Özet (TL;DR) @ 2018-01-03T02:02:00.000Z: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Mahir Ünal, "Sayın Abdullah Gül'le ilgili bahiste üzücü olan şey şu, biz 'AK Partililer birbirleriyle medya üzerinden konuşmaz' diyoruz. Eğer bizimle medya…



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sozcusu Mahir Ünal, "Sayın Abdullah Gul'le ilgili bahiste uzucu olan şey şu, biz 'AK Partililer birbirleriyle medya uzerinden konuşmaz' diyoruz. Eğer bizimle medya uzerinden konuşacaksa, o zaman bizim onu AK Partili gormekle ilgili bir endişemiz ortaya çıkar" dedi.

Ünal, CNN Turk televizyonunun canlı yayınında gundeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

' SİLAHLI EĞİTİM KAMPLARI' İDDİALARINA YANIT

(C) AA/ Evrim Aydın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in "Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kampları bulunduğu" şeklindeki iddialarına yonelik soru uzerine Ünal, "Bu nasıl bir sorumsuzluktur? Turkiye'de, az once sozunu ettiğim, toplumsal fay hatlarını tetiklemek için boyle bir dil kullanılmıştır" ifadelerini kullandı. 12 Eylul oncesi donemde de "Falanca yerde komando eğitimi alınıyormuş" gibi iddiaların ortaya atıldığını anımsatan Ünal, "Bu sorumsuz bir dildir. Bu en basitiyle abesle iştigaldir. Bu en kotusuyle de iç savaş çığırtkanlığıdır. Boyle bir şey olamaz. Turkiye Cumhuriyeti devleti, hukumetiyle emniyet guçleriyle askerleriyle her şeyiyle yerli yerinde ve bu ulkenin guvenliğini sağlamak, bu ulkede anayasanın amir hukumlerini yerine getirmek için 24 saat gorev yapıyor. Nasıl olur da siz kalkıp, 'Efendim falanca yerde kamp kurmuşlar', boyle bir şey olamaz. Boyle bir şeyi konuşmak her şeyden once sorumsuzluktur" diye konuştu.

Ünal, Akşener'in bu iddialarının ihbar olarak alınıp, soz konusu illerde bir araştırma yapılıp yapılmayacağına yonelik soruya karşılık da, boyle bir şeyin olmadığını ve olmayacağını zaten gerekli birimlerin açıklayacağını vurguladı.

' 15 TEMMUZ GECESİ ALINAN SİLAHLAR DEVLETE TESLİM EDİLDİ'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sozcusu Ünal, "15-16 Temmuz gecesi askerlerden alınan silahların birtakım çevrelerin eline geçtiği" iddialarının sorulması uzerine, şunları kaydetti:

"O gece her şey hepimizin gozu onunde yaşandı. O gecenin bir ahlakı vardı. O gece, bu millet kendisine silah sıkan askerin elinden silahı aldığında o silahı kendisine silah sıkan askere doğrultmadı. O silahı devlete teslim etti. O gece bir yağma yaşanmadı, tanklara, silahlara, askeriyeye ait unsurlara el konmadı. Askerin envanterinden herhangi bir şey eksilmedi. Tam tersine her şey Emniyet tarafından, darbeye karşı çıkan askeri unsurlar tarafından alındı ve tekrar envantere eklendi."

Mahir Ünal, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'un 696 sayılı KHK'ya ilişkin ifadelerinin sorulması uzerine, "Her şeyden once Sayın Abdullah Gul, Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşıdır. Kurucu değildir, bu arada 'kurucu' dediniz, AK Parti'nin kurucularından değil, kurucu milletvekillerindendir. Yani kurucular kurulu uyesidir" dedi.

Ünal, "Burada bizim altını çizdiğimiz şey şu, AK Partililer birbirleriyle medya uzerinden konuşmazlar. AK Parti partilerden bir parti değildir, bir millet hareketidir. Kendi içinde ilkeleri vardır, kurullarında istişareye çok onem verir. Hele hele Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la Sayın Abdullah Gul'un ozel bir hukuku vardır. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımız da yol arkadaşlarından kolay kolay vazgeçmez, yolunu kolay kolay ayırmaz" şeklinde konuştu.

' RİSK ALMADAN STERİL BİR SÖYLEMLE KONUŞMASI KENDİ TERCİHİDİR'

(C) AA/

Gul'un halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı olmadığına işaret eden Ünal, "Dolayısıyla anayasanın amir hukmu gereği daha onceki cumhurbaşkanları gibi 7 yıl boyunca tarafsız bir pozisyonda kalmış olmasını anlayabilirim ama cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonraki olaylara baktığımızda, Sayın Abdullah Gul'un, 11. Cumhurbaşkanı'nın belli meselelerde kenarda durması ve kenarda durup, hiçbir risk almadan daha steril bir soylemle konuşması kendi tercihidir" ifadesini kullandı.

