Özet (TL;DR) @ 2018-01-05 09:35:09.286261: Bugün öğlen saatlerinde 92 yaşında hayata gözlerini yuman Münir Özkul, Yeşilçam'ın Mahmut Hocası veya Yaşar Ustası, çok önemli bir karakterdir. Çünkü o, iyi insan olmanın timsalidir... Usta sanatçı,…




Aşağıda, tiyatromuzun ve sinemamızın en buyuk aktorlerinden biri olan Munir Özkul'un yaşamsal kaygılarını ve çalkantılarını en açık ifadeleri ile okuyacaksınız. İşte Munir Özkul hakkında 'kendi ağzından' bilinmeyenler...

40 yılını film setlerinde, tiyatro sahnelerinde geçirmiş buyuk bir sanatçı. Bunca yıl içinde milyonlarca sanatseverin gonlune taht kurmuş bir insan. Ama ya ozel yaşantısı? Bu yaşam içinde aşırı alkol var, çocukluğundaki problemli gunlerin getirdiği kompleksler var, akıl hastanesine girip çıkmalar var, kadınlar var, aşırı duygusallık var… Bu yaşam içinde Munir Özkul'un en az rastladığı şey mutluluk…

Bu mutluluğu sadece çocuklarının yanında bulmuş bugune kadar. Şimdi de kendinden otuz yaş kuçuk bir kadının yanında arıyor mutluluğu. Ve buluyor da… Bu 25 yaşındaki genç kadının ismi Umman. Bundan iki yıl once girmiş sanatçının hayatına. Dilerseniz bunun nasıl olduğunu ve Munir Özkul'la olan yaşantısını bu değerli sanatçı ile ilgili duşuncelerini Umman'dan dinleyelim:

"Bundan iki yıl once bir dost toplantısında tanıştım Munir'le. Çok onceden bir hayranlığım vardı ona karşı. Tanışmamızdan sonra bu hayranlığım daha da arttı. Onda anlayamadığım bir sıcaklık buldum. Karşısındaki insanı bir anda avucunun içine alıyordu. Onun bu yapısı beni de çekti. Daha sonraki gunler sık sık evine gitmeye başladım. Ona yardımcı olmak istiyordum. Yemek yapıyor ve evi temizliyordum. Fakat o benimle hiç ilgilenmiyor, sanatçı arkadaşlarıyla sohbet etmeyi tercih ediyordu. Kısa sure sonra onun ev işleri yapan bir kadın istemediğini hissettim.

Bu kez ona konuşarak yaklaşmaya başladım. Yine boyle bir konuşma sırasında 'Sen hiçbir şeyden anlamayan bir aptalsın…' deyince içimde buyuk bir hırs duydum. O hırsla tiyatroya olan eğilimim daha çok arttı. Ve kısa sayılabilecek bir surede bu konuda rahatça fikir yurutebilecek bir duzeye eriştim. Ondan sonra yaşantımız birden değişti. O da bana yakınlık duymaya başladı. Munir'le beraber olduğum surece ondan çok şey oğrendim. Hala da oğrenmeye devam ediyorum. Şimdi beni tek uzen şey bu oğrendiklerimi her zaman onunla beraber yaşayamamak.

Bence Munir'le beraber olan kadın zaman zaman arkadaş, zaman zaman anne, zaman zaman eş ve zaman zaman sevgili olmalı. Bazı kişiler aramızdaki yaş farkına bakarak mutlu olmadığımızı duşunuyorlar. Ama hiç de oyle değil. Ben onun yanında kendimi çok mutlu hissediyorum. Çunku benim için o hem çocuk, hem baba, hem de sevgilidir. Boyle olunca ne çocuk, ne baba ihtiyacı hissetmiyorum onun yanında.

Munir'i iki yıl boyunca devamlı izledim. Bu gozlemlerim sonucunda size şunları soyleyebilirim. O çok değişik bir insandır. Bazen karamsar, bazen kaba, bazen centilmen olur. Onu ara sıra anlamak bile guçleşir. Çoğu zaman içine kapanık arada bir de dışa donuk bir insan karşıma çıkar. Çok hassas bir insandır. Bunun için de her şey anında kendisine soylenmez. Alıştıra alıştıra soylemek gerekir. Bazı olaylar karşısında birden hırslanır ve kızarsa da çabuk geçer. Bir diğer ozelliği de aşırı derecede kaprisli olmasıdır. Butun bunlardan sonra size şunu soyleyeyim ki onu hala tam olarak tanıyamadım. Her geçen gun başka ilginç yonunu goruyorum"

-Kendisi ile ilgili olarak bunlar ı soyleyen kadın için acaba Munir Özkul neler duşunuyordu?

"Ben yaklaşık beş sene bekar yaşadım…" diye başladı soze sanatçı. "İki yıldır da Umman'la beraberim. O hayatıma girdikten sonra bir şeyler yapmanın gereğine inandım. Ona bir şeyler gostermeliydim. Çocuklarım için olduğu gibi onun için de bir sıçrama yapmalıydım. Bu mesleği sevdirmeliydim. Kendinde olan bir kabiliyetle de bunu kısa zamanda başardı. Tiyatro konusunda tam olmasa da tama yakın derecede bilgi sahibi oldu. Şimdi beni eleştirdiği anlar bile oluyor. Yaşamıma değişiklik getirdi. Bugune kadar tanıdığım ve beraber olduğum butun kadınlara bir çatışma içindeydim. Aramızda bir uyuşmazlık olurdu. Ama Umman başka, devamlı bana uyum gosteriyor. Boyle olunca her şey değişiyor. Ona kızamıyorum. Kızdığım zamanlar da sonradan vicdan azabı duyuyorum. Onunla çok mutluyum"

