Özet (TL;DR) @ 2018-01-06 09:35:17.422773: Batı Ataşehir: O civarda yaşamayı sevenler için cennet, ‘yeni İstanbul’a ayak uydurmakta sıkıntı çekmeyenler için normal, bu tarz hayatla derdi olanlar için işkence...



Ataşehir'in Kadıkoy'den yedi, Üskudar'dan uç, Kartal'dan bir mahalle alıp 'İstanbul'un 13 mahalleli yeni ilçesi' olarak ilan edildiği yıl 2008. Zaman içinde o bolundu, bu birleşti derken, mahalle sayısı çıkmış 17'ye.

◊ Ben giderek buyuyen bu ilçenin, yeni gelişen bolumu Batı Ataşehir'deyim ama evveliyatını hatırlamakta fayda var. 2010'larda Ataşehir Sosyal, Ekonomik Araştırmalar ve Eğitim Vakfı'nın Tarih ve Kultur Konseyi, ilçenin tarihini ortaya çıkarmak için çalışma başlatıyor. Kaynak olarak başvurulan yerel yonetim ve muhtarlıklarda yeterli belge ve bilgi bulunamıyor. Üstelik yetkililerden "Yeni kurulan ilçenin eski tarihi olur mu?" cevabı geliyor!

Bu şehir arkandan
gelecektir

İ lk adım 'Anatepe'

◊ Konsey çalışanları yılmıyor ve Osmanlı arşivlerine dalıyor. Mahallelerin yaşlı sakinlerinden, muhtarlıklardan toplanan bilgiler, arşiv kayıtlarıyla birleştiriliyor. Bu verilere gore bugun Ataşehir'in kurulu olduğu arazi, 1912'de Karaman Çiftliği olarak bilinen 6 bin 500 donumluk alanı kapsıyor. Otlak olarak kullanılan, yerleşime kapalı arazi, l900'lere ait kayıtlarda "Kuş uçmaz, kervan geçmez" denilerek anlatılıyor. Hadi biraz da metrobusçulerin kulağını çınlatalım; o yıllarda 'Uzunçayır' diye de bilinen çiftliğin sahibi Hacı Mehmed Efendi.

◊ Arazi, Cumhuriyet'in ilanından sonra Maliye Hazinesi'ne devredilip 1978'de bir kısmı satışa çıkarılıyor. Alanlar, Tercuman gazetesinin sahibi Kemal Ilıcak ve işadamı Alim Kantarcı. 1979 itibarıyla burada kurulacak 'İSOTAŞ Yenikent' isimli, 50 bin konutluk bir projenin ilan ve tanıtımları yayımlanmaya başlıyor.

◊ Milliyet gazetesinin 2 Eylul 1985'te 'Konut Konut Diye Diye...' başlıklı yazı dizisinin bir parçası olan haberinde ise "Kuçukbakkalkoy'deki buyuk arsa altı yıldan beri çeşitli girişimlerin 'tecrube tahtası' haline geldi. Buyukşehir'den onceki denemenin ilanları da gorkemliydi" deniyor.

◊ Haberler iyi değil zira: Ilıcak ve Kantarcı, proje için çektikleri kredileri geri odeyemeyince ipotekli arazinin mulkiyeti Yapı Kredi Bankası'na geçiyor. Maliye Hazinesi de yuzde 21'lik payının tamamını kamu bankası Anadolu Bankası'na devrediyor. 8 Ocak 1988'de Anadolu Bankası, Turkiye Emlak ve Kredi Bankası'yla birleşiyor. Yeni adıyla Emlak Bankası, Yapı Kredi'nin hisselerini satın alıyor. Ve inşaat projelerine açtığı alanda, 'Anatepe' isimli ilk uydu kenti yukseltmeye başlıyor.

◊ Bolgenin çok hızlı gelişmesinde iki olayın payı buyuk: 1988'de Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nun açılması ve 1999'daki buyuk Marmara depremi. 2000'li yıllarda bolgenin kontrolu Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) devrediliyor. 2002'den sonra TOKİ, TEM otoyolunun batı tarafında kalan 2 bin 800 donumluk kısmı, buyuk inşaat şirketlerinin proje uygulamasına sunarak 'Batı Ataşehir'in doğmasını sağlıyor.

◊ Herhangi bir uydu kentte gorebileceğiniz her şey, burada da eksiksiz mevcut. AVM, "Lezzeti boş ver, gozun doydu mu gozun!" diye bağıran tabaklarıyla onlarca kafe/restoran, market, okul, park, spor salonu, plazalar, guvenlikli ve havuzlu siteler, siteler, siteler...

