Özet (TL;DR) @ 2018-01-03T17:12:00.000Z: Kuzey Kıbrıs'taki genel seçime günler kala uzmanlar, sandığın olası galibini, olası hükümet senaryolarını ve bu ihtimallerin "yolsuzluktan, kamudaki verimsizliğe; projesizlikten süregelen Kıbrıs…



Kuzey Kıbrıs'taki genel seçime gunler kala uzmanlar, sandığın olası galibini, olası hukumet senaryolarını ve bu ihtimallerin "yolsuzluktan, kamudaki verimsizliğe; projesizlikten suregelen Kıbrıs Sorunu'na" pek çok alana yonelik olası etkilerini Sputnik'e değerlendirdi.

(C) REUTERS/ YIANNIS KOURTOGLOU

Kuzey Kıbrıs, 7 Ocak Pazar gunu erken genel seçime gidiyor. 2016 yılının Nisan ayında, Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Demokrat Parti'nin (DP) koalisyon hukumeti kurduğu Kuzey Kıbrıs'ta gerçekleşecek seçimler oncesi Sputnik'e goruş bildiren uzmanlar, Kuzey Kıbrıs eski Cumhurbaşkanı ve Kurucu Lideri Rauf Denktaş'ın kurduğu Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) sandıktan birinci çıkacağına işaret ediyor. Uzmanlar ayrıca, en uzun sure iktidarda kalan parti olması itibarıyla ozellikle sol muhalefetin "Kuzey Kıbrıs'ın butun temel sorunlarının kaynağı" olmakla eleştirdiği UBP'yi, Kıbrıs muzakerelerinde federal çozumu destekleyen ve son seçimlerde iç sorunların çozumune ilişkin vaatleriyle on plana çıkan Cumhuriyetçi Turk Partisi'nin (CTP) takip edeceğine işaret ediyor.

Ancak bu tahmin, sandıktan birinci çıkması beklenen UBP'nin tek başına iktidar olmayı garantilediği anlamına gelmiyor. Zira yerel medyada, kurulması olası çeşitli ikili ve uçlu ittifaklar sıkça gundeme geliyor. Bunlardan en onemlisi ve en gunceli geçtiğimiz gunlerde çeşitli gazetelerde yer aldığı uzere, Cumhuriyetçi Turk Partisi'nin (CTP), Halkın Partisi (HP) ve Toplumcu Demokrasi Partisi'nin (TDP) koalisyon için goruştuğu iddialarıyla gundeme gelen olası ittifak. Bir diğeri ise, KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu uyesi ve Kıbrıs uzmanı Ata Atun'un işaret ettiği uzere UBP'nin iki kuçuk partiyle kuracağı uçlu koalisyon.

Tabii, seçimlerde on plana çıkan başka partiler de var. Bunlardan biri, 1992 yılında UBP'den ayrılan dokuz milletvekili tarafından kurulan halihazırda genel başkanlığını Rauf Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş'ın yurutmekte olduğu Demokrat Parti (DP). Son tahminlere gore DP'nin yuzde 5'lik seçim barajını geçerek parlamentoda yer alması da muhtemel gorunuyor. Barajı geçmesine kesin gozle bakılan bir diğer partiyse, ilk kez seçimde yer alacak olan ve 2016 yılında kurulmuş Halkın Partisi (HP).

' UBP'NİN İKİ PARTİYLE KOALİSYONA GİTMESİNİ OLASI GÖRÜYORUM'

****Kuzey K ıbrıs'taki seçimlere ilişkin goruşlerini Sputnik'e aktaran ilk isim KKTC Cumhurbaşkanı Danışma Kurulu uyesi ve Kıbrıs uzmanı Ata Atun oldu.

Sandıktan UBP'nin birinci, CTP'nin ise ikinci çıkacağı yonundeki ongorusunu paylaşan Atun "Her iki partinin de seçimlerdeki vaatleri benziyor. Bu vaatlerin başında, bugune kadar gelişmemiş Karpaz, İskele gibi bolgelere yatırım yapmak ve bu bolgelerde tarım, istihdam ve universitelerin açılmasını teşvik etmek var. Ayrıca, kamuda reform ve memurların iyi çalışmasını sağlamak ve yolsuzlukları onlemek de seçimlerin klasik vaatleri arasında. Ancak iki partinin temel ayrışma noktası Kıbrıs Sorunu'na yaklaşımları. UBP, Turkiye'ye anavatan olarak bakan bir perspektife sahip. Guvenliğimizi Turkiye'nin sağlamaya devam etmesini, Turk askerlerinin adadaki varlığının devamını ve ayrıca Turkiye ile gumruk, içişleri, siyasi birlik kurulmasını destekliyor. CTP ise Rumlarla ortak devlet kurmak ve Turkiye'den ayrı yaşamayı on planda tutuyor" dedi.

