Özet (TL;DR) @ 2018-01-04T06:35:00.000Z: Ankara Barosu avukatlarından Sedat Vural, 696 sayılı KHK ile sivillere yargı muafiyeti getiren düzenlemeyle ilgili olarak, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Vural, başvurusunda…
Turkiye
06:35 04.01.2018(Guncellendi 07:43 04.01.2018) URL'yi kısaltın
Ankara Barosu avukatlarından Sedat Vural, 696 sayılı KHK ile sivillere yargı muafiyeti getiren duzenlemeyle ilgili olarak, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. Vural, başvurusunda 'potansiyel mağdur' olduğunu belirtti.
Darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanustu hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hukmunde Kararname'ye (KHK) yonelik tartışmalar devam ediyor. '15 Temmuz ve devamındaki teror olaylarına mudahale eden sivillere yargı zırhı' getiren KHK ile ilgili Avukat Vural, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu.
' POTANSİYEL MAĞDURUM'
Vural, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 1978'de 'Klass ve Diğerleri' davasında "Bir kanunun bizzat soyut mevcudiyeti, somut bir uygulama olmadan da bireyi doğrudan etkilemekte ise bu kanun kişinin haklarını ihlal etmiş olur" yorumu nedeniyle 'potansiyel mağdur' olduğunu savundu. Dilekçede, "AİHM'ye gore 'potansiyel mağdurum.' AİHM'nin 'bir kanunun bizzat soyut mevcudiyeti, somut bir uygulama olmadan da bireyi doğrudan etkilemekte ise bu kanun kişinin haklarını ihlal etmiş olur' hukmu gereği 'potansiyel mağdur' olduğuma; AİHM'nin sağladığı bu sıfatım ve AİHM kararlarının iç hukukumuzda en ust norm olması ve bağlayıcılığı nedeniyle mahkemenize başvuru hakkım bulunmaktadır" ifadeleri yer aldı.
'Sivillere yargı muafiyeti' getirilmesine ilişkin duzenlemeye karşı AYM'ye bireysel başvuruda bulunan Vural, yapılan duzenlemenin Avrupa İnsan Hakları Sozleşmesi'ne aykırı olduğunu belirtti.
KHK'DA NE DENİYOR?
696 sayılı KHK ile 'darbe teşebbusu ve teror eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket edenlere, resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın cezai sorumsuzluk' getirildi.
696 sayılı KHK ile olağanustu hal uygulamalarının uygulanmasına ilişkin 8
Kasım 2016'da çıkarılan yasanın 37. maddesine ek yapıldı.
Bu maddeye bir fıkra ekleyerek şoyle denildi:
(C) AA/
"Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir gorevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbusu ve teror eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hukumleri uygulanır."
Daha onceki duzenleme şoyleydi:
"15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbusu ve teror eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her turlu adli ve idari onlemler kapsamında gorev alan kişiler ile olağanustu hal suresince yayımlanan kanun hukmunde kararnameler kapsamında karar alan ve gorevleri yerine getiren kişilerin bu karar, gorev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.