M ÜNİR ÖZKUL'UN YAŞANTISINDAKİ İÇKİ

Munir Özkul, sanat gucuyle olduğu kadar içkiye olan duşkunluğu ile de dikkatleri uzerine çekmiş bir oyuncudur. Sanatçı on beş yıl oncesine kadar yaşamının bir parçası halinde olan içki konusunda şunları soyluyor:

"İçkiye ilk defa 13 yaşında ozenmeye başladım. Ailemde sigara içen bir tek kişi bile yoktur. Çocukluğum da kendime model olarak hep içki içen tipleri seçtim. Bunda ailemin bana gosterdiği tum sevgiye rağmen mazbut bir aile çocuğu olmam için yapılan baskıların etkisi de olabilir. Alkol bende baskıları kaldırdığı gibi kendime karşı olan guvensizlik duygusunu da yener. Bir de insanlarla zor anlaşıyorum. İçki bu konuda da bana yardımcı olurdu.

İçki içmeden hiçbir guzelliğin tadı olmayacağına inanırdım. Fakat şimdi bunun çok yanlış olduğuna inandım. İçkiyi bırakmak için çok buyuk bir savaş verdim. Sonunda da kazandım. Bu başarıda eski eşim Suna Selen'in buyuk katkısı olmuştur. Bugune kadar çeşitli uyuşturucu maddeler kullandım. Bunları yaptığım için hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Fakat dunyaya yeniden gelsem ne içki ne uyuşturucu madde hiçbirini kullanmam. Biliyorum ki hepsi insan sağlığı için çok zararlı şeyler."

Bilinmeyen yonleriyle Yeşilçamın Yaşar
Ustası

Munir Özkul'un insanlarla kolay kolay anlaşamaması içkiye duşkunluğune neden olduğu gibi, onun sık sık akıl hastanesine de yatmasına neden olmuştur. Sanatçı "Dinlenme yerim…" dediği akıl hastanesi için de duşuncelerini şoyle belirtiyor:

"Toplumla çok guç anlaşıyorum. Benim gibi toplumla guç anlaşan insanlara ilgi duyarım. Bunun en sivri ve en tipik orneklerine meyhanelerde, akıl hastanelerinde ve sanat çevrelerinde rastlanır. Onun için akıl ve ruh hastanelerine karşı daima sempati duymuşumdur. Akıl hastaneleri en ozgur olduğum, her şeyi objektif gorebildiğim tek yerdir. Orada rahata ererim. Kafam art arda gelen birçok problemi çozebilecek yapıda değildir. Orada butun problemleri bir sıraya koyar ve çozumlerim. Hatta bir sure ziyaretçi bile kabul etmem."

Bilinmeyen yonleriyle Yeşilçamın Yaşar
Ustası

HAYATINDA KADININ YER İ

Sanatçının bir başka ozelliği de hayatına birçok kadın girmiş olmasıdır. Hayatına giren kadınlar için de beşinin çok onemli yeri olduğunu soyleyen Munir Özkul:

"Öncelikle şunu belirteyim ki kadınları çok akıllı bulurum ve çok severim. Kadınsız erkeği yarım sayıyorum. Hayatım boyunca hep bir kadın aramışımdır. Tanıdığım kadınların beğendiğim yonlerini bir araya getiren bir kadın. Ama boyle bir kadın var mı yok mu onu bilemiyorum. Tanıdığım ve hayran olduğum ilk kadın annemdir. Ona aşık oldum diyebilirim. Bence dunyanın en iyi kadını odur." diyor.

VE SANATI

Ömrunun 40 yılını sinema ve tiyatro içinde geçiren Munir Özkul bu konudaki duşuncelerini şoyle dile getiriyor:

"Benim sanat yaşamımda beş kişinin buyuk etkisi olmuştur. Bunlar Muhsin Ertuğrul, Ferdi Tayfur, Haldun Dormen, Sadık Şendil ve Şakir Eczacıbaşı'dır. Bugun sanatımın geleceği ile ilgili hiçbir şey soyleyecek durumda değilim. Yalnız şu sıralarda Haldun Taner'in benim için yazdığı bir eser var. Tum arzum bu piyesi başarıyla oynamak. Sanat yaşamım içinde her zaman İbiş'e ve Kavuklu'ya hayranlık duymuşumdur. Nedenini şoyle anlatayım; İnsanı çeşitli etkilerden kurtarabilseydik ortaya birçok muşterek yonleri olan bir insan tipi çıkardı. Bu, gerçek yonleri ağır basan evrensel insan tanımı ve tipidir. Ben Kavuklu'da veya İbiş'de kendi içimdeki o insanı yakalamak ve o insana varmak istiyorum."

Şunu da belirtmek gerekir ki Munir Özkul hep sanatıyla yaşayan bir kişidir. Onun kendine guven duyduğu, kendini guçlu hissettiği tek yer sahnedir. Aslında sahnede kendisine guven duymasının nedeni orada ona yardım edecek kimsenin olmayışından kaynaklanır. Orada sorumluluk yukleyecek kimse yoktur ona… Ama, ozel yaşamında bu sorumluluğu yukleyecek kişiler bulmuş, kendisine yardım edecek kişilere rastlamış ve uzerindeki sorumlulukları bu kişiler uzerine devretmiştir. Boyle olduğu için de ona yakın olan kişiler onun tembel olduğunu soylerler. (KAYNAK: ucuncuadam.wordpress.com)