Özet (TL;DR) @ 2018-01-02T10:14:48.000Z: Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, borçlanma bölgelerinde Türkiye'nin ciddi bir çeşitlendirme çalışmasına girdiğini belirtti ve "İlk defa Rusya’da road show yaptık. Ruble cinsinden…



Ekonomi

10:14 02.01.2018URL'yi kısaltın

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, borçlanma bolgelerinde Turkiye'nin ciddi bir çeşitlendirme çalışmasına girdiğini belirtti ve "İlk defa Rusya'da road show yaptık. Ruble cinsinden tahvil piyasasını yokladık, ilk tepkiler olumlu, 2018'de burada borçlanmayı deneyeceğiz" dedi.

Haberturk'ten Abdurrahman Yıldırım'ın sorularını yanıtlayan Şimşek'in açıklamalarından bir kısım şoyle:

(C) AA/ Murat Kaynak

2018 y ılında Turkiye ihtiyacı olan 210 milyar dolar dış kaynağı temin etmede zorlanır mı?

Dış kaynak bulmada zorlanmayacağız. Bunun birkaç nedeni var.

Klasik fonlama bolgemiz olan Batı ile ilişkilerimiz daha iyi. AB ile Turkiye ilişkeleri kopmayacak. Son vize krizinde de gorduk ki, Turkiye-ABD ilişkileri de daha kotuye gitmeyecek. Turkiye'nin ilişkilerindeki belirsizlikleri azaltması dış kaynak bulmada bir miktar rahatlatıcı rol oynayacaktır. Turkiye'nin bugun kısa vadeli olarak belli sıkıntıları olsa da, orta ve uzun vadeli geleceğinin iyi olacağı beklentisi, insanlar ve kurumları Turkiye riskini almaya yoneltiyor.

(C) Fotoğraf: Twitter

İkinci nedenimiz, borçlanma bolgelerimizde ciddi bir çeşitlendirme çalışmasına girmemizdir. Ciddi fon birikimlerinin olduğu yeni ulkelere yoneliyoruz artık. İlk defa Rusya'da road show yaptık. Ruble cinsinden tahvil piyasasını yokladık, ilk tepkiler olumlu, 2018'de burada borçlanmayı deneyeceğiz. Bunun yanında Çin'in borçlanma pazarı Panga piyasasına da girme kararı aldık. Turkiye'de faaliyete geçen Çinli ICBC bankasının da aracılığıyla finansal ilişkilerimizi geliştireceğiz. Çin guçlu tasarrufların olduğu bir ulke. Japonya'ya gideceğiz ve Samurai piyasasından da kaynak bulma ihtimalimiz var. Ortadoğu da dunyada guçlu finansman kaynaklarından biri ve bizim de bu bolgeyle guçlu ilişkilerimiz var. Bu bolgeyi de daha fazla kullanmaya kararlıyız.

Yani geleneksel fon sağlayıcılarımıza ilaveten yeni fon sağlayıcı kaynakları da devreye sokacağız. Daha geniş bir tabandan dış kaynak sağlama yoluna gideceğiz.

Kaldı ki, roll-over edeceğimiz dış borcun onemli bir kısmı ticari ilişki kaynaklıdır. Bu ilişki içinde bu borçların çevrilmesinde sıkıntı beklenemez.

Politika belirsizliklerinin azalması, ekonominin çeşitli şoklara karşı dayanıklılığını ispat etmesi de Turkiye'nin yeni kaynak bulmasına katkı veriyor.

Bu tart ışma ve soru işaretleri hep Turkiye'nin yuksek borçlu olmasından değil mi?

Aslında Turkiye yuksek borçlu bir ulke değildir. Bunun için toplam borca bakmak lazımdır. Turkiye'de tum kesimlerin yani hanehalkı, finans sektoru, reel sektor ve kamunun toplam bocunun milli gelire oranı yuzde 144 seviyesindedir. Bizim gibi gelişmekte olan ulkeler ortalaması ise yuzde 219'dur. Biz bu ortalamanın uçte ikisi civarındayız ve duşuğuz.

Bir başka gosterge de faiz odemesidir. Turkiye'nin toplam dış borç faiz odemesinin milli gelire oranı 15 yıl once yuzde 1.9 iken, 2017'nin uçuncu çeyreği itibarıyla yuzde 0.7'ye indi ve yaklaşık yarı yarıya duştu.

Sorun olan ozel sektorun dovizle borçlanmasıdır. Bu konuda da bir makro ihtiyati çerçeve hazırladık, onlar da bundan sonra doviz riskini daha iyi yonetecekler.

' ENFLASYONUN BİR MİKTAR BAŞ KALDIRMA RİSKİ VAR'

Sizce yeni y ılın zorluğunu nerede aramalı?

(C) Sputnik/

Merkez bankalarının parasal genişlemeye gitmeleri dunyada enflasyon yaratmadı. Bir miktar parasal sıkılaştırma başladı ama bu da henuz ortada enflasyon olmadığı için piyasalar tarafından tolere edildi. Fakat bu, enflasyon kalıcı bir şekilde ortaya çıkmayacak anlamına gelmiyor. Şu ana kadar çıkmadıysa parasal genişlemeye ve işsizliğin azalmasına rağmen ucretlerin tepki vermemesindendi.

Ama petrol fiyatları artıyor, emtia fiyatları yukseliyor. Varlık fiyatlarının artışıyla da enflasyonun bir miktar başını kaldırma riski var. Hatta ucret artışlarının başlamasıyla merkez bankalarının senkronize bir parasal sıkılaştırmaya gitme ve faizleri artırma ihtiyacı artabilir. Bu ilave sıkılaştırmanın getireceği bir miktar olumsuz etkiler yaşanabilir. Maliyet artışları olabilir.