Kuzey Kıbrıs'taki kamuoyu yoklamalarının guvenilirliğini yitirdiğine işaret eden Atun "Kamuoyu yoklamaları, inanırlığını kaybetmiş durumda. Bu şirketler şimdiye dek, hangi partiden para alırlarsa onu one çıkardılar. Ama benim ongorum, sandıktan birinci çıkmasını beklediğim  UBP ile ikinci çıkacağını ongorduğum CTP'nin arasında 5-6 milletvekili fark olacağı yonunde. Bu iki partiyi ise, 2'şer veya 3'er milletvekili çıkaracak olan partiler takip edebilir. Her ne kadar kararsızların oyu tabloyu etkileyecek olsa da, UBP'nin iki kuçuk partiyle koalisyon hukumeti kurmasını olası goruyorum." dedi.

' UBP İKTİDAR OLURSA ÜLKE KAOSA GİDER'

****Kuzey K ıbrıs'taki seçimlere gunler kala, sandıktan çıkacak olası sonucu ve etkilerini Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim ise Kuzey Kıbrıs'ın ikinci cumhurbaşkanı ve Cumhuriyetçi Turk Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Talat oldu. Seçimlerin nasıl bir sonuç vereceğine yonelik tahminde bulunmanın zor olduğuna işaret eden Talat "Ülkemizde ekonomik ve mali sorunlardan, trafiğe, uyuşturucuya ve asayişe kadar çok fazla sorun var. Tabii, bunların başında da Kıbrıs Sorunu geliyor. Çıkacak sonuç, bu sorunların çozulup çozulmeyeceği konusunda onemli rol oynayacak. Ancak bu ulkeyi bu hale sokanlar ve kendi pozisyonlarının yuksek gostermeye çalışanlar yeniden iktidara gelirse, ulke kaosa gidecek. Demek istediğim, UBP ve DP'nin, yalnızca UBP'nin veya herhangi bir başka partiyle koalisyon oluşturmak suretiyle UBP'nin iktidara gelmesi durumunda ulkenin durumunun daha da kotuleşeceği…" dedi.

UBP'nin hukumette yer almamasını umduğunu soyleyen Talat "Benim beklentim Ulusal Birlik Partisi'nin veya tercihen Demokrat Parti'nin hukumette bulunmamasıdır. Ama sorunların en baş sorumlusu Ulusal Birlik Partisi'dir ve onun biran once Kıbrıs Turk'unun defterinden silinmesinde fayda goruyorum" ifadelerini kullandı.

SE ÇİM SONUÇLARI KIBRIS SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜNE NASIL ETKİ EDER?

****Genel se çimlerde çıkacak sonucun Kıbrıs Sorunu'nun çozumu surecinde de rol oynayacağına işaret eden Talat şoyle konuştu:

"Kıbrıs Sorunu muzakerelerini yuruten kişinin Cumhurbaşkanı olması itibarıyla, sureçte hukumetin doğrudan bir etkisi yok. Ancak çozum istemeyen bir hukumet kurulursa, bunun surece olumsuz etkilerinin olması kaçınılmaz. Çunku çozumun hayata geçmesi için yapılacak işler var ve bunları yerine getirecek olan hukumettir. Muzakereleri Cumhurbaşkanı yurutse bile hukumet, ozellikle olası anlaşmanın uygulanmasında çok onemli role sahip olacaktır. Tam da bu sebepten UBP'nin hukumette yer almaması onemli. UBP'nin emirnameleri kaldıracağı yonunde asla gerçekleştiremeyecekleri ama niyetlerini gostermesi bakımından son derece tehlikeli olan vaatleri de, hukumette yer almamalarının onemini hatırlatıyor" dedi.

