Özet (TL;DR) @ 2018-01-05T18:54:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'de görülen Hakan Atilla davasıyla ilgili söylediği "ABD ile aramızdaki uluslararası ve ikili anlaşmalar hükmünü yitiriyor" sözleri, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'de gorulen Hakan Atilla davasıyla ilgili soylediği "ABD ile aramızdaki uluslararası ve ikili anlaşmalar hukmunu yitiriyor" sozleri, iki ulke arasındaki ilişkilerin daha da gerilebileceği yorumlarına yol açtı.
(C) AA/ Berk Özcan
Erdoğan'ın sozlerini yorumlayan Uluslararası Hukuk uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, "Cumhurbaşkanı'nın bu açıklaması son derece tarihi bir açıklama olup Turk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir doneme girildiğinin ifadesidir" derken "Şu anda top Washington'a geçmiş durumda. Turkiye'nin iki beklentisi var: Fethullah Gulen hakkında derhal hukuki işlem başlatılması, ve Sarraf davasından ayrı olarak ABD'nin PKK'yı silahlandırmasının sona ermesini Turkiye bekliyor. Bunlar gerçekleşmediği takdirde iki ulke arasındaki anlaşmaların gozden geçirileceğini duşunuyorum" diye konuştu.
Turkiye'nin eski Washigton Buyukelçisi Faruk Loğoğlu ise Erdoğan'ın açıklamalarının, "Hakan Atilla davasının goruluş biçimine ilişkin siyasi bir değerlendirme" olduğunu dile getirerek "Bu sozlerin arkası gelecekse o anlaşma metinlerindeki hukumlere gore olması lazım. Bu yola gidileceğini sanmıyorum" ifadelerini kullandı.
' BÖYLE BİR ADALET ANLAYIŞI OLAMAZ'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugun Fransa'ya hareketinden once duzenlediği basın toplantısında ABD'de gorulen Hakan Atilla davasında Atilla'nın altı suçlamadan beşinden suçlu bulunmasına tepki gosterdi. "Eğer Amerika'nın adalet anlayışı buysa o zaman dunya yandı. Amerika, adalet anlayışın gozden geçirmeli, tahkim etmeli. Boyle bir adalet anlayışı olamaz, ondan sonra da dunyaya adalet dersi vermeye kalkmasınlar" diyen Erdoğan, "Benim ulkemde bize karşı bir darbe girişiminde bulunacaklar. Devlete karşı darbe girişiminde bulunanları sene 99, o gunden bugune kendilerine tahsis ettikleri, 400 donumluk arazi içerisinde paşalar gibi yaşatacaklar, ulkemden çıkan yargı kararlarının hiçbirine saygı duymayacaklar. Kendilerine giden 85 kolinin uzerinde, şimdi herhalde 100 koliyi bulmuştur. Butun bunların içerisinde olan, verilmiş kararlarla ilgili olarak da hiçbirini nazarı itibara almayacaklar. Kusura bakmayın. Boyle mi yaklaşıyorsunuz? Öyleyse aramızdaki ikili ilişkilerdeki uluslararası hukuk ve ikili hukuk anlaşmaları da ne yapıyor boylece? Hukmunu yitiriyor. Bundan sonraki sureç maalesef, uzulerek soyluyorum ki boyle işleyecektir" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Öyleyse aramızdaki ikili ilişkilerdeki uluslararası hukuk ve ikili hukuk anlaşmaları da ne yapıyor boylece? Hukmunu yitiriyor" sozleri, Turkiye'nin ABD ile ikili anlaşmalarını gozden geçirebileceği yorumlarına yol açarken uzmanlar bu açıklamaları Sputnik'e değerlendirdi.
' TBMM ONAYINA BAĞLI'
Uluslararası hukuk alanında çalışmaları bulunan İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bolum Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu açıklaması son derece tarihi bir açıklama olup Turk- Amerikan ilişkilerinde yeni bir doneme girildiğinin ifadesidir" ifadelerini kullandı.
Caşın, 1969 Viyana Sozleşmesi'ne gore devletlerin anlaşmaları askıya alma, geçersiz hale getirme ve anlaşmalardan çekilme hakkına sahip olduğunu, Turkiye Anayasası'na gore de uluslararası anlaşmaların askıya alınabilmesinin ya da sona erdirilmesinin TBMM onayına bağlı olduğunu vurguladı.