Ünal, "Erdoğan'ın her kavganın içerisinde, her riski sonuna kadar aldığına ve bu mucadeleyi de Turkiye'yi ayakta tutmak, çıkarlarını korumak için verdiğini" soyleyerek, şoyle devam etti:

' O KONFORLU ALANI TERK ETMEMEYİ BİZ KONUŞMUYORUZ'

(C) AA/ Arşiv

"Bu mucadele esnasında siz hiçbir açıklama yapmıyorsunuz ve bu meselede bir açıklama yapıyorsunuz. Kaldı ki yaptığınız açıklama, herhangi bir açıklama. Hani şoyle bir oneri ortaya koyabilirsiniz, bir bakış açısı sunabilirsiniz, bir çozum ortaya koyabilirsiniz ve bu çok kıymetli bir duşuncedir ve bunu da medya uzerinden paylaşabilirsiniz. Hadi medya uzerinden konuşmuyoruz ama siz bakış açınızı, kavrayışınızı, çozum onerinizi çok guçlu bir dille bir oneri olarak paylaşabilirsiniz. Diyorsunuz ki 'muğlak', eğer muğlaklığı konuşacaksak çok muğlaklık var konuşacağımız. Yani ilişkiler açısından, pozisyon alma açısından, risk alma açısından, o konforlu alanı terk etmeyip o steril pozisyonda kalma açısından muğlaklık. Biz bunları konuşmuyoruz."

' TABAN ABDULLAH GÜL'Ü DE RİSK ALAN AKTÖRLERDEN BİRİSİ OLARAK GÖRMEK İSTİYOR'

AK Parti Sozcusu Ünal, "Gul'un yeterince rengini belli etmediğini mi duşunuyorsunuz?" sorusuna karşılık da AK Parti'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği mucadelenin bir millet mucadelesi olduğunu soyledi.

(C) AA/ Arşiv

Ünal, "Dolayısıyla burada guçlu bir siyasi aktor olarak, AK Parti'nin onemli aktorlerinden biri olarak tabii ki taban Abdullah Gul'u de o riski alan aktorlerden birisi olarak gormek istiyor. İşte uzucu olan, Cumhurbaşkanımızın 'uzuldum' dediği şey budur. Kaldı ki Cumhurbaşkanımızın doğrudan Sayın Abdullah Gul'u hedef alan bir açıklaması da zaten soz konusu değil. Sayın Cumhurbaşkanımız da yol arkadaşlarıyla oyle kolay kolay sorun yaşamaz ve yol arkadaşlarından da oyle kolay kolay vazgeçmez. Abdullah Gul'le Recep Tayyip Erdoğan arasındaki hukuk da oyle hemen zarar gorecek, kolay incinecek bir hukuk değildir" değerlendirmesinde bulundu.

"AK Parti'nin en ufak bir eleştiriye bile kapılarının kapalı olduğu" yorumlarının sorulması uzerine de Ünal, "Biz eleştiriyi içeride yaparız, kavgamızı içeride veririz" şeklinde yanıt verdi. Ünal, MYK, MKYK, milletvekilleriyle gerçekleştirilen toplantılarda herkesin duşuncesini rahat ve ozgurce soylediğini, yapılan istişareler sonucunda ortak bir karar alındığını ve herkesin de bu karara riayet ettiğini savundu.

' ONU AK PARTİLİ GÖRMEKLE İLGİLİ ENDİŞEMİZ ORTAYA ÇIKAR'

(C) AA/ Murat Kula

"Sayın Abdullah Gul'le ilgili bahiste uzucu olan şey şu, biz 'AK Partililer birbirleriyle medya uzerinden konuşmaz' diyoruz. Yani biz burada Sayın Abdullah Gul'un eleştiri hakkına ya da ifade ozgurluğune donuk bir şey soylemiyoruz. Eğer bizimle medya uzerinden konuşacaksa, o zaman bizim onu AK Partili gormekle ilgili bir endişemiz ortaya çıkar. Yani bu defa bizi eleştiren, bizimle ilgili ifade ozgurluğunu kullanan insanlara hangi hoşgoru ve toleransı gosteriyoruz, hangi mesafeyi koyuyorsak, bu defa ona karşı da aynı mesafeyi koyarız."

' YOL ARKADAŞIYSAK BU KAVGAYI BİRLİKTE VERECEĞİZ'

"Parti, Abdullah Gul'u artık tam AK Partili olarak gormuyor mu? Tabanda bir tepki olduğunu duşunuyor musunuz?" sorusunu da Ünal, "Benim bu konuştuklarım daha çok tabandan gelen. Şunu da kabul etmiyoruz, birilerinin sosyal medyada Sayın Abdullah Gul'e donuk çirkin, kabul edilemez bir takım ifadeleri, kullandıkları dili de kabul etmiyoruz. Çunku bizim AK Parti olarak dilimiz, siyasi soylemimiz bellidir. Biz bir meseleyi konuşurken, şahsiyet uzerinden konuşmayız. Bir meseleyi konuşurken, eylem, davranış, soylem uzerinden konuşuruz." şeklinde yanıtladı.

Ünal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tabanda boyle bir şey var. Yani kenarda duran, risk almayan ve tam da Recep Tayyip Erdoğan kavganın ortasındayken, şimdi eğer biz yol arkadaşıysak bu kavgayı beraber vereceğiz. Yani eğer AK Parti partilerden bir parti değil, bir millet hareketiyse ve Sayın Abdullah Gul'un ofisinden yapılan açıklama da, 'AK Parti'nin kuruluş ilkelerinden olan ifade ozgurluğune saygı çerçevesinde açıklamalarıma devam edeceğim' ifadesi kullanılmış. Biz Sayın Abdullah Gul'un ifade ozgurluğu çerçevesinde açıklamalarına devam etmesine donuk bir şey demiyoruz. Biz sadece şunu soyluyoruz, diyoruz ki eğer AK Parti davasına, hareketine, AK Parti'nin verdiği bu millet mucadelesine omuz verecekse, her AK Parti'li bir nefer olarak bu neferlerden bir tanesi de Abdullah Gul'dur diye duşunuyoruz."