in desteklediği bu projenin hem Turkiye hem dunya turnesi olacak. Bu aynı zamanda bir entegrasyon projesi. Buradaki multeci kardeşlerimizle sahne alacağız, onları eğiteceğiz. Meslektaşımız olan bir suru insan şu anda multeci kamplarında veya sokaklarda yaşıyor. Onları yeniden sanata kazandırmayı hedefliyoruz." (Fotoğraf Murat Şaka)

Sanat çı, devletten bağımsız iş yapar

De ğişime ayak uydurmak demişken, kıyafetler kapandı mı mesela?
- Hayır ama oyle bir talep oluyor yer yer.

Seyirciden mi?
- Yok, genellikle hukumet kanadından olur oyle şeyler. Seyirci bizi kabul etmiş ve bu haliyle benimsiyor, seviyor. Kaldı ki oyle bir şey yaparsak bizim sanatçı kimliğimizde de, muhalif kimliğimizde de taviz vermek diye bir şey yok. Sanatçı, devletten bağımsız iş yapan adama denir.

" Biz bir Turkiye dansı istiyoruz" demişsiniz, nasıl bir şey Turkiye dansı?
- Yaşar Kemal'in, Server Tanilli'nin dediği gibi Anadolu binbir renkli bir çiçek bahçesi. Bir tanesini koparırsanız, diğerleri de solar. Turkiye dansı da işte bu birlikteliğin dansı, butun renkleri içeren bir dans. İspanyollar için flamenko, Yunanlar için sirtaki barizdir. Biz o kadar zenginiz ki, tek bir dansla değil, hepsinin senteziyle Turkiye dansına ulaşabiliyoruz.

' Anadolu Ateşi'ni "Medeniyetler buluşması" diye tarif ediyorsunuz. Bu soz bugun bizi temsil ediyor mu?
- Turkiye maalesef kendi içinde ciddi bir sorun yaşıyor. Kutuplaşma var, ulke yuzde 50-50 ayrıldı. Bu, acilen onune geçilmesi gereken bir durum. Sanat da işte tam bu noktada gerekli. İslamcı kesim de bizim seyircimiz, laik kesim de, ateistler de... Kopruyu ancak boyle birleştirici unsurlarla kurabiliriz. Biz ne şucuyuz, ne bu. Bir sahnede oryantal dansı var, bir sahnede semazenler... Bizim sahne uzerinde verdiğimiz mesaj, en doğrusu. 'Anadolu Ateşi' iyi izlenir, iyi algılanırsa dunyanın her yerinde başarılı olmasının nedeni bir kez daha anlaşılır. Ayrıca dansın ilkokuldan itibaren zorunlu ders olarak verilmesi gerekiyor.

Okulunuzdaki çocuk dansçılarla ilgili nasıl bir gozleminiz var?
- Dans ozgurleştirici bir sanattır, yaşamı guzelleştirir. Herkes hayatının bir doneminde dans etmeli. Eğitimin de bir parçası olmalı. Çocukların ruhunu incelttiği ve derslerine katkısı olduğu için çok yararlı.

_ ' Troya - Buyuk İstanbul Gosterisi' 12 Ocak Cuma, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda, saat 21.00'de. 'Anadolu Ateşi'nin 5 bininci gosterisi ise 13 Ocak Cumartesi gunu Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda, saat 21.00'de gerçekleşecek. Bu kez sahnede 200'er dansçı yer alacak, 800 metrekare goruntu sistemi kullanılacak._