' SEÇİMLER, KIBRIS SORUNU'NA ODAKLANIRKEN İÇ SORUNLARIN GÖZ ARDI EDİLMEMESİ YÖNÜNDE UMUT VAAT EDİYOR'

****Peki, Kuzey K ıbrıs'ın gideceği erken seçim, halkın hangi sorun ve ihtiyaçlarına karşılamaya aday? Bu sorunun yanıtını ise Sputnik'e konuşan Gazeteci Mert Özdeş veriyor. Gazeteci ve sunucu Özdeş'e gore Pazar gunu gerçekleşecek olan seçimler, partilerin ilk defa Kıbrıs Sorunu yerine iç sorunlara ağırlık vermesi itibarıyla onemli.

Özdeş "Yaklaşan seçimlerin onemi buyuk çunku Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'nde, siyasetin yıpranışlığı, siyasete ve siyasetçilere olan guvensizlik doruk noktaya çıkmış durumda. Bugun kime sorarsanız sorun, size sadece Kıbrıs Sorunu değil, gunluk hayata ilişkin de çok buyuk sorunlar olduğunu soyleyecektir. Bunların başında hiç kuşkusuz ki; sosyal adaletsizlik, şeffaf olmayan yonetim anlayışı, adaletsizlik, ekonomik sıkıntılar, eğitim ve sağlık gibi devletin temel sorumluluk alanına giren konulardaki eksiklikler bunların başında geliyor. Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'nde halk devletinden değil ama hukumetinden memnun değil. Yaklaşan seçimler, sağ ve solun- belki de ilk defa- Kıbrıs Sorunu'na odaklanırken iç sorunları çozmeyi bir kenara bırakmamak konusunda hemfikir olması dolayısıyla onemli" ifadelerini kullandı.

Son donemde Kıbrıs Sorunu'na geçmişe gore çok daha az odaklanıldığını savunan Özdeş "Yarın obur gun Birleşik Kıbrıs altında olsun veya olmasın, bugun itibarıyla sağ ve solun buluştuğu ortak bir nokta var: Yalnızca çozum bekleyerek yaşamamak. Kısacası, Turkiye Cumhuriyeti'nin de katkılarıyla ekonomimizi guçlendirmeli, deyim yerindeyse once ev odevlerimizi yapmalıyız. Ancak bu şekilde, Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti olarak Kıbrıs Sorunu'na ilişkin olarak masaya oturduğumuzda dik durabiliriz. Ve hatta belki de bizim bu şekilde guçlenmemiz de, birleşme konusunda Guney Kıbrıs'taki Rum vatandaşları için bir motivasyon kaynağı olabilir. Neticede Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti, bugun kendi içindeki sorunlarını halletmezse, yarın ya yine aynı sorunlarla ya da Avrupa Birliği'nin dayatmalarıyla karşı karşıya kalacak" dedi.

' ŞEFFAF, HESAP VEREBİLİR VE PROJE ÜRETEN BİR YÖNETİM BEKLENTİSİ VAR'

Seçim surecine ilişkin bir diğer soru ise Kuzey Kıbrıs'ta halkın, bu seçimlerin en çok neleri getirmesini arzu ettiği. Özdeş'in bu soruya yanıtı ise "şeffaf, hesap verebilir ve kendisine ayrılan hibeleri proje ureterek doğru biçimde kullanan bir yonetim."

Özdeş "Kamuda verimsizlik ve yığılma sorunu var. Kok Kıbrıslı vatandaşların çoğu kamuda istihdam ediliyor. Zira kamuya atamalar, neredeyse her donemde siyasi bir araç olarak kullanılmış. Vatandaş şeffaf, hesap verebilir, yargının duzgun çalıştığı, parlamenterlerin bile yargılanabileceği bir yonetim arzu ediyor ve boyle bir yonetimin suregelen sorunlara çozum olabileceğini duşunuyor. Bunların dışında başka sorunlar da var. Mesela Turkiye'nin geçen yıl ayırmış olduğu hibe kaynakları hiç kullanılamadı. Hiç proje uretilmemiş ve bu hibenin hiç değerlendirilmemiş olması da halihazırdaki hukumete yoneltilen en buyuk eleştirilerden biriydi" diye ekledi.

KUZEY KIBRIS 'TA SEÇİM SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

Kuzey Kıbrıs'taki seçim sonuçlarını anlamlandırmak için seçim sistemindeki farklılıkları goz onunde bulundurmak şart. Zira, Kuzey Kıbrıs'ta seçmen, oyunu bir partiye muhur basarak kullandıktan sonra, muhur bastığı partinin adayları arasında tercih yapmak istemesi durumunda, her ilçedeki aday sayısının yarısını işaretleyebiliyor veya birden fazla partiye oy verebiliyor.