Özet (TL;DR) @ 2018-01-06T11:05:00.000Z: Diyarbakır'da bir kız imam hatip lisesindeki öğretmen olan A.B. hakkında cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öğretmen, hakkındaki şikayetini çekmeyen veliye,…
Diyarbakır'da bir kız imam hatip lisesindeki oğretmen olan A.B. hakkında cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öğretmen, hakkındaki şikayetini çekmeyen veliye, "Şeriata gidelim, cezam olum de olsa razıyım" mesajı gonderdi.
(C) AA/
Diyarbakır'daki bir kız imam hatip lisesinde coğrafya oğretmeni olan evli ve 3 çocuk babası A.B. (34) hakkında, oğrencisi 16 yaşındaki oğrencisi A.D.'ye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 4.5 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İddianın ardından Lice'de bir okula atanan A.B., şikayetini geri çekmeyen mağdurun babasına, "Bir hata işledim. Bu suçun Allah'ın şeriati doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Davayı şeriate taşımak yerine, Allah'ın yasakladığı tağut ve hukmune havale ettin. Şeriata gidelim, cezam olum de olsa razıyım" mesajı attı.
A.D.'nin babası, 25 Temmuz 2016 gunu Milli Eğitim Mudurluğu'ne giderek, oğretmen A.B.'nin kızına cinsel tacizde bulunduğunu bildirmişti. İddianın iletilmesi uzerine savcılık tarafından soruşturma başlatılırken, A.B., ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Hakkında idari soruşturma başlatılan A.B., daha sonra Lice ilçesindeki bir okula atandı. Taciz iddiasının savcılığa taşınmaması için çaba gosteren oğretmen A.B., ikna çabaları sonuçsuz kalınca mağdurun babasına çok sayıda mesaj gonderdi. Mesajlarda davayı 'şeriat yoluyla' çozmeyi teklif eden A.B., 'Devlet' için 'Allah'a karşı isyan eden' anlamına gelen 'Tağut' ve 'Tağutun mahkemesi ifadesi kullandı.
' BU İŞ UZADIKÇA DAHA ÇOK KOKU VERİR'
(C) Fotoğraf: Twitter
DHA'nın haberine gore, 17 Ağustos 2016 gunu yazdığı ve 6 kez ust uste gonderdiği mesajda aileyi şeriata davet eden oğretmen, şunları yazdı: "Bir hata işledim. Suçun Allahın şeriatı doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Allah ve şeriatına iman ettiğini soyleyen biri olarak, davayı şeriata taşımak yerine Allah'ın yasakladığı tağuta ve tağutun hukmune havale ettin. Şeriatçı biri olarak Allah'ın hukmune değil tağutun hukmune muracaat ettin. Gel senin soyleyeceğin bir imama meseleyi goturelim. Allahın hukmu nedir aramızda imam hakim olsun. Şeriat benim olumume hukmetsin, eğer olumden kaçarsam yerlerin ve goklerin laneti uzerime olsun. Kendi elimle tuttuğum parmak izleri bana ait bir silahla canımı sana teslim ederim ki intihar gibi gorunup sana ceza verilmesin.Tağutun hukmu adalet sağlamaz. Seni tağuta muracaattan vazgeçip Allahın hukmune muracaat etmeye çağırıyorum. Şeriatçılık sozle olmaz, yaşantıda kendini gosterme zamanı. Şeriata gidelim, cezam olum de olsa razıyım. Bu rezil ve kotulerin dunyasından bir an once defolup gitmek istiyorum. Haram olan namusuna zarar verecek bir şey yapmadım. Allahın helalini talep etmekten dolayı bu leke uzerime surulurse bununla asla yaşayamam. Gençlerinizin bir eline keleş bir eline satır da verseniz geleceğim. Bir hiç yuzunden hayatım zehir oldu. Yaptığınız gunah ve iğrençliklerin haddi hesabı yok. Helalinden bir işe yonelik adım attım. Bana zani, cani, vahşi, kafir muamelesi yapıyorsunuz. O Allahtan korkmaz iftiracı, kalleş, yalancı kızına inanarak namusuna zarar geldiğini iddia ediyordun. Bu iş uzadıkça daha çok koku verir. Bu durumda butun koy, okul ve yakınlarınız oğrenecek."
SAVCILIK: C İNSEL İSTİSMAR
A.B. hakkında 'Çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 4.5 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Şupheli ve mağdurun 2016 yılında yakınlaşmaya başladığı belirtilen iddianamede, yakınlaşmanın cinsel istismar boyutuna varmadığı kaydedildi.
Mağdura cinsel istismar suçunu işlediğine dair kanıt bulunamadığını belirten savcı, eylemin 'Cinsel taciz' olarak değerlendirildiğini belirtti. İddianamenin kabulu ardından A.B.'nin yargılamasına 2017 yılında İlçe Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Sosyal inceleme uzmanı, olay nedeniyle psikolojisi bozulan mağdurun ifadesine itibar edilmesini istedi. Eylemin 'cinsel taciz' değil, 'çocuğun cinsel istismarı' olabileceğini belirten mahkeme, gorevsizlik kararı vererek, dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gonderdi.
' HEM SENİ HEM KENDİMİ ÖLDÜRÜRÜM'
Gorevsizlik kararının ardından A.B.'nin dosyası Diyarbakır 3'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne gonderildi. 6 Temmuz'da yapılan ilk duruşmaya katılmayan sanık A.B. hakkında zorla getirme kararı çıkarılırken, ekim ayında yapılan 2'nci duruşmada avukatı olmadığı için savunması alınamadı. İfadesinde başından geçenleri anlatan mağdur A.D., oğretmenin tacizinin 5-6 ay devam ettiğini, korktuğu için şikayetçi olamadığını "Hem seni, hem kendimi oldururum" diye tehdit ettiğini soyledi.
' KENDİSİYLE EVLENECEKTİM'
Sanık A.B., oğrencisiyle evlenmeyi duşunduğu için mesajlaştığını, o sırada ve halen evli olduğunu ifade ederken, "Kendisiyle evlenecektim. Mağdura, 'Benimle kaçar mısın?' diye sorduğumda 'Evet' dedi. Kendisi mağdur olmasına rağmen, benim psikolojim bozuldu. İntihara bile teşebbus ettim. Suçlamayı kısmen kabul ediyorum. Cezam neyse razıyım. İyi hal indirimi yapılmasın diye mahkemeye sakallı geldim. Cinsel saldırıda bulunmadım" dedi.
Davanın son duruşmasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Remzi Atalay ve mağdur avukatı Gizem Miran, sanığın 'Çocuğun cinsel istismarı' suçundan tutuklanmasını istedi. Diyarbakır Barosu Çocuk Haklan Merkezi avukatı Ümit Asye Demir ise oğretmenin açığa alması gerektiğini belirterek, "İddia ispat olana kadar uzaklaştırılması ve tutuklu yargılanması gerekir" dedi. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin katılma talebini, suçtan doğrudan zarar gorme sıfatı bulunmaması nedeniyle kabul etmeyen mahkeme, Cumhuriyet Savcısı'nın bu yonde bir talebi olmaması nedeniyle, tutuklaması istemini reddetti.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.