' TÜRKİYE, ABD'NİN PKK'YI SİLAHLANDIRMASINI BEKA SORUNU SAYIYOR'
ABD ile Turkiye arasında 1945'te imzalanan ilk ikili anlaşmanın ardından Soğuk Savaş doneminde yapılan anlaşmalarla ABD silahlı kuvvetlerinin Turkiye'ye yerleşmesine izin verildiğini, daha once de 1964 ve 1974'de Kıbrıs meselesi nedeniyle Turkiye-ABD ilişkilerinde gerilimler yaşandığını anımsatan Caşın, şoyle konuştu:
' TRUMP TÜRKİYE'Yİ YALNIZ BIRAKTI'
"Turkiye ile ABD arasında Johnson Mektubu, 1 Mart tezkeresi, çuval olayı gibi sorunlar yaşanmışsa da bu sorunlar o donemlerdeki hukumetler tarafından aşıldı. Fakat bugun gelinen noktada Trump Turkiye'yi yalnız bıraktı. Turkiye'nin en fazla şikayetçi olduğu konu, Turkiye sınırlarında yaklaşık 100 bin PKK'lının 4 bin tırla silahlandırıldığı CENTCOM'un askeri varlığı, Turkiye'yi son derece rahatsız ediyor. Bu kuvvetlerin kime karşı konuşlanacağı sorusuna ABD cevap veremiyor. Zira bu kuvvetlere silah verilmesine meşruiyet kaynağı olan DAEŞ teror orgutunun tasfiye edildiğini biliyoruz. Buna rağmen bu silahlar bir şekilde Turkiye'nin hassasiyetini anlıyoruz diyerek geçiştiriliyor ve bazı muttefiklerin de katılımıyla PKK teror orgutu PYD şemsiyesi altında Turkiye'ye karşı silahlanıyor ve ordu formatında Turkiye'ye karşı konuşlanıyor. Turkiye bunu bir beka sorunu sayıyor."
' TÜRKİYE'NİN ABD'DEN İKİ BEKLENTİSİ VAR'
Cumhurbaşkanı'nın açıklamasını "tarihi bir kırılma" olarak nitelendiren Caşın, "Bu, Turkiye'nin dış politikasında ve savunma politikasında çok ciddi bir çıkıştır ve Turkiye'nin tahammulunun bittiğinin gostergesidir" dedi. Caşın, sozlerini şoyle surdurdu:
"Bunun sonu ne olur; ABD, Turkiye'ye karşı bir ambargo başlatır mı, Turk- Amerikan ilişkileri çoker mi, Turkiye başka bir orgute girer mi, bunu zaman gosterecektir. Şu anda top Washington'a geçmiş durumda. Turkiye'nin iki beklentisi var: Fethullah Gulen hakkında derhal hukuki işlem başlatılması, ve Zarrab davasından ayrı olarak ABD'nin PKK'yı silahlandırmasının sona ermesini Turkiye bekliyor. Bunlar gerçekleşmediği takdirde iki ulke arasındaki anlaşmaların gozden geçirileceğini duşunuyorum. Elbette Turkiye'nin bundan birtakım ekonomik, siyasi ve askeri kayıpları olabilir. Fakat bir devletin bekası, halkının ozgurluğu ve barışı egemen bir devletin vazgeçilmez unsurudur. Burada bir teror orgutunun Turkiye'yi tehdit etmesi ve sivil vatandaşlarımızı oldurmesine potansiyel hazırlanmasına, sınırlarımızın dibinde 13 ABD Turkiye musaade etmeyecektir. Bana gore Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu konuşması iki ulke arasındaki ilişkilerin gerginliğini gosteriyor."
' BU AÇIKLAMA ABD'YE BİR İHTAR MAHİYETİNDE'
(C) AA/ Halil Sağırkaya
ABD ile ilişkilerde yaşananların, Turkiye'nin Batı'dan koptuğu anlamına gelmediğini de ifade eden Caşın, Turk-Amerikan ilişkilerini duzelmesinin, ABD'ye bağlı olduğunu ifade etti. Caşın, şoyle konuştu:
"Sayın Cumhurbaşkanı bu durumu Fransa'da da açacaktır. Kudus meselesinde de gorulduğu gibi dunya çok kutupludur. Turkiye yine Batı içerisinde yer alacaktır, Batı'dan kopmuş değildir, Turkiye'nin ekseni kaymamıştır. Batı'ya bağlı taahhutlerini yerine getirmektedir. Fakat devletler arasındaki ilişkiler, mutekabiliyet ve karşılıklı saygıya dayalıdır. Turkiye'nin beklentilerine karşılık Turkiye'yi bu şekilde cezalandırma, somurge memleketi gibi surekli tehdit altında bulundurulmayı Turkiye kabul edemez. Burada bence, ABD'nin, ipler kopmadan Turkiye'nin bu açılımını gormesi gerekiyor. Turk kamuoyu da Cumhurbaşkanı'nın bu hassasiyetini paylaşıyor. 60 senelik Turk- Amerikan ittifakının ciddi bir imtihandan geçtiğini, bu açıklamanın bir ihtar mahiyetinde olduğunu duşunuyorum. Fakat bu ihtar Johnson mektubundan onemlidir. Kritik bir sureçten geçiyoruz. İki testi çarparsa biri çatlar, diğeri kırılır. Turkiye kırılsa bile gereğini yapacaktır. Tabii buna nihayetinde yuce Meclis karar verecektir. Turkiye açısından durum bu kadar ciddidir. NATO'nun geleceği açısından da onemlidir bu mesele, çunku Turkiye'de konuşlandırılan Amerikan uslerinin kapatılmasına da yol açabilecek ciddi bir açıklama diye duşunuyorum."
' ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE MÜMKÜN DEĞİL'
Turkiye'nin eski Washington Buyukelçisi Faruk Loğoğlu da Sputnik'e yaptığı açıklamada "Çok taraflı veya ikili her anlaşmanın hangi koşullarda feshedileceği, ortadan kaldırılabileceği o anlaşmalarda yer alır. Dolayısıyla bu, Sayın Cumhurbaşkanı'nın bir niyet beyanıysa ve harekete geçirilecekse hangi anlaşmalardan bahsedildiğine bakmak gerekir ve o anlaşmalardaki hukumlere gore bunun yapılması lazım. Bir çırpıda 'Ben istiyorum, bu anlaşma bitmiştir' demek uluslararası hukuk kurallarına gore mumkun değil" dedi.
' HERHALDE CUMHURBAŞKANI 'BUNDAN SONRA HUKUKU BİR KENARA İTERİZ' DEMEK
İSTEMEMİŞTİR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasının siyasi bir tepki olduğunu ifade eden
Loğoğlu, "Her iki ulke de hukuk devleti, hukukun ustunluğunu temel bir ilke
olarak kabul edildiği ulkeler. Sorulduğu zaman boyle olduğunu soyluyorlar,
onemli olçude de oyle olduğunu varsaymak durumundayız. Davaların siyasi
yansımaları, sonuçları ve değerlendirmeleri olabilir. Bu Sarraf davası da
hassas davalardan biriydi. Yine şunu da goz onunde bulundurmamız gerekiyor;
ABD'deki dava sureci bitmedi, temyiz sureci var, Nisan'da hukum açıklanana
kadar taraflar, yani savcı ve avukatlar yeni bilgiler sunabilecekler. Hakimin
suçlu bulduğu konularda nasıl bir ceza vereceğini tespit etmesi lazım, ondan
sonra da temyiz sureci var. Bir defa bunun sonucunu gormek lazım. Herhalde
Sayın Cumhurbaşkanı da 'Bundan sonra hukuku bir kenara iteriz' demek
istememiştir ama ABD'de gorulen davaların gorulme surecine ilişkin
tereddutlerini beyan etmiştir. Bunu yapan birçok hukumet yetkilisi var,
Cumhurbaşkanı da bu doğrultuda bir açıklama yaptı, bunlar siyasi tepkilerdir"
diye konuştu.
' CUMHURBAŞKANI YUNANİSTAN'DA DA LOZAN AÇIKLAMASI YAPTI, ARKASI GELMEDİ'
Turkiye ile ABD arasındaki ikili anlaşmaların gozden geçirileceğini
duşunmediğini ifade eden Loğoğlu, "ABD ile Suçluların iadesi anlaşması
1984'ten beri yururlukte olan bir anlaşma. Uzun yıllar tarafların bu konudaki
işini yapmış bir anlaşma diye gormek lazım. Hatırlarsanız Sayın Cumhurbaşkanı,
Yunanistan'a gittiğinde Lozan Barış Anlaşması için de bir şey soylemişti,
bunun arkası gelmedi. Bu sozlerin arkası gelecekse o anlaşma metinlerindeki
hukumlere gore olması lazım. Bu yola gidileceğini sanmıyorum. İki taraf da
kendisinin hukuk devleti olduğu iddiasında" dedi.
' AÇIKLAMAYI SİYASİ BİR MESAJ OLARAK GÖRMEK LAZIM'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasını siyasi bir mesaj olarak gormek gerektiğini ifade eden Loğoğlu, "Bu açıklamayı, davanın goruluş biçimine ilişkin bir siyasi değerlendirme olarak gormek lazım. Hakikaten ABD'deki davanın gidişatı konusunda da soru işareti doğuran birçok nokta oldu. Onun için siyasi tepkileri de bir noktada anlayışla karşılamak lazım" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.