◊ 2012'de kurulan Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nu es geçmeyelim. Batı Ataşehir'in bugun ilçenin diğer kısmından daha çok one çıkmasında payı buyuk. Basketbol maçlarından başka, duzenlediği konserlerle burada bir potansiyel olduğunu gosterdi. Kultur sanat dunyasının rahat alan ve yeni kitle arayışındaki girişimcileri bu sinyali almakta gecikmedi. Yakın donemde açılan IF Performance Hall ve DasDas gibi kurumlar, bu karşılıklı etkileşimin gucuyle nefis programlar hazırlıyor, insanları yeniden evden dışarı çıkarıyorlar.

Ortado ğulu turist bunu beğendi

◊ AVM deseniz, Ataşehir'de gani. Çunku site ve AVM ikiz kardeştirler; bir ornek giyinir, aynı şeylerden hoşlanır, aynı yerlerde gezerler. Ama Ağustos 2016'da açılan son gozde Watergarden'ı ayrı bir yere koymak lazım. DasDas'ı da ağırlayan bu AVM, tek başına İstanbul'un Ortadoğulu turistlerini hoş tutabilir.

◊ Her şeyden once, ortadaki kocaman alanda buyuk gosteri var. Saat başı, muzik eşliğinde şov havuzunun fıskiyeleri harekete geçiyor ve suların yukselip alçalarak, sağa sola yalpalayarak yaptığı muhteşem dansı izliyorsunuz. Bu alana bakan yeme-içme mekanlarının çokluğunu ve gorduğu rağbeti anlatmama gerek yok herhalde.

◊ Buranın en onemli ozelliği zamanın ruhunu iyi yakalaması. Şov havuzu da bunun bir parçası, hafta sonu kurulan organik pazar da, Turkiye'nin çeşitli şehirlerinden meşhur lezzetlerin getirildiği ve Asmalımescit'ten ilhamla tasarlanan Nostalji Sokağı da.

◊ Hayatta her yerin bir 'kılık kıyafet adabı' var. Bazen şehirde gezerken ruhu da onceden, ortama uygun giydirmek gerekiyor. Kopyayı vererek bitireyim: Batı Ataşehir bu civarda yaşamayı sevenler için cennet, 'yeni İstanbul'a ayak uydurmakta sıkıntı çekmeyenler için normal, bu tarz hayatla derdi olanlar için işkence.

Bu şehir arkandan
gelecektir

Oynaya oynaya gelin çocuklar

Karşıdan gorunen tabela merak uyandırıcı: Duştepe Oyun Muzesi. Mimar Sinan Parkı'nın içindeki binaya ilerliyorum. Ataşehir Belediyesi, Mayıs 2015'te açmış burayı. Kuratoru Sunay Akın olmuş; sahne tasarımcısı Ayhan Doğan'la birlikte iki alan tasarlamışlar. Birincisi muze binası ve içeride Sunay Akın'ın 21 ulkedeki koleksiyonerlerden topladığı 100-150 yıllık 2 binden fazla oyun ve oyuncak bulunuyor. İkinci bina ise etkinlik binası. Burada da aylık belirlenen ve rezervasyonla gidilebilen ahşap boyama, golge oyunu, masal yazım ve anlatım, cambazlık, bez bebek gibi çeşitli atolye programları duzenleniyor. Hava guzelse çocuklar açık havada da eğlenebiliyor tabii. Hem muzeye giriş hem de etkinlikler ucretsiz. Muze pazartesi gunleri kapalı.

Bu şehir arkandan
gelecektir

Envai çeşit yeşil

Buralara gelmişken uğramadan donmeyeceğim tek yer var. Batı Ataşehir sınırlarının biraz dışına çıkacağım ve Nezahat Gokyiğit Botanik Bahçesi'ne gireceğim. Burası 1995'te Ali Nihat Gokyiğit tarafından eşi Nezahat Hanım adına bir hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kurulmuş. Ama ne mutlu bize ki sonra işler çığırından çıkmış, bir botanik bahçesi olmasına karar verilip 2002'de ziyarete açılmış. Ataturk ve Fatih Sultan Mehmet koprulerinden gelen otoyollarla Anadolu otoyolunun (Ankara) birleştiği kavşakta bulunan bahçe, sekiz adadan oluşuyor. Hem bir nefes alma noktası hem de bir araştırma, eğitim ve oğretim merkezi burası. Surekli buyuklu kuçuklu okul gruplarıyla karşılaşabiliyorsunuz. Gitmeyi duşunuyorsanız onune, arkasına az sayıda program koymanızı oneririm çunku burada hiç anlamadan çok fazla vakit geçireceksiniz.