Özet (TL;DR) @ 2018-01-05T06:26:00.000Z: Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla'nın ABD'de yargılandığı davada suçlu bulunmasının ardından Türkiye harekete geçti. Türkiye’nin yol haritasına göre yargılamanın zincir davalara dönüşüp…



Halkbank yoneticisi Mehmet Hakan Atilla'nın ABD'de yargılandığı davada suçlu bulunmasının ardından Turkiye harekete geçti. Turkiye'nin yol haritasına gore yargılamanın zincir davalara donuşup donuşmeyeceğine bakılacak, yasa dışı delil iddiasıyla dava ust mahkemeye taşınacak. Davanın uluslararası platforma goturulmesi de masada.

Hurriyet'ten Nuray Babacan ve Razi Canikligil'in haberine gore, AK Parti hukumeti Atilla davasında jurinin altı suçlamanın beşi için verdiği suçlu hukmunun ardından tepkisini dile getirirken, bundan sonraki olası gelişmelere yonelik olarak da pozisyon geliştiriliyor.

YILDIRIM: BA ŞKA DAVALARIN GELMESİ İÇİN ALTYAPI OLUŞTURULUYOR

Başbakan Binali Yıldırım'ın, son AK Parti Merkez Karar ve Yonetim Kurulu (MKYK) toplantısında dava değerlendirilirken "ABD aba altından sopa gosteriyor. Bu hukuki değil, siyasi bir dava. Yakından takip ediyoruz, bundan bir şey çıkmaz ama ardından başka davaların gelmesi için bir altyapı oluşturuluyor" dediği oğrenildi.

' ZİNCİR DAVALAR GELEBİLİR'

Hukumet kaynakları da, bu davanın pilot kabul edilerek, zincir davaların gundeme gelip gelmeyeceğinin izleneceğini dile getirdi. Dava sırasında siyasi bazı isimlerin gundeme getirilmesinin, buna zemin hazırlama amacı taşıdığını savunan hukumet kaynakları, "Bu davayla ilgili uç ay sonra (11 Nisan) verilecek mahkeme kararından bağımsız olarak, bazı savcıların bu konuda hazırlık yapma olasılığı var. Bunun hukumete yonelik bir siyasi dava olarak kullanılma olasılığını dikkate alıyoruz" diye konuştu.

(C) AP Photo/ Elizabeth Williams

Mehmet Hakan Atilla ve eşi Burçin Atilla

Ü ST MAHKEMEYE DELİL İTİRAZI

Hakan Atilla'nın avukatlarının Federal Bolge Mahkemesi'ne yapacağı temyiz başvurusu da bir başka aşama olarak onem taşıyor. Atilla'nın cezaya yapacağı itirazlar kadar, Turkiye'nin dava devam ederken ABD'ye yonelik 'delillerin yasaya aykırı yolla edinildiği' iddiası da gundeme getirilecek. Bu davanın 'usul ve esas yonunden haksız ve yanlış kurgulandığı' savunması oluşturulacak.

ABD ile Turkiye arasındaki Adli Yardım Sozleşmesi uyarınca, delillerin hukuka aykırı elde edildiği, Amerikan hukuku sisteminde usule uygun toplanmayan delillerin sanık aleyhine kullanılamayacağı tezi de işlenecek.

' BM VEYA LAHEY'E GÖTÜRELİM'

Daha once TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'un dile getirdiği Turkiye'nin davayı Birleşmiş Milletler veya Lahey Adalet Divanı'na goturulmesi için hukuki alt yapının hazırlanabileceği onerisinin de incelendiği belirtildi. Şentop, ABD mahkemesinin Atilla kararının birçok teknik hukuk problemi taşımasının otesinde, uluslararası hukukun da açık bir ihlali olduğu goruşunu dile getirdi. Şentop şoyle konuştu:

"ABD başka devletleri, onların tabiyetindeki gerçek ve tuzel kişileri bağlayıcı, butun dunya uzerinde geçerli kurallar koyma yetkisine sahip değildir. Boyle bir yetki tekel olarak BM'ye tanınmıştır. BM bir ambargo kararı almıştır; Turkiye BM kararına uymuştur. BM kararını yetersiz bulan ABD ilave ambargo kararı almıştır. ABD kararı Turkiye için de başka devletler için de bağlayıcı olamaz. Boyle bir karara uymayan başka devlet vatandaşlarını ABD'nin suçlaması, yargılaması ve mahkum etmesi uluslararası hukuka aykırıdır. 'Tutarım, yargılarım, mahkum ederim' denilirse, bunun adı 'uluslararası eşkıyalık' olur. Bu tur oldu bittileri her devlet yapmaya kalkarsa dunya ABD vatandaşları dahil herkes için yaşanmaz hale gelir. Turkiye ABD'yi uluslararası hukukun imkanlarıyla mahkum ettirecek guce sahiptir; bu mucadelede yalnız da kalmayacaktır."

' BURADA DAHA BÜYÜK ŞEYLER OLUYOR'

ABD'de gorulen davada 11 gunluk Noel tatilinden donen jurinin Atilla'yı, yargılandığı toplam altı suçlamanın beşinden suçlu bulmasına ilk tepkiler savunma ekibinden geldi. Atilla'nın avukatlarından Victor Rocco, "Burada daha buyuk bir şeyler oluyor ve davada gorduğumuz şeyler ışığında soyleyebilirim ki, bunun ortasında kalan da Atilla oldu… Nihayetinde o bir şebekenin ne mimarı ne de tasarımcısı; savcılık delillerine gore kendisine biçilebilecek en kotu rol ise fonksiyonel konumdaki bir şahıs olması. Gorduğumuz delillerin hepsi (Reza) Zarrab'la alakalıydı, Atilla ile değildi" diye konuştu. Atilla'nın bu kararı son derece vakur karşıladığını belirten Rocco, "İsmini temize çıkarana kadar savaşma niyetinde. Henuz sureç sona ermiş değil" dedi.

NYT: 30 YIL HAP İS

Ceza belli olduktan sonra temyiz aşaması başlayacak. New York Times gazetesi, bankaları dolandırmak suçunun bile 30 yıla kadar hapis ongorduğune işaret etti.

CHP: TABLONUN EN MASUMUNUN B ÖYLE BİR CEZAYA ÇARPTIRILMASI…

ABD'de çıkan karara hukumetten tepkiler yukselirken CHP kanadından da "Reza Zarrab baştan Turkiye'de yargılansaydı, Turkiye'de cezaevinde bulunsaydı bu dava hiç olmayacaktı" yorumu geldi. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir şunları soyledi:

"Amerikan yargısında gıyabi yargılama yok, sanık ele geçmeden yargılama yapılmıyor. Reza Zarrab baştan Turkiye'de yargılansaydı, Turkiye'de cezaevinde bulunsaydı bu dava hiç olmayacaktı. Ağır bir ceza, bu tablonun en masumunun boyle bir cezaya çarptırılması uzucu. Hakan Atilla Turkiye'de yargılanmış olsaydı daha az bir cezayla kurtulurdu. Çunku bakanı, genel muduru ruşvet alırken bunlara direnmiş. Ancak Turkiye'de bununla ilgili dava açılması için geç değildir. Bu yargılama yapılarak Turkiye bu pisliğin içinden çıkarılmalıdır. Bir bedel odenmesi gerekiyorsa da bu bedeli bankanın, genel mudurun odemesi gerekir. Korkarız Turkiye bu yanlış nedeniyle çok sıkıntılı sureçlere gidebilir. Çağlayan'ın anlaşma yapıp her şeyi orada anlatması yerine burada yargılanıp anlatması